Uzayla İlgili İlginç Bilgiler

Uzayla pek ilgilenmem.
Dünya alemi yeterince zor ve tüketici.

Zaten dünya daki duruma bakıldığında ...uzayla ilgili bilgi kazanımlar biraz soluk kalıyor.
 
Samanyolu Galaksisi’yle ilgili bu zamana kadar gördüğümüz hiçbir fotoğrafın dışarıdan çekilmediğini biliyor muydunuz?

Samanyolu Galaksisi’nin bu zamana kadar hiç dışarıdan çekilmiş bir fotoğrafı bulunmamaktadır. Buna sebep olan durum ise 1977 yılında Dünya’dan en uzağa gönderilen insan yapımı olan uzay aracı Voyager 1, Güneş Sistemi’nden henüz yeni çıkabilmiştir. Samanyolu’nun dışına çıkabilmesi içinse 22 bin ışık yılı daha yol daha kat etmesi gerekiyor. Yani Samanyolu’nun dışına çıkamadığımız için dışarıdan da bir fotoğrafını çekemiyoruz. ‘O zaman bu fotoğraflar ne? Dışından görünüyor işte?’ diyebilirsiniz. Bu fotoğraflar tamamen bilgisayar ortamında yapılmış çalışmadan başka bir şey değiller.

29b547005a2576685e706471a0d31d3128911a82.gif



Dünya'mızın bulunduğu yer.


Aşağıda ise Samanyolu’na en yakın galaksi olan Andromeda'nın Dünya'dan nasıl göründüğünü gösteren bir fotoğraf yer alıyor. Galaksinin bize uzaklığı ise 2.5 milyon ışık yılı.

8834d7fb26f18ea09d45d3062f218e7a2bdf4e80.png
 
Andromeda Gökadası (diğer adı M31) bulunduğumuz Samanyolu Galaksisine en yakın büyük galaksidir. Dünyadan çıplak gözle görüle bilen bir kaç galaksiden biri olan Andromeda, bizden yaklaşık 2.5 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. Bazı eski kaynaklarda Andromeda galaksisi, Büyük Andromeda Bulutsusu olarak da tanımlandığına şahit ola bilirsiniz. Bilim adamlarının yaptığı hesaplamalara göre 3.75 milyar yıl sonra Andromeda ve Samanyolu gökadaları bir biri ile çarpışacak ve bu çarpışma sonucunda 2 galaksiden dev bir eliptik gökadası oluşacak. Samanyolu gökadası gibi, Andromeda’nın da uydu gökadaları vardır. Bu uydular 14 cüce galaksiden oluşmaktadır. Sözü geçen cüce galaksilere M32, M110 ve muhtemelen M33’ün de dahil olduğu düşünülüyor. Andromeda galaksisi adını, bulunduğu aynı isimli takımyıldızı bölgesine göre alır. Yunan mitolojisinde Andromeda bir prenses olmuştur.

Andromeda_Galaxy_with_h-alpha-768x505.jpg


ANDROMEDA GÖKADASI PROFİLİ Diğer adları: M31, Messier 31 ve NGC 224.
Türü: Sarmal galaksi.
Tahmin edilen çapı: 220 000 ışık yılı genişliğinde.
Uzaklık: 2.54 milyon ışık yılı (2.4×1019 km).
Kütlesi: 400 milyar Güneş kütlesi kadar.
İçerdiği yıldız sayısı: 1 trilyon yıldızdan fazla.
Takımyıldız: Andromeda. Grup: Yerel Grup.

Andromeda Gökadası hakkında Bilgiler: Andromeda’nın Kütlesi ve İçerdiği Yıldız Sayısı. Spitzer Uzay Teleskobu’nun 2006 yılında yapdığı gözlemler sonucunda Andromeda’nın 1 trilyondan fazla yıldız içerdiği ve kütlesini de Samanyolu Gökadasının 2 katından fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Andromeda Hızla Samanyolu Galaksisi’ne Yaklaşıyor. Yapılan gözlemler sonucunda Andromeda Gökadası’nın yüksek bir hızla, saniyede 100 ila 140 km’lik bir hızla Dünya gezegenin de içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi’ne yaklaştığı belli olmuştur. Eğer Andromeda bu hızla bize yaklaşmağa devam ederse, 3.75 milyar yıl sonra Samanyolu ile çarpışacak ve bu çarpışma sonucunda 2 galaksidan 1 büyük galaksi oluşacak. Andromeda’nın sarmal kolları M32 ve M110 cüce galaksilerinin kütleçekim etkileşimleri ile tahrif ediliyor. Aynı zamanda Andromeda galaksisi, Dünyadan çıplak gözle görüle bilen en uzak gök cismidir. Galaksini çıplak gözle göre bilmeniz için çok karanlık bir gecede yapay ışıklardan uzak bir noktada bulunmanız gerekmektedir.

Pic_iroberts1.jpg

1899 yılında Isaac Roberts tarafından tanımlanan Büyük Andromeda Bulutsusu. (Kaynak: wikipedia.org)

1024px-Andromeda_galaxy_Ssc2005-20a1-768x226.jpg

Andromeda Galaksisi’nin kızılötesi görünümü, Spitzer Uzay Teleskobu (Kaynak:NASA/JPL-Caltech/K. Gordon (Arizona Üniversitesi)
 
Uzaylı olmak da zor yalnız.
Bi ayağın takılsa düşsen, hoop uzay boşluğundasın. Kim bilir nereye düşeceksin, sürpriz.

Alnitak Alnilam Mintaka
 
rigel-star.jpg


rigel-z.jpg


rigel-cadibasi-548.jpg


Rigel yada Beta Orionis de denir. sicak mavi bir super devdir. Betelgeuse ile yaklasik uzakligi aynidir. gunesten 57 000 kat daha parlaktir. ve kutlesi 50 gunes kutlesine denktir. Işıması o kadar güçlüdür ki içerisinde bulunduğu bulutsuya rengini verir.Supernova olarak patlayip bir karadelik ile son bulacak.
 
Forumda dünyanın düz olduğunu inananlar var mı merak ettim

Eğitim şart
 
güneş aslında keko bir yıldız değil evrende bilinen yıldızların %80 ninden daha büyük
Bunun sebebi, en küçük yıldız sınıfı olan "kırmızı cücelerin" evrendeki yıldızların büyük bölümü oluşturması.
Yoksa Güneş'ten büyük 4 sınıf yıldız var.

Alnitak Alnilam Mintaka
 
Dünya’nın Kütlesi Ve Yerçekimi Dağılımı

943782_267573793389107_1783103458_n.jpg


Dünya yüzeyindeki yerçekimi; dağ sıralarına, okyanus çukurlarına ve Dünya çevresindeki kesintisiz su akıntılarına bağlı olarak değişir. Güneş Sistemi’ndeki karasal gezegenler arasında Dünya; hem en büyük boyutlu, hem de en büyük kütleli gezegendir. Yaklaşık olarak 6.58 sekstilyon tondur (6.58×10^21 ton).


Dünyamız ağırdır çünkü kıtaların üzerini kaplayan topraktan, okyanusları dolduran suya kadar taşıdığı her şey görece fazla kütleye sahiptir. Buna karşın, gezegenimizin kütlesi düzgün olarak dağılmamıştır. Değişken yüzey topografisi ve kesintisiz su akıntıları nedeniyle yerkürenin bazı bölgeleri, diğer bazı bölgelere göre daha fazla ya da daha az kütleye sahiptir. Bu durum da, gezegenimizin yüzeyinde yerçekimi farklılıklarına yol açar. Elbette bu farklılıklar günlük hayatta hiçbirimizin farkedemeyeceği kadar küçüktür. Ancak, bilimsel çalışmalar için bilinmesi önem taşır.


NASA’ya ait GRACE uyduları 2002 yılından itibaren gezegenimizin yerçekimi haritasını çıkarmıştır. Bu haritalar, bilim insanlarına, bölgeler arasındaki farklılıkları ve yer çekiminin zamanla nasıl değiştiğini görebilme imkanı vermiştir.


Üstteki görselde, kırmızı bölgelerdeki çekim kuvveti en yüksekken, mavi bölgeler en düşük yerçekimine sahip alanları işaret ediyor.

Kaynak: kozmikanafor
 
Bunun sebebi, en küçük yıldız sınıfı olan "kırmızı cücelerin" evrendeki yıldızların büyük bölümü oluşturması.
Yoksa Güneş'ten büyük 4 sınıf yıldız var.

Alnitak Alnilam Mintaka

Tamam uzayda önemli bir renktaşımız ama aylar geçmesine rağmen eski Türkler ile ilgili yazı hala yok piyasada, fularını mı kaybettin ne yaptın ?
 
Son düzenleme:
Biz ulke olarak komple yer cekiminin en fazla oldugu yerlerden biriyiz.
 
Andromeda galaksisinin görüntüsü, uzay ne kadar devasa yahu... hayret verici gerçekten

aGj11V6_460s.jpg
 
James Van Allen Ve Explorer 1

1012392_403386059807879_663369820_n.jpg


SSCB’nin uzaya fırlattığı ilk uydu olan Sputnik’ten sadece birkaç ay sonra ABD kendine ait ilk uydu olan Explorer 1’i Dünya yörüngesine yerleştirmiş ve Van Allen radyasyon kuşaklarını keşfetmişti.


Explorer 1, 31 Ocak 1958‘de Juno I tipi bir roketin uç kısmına yerleştirilerek yörüngeye gönderildi. Juno I, sadece 10-15 kg taşıma kapasitesine sahip, 21 metre uzunluğunda bir balistik füzedir aslında. Dolayısıyla uyduyu fırlatan da NASA değil, ABD Kara Kuvvetleri Komutanlığı‘ydı.


Yaklaşık 14 kg ağırlığındaki Explorer 1’i ilk ABD uydusu olmaktan daha önemli kılan şey, uydunun bilimsel keşif cihazları barındırıyor olmasıydı. (Sovyetler’in fırlattığı Sputnik ise, “biz uzaya uydu yerleştirdik” anlamına gelen bipleme sesini tüm Dünya’ya yayınlayan bir radyo vericisinden başka birşey içermiyordu. Ancak, daha sonra fırlatılan diğer Sputnik’lere bilimsel keşif cihazları yerleştirilmişti.) Ünlü fizikçi James Van Allen‘ın geliştirmiş olduğu bu cihazlar, Dünya yörüngesindeki elektron ve iyon miktarını ölçmek üzere tasarlanmışlardı.


Uydu, yörüngede yaklaşık bir ay kadar çalışabildi ve bu süre içinde Dünya’ya gönderdiği veriler önemli bir keşfin yapılmasını sağladı: Bugün Explorer 1’in bu keşfine Van Allen Radyasyon Kuşakları ismini veriyoruz.

Van-Allen-Kusaklari-171655353.jpg

Bugün birçok uydu, Van Allen kuşakları içinde yer alıyor ve görevlerini sorunsuz olarak yerine getiriyor.

Ay’a gidilmedi iddiasında bulunan akıl yoksunu komplo teorisyenleri, Van Allen radyasyon kuşaklarından insanların ve/veya elektronik cihazların geçemeyeceği iddiasını sık sık dile getirirler. Kuşakları keşfeden cihazı geliştiren ve yaptığı çalışmalarla kuşakların varlığını ortaya koyan James Van Allen ise; “tüm bu iddiların saçmalık olduğunu” söylüyor. Evet, gerçekten de böyledir, çünkü Van Allen kuşaklarından geçmek ne insanlar için, ne de elektronik cihazlar için kayda değer tehlike arzetmez.


Her ne kadar çalışır kalma süresi bir ayı geçememiş olsa da, bu ilk ABD uydusu 1970 yılına kadar yörüngede kalıp, Dünya çevresinde 58 binden fazla tur atmayı başardı. Sonrasında ise atmosfere girdi, Pasifik Okyanusu üzerinde tümüyle buharlaşarak yok oldu.


En üstteki görselde solda, uyduyu fırlatan Juno I füzesinin ateşlenme anı görülüyor. Sağda ise, uydunun birebir boyutlu maketini elinde tutan bilim insanlarını görüyorsunuz. Soldan sağa; JPL (Jet İtki Laboratuarı) mühendisi William Hayward Pickering, fizikçi James Van Allen ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin uzay programına katılan Alman roket bilimci Wernher von Braun görülüyor.

Kaynak
 
Geri
Üst Alt