Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



ben hagiyi topuguyla topu kaldirip arkadasinin gogsune atabildigi icin sevdim:)
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



kendini tekrar ispatlama cabasina girmek istedi bence ona gore kendi icin buyuk bir sansi bu donem ama olmadi



Doğrudur düşüncesi odur ama bence yanlış yapmıştır, düşüncesi o ise bunu mutlaka sezon başında geleceği bir yerde yapmalı, sezon başında hoca olarak gelir, istediği transferleri vs. yaptırır bu durumda kendini ispatlarsın, sezon ortasında gelen hocaların başarılı olması şansı hep düşüktür.



Hagi hagi olarak kalsaydı gönüllerde daha iyi olurdu.
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



seneye para akıtıp yerli yabancı kaliteli 8-10tane oyuncu almazlarsa o zaman görürüz suç hagide mi rijkaardda mıymıs.



takım kadrosu 27 kişi sitede.

aykut,zan,insua,aydın,barış,sarp,ayhan,serkan,ufuk--bariz kötü oyuncular



kewell,arda,baros,pino,çağlar- iyi ancak sürekli sakatlanan oyuncular



sabri,balta,neill,cana- iyi ancak bu sezon formsuz oyuncular



zapata,culio,kazım,stancu,yekta-yeni transferler, takımda mevkilerinde alternatifsiz olarak geldiler(kazım,culio ve formsuz kaleciler sonrası zapata, barosun sakatlığı sonrası stancu, sağ içte yekta)



gençler-emre,anıl,emirhan üçü de şu an ilk 11 oyuncusu değil



formda oyuncular- herşeye rağmen servet.



sonuç olarak takımda 9 kötü, 5 istikrarsız, 3 ilk 11e hazır olmayan genç, 4 de formsuz oyuncu=22 okları aşağıya doğru olan oyuncu varsa yapacak pek de birşey yok!



Şenol Güneş'in de elinde benzer bir tablo vardı ,yıllar önce Fleurquinli Victorialı tabloda Luce'nin sahip olduğu gibi.Elindekini parlatmak da bir maharettir kaldı ki Hagi transfer yaptı ve atışları karavana oldu.
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



Doğrudur düşüncesi odur ama bence yanlış yapmıştır, düşüncesi o ise bunu mutlaka sezon başında geleceği bir yerde yapmalı, sezon başında hoca olarak gelir, istediği transferleri vs. yaptırır bu durumda kendini ispatlarsın, sezon ortasında gelen hocaların başarılı olması şansı hep düşüktür.



Hagi hagi olarak kalsaydı gönüllerde daha iyi olurdu.



dusunuyorumda bende olsam gelirim yani neden gelmiyim ki zaten cunku kariyerinde antrenorluk bakimindan pekte iyi sayilmiycak deneyimleri var oda biliyodu son sansi oldugunu geldi ve sanslarini bitirdi acedemica hagi insallah yeni hagiler yetistirir.
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



hagi fatih terim gibi görevden kaçmadı,en zor zamanda takımın başına geçti, elinden geleni yaptı. iyi mi yaptı hayır ama rijkaard neeskens gibi iki dev takımın başındayken de bişey yapamadık hagi varken de. belki sorunu başka yerlerde aramalıyız.
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



hagi fatih terim gibi görevden kaçmadı,en zor zamanda takımın başına geçti, elinden geleni yaptı. iyi mi yaptı hayır ama rijkaard neeskens gibi iki dev takımın başındayken de bişey yapamadık hagi varken de. belki sorunu başka yerlerde aramalıyız.



hagi başarılı olabilecekken kişisel takıntıları yüzünden (pino oynatmamak, stancu ve romen inadı) kendi ipini çekti.. GSyi daha kötü yerlere götürdü! Evet bi yerde bi sorun var ama bu hagininde suçu, frankında! Ama asıl suç sezgin ve ona yalaklık yapan polatın..
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



hagi başarılı olabilecekken kişisel takıntıları yüzünden (pino oynatmamak, stancu ve romen inadı) kendi ipini çekti.. GSyi daha kötü yerlere götürdü! Evet bi yerde bi sorun var ama bu hagininde suçu, frankında! Ama asıl suç sezgin ve ona yalaklık yapan polatın..



Misimoviçi de ekleyebiliriz.
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



Ben Hagi'yi gol attıktan sonra yüzünde beliren, hafif utangaçlık, hafif gurur, hafif şımarık çocuk edası kokan gülüşü için sevdim...



Ben Hagi'yi Van'da 2 gol attığında, Trabzon'a Galatasaray adına ilk frikik golünü attığında kapalı tribünün önüne koşup diz çöktüğünde sevdim...



Ben Hagi'yi arkasından gelenin O'nun bu hareketi yapacağını bildiği halde engelleyemediği topuk pasları için sevdim...



Ben Hagi'yi kolunda pazubandı olmayan gizli kaptan, gerçek lider olduğu için sevdim...



Ben Hagi'yi annesini, babasını Galatasaray'da oynarken kaybedip, yasını Galatasaray formasıyla sakallı çıktığı maçlarda tuttuğu için sevdim...



Ben Hagi'yi her maç öncesi özenle sargıladığı ayakları için sevdim...



Ben Hagi'yi Türkçe öğrenme çabası için sevdim...



Ben Hagi'yi bir Samsun maçında ne yapılırsa yapılsın gol girmediği bir anda, sonradan oyuna girip topla ilk bulşstuğu anda attığı şutla kazandırdığı gol için sevdim...



Ben Hagi'yi bir başka maçta oyundan çıktıktan sonra kalenin arkasına gidip, bir duran topta arkadaşlarına nereye atmaları konusunda direktif verirken görüp, bir de O'nun dediği yapılıp gol gelince sevdim...



Ben Hagi'yi her basın toplantısında söze Normalll diye başladığı için sevdim...



Ben Hagi'yi Erol Ersoy'un şahsında Galatasaray'dan şampiyonluğu çalanların hepsinin yüzüne tükürdügü için sevdim...



Ben Hagi'yi Samuel Johnson'in kaburgasını kırdığı için sevdim...



Ben Hagi'yi Viyana'da 20 yaşında delikanlı gibi tüm yarı sahayı geçip attığı golden sonra çocuk gibi sevinip arkadaşlarına elleriyle "gelin gelin" yaptığı için sevdim...



Ben Hagi'yi sahanın bir ucundan bir ucuna attığı milimetrik paslar için sevdim...



Ben Hagi'yi bacanağı Popescu için sevdim..



Ben Hagi'yi spikere 8 kez Hagi! Hagi! Hagi!.. diye bağırttırabildiği için sevdim...



Ben Hagi'yi Roberto Carlos'a attıgı çalımdan sonra salladığı el için sevdim...



Ben Hagi'yi Allah'ın sarhoşu Tony Adams'a çaktığı yumruk için sevdim...



Ben Hagi'yi Athletic Bilbao'ya son dakikada attığı gol için sevdim...



Ben Hagi'yi Monaco'ya attıgı gol sonrası Fransız spikere çığlık attırdığı için sevdim...



Ben Hagi'yi İstanbul maçında son dakikada, Leeds'te ilk dakikalarda, öylesine kritik, öylesine zor penaltılar için gözünü kırpmadan penaltı noktasına gittiğinde sevdim...



Ben Hagi'yi topu ayağına aldıgında Parken'deki, o nasıl da mağrur tüm İngilizlerin soluğunu tuttuğunu gördüğüm için sevdim...



Ben Hagi'yi Monaco'da başına bağladığı bantla çocuk gibi Süper Kupa seromonisinde eğlendiği için sevdim...



Ben Hagi'yi sırtında yazan 10 rakamı O'na bu derece yakıştığı için sevdim...



Ben Hagi'yi Milli Marşımızı eli kalbinde dinlediği için sevdim...



Ben Hagi'yi mütevaziliği için sevdim...



Ben Hagi'yi gerçek "Commandante" olduğu için sevdim...



Ben Hagi'yi o Galatasaray'i bu derece sevdiği için sevdim...



Ve ben Hagi'yi üzerindeki forma için sevdim...



Ve Ve ben Hagi'yi Galatasaray'in en zor durumunda gelip takimin basina geçtiği için sevdim...



O zaman haydi hep beraber Bank Asya'ya. Bakalım o zaman da sevecek misiniz?
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



O zaman senin gibi taraftara Bank Asya yakışır.



Hagi benim gibi taraftara zamanında UEFA'yı yakıştırdı ya o yeter.

Hem kimsenin Hagi'yle devam edelim dediği falan yok. Sonuç ne olursa olsun Hagi'yi eskisi kadar seveceğim diyorum.
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



hagi fatih terim gibi görevden kaçmadı,en zor zamanda takımın başına geçti, elinden geleni yaptı. iyi mi yaptı hayır ama rijkaard neeskens gibi iki dev takımın başındayken de bişey yapamadık hagi varken de. belki sorunu başka yerlerde aramalıyız.



Hagi ne futbol duruşu olan,ne de bir anlayışı olan futbol adamı..

Fatih Terim'in yanında çırak olarak anabiliriz,Fatih Terim'in görevi niye kabul etmediğini bildiğini düşünüyorum,Adnan Sezgin varken o takımın başına geçmez bunu herkes biliyor,konuşurken daha gerçekçi olalım,Adnan Polat onu gerçekten isteseydi onun istediği şartları yerine getirirdi,ama getiremedi...
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



Hagi, zayıf bir Lucescu taklidi



Futbolcu Hagi, 500 sayfalık Türk futbol tarihi ansiklopedisinin en değerli 50-60 sayfasında başrolde olacak büyük bir ustaydı. “Hoca Hagi” ise, özellikle 2010-11 Galatasaray performansıyla “Lucescu 2000-2001” e benzemeye çalışan lâkin zayıf bir taklit olmaktan öteye gidemeyen bir teknik direktör...

Herkes Hagi’yi, Galatasaray’da Hakan’ın/Jardel’in arkasındaki serbest oyuncu rolüyle hatırlar. Oysa Rumen virtüözün kariyerinde farklı bir pozisyonda oynadığı çok önemli bir sezon vardır: 2000-2001, yani Lucescu’nun Galatasaray’daki ilk yılı... O sene Lucescu, Galatasaray’ı genellikle 4-3-3 formasyonuyla sahaya sürmüş; (sağdan sola) Okan-Suat-Emre çalışkan orta sahasının önüne Hagi-Jardel-Hasan’ı yerleştirmişti. Bu düzende Hagi ile Hasan tabii ki klasik kanat hücumcuları gibi oynamadılar; sürekli içeri girdiler, sık sık yer değiştirdiler. Lucescu, zaman zaman santrforda Ümit Davala’yı kullandı ama Hagi’yle Hasan’dan bekledikleri genelde aynıydı.



Yetenek

Belli ki Hagi, Ekim’de Galatasaray’ın başına geçip Misimoviç ve Elano’yu (bu aralar da Stancu’yu) 4-3-3’ün kenarlarında kullandığında aklında Lucescu’2001 vardı. Ama Hagi, Galatasaray’2011’in Galatasaray’2001’den çok önemli bir farkı olduğunu galiba gözden kaçırmıştı: Bu yeni takımın orta sahasının becerisi, Okan-Suat-Emre’nin yeteneklerinin çok gerisindeydi. Hagi’nin yeni üçlüsü istedikleri kadar mücadele etsinler, hatta gerekirse Okan-Suat-Emre’den daha fazla çalışsınlar, yetmiyordu. Çünkü herkesin çalışkanlıklarıyla övdüğü “2001 üçlüsü” nün çok kritik bir özelliği de oyun zekâları ve yetenekleriydi...

2001 üçlüsüyle âlâkalı söylenebilecek önemli bir şey daha var: Lucescu’nun o sezon elinde Bülent Akın’ı da vardı ama hemen hemen hiçbir zaman Suat’la Bülent’i bir arada sahada tutmadı. İki oyuncuyu genelde birbirlerinin yerine kullandı. Orta üçlüsünde her an iki üst düzey yeteneğin var olmasını istiyordu Lucescu... O, asla orta üçlüsünde stoper Cana’yla sağ bek Sabri’yi bir arada kullanmazdı.

Orta sahası yetenekli olduğu için de GS’2001’in Hagi’yi/Hasan’ı kenarda kullanma lüksü oldu. GS’2011’inse böyle bir lüksü yoktu.



Formasyon

Lucescu’nun (belli ki Hagi’ye sirayet etmeyen) önemli bir özelliği de “sisteme göre oyuncu bulma” değil, “oyuncuya göre sistem kurma” becerisiydi. Hagi’nin elinde Misimoviç, Elano, Yekta gibi ofansif orta saha rolü verilebilecek futbolcular bulunmasına rağmen Rumen Hoca eldeki malzemesine (üç defansif orta sahalı) 4-3-3 elbisesini giydirmekte ısrar etti. Oysa Lucescu Türkiye’de 4-4-1(Hagi)-1; 4-3(Okan, Suat, Emre)-3; 3(Zago-Ronaldo-Emre)-5-2 gibi çok farklı formasyonlarla başarıya ulaştı. Şu anda da Shakhtar’da 4-2-3-1’i kusursuz uyguluyorlar, Jadson’u da pekâlâ 10 numara rolünde kullanıyorlar.



Diyalog

Tabii Hagi’nin bazı yıldızlarla çalışamamasını sadece formasyon anlaşmazlığına bağlamak yetersiz kalır. Sporculuk kariyeri boyunca bir süper yıldız olan Hagi, sıradan yıldızlarla gereken diyalogu kuramadı. Lucescu, oyuncularının neredeyse tamamı Jardel’e sırtını dönmüşken, Brezilyalı’dan bir sezonda 35 gollük verim almayı başardı. Futbolcu Hagi, oyundan çıkarken Lucescu’nun eline vurduğu halde ona anlayış gösterdi. Hasan en problemli dönemindeyken onu ehilleştirdi. Bir maç sonrası Hasan’dan formasını isteyip yıldızını onore etti. Hatta yeni hocasıyla harika bir uyum yakalayan Hasan, Rangers’a atılan bir gol sonrası Lucescu’ya koşunca Terim’den bir telefon aldığını da itiraf eder: “Ne o Hasan? Hocanı çok seviyorsun galiba?”



Çalışma

Lucescu’nun yeni takımlarla oynamadan önce onların maçlarını sabahlara kadar izlediğini, rakiplerini müsabaka sırasında değil, öncesinde yendiğini defalarca dinledik. Hatta Emre Aşık’ın tarifiyle: “Lucescu bize şu oyuncu getirecek, şuna ortalayacak, o da golü atacak diye söyler; biz de aynen anlattığı gibi o golü yerdik” ...

Hagi’yse Lucescu’yu diziliş konusunda taklit ederken, belli ki çalışma konusunda fazla irdeleyemedi. Ankaragücü sezon boyunca sayısız kornerde yaptığı arka direk organizasyonunu, en kolay biçimiyle Galatasaray’a karşı uyguladı; Sestak da hayatının en basit golünü attı. Alex-Semih golü de bir Fenerbahçe klasiği. Oysa 5 aylık Hagi döneminde Galatasaray’ın henüz bir hücum setini/savunma planını ya da duran top organizasyonunu melekeleştirdiğini (gözü kapalı uygulayabildiğini) göremedik.



Cesaret

Hagi’nin defansif oyuncu değişiklikleri konusundaki acelesini ve ödediği faturaları da sıkça izledik. Hagi, sadece bir Türkiye Kupası çeyrek finali olan Antep maçında 80’de Pino’yu sokarken Culio gibi bir gol silahını çıkarıp intihar etmişti. Hocası Lucescu’ysa Avrupa Süper Kupası finalinde Real Madrid’e karşı 80’de durum 1-1’ken Okan’ın yerine (kulübede ön libero Ahmet Yıldırım varken) Hasan Şaş’ı sokma cesaretini gösteren bir adamdı.



Sonuç

Hagi’nin, Türkiye kariyeri belki de sonsuza kadar bitti. Artık Antalya’ya sadece tatil için gelecek muhtemelen. Futbolculuğu olağan üstü, hocalığı sıradandı. Ama Hagi hiç olmazsa başarılı bir modeli taklit etmeyi denedi. Bir planı vardı, (belki çok eksikti) ama onu uygulamak için elinden geleni yaptı.

Ona iş veren Galatasaray yönetimininse (taklit veya değil) bir planı bile yok. Görevde oldukları süre boyunca en önemli istikrarı istikrarsızlıkta gösterdiler. O yüzden küçük resimde faturayı Hagi’ye keserken, büyük resmi görmezden gelemeyiz. Hagi’nin kaderinin Kalli’den, Korkmaz’dan, Davala’dan, Skibbe’den, Boekamp’tan, Güler’den ya da Rijkaard’dan farklı olmayacağı gün gibi açıktı. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.

Çarşambayı hiç unutmamak dileğiyle, herkese mutlu perşembeler...



Uğur Meleke



:tiphat:
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



gidecegi günü ip ile cekiyorum...sezon sonuna kadar sürmez bu cile insallah
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



Yahu Ligtv sonunda resmileşti diyor ama resmi siteyi açamıyorum..
 
Cevap: Gheorghe Hagi | Teknik Direktör



AÇIKLAMA



25 Mart 2011 tarihi itibarıyla Teknik Direktörümüz Gheorghe Hagi, antrenörümüz Bogdan Vintila ve kondisyoner Giovanni Melchiorre ile yaptığımız karşılıklı görüşme ve anlaşma sonucunda yollarımızı ayırma kararı vermiş bulunuyoruz.



Galatasaray tarihinin en önemli sayfalarına adını gururla yazdırmış, sarı kırmızı renklere gönül veren her bireyin ve camiamızın sevgilisi olan Gheorghe Hagi’ye; birlikte olduğumuz çalışma sürecinde vermiş olduğu mesai ve emeğe teşekkür ederiz.



Galatasaray Sportif A.Ş.
 
Geri
Üst Alt