benim izlediğim dönem içinde, galatasaray'ın en muhteşem kaptanı değil belki ama, gönlümdeki yeri en ayrı kaptanı. iki sene önceydi sanırım, hangi maç hatırlamıyorum ama çok iyi oynamıştı. çok da gol atmıştı, son golünde öyle her gole kolay kolay sevinmeyen babamın ekrana doğru koşup "ardaa! oğluuum!" diye bağırdığını hatırlıyorum. o kadar etkilenmiştim ki o an, arda'nın güzelliğinden, babamın sevgisinden; gözlerim dolmuştu. sonra babamdan bile daha tepkisiz maç izleyen erkek kardeşim "oğlum olursa adını arda koycam lan!" diyince ağlamıştım kendimi tutamayıp.
bu tür bir sevgi sadece bizim aileye has olmadığından çok eminim. sevgili arda; ya seni, senin sevgini anlamaktan aciz insanlara derdini güzelce anlat, ya da bir yolunu bulup git o çok istediğin liverpool'a. biz sana her halükarda söyleyeceğiz: "you'll never walk alone"