Mariano’yu çok beğenmeme ve o dönemde gelen iki şampiyonlukta adını ilk sıralara yazmama rağmen, kişisel olarak pres ve tempoyu sevdiğim için, Omar transfer olduğu dönemdeki ilk birkaç maç, temposu ve gücüyle hayran bırakmıştı beni kendine. Fakat daha sonra o tempo düştü, gücü daha az göze çarpmaya başladı. Zaten hiçbir zaman Mariano gibi üreten bir oyuncu olmadığından, giderek daha da sıradanlaştı. Sonra da o elim kaza geldi başına zaten. Umarım kazadan bağımsız olarak gösterdiği düşüş, tıpkı Mohamed, Boey, Feghouli, Emre Akbaba, Nzonzi, Seri ve pek çoklarında olduğu gibi, yoğun ayak tenisi idmanlarından kaynaklanıyordur…