Olmuyor...

Öner Güzel

Kırmızı Üye
Katılım
25 Kasım 2012
Mesajlar
1.544
Tepkime puanı
56
Puan
738
Başlığı yazarken kendimi takımdaki oyuncuların psikolojisinde hissettim. Mancini gibi hissettim, düşünmeden defalarca değiştirdim. Bir anlık kararla, ama beğenmedim. İçimde Melo gibi olan duygularım vardı; isyan eden, mücadele eden, yazmak isteyen... İçimdeki Selçuk, "dur" dedi, ne gerek var? Diğerleri de kötü zaten, yerine kimseyi de koyamazlar. Koyver gitsin." İçimdeki Selçuk, umursamama isteğimdi. Sonra Muslera geldi. Sakin olmamı, çizgimi bozmamamı, bağlandığım takıma yakışan şekilde davranmamı söyledi. İçimdeki bu hissim de Galatasaraylılığımdı, bunu Muslera temsil ediyordu. Bazen unutur gibi olup tam sövüp sayacakken, bir anda ortaya çıkıp, kurtarıcı olan; üzerine düşeni her zaman yapan hissimdi. İçimdeki Eboue'yi öldürdüm, merak etmeyin.



Arada 8 puan fark var. İlk yarıda belli hatalar yapılmış, alışma süreci, kendine ait olmayan kadro bahanesiyle tolere edilmiş. Devre arasında büyük diye tabir edilen bir diğer rakibinin, yaz transfer döneminde harcayamadığı parayı harcamışsın, haliyle sığınacak bahane yok.



Fazla uzatıp, halihazırda morali bozuk olan siz renkdaşlarımın canını daha da çok sıkmak istemiyorum. Bu kötü günün tek sorumlusu olan Mancini, umarım hatasını fark eder. Getirdiklerinin yanında götürdüklerinin, ya da getiremediklerinin daha fazla olmaya başladığını da fark eder. Telafisi olmayan bir yoldayız. Fark iyi ihtimalle 8, kötü ihtimalle de 10. Önümüzdeki 16 maçta, ruhsuzluğa da, laubaliliğe de, deneme yanılma yoluyla bir şeyler yapmaya çalışmaya da tahammülümüz yok. Galatasaray, 12 deplasman maçında sadece 2 galibiyet alacak ve taraftarı bundan memnun olacak takım değil. Umarım bunu tüm teknik ekip, futbolcular ve yönetim hatırlar ve kendine gelir.
 
Başlığı yazarken kendimi takımdaki oyuncuların psikolojisinde hissettim. Mancini gibi hissettim, düşünmeden defalarca değiştirdim. Bir anlık kararla, ama beğenmedim. İçimde Melo gibi olan duygularım vardı; isyan eden, mücadele eden, yazmak isteyen... İçimdeki Selçuk, "dur" dedi, ne gerek var? Diğerleri de kötü zaten, yerine kimseyi de koyamazlar. Koyver gitsin." İçimdeki Selçuk, umursamama isteğimdi. Sonra Muslera geldi. Sakin olmamı, çizgimi bozmamamı, bağlandığım takıma yakışan şekilde davranmamı söyledi. İçimdeki bu hissim de Galatasaraylılığımdı, bunu Muslera temsil ediyordu. Bazen unutur gibi olup tam sövüp sayacakken, bir anda ortaya çıkıp, kurtarıcı olan; üzerine düşeni her zaman yapan hissimdi. İçimdeki Eboue'yi öldürdüm, merak etmeyin.



Arada 8 puan fark var. İlk yarıda belli hatalar yapılmış, alışma süreci, kendine ait olmayan kadro bahanesiyle tolere edilmiş. Devre arasında büyük diye tabir edilen bir diğer rakibinin, yaz transfer döneminde harcayamadığı parayı harcamışsın, haliyle sığınacak bahane yok.



Fazla uzatıp, halihazırda morali bozuk olan siz renkdaşlarımın canını daha da çok sıkmak istemiyorum. Bu kötü günün tek sorumlusu olan Mancini, umarım hatasını fark eder. Getirdiklerinin yanında götürdüklerinin, ya da getiremediklerinin daha fazla olmaya başladığını da fark eder. Telafisi olmayan bir yoldayız. Fark iyi ihtimalle 8, kötü ihtimalle de 10. Önümüzdeki 16 maçta, ruhsuzluğa da, laubaliliğe de, deneme yanılma yoluyla bir şeyler yapmaya çalışmaya da tahammülümüz yok. Galatasaray, 12 deplasman maçında sadece 2 galibiyet alacak ve taraftarı bundan memnun olacak takım değil. Umarım bunu tüm teknik ekip, futbolcular ve yönetim hatırlar ve kendine gelir.



Okyanusun dibine vurduk iyice.
 
Başlığı yazarken kendimi takımdaki oyuncuların psikolojisinde hissettim. Mancini gibi hissettim, düşünmeden defalarca değiştirdim. Bir anlık kararla, ama beğenmedim. İçimde Melo gibi olan duygularım vardı; isyan eden, mücadele eden, yazmak isteyen... İçimdeki Selçuk, "dur" dedi, ne gerek var? Diğerleri de kötü zaten, yerine kimseyi de koyamazlar. Koyver gitsin." İçimdeki Selçuk, umursamama isteğimdi. Sonra Muslera geldi. Sakin olmamı, çizgimi bozmamamı, bağlandığım takıma yakışan şekilde davranmamı söyledi. İçimdeki bu hissim de Galatasaraylılığımdı, bunu Muslera temsil ediyordu. Bazen unutur gibi olup tam sövüp sayacakken, bir anda ortaya çıkıp, kurtarıcı olan; üzerine düşeni her zaman yapan hissimdi. İçimdeki Eboue'yi öldürdüm, merak etmeyin.



Arada 8 puan fark var. İlk yarıda belli hatalar yapılmış, alışma süreci, kendine ait olmayan kadro bahanesiyle tolere edilmiş. Devre arasında büyük diye tabir edilen bir diğer rakibinin, yaz transfer döneminde harcayamadığı parayı harcamışsın, haliyle sığınacak bahane yok.



Fazla uzatıp, halihazırda morali bozuk olan siz renkdaşlarımın canını daha da çok sıkmak istemiyorum. Bu kötü günün tek sorumlusu olan Mancini, umarım hatasını fark eder. Getirdiklerinin yanında götürdüklerinin, ya da getiremediklerinin daha fazla olmaya başladığını da fark eder. Telafisi olmayan bir yoldayız. Fark iyi ihtimalle 8, kötü ihtimalle de 10. Önümüzdeki 16 maçta, ruhsuzluğa da, laubaliliğe de, deneme yanılma yoluyla bir şeyler yapmaya çalışmaya da tahammülümüz yok. Galatasaray, 12 deplasman maçında sadece 2 galibiyet alacak ve taraftarı bundan memnun olacak takım değil. Umarım bunu tüm teknik ekip, futbolcular ve yönetim hatırlar ve kendine gelir.



İçimdeki Eboue'yi öldürdüm, merak etmeyin.Bu kısmına kesinlikle katılıyorum renkdaş.Bu takım nasıl bu duruma düştü anlamak zor hakkaten insanı üzüyor bir GALATASARAY SEVDALISI OLARAK!!!
 
dany amrabat riera diyolarda ilk önce kovulması gereken adam EBOUE....



yeter beee yeter....
 
İçindeki Selçuk umut veriyorsa umutsuz vakasın hacı :D
 
İçindeki selçuk ile drogbayıda öldür bence :D
 
2 senedir başarılara alışmıştık.Yine o rijkaardlı döneme geçiş yaptık gelde kızma bu yönetime,başkana güzelim takımın elbirliğiyle içine ettiler.
 
Öner, arkadaşım. Her zamanki gibi yine güzel yazmışsın. Eline sağlık. Senin gibi mantıklı düşünüp kalemine aktaran sayısı forumda çok az.



███▓▒ Tapatalk ▒▓███
 
2 metre onundeki oyuncuya pas atmayi beceremeyip topu rakibe hediye edip 2'ye 1 pozisyon yaratan futbolcularin kabaheti yok, tek suclu hoca.
 
Defalarca söylendi burda bu tqkim ligde en az gol yiyen takım ama gol atamiyor. israrla birileri tutturdu stoper diye.36 yaşına gelmiş drogba ile gidilemeyecegi ilk yarının son 5 haftasında net bicimde görülmüştü.bizi resmen 10 kisi oynatiyor.selcuk a girmek istemiyorum bile biz ona xelcuk derken adam oldu şahin.klasik Türk topcusu iste.2 sene parlayip 10 sene yatanlardan..

2 yabancı alıyorsun, Lisans cikaramadigin için oynatamiyorsun.Tam bir skandal. .

Bu nasıl planlamadir böyle ?Yazıp yazıp siliyorum arkadaşlar biraz hava alayim tepem attı iyice
 
Olmuyorsa 1 numara büyüğünü alacaksın diye iğrenç bir espri yapmama neden olan içimdeki Sabri Sarıoğlu'nu durduramadım ben de. :D
 
içimdeki prekazi 40 metreden vurdu ve gol oldu
 
Konularımı incelerken, bu yazının üzerinden geçen 2 ayda hiçbir şeyin değişmediğini gördüm. 2 ayı bırakalım, 6 aydır durum böyle. Bu konudan sonra 3 deplasman oynamışız, sonuç aynı.



Söylenecek söz yok. Şampiyonluk, ellerimizden uçup, gitti. "Umut, fakirin ekmeğidir." diye bir söz var ya, durum tam olarak böyle. Bize puan kaybetsinler, Beşiktaş'a kaybetsinler, Akhisar a da kaybetsinler. Bu arada bizim de bütün maçlarımızı kazanmamız lazım. :)
 
Geri
Üst Alt