Alpay Asma
Şef Gümüş Kıvrım
- 23 Kasım 2008
- 73.922
- 23.476
- 3.723
Evet bilindiği gibi Mancini 6 ay oldu ve yavaş yavaş artık kafasında ki kurguladığı ve saha da görmek istediği takım hakkında fikir sahibi olmaya başladık hepimiz.
Öncelikle kendisinin ilk geldiği zaman çoğumuzun kafasında olan yıldız transferler artarak devam eder anlayışını taca çıkararak başladı bence Mancini bu işe.
Devre arası transferi için hepimizin beklentisi Coentrao, yıldız bir stoper, ve 1-2 potansiyeli yüksek genç Türk alınır şeklindeydi.Ama bunun tam tersi yönde çoğumuzun bilmediği veya çok az tanıdığı Alex Telles, İzet Hajrovic gibi isimlere yönelindi yabancı transferinde. Yapılan transferlere bakılacak olursa da en memnun edici transferin Alex Telles olduğu ortaya çıkıyor gibi. İyi başlayamamasına rağmen Hajrovic için de biraz daha beklemek lazım sanırım.
Herkesin aklında oluşan bir başka soru ise peki ya bundan sonra ne olur. Önümüzde ki transfer döneminde planlama yine bu yönde mi yoksa ilk geldiğinde herkesin aklında olan yıldız oyuncu durumu gözetilerek mi yapılır yönündedir herhalde?
Bu sorunun cevabı da orta da gibi aslında çıkan haberlere bakılacak olursa.
Öncelikle ismi bizle anılan ve yıldız stratejisine uyan Vidic, Terry gibi isimler ile ilgilenmediğimiz belli oldu. Halbu ki eğer bu strateji üzerinden gidilecek olsa sene sonu boşa çıkacak olan bu isimler ile şimdiden dirsek teması başlar ve kadroya katılırdı. Ama Vidic Inter'e gitti. Teryy ise gündemimize bile gelmedi hiç.
Son dönemde ismi bizle anılan Gabbiadini(22), Doria (19) gibi isimlere bakılacak olursak da devre arasında yürütülen politika devam edecek gibi gözüküyor.
Sebebi ise çok açık. Mancini buraya daha önce yönettiği takımlarda ki hazıra konan hoca imajını yıkmaya gelmiş. Bilindiği üzere hem Inter hem de M.City'de çok yüksek bütçeler ile kendisinin pek dahil olmadığı transfer süreçlerini geçirmiş kulüplere, kendi kurmadığı takımlara gelmişti.
Sezon ortasında devraldığı G.Saray'da da benzer bir durum vardı ve öncelikle bunu değiştirme yoluna giderek başladı işe.
Aldırdığı isimlerin kaçının takıma katkı verebilecek düzeyde olduğu (şu an için) tartışılır ama yolu belli bu adamın.
Sene sonu da bence bu yoldan giderek eğer Drogba giderse muhtemelen yerine onun boşluğunu doldurabilecek bir yıldız da aldırarak (mevki kesin değil) yukarı da adı geçen tandansta isimleri de alıp yola devam edecek.
Yeni sezonda sağda Bruma, solda Gabbiadini, önde Burak, orta saha da Selçuk-Melo-Sneijder şeklinde bir Galatasaray görürsek kimse şaşırmasın. (Planlandığından emin olamadığım tek ve aslında en önemli şey ise YABANCI SINIRININ NE OLACAĞI 5+3 BİLE BU KAFASINDA KURDUĞUNU BALTALAR O KESİN. EN AZINDAN 6+2 GELMESİ ŞART GİBİ DURUYOR BU NEDENLE)
Öncelikle kendisinin ilk geldiği zaman çoğumuzun kafasında olan yıldız transferler artarak devam eder anlayışını taca çıkararak başladı bence Mancini bu işe.
Devre arası transferi için hepimizin beklentisi Coentrao, yıldız bir stoper, ve 1-2 potansiyeli yüksek genç Türk alınır şeklindeydi.Ama bunun tam tersi yönde çoğumuzun bilmediği veya çok az tanıdığı Alex Telles, İzet Hajrovic gibi isimlere yönelindi yabancı transferinde. Yapılan transferlere bakılacak olursa da en memnun edici transferin Alex Telles olduğu ortaya çıkıyor gibi. İyi başlayamamasına rağmen Hajrovic için de biraz daha beklemek lazım sanırım.
Herkesin aklında oluşan bir başka soru ise peki ya bundan sonra ne olur. Önümüzde ki transfer döneminde planlama yine bu yönde mi yoksa ilk geldiğinde herkesin aklında olan yıldız oyuncu durumu gözetilerek mi yapılır yönündedir herhalde?
Bu sorunun cevabı da orta da gibi aslında çıkan haberlere bakılacak olursa.
Öncelikle ismi bizle anılan ve yıldız stratejisine uyan Vidic, Terry gibi isimler ile ilgilenmediğimiz belli oldu. Halbu ki eğer bu strateji üzerinden gidilecek olsa sene sonu boşa çıkacak olan bu isimler ile şimdiden dirsek teması başlar ve kadroya katılırdı. Ama Vidic Inter'e gitti. Teryy ise gündemimize bile gelmedi hiç.
Son dönemde ismi bizle anılan Gabbiadini(22), Doria (19) gibi isimlere bakılacak olursak da devre arasında yürütülen politika devam edecek gibi gözüküyor.
Sebebi ise çok açık. Mancini buraya daha önce yönettiği takımlarda ki hazıra konan hoca imajını yıkmaya gelmiş. Bilindiği üzere hem Inter hem de M.City'de çok yüksek bütçeler ile kendisinin pek dahil olmadığı transfer süreçlerini geçirmiş kulüplere, kendi kurmadığı takımlara gelmişti.
Sezon ortasında devraldığı G.Saray'da da benzer bir durum vardı ve öncelikle bunu değiştirme yoluna giderek başladı işe.
Aldırdığı isimlerin kaçının takıma katkı verebilecek düzeyde olduğu (şu an için) tartışılır ama yolu belli bu adamın.
Sene sonu da bence bu yoldan giderek eğer Drogba giderse muhtemelen yerine onun boşluğunu doldurabilecek bir yıldız da aldırarak (mevki kesin değil) yukarı da adı geçen tandansta isimleri de alıp yola devam edecek.
Yeni sezonda sağda Bruma, solda Gabbiadini, önde Burak, orta saha da Selçuk-Melo-Sneijder şeklinde bir Galatasaray görürsek kimse şaşırmasın. (Planlandığından emin olamadığım tek ve aslında en önemli şey ise YABANCI SINIRININ NE OLACAĞI 5+3 BİLE BU KAFASINDA KURDUĞUNU BALTALAR O KESİN. EN AZINDAN 6+2 GELMESİ ŞART GİBİ DURUYOR BU NEDENLE)