Hasan Bekir
Berlin Panteri
- 11 Temmuz 2010
- 42.550
- 37.011
- 3.798
İngiltere'deki vergi problemi İngiltere'den ayrıldıktan sonra belirli bir süre geçmediği için geçen seneki kazandığın paranın da vergisini vermesi lazım gibi bir şeymiş. Bu seneki maaşının vergi sıkıntısı değil yani.Benim anlamadığım bunu ingiltereden istediklerinde aradaki maaş farkı vergisi zart zurt dediler.
Dayı brüt maaş üzerinden gidersek hadi ülkede %50 vergi olsun maaşı 11 milyon euro olsun. Bunun yarısını da İngilizler istesin 5 milyon euro diyelim.
Olm adam için 3 milyon euro aldık. Vergisini biz veriyoruz kalan maaşını biz veriyoruz 7 milyon euro direkt götümüze kaçıyor bildiğin vergisini kurtardık. Herifler marka imaj hakkını da oynatmadığımız adama veriyor birde.
Hadi diyelim maaşı kap açıklamasına göre alalım.
4 milyon euro, 2 milyon euro da vergisi olsa -3 milyon euro kiralama. 3 milyon euro + 3 milyon imaj parası. 6 milyon euro eder.
Olm 6 milyon euroyu verseydik de ingiltereye defolsaydı ya.
O zaman soruyorum.
Maraba ile ağa, ağanın arabasında tıngır mıngır kasabaya gidiyorlar. Yolun yarısında, arabayı çeken hayvan patır kütür yola pisliyor. Ağa marabasının arabada gözü olduğunu biliyor. Hem marabayı küçük düşürmek hem de eğlenmek için, “Üle Memo! Şu boku yersen, arabayı sana verecem” diyor. Bizimki bir an düşünüyor, kararını veriyor, koşumları ağaya uzatıp arabadan iniyor ve taze at pisliğini yiyor. “Tamam”, diyor ağa “araba senin” Bizimkinin midesi dönmüş, gururu çiğnenmiş, kendinden iğreniyor. Ağa ise bir dakikalık bir eğlence uğruna arabasından olduğuna pişman, kendi budalalığına yanıyor. Dönüş yolunda ikisinin de ağzını bıçak açmıyor, ikisi de kurdukça kuruyorlar. Tam marabanın pislik yediği noktaya geldiklerinde ağa dayanamıyor; “Üle Memo! Bir halt ettim, şaka uğruna araba elden gitti, b.k yemenin ederini vereyim, arabayı geri alayım.” Memo’nun genzinde, ağzında, yüreğinde, öfkesinde hâlâ pislik tadı var. “Olur Ağam” diyor, “olur ama bir şartla: sen de aha şu kalan kurumuş b.kları yiyeceksin ki ödeşelim.” Ağanın gözü kararmış, iniyor bir miktar pislik de o yiyor. Çiftliğe yaklaşırlarken, Memo düşünceli, kederli soruyor: “Ağam, araba giderken de senindi dönerken de senin, peki biz bu kadar b.ku neden yedik?”