#16 Mustafa Sarp

Cevap: #16 Mustafa Sarp



Batu-Han M.Sarp hakkındaki düşüncelerine katılmasamda sana bu konuda katılıyorum özellikle birkac kişi böyle herkesin tersini söyleyene tepki verebiliyorlar bosver müdür



Zaten kimse kimsenin düşüncesine katılmak zorunda değil. Buna saygı duyar hatta sebebini bilmek isterim. Onun için adına tartışma deniyor. İnsanı geliştirecek şey budur. Uygarlığı oluşturan şey fikirlerin ve bilgilerin insanlar tarafından diğer insanlara aktarılması. Zaten gelişmenin yavaşladığı dönemler de hep fikir paylaşımının yavaşladığı dönemler olmuştur. Aynı fikri paylaşmamak çok doğal. Bir tez istisnasız her zaman antitezini doğurur ama bir düşünceye saygısızlık etmek.... Küçük insanların yapacağı şeydir. O açıdan sana teşekkür ederim.



Mesela Aragones de İspanya Milli takımı kadrosuna Raul'u, Vicente'yi, Joaquin'i almayınca herkes bunun yanlış bir karar olduğunu söyledi. Ama İspanya milli takımlar düzeyinde ilk kez bir kupa kazandı Aragones'in kadrosuyla. Galileo dünya yuvarlak deyince işkenceye uğradı çünkü o zamanın hoşgörüsüzlük anlayışı dalga geçmeye değil işkenceye de izin veriyodu. Ama farklı düşünceler zaman içinde sahiplerini yanıltabildiği gibi haklı da çıkarabiliyor. Yok etmeye çalışmamak lazım o yüzden.



Ve dediğim gibi ben Mustafa Sarp'ı Galatasaray'ın kadrosuna yakıştıramıyorum. Çünkü ön libero takımın sübabıdır. Orda Diarra, Flamini, Miguel Veloso gibi bir isim görmek istiyorum. Değişik mevkilerde bu kalitelerde oyuncularımız var. Ama onları oynatacak ve verim almamızı sağlayacak adam ön liberodur. Ben her ne kadar son maçta flaş bir performans ortaya koysa da Mustafa Sarp'ı yetersiz görüyorum bu iş için. Galatasaray'ın daha iyisini alacak hem ismi hem de bütçesi var. Katılan yada katılmayan olabilir. Konu hakkındaki düşüncem bu... Ama bu gördüğüm alaycı linç tavrı biraz yavan geldi bana.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Böyle bir yargılamayı neye dayanarak yaptın bilmek isterim? "Çok cahilce, çok komik, kafandaki düşünceler yanlış" gibi laflar.... Eğer sen kafandaki kendine göre doğru olan düşünceleri ortaya koyabilecek ifade kabiliyetine sahipsen bunu paylaşırsın. Okuyanlar da belki birşeyler öğrenmiş olur. Bok atıp çekileyim, herkesin dediğinin aksini söyleyeni linç edelim tam bir dogmatik yaklaşımdır.



Neyse herkes kalitesine göre bir tartışma anlayışı belirliyor kendine. Seviyeniz buysa, kendinize bunu yakıştırıyorsanız buyrun aynı tarzda devam edin. Bana bir şey kaybettirmez hayatta .



Cahilce dedim çünkü cahilce. Yanlış bilgilerle dolusun. "Rijkaard, Barcelona'da her zaman tek önlibero oynattı." demişsin mesela. Hiç olmazsa bir 2006 CL finalini izleseydin. Arsenal karşısında ilk 11 başlayan kadroya baksaydın. "Edmilson-VanBommel-Deco" gibi bir orta sahayla başladı o maça Rijkaard. Edmilson ve Van Bommel ön libero işte sana.



Barış'ın tek ön libero olabileceğini savunuyorsun. Barış resmen mevkisine ihanet eden bir adam. Başına buyruk oynuyor. Pres yapıyor ama dengesizce. Arkası tarla olur Barış'ın tek ön libero oynarsa. Futbolu da bilmiyorsun sana anlatıyım. Bir futbolcunun en sevdiği yer stoperlerin hemen önüdür. Kaleyi cepheden görür, çalım atmak için mükemmel bir bölgedir, çevresindeki takım arkadaşlarını net görür falan. Orayı işte boş bırakırsan, Kaka, Ronaldo hatta Alex gibi adamlar gollerini yazar. Hadi diyelim Barış o bölgeyi tuttu. Barış'ın diğer bir kötü huyu çok fevri olması. Geçen seneki Antep'teki maçta Tabata 5-6 defa fake attı geçti Barış'ı. Ayakta kalması gereken pozisyonda, kayarak müdahale etmeye çalışıyor.



Arsenal kadrosu için sadece Song'un defans yaptığını söylemişsin. Chelsea maçı ilk 11'indeki orta 3'lü, Fabregas-Denilson-Song'du. Oldukça defansif bir 3'lü. Senin dediğinin aksine orta sahayı 1 tane ön liberoya bırakmak gibi bir durum yok. Kaldı ki Fabregas diyoruz burada. Takımının en çok koşan adamı oluyor genelde.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Cahilce dedim çünkü cahilce. Yanlış bilgilerle dolusun. "Rijkaard, Barcelona'da her zaman tek önlibero oynattı." demişsin mesela. Hiç olmazsa bir 2006 CL finalini izleseydin. Arsenal karşısında ilk 11 başlayan kadroya baksaydın. "Edmilson-VanBommel-Deco" gibi bir orta sahayla başladı o maça Rijkaard. Edmilson ve Van Bommel ön libero işte sana.



Barış'ın tek ön libero olabileceğini savunuyorsun. Barış resmen mevkisine ihanet eden bir adam. Başına buyruk oynuyor. Pres yapıyor ama dengesizce. Arkası tarla olur Barış'ın tek ön libero oynarsa. Futbolu da bilmiyorsun sana anlatıyım. Bir futbolcunun en sevdiği yer stoperlerin hemen önüdür. Kaleyi cepheden görür, çalım atmak için mükemmel bir bölgedir, çevresindeki takım arkadaşlarını net görür falan. Orayı işte boş bırakırsan, Kaka, Ronaldo hatta Alex gibi adamlar gollerini yazar. Hadi diyelim Barış o bölgeyi tuttu. Barış'ın diğer bir kötü huyu çok fevri olması. Geçen seneki Antep'teki maçta Tabata 5-6 defa fake attı geçti Barış'ı. Ayakta kalması gereken pozisyonda, kayarak müdahale etmeye çalışıyor.



Arsenal kadrosu için sadece Song'un defans yaptığını söylemişsin. Chelsea maçı ilk 11'indeki orta 3'lü, Fabregas-Denilson-Song'du. Oldukça defansif bir 3'lü. Senin dediğinin aksine orta sahayı 1 tane ön liberoya bırakmak gibi bir durum yok. Kaldı ki Fabregas diyoruz burada. Takımının en çok koşan adamı oluyor genelde.



Evet bir maça çift ön liberoyla çıkmış olabilir... Sebebi sakatlıktır(ki sanıyorum uzun bir diz yan bağ sakatlığı geçirmişti o zaman). Yoksa zaten Xavi'nin 11 de olmaması düşünülemez, yada taktiktir farketmez... Van Bommel ve Edmilson ne zaman düzenli ilk 11 oyuncusu oldu ki Katalan'larda?? Ama genel olarak Rijkaard ideal sisteminde Barca'ya hep tek ön libero oynattı. Önemli olan bu. Barcelona müzesinde 11 i dikilen takım bile tek ön liberolu.



Barış konusuna gelince, Rijkaard Barış'ı oynattığı için Rijkaard'ın Galatasaray için talihsizlik olduğunu iddia edecek kadar düşmansın. Yani çok objektif yorumların yok bu oyuncu hakkında. Ama geçen sezon ön libero oynadığı maçlarda oldukça iyidi Barış. Burda bana yediği 2-3 çalımı söylemen anlamsız, Essien de çalım yiyor. Bir çok hakikaten iyi defans oyuncusunun maymun edilmişliği vardır. Ronaldinho Barca-Milan maçında Gattuso'yu doğduğuna pişman etmişti. Ya da Figo'nun Barca - Real maçında R. Carlos'u en formda olduğu dönemde madara ettiğini biliyorum.



Fabregas takımın en çok koşan oyuncusu demişsin. Arda ve Elano da takımın en çok koşanlarından. Söylenenin aksine defansif anlamda da özellikle Arda güçlü bir oyuncu. Malesef elimizde Denilson gibi bir oyuncu yok. Hamit'i alabilirsek olur. Ama Denilson yerine Rosicki yada Arshavin'in oynadığı maçlar da oldu Arsenal'de



Neyse en azından fikir paylaşmaya başlaman güzel. Bir de karşındaki insana daha saygılı olsan, bana ortamı gercek cevap hakkı tanımasan eminim herkes için daha faydalı bi topic olur burası??
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Cahilce dedim çünkü cahilce. Yanlış bilgilerle dolusun. "Rijkaard, Barcelona'da her zaman tek önlibero oynattı." demişsin mesela. Hiç olmazsa bir 2006 CL finalini izleseydin. Arsenal karşısında ilk 11 başlayan kadroya baksaydın. "Edmilson-VanBommel-Deco" gibi bir orta sahayla başladı o maça Rijkaard. Edmilson ve Van Bommel ön libero işte sana.



Burda yanlışın var. Van Bommel ön libero oynamıyordu. Edmilson'un önünde Deco ile beraber oynuyorlardı. Tıpkı bugünkü Xavi-İniesta gibi.



2006 UEFA Champions League Final starting lineup.



scfsdv.jpg
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Burda yanlışın var. Van Bommel ön libero oynamıyordu. Edmilson'un önünde Deco ile beraber oynuyorlardı. Tıpkı bugünkü Xavi-İniesta gibi.



2006 UEFA Champions League Final starting lineup.



scfsdv.jpg



Barcelona zaten bu düzenden ödün vermedi ki. Benim bahsettiğim, Sadece 1 defansif olarak üstün adamla oynadığı iddiasının yanlış olduğu. Yine arkadaşın iddiasının aksine Pana maçında da aynen böyle oynuyorduk. Arkada Mehmet Topal, önünde Mustafa Sarp ve Elano.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Evet bir maça çift ön liberoyla çıkmış olabilir... Sebebi sakatlıktır(ki sanıyorum uzun bir diz yan bağ sakatlığı geçirmişti o zaman). Yoksa zaten Xavi'nin 11 de olmaması düşünülemez, yada taktiktir farketmez... Van Bommel ve Edmilson ne zaman düzenli ilk 11 oyuncusu oldu ki Katalan'larda?? Ama genel olarak Rijkaard ideal sisteminde Barca'ya hep tek ön libero oynattı. Önemli olan bu. Barcelona müzesinde 11 i dikilen takım bile tek ön liberolu.



Barış konusuna gelince, Rijkaard Barış'ı oynattığı için Rijkaard'ın Galatasaray için talihsizlik olduğunu iddia edecek kadar düşmansın. Yani çok objektif yorumların yok bu oyuncu hakkında. Ama geçen sezon ön libero oynadığı maçlarda oldukça iyidi Barış. Burda bana yediği 2-3 çalımı söylemen anlamsız, Essien de çalım yiyor. Bir çok hakikaten iyi defans oyuncusunun maymun edilmişliği vardır. Ronaldinho Barca-Milan maçında Gattuso'yu doğduğuna pişman etmişti. Ya da Figo'nun Barca - Real maçında R. Carlos'u en formda olduğu dönemde madara ettiğini biliyorum.



Fabregas takımın en çok koşan oyuncusu demişsin. Arda ve Elano da takımın en çok koşanlarından. Söylenenin aksine defansif anlamda da özellikle Arda güçlü bir oyuncu. Malesef elimizde Denilson gibi bir oyuncu yok. Hamit'i alabilirsek olur. Ama Denilson yerine Rosicki yada Arshavin'in oynadığı maçlar da oldu Arsenal'de



Neyse en azından fikir paylaşmaya başlaman güzel. Bir de karşındaki insana daha saygılı olsan, bana ortamı gercek cevap hakkı tanımasan eminim herkes için daha faydalı bi topic olur burası??



1 - Xavi ve Iniesta yedekler arasındaydı o final maçında.



2 - Van Bommel-Motta, Motta-Edmilson, Edmilson-Van Bommel çoğu kez aynı anda sahadaydı.



3 - Fabregas oldukça defansif mantaliteye sahip bir adam. Ofansif bir adam sayılmaz yani. Tam bir orta saha. Defansına katkısı yadsınamaz.



4 - Arshavin 3'lü orta sahada oynamaz, oynamadı.



5 - Essien de, Gattuso da ayakta kalır. Barış her zaman yerde. Ayrıca bu adamların çalım yemeleri çok anormal değil. Defansif mantaliteye sahip olmak farklı şey. Flamini mesela Kaka'yı kitlemişti 2 yıl önce. Mehmet Topal, Alex'e top oynatmamıştı. Defansif mantaliteye sahip olmak böyle birşey. Essien'i kenara bırakmak da lazım tabi. Çalım yiyebilmesi kolay birşey değil. Muntari, Gattuso gibi adamlar çalım yer çünkü fizik gücünü kullanıyorlar genelde. Roberto Carlos da çalım yer çünkü defansı çok iyi olmadı hiç bir zaman. Defansif mantalite farklı şey, mücadele gücü farklı şey.



6 - Mustafa Sarp hangi mevkide oynarsa oynasın, Barış'tan iyi bir futbolcudur. Gerçi Selçuk Şahin de Barış'tan iyidir. Emre Toraman da, Fahri Tatan da.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Barcelona zaten bu düzenden ödün vermedi ki. Benim bahsettiğim, Sadece 1 defansif olarak üstün adamla oynadığı iddiasının yanlış olduğu. Yine arkadaşın iddiasının aksine Pana maçında da aynen böyle oynuyorduk. Arkada Mehmet Topal, önünde Mustafa Sarp ve Elano.



İdeal kadrosu bu muydu peki Barca'nın? Yoksa zorunlu sebeplerle mi bu kadroyla çıkmıştı? Yani 1 maçlık değişiklik benim iddiamı yanlış mı kılar?



Rijkaard'dan beklenen şey için malesef çok yetersiz bir orta sahamız var. Elano tamam. Ama Türk olması nedeniyle belki Nuri Şahin, Diarra veya işte diğer dediğim isimler gibi bir ön libero ve Hamit gibi bir orta saha oyuncusuna ihtiyacımız var. Ondan sonra total futboldan bahsedebiliriz. Mustafa Sarp'ı yakıştıramıyorum deme sebebim bu. Yoksa ne Barış'da ne de Mehmet Topal'da olmayan bi özelliği var adamın. Aklını kullanarak oynamaya çalışıyor. Ama sonuç olarak oynatılmak istenen futbol için bence her ne kadar şu an takım içinde iyi görüntü verse de yetersiz.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Mustafa Sarp'ın pasör özelliğinin iyi olduğunu düşünüyorum. Her oyuna uyum sağlayabilen bir yapısı var. Orta sahada Tobi sağlam olmadığı sürece yazılacak ilk isim olur. Ki bence Serhat'ın da söylediği gibi Elano ile önde daha etkili oluyor.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



1 - Xavi ve Iniesta yedekler arasındaydı o final maçında.



2 - Van Bommel-Motta, Motta-Edmilson, Edmilson-Van Bommel çoğu kez aynı anda sahadaydı.



3 - Fabregas oldukça defansif mantaliteye sahip bir adam. Ofansif bir adam sayılmaz yani. Tam bir orta saha. Defansına katkısı yadsınamaz.



4 - Arshavin 3'lü orta sahada oynamaz, oynamadı.



5 - Essien de, Gattuso da ayakta kalır. Barış her zaman yerde. Ayrıca bu adamların çalım yemeleri çok anormal değil. Defansif mantaliteye sahip olmak farklı şey. Flamini mesela Kaka'yı kitlemişti 2 yıl önce. Mehmet Topal, Alex'e top oynatmamıştı. Defansif mantaliteye sahip olmak böyle birşey. Essien'i kenara bırakmak da lazım tabi. Çalım yiyebilmesi kolay birşey değil. Muntari, Gattuso gibi adamlar çalım yer çünkü fizik gücünü kullanıyorlar genelde. Roberto Carlos da çalım yer çünkü defansı çok iyi olmadı hiç bir zaman. Defansif mantalite farklı şey, mücadele gücü farklı şey.



6 - Mustafa Sarp hangi mevkide oynarsa oynasın, Barış'tan iyi bir futbolcudur. Gerçi Selçuk Şahin de Barış'tan iyidir. Emre Toraman da, Fahri Tatan da.





Yanılmıyosam İniesta daha yeni yeni çıkıyordu piyasaya zaten o zaman. Ama Xavi konusunda emin değilim. 2002 den beri Barca'nın ideal 11indedir. Yedeklerdeyse bile yeni çıkmıştır sakatlıktan.



Barış mı Mustafa Sarp mı iyi dersek belki Mustafa Sarp hakkaten iyi olabilir. Demek istediğim şey adam ön libero olarak zayıf. Barış'ın ön libero oynaması sadece bir fikir. O da geçen sene bence ön libero oynadığı maçlarda çok iyi performans çıkarmasından kaynaklı öneriyorum. Ama onun dışında Barış diye bir adam yeryüzünde olmasa da Mustafa Sarp; içinde Elano, Kewell, Arda, Baros, Keita olan bir takımın 11ine yakışmıyor. Bursa, Kayseri gibi bir takımda Türk futboluna çok daha faydalı olabilir.



Fabregas tam bir orta saha oyuncusu ama bu ofansif yönünün kuvvetli olduğu gerçeğini değiştirmez. Zaten İspanyol tarzı orta saha oyuncusu işte. Xavi, Xabi, İniesta, Fabregas. Bu adamların aynı ekolden çıktığı çok açık. Pirlo da İtalya'da yetişmiş benzer bir oyuncu. Mevkileri farklı ama futbol mantaliteleri çok yakın oyuncular bunlar. Ve hiç biri ofansif olarak zayıf değil. Tıplı Elano gibi. Fabregas'ın rolüne Elano çok rahat soyunabilir Galatasaray'da.



Arşavin oynamadıysa bile Rosicki 3 lü orta sahada oynadı.



Bence Barış her zaman yerde kalır gibi bir düşünce oldukça acımasız. Bu takımda çok iyi maçlar çıkardı. Eminim topu biraz daha olumlu kullanabilse bu defansif özellikleriyle yere göğe sığdıramazdın bu oyuncuyu. Ve malesef Galatasaray'da seçeneklerimiz az. Barış zaten bildiğim kadarıyla geçen seneye kadar ön libero oynamadı. Ama ön libero olarak helal olsun adama dediğim maçları hatırlıyorum. Senin dediğin anlamda defansif mantaliteye sahip olduğunu gösterir bu. Aynı Mehmet Topal'ın defans oyuncusu olmaması ama milli takım ve Galatasaray'da defansda güzel maçlar çıkarması gibi. Ama aslında senin dediğin Flamini ve Mehmet Topal örneğine bakarsak niçin Mustafa Sarp'ı Galatasaray'a yakıştıramadığımı daha net anlatabilirim. Mustafa Sarp hiç bir zaman o defansif anlayışı sergileyemiyecek. Evet Pana maçında hakikaten iyidi. Hücuma çıktı bir kaç fantastik dripling yaptı, topla dönüp 2 rakibini ekarte etti ağzımız açık kaldı ama zorluk derecesi yüksek maçlarda zayıf defansif özellikleri bize kaybettiriyor. Misal bu sezon ki Fener maçında Alex'in performansı. Aslında tek maç örnek göstererek karar vermek yannış olur ve zaten artık adam markajı günümüz futbolunda kötü bir defans yolu ama genel olarak Mustafa Sarp'ın böyle bir zaafı var. Çok güçlü bir takım olmak istiyorsak kesinlikle mükemmel bir ön liberoya sahip olmalıyız. Ön liberonun ne kadar önemli olduğunu Xabi'yi kaybeden Liverpool'un geçen sene ve bu seneki performanslarını kıyaslayarak görebiliriz. O nendele Mustafa Sarp ne kadar iyi performans gösterse de bu takımın ön liberosu değildir. Ofansif olarak zayıf bir ön libero tolere edilebilir ama defansif olarak zayıf bir ön libero ile büyük hedeflere ulaşmak mümkün değil. İşte Ernst transferinden sonra geçen seneki Beşiktaş performansı... Örnekleri çoğaltmak mümkün.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Hala savunuyorsun fikirlerini ilginç. Argüman bile kalmadı elinde. Xavi'yi bile hücumcu saymışsın artık fikirlerinin doğru sayılması için. Adama bu yıl La Liga'nın en iyi defansif orta sahası ödülünü verdiler. :) Ne dediğinin farkında bile değilsin. Önce tek ön libero diyorsun, sonra Xabi Alonso'yu örnek gösteriyorsun falan. Fikirlerini toparla gel.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



@Batu Han öncelikle söyleyeyim sayfalardır okudum yazdıklarını, ilk uzun uzun Sarp'ı eleştirdiğin mesaj çok güzel.



Güzel, çünkü gerçekten iyi sebepler bunlar ama bence geçerli değil. Mesela topsuz alanda açık ara en iyi oyuncumuz Sarp, hem ofansif hem defansif olarak. Mesela önlibero oynarken ve defanstan çıkarken top Servet'teyken Zan'ın yerine koşu yapar, Zan ileri çıkar; böylece ilk üçgenimizi hazırlayan olur.



Total futbolun bünyemize katmaya çalıştığımız felsefelerinden en önemlilerinden biri mevkisini terk eden oyuncunun pozisyonunu bir başka oyuncunun doldurmasıdır. Sarp da bunu hem stoperlerin ve beklerin, hem de ön iç oyuncularının yerini doldurarak inanılması zor bir şekilde başarılı yaptı hep.



Aslında topsuz alanda açık ara takımın en iyisi Sarp.



Şimdi diğer konu, çok koşmak. Sanıldığının aksine bu sistemde en az koşan oyunculardan biri önliberodur :) Ön iç oyuncuları çok daha fazla koşar. Sarp bu kadar çok yer değiştirip her yere yetişmeye çalıştığı için kaydırmalar yaşanıyordu dizilişte, bu yüzden Topal'ı orada oynatıyor Frank artık, Sarp hep ön iç oynuyor, önlibero oynadığında da ileriye kat eden oyuncu o oluyor, sabit oynayan Topal oluyor, yani aslında Sarp bilindik bir önlibero olarak oynatılmadı uzun zamandır, sadece sezon başında böyle denendi, ama Topal kotaramadı ileriye kat etme işini, çünkü Sarp kat kat daha iyi topsuz alanda Topal'dan.



Son olarak senelerdir FCB'yı takip eden bir olarak herkese söyleyeyim. İki önlibero ile başladı Frank, sonra tek önliberoya geçti. En son aşama olarak Cruyff'un gerçek formasyonu olan 3-4-3'e geçti. Ama olmadı o aşama başarısız oldu. Yani aslında barcelona her zaman bu dizilişte oynamıyordu, sistem aynıydı evet ama 4231 başladılar, 433 oldu, 343 yapmaya çalıştılar, tutmadı.



3-4-3'de zamanında o "gerçek" total futbolun gerçekleştiği formasyondu zaten.



Edit: Mesela Toure ve Xabi çok az koşarlar :) Barış'da çok kaydırma yaşatacağı için olmaz, çünkü omurga sabit kalmalı. İç oyuncusu olarak daha iyi. Hatta forvet arkası bile olabilir bence.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Xavi defansif orta saha oyuncusu falan değil. Xavi tam bir orta saha oyuncusudur. Xavi'nin defansif orta saha oynadığını söylüyosan hakikaten senle benim futbol anlayışlarımız tamamen farklı. Maç başına en az 10 kilometre koşan ve sezonu mükemmel şekilde geçiren bir oyuncuya tüm üstün ofansif yetenekleri karşısında defansif görevini hatasız yaptı diye o ödülü vermiş olabilirler. Michale Jordan da kaç sezon en iyi defans takımına seçildi. Ama bu Jordan'ı defansif özellikleriyle ön plana çıkarmaz. Şu an Barcelona böyle bir takımsa Messi değil Xavi'nin topla oyuna yaptığı katkı sayesindedir. İniesta ile beraber mükemmel bir pas trafiği yakalıyorlar. Geçen sene %92 pas ortalamasıyla oynamış adam. Ve Barca'nın ataklarının %80 ini organize ediyor. Şimdi bu ofansif güç değil de nedir? İlla dripling mi yapması gerekiyor? Üstelik Xavi ofansif orta saha oyuncusu demedim ben ofansif özellikleri yüksek bir adam dedim. Arada büyük fark var. Dünyada box to box oyuncuların içinde en iyisi bu adam değil midir? Sen benim söylediğim şeyleri yanlış hale getirmek adına sanki Xavi'den Messi'den bahsedermişim gibi bahsediyosun. Neyse dediğim gibi sen kazanmaya ben fikir paylaşmaya çalışıyorum. Ama biraz bel altı bir yaklaşımın var.



Bence sen benim ne dediğimi anlamak yerine yanlış bulmaya konsantre oluyosun. Mesela kızlar vardır resmin tamamına bakmak yerine ufacık bi kelimeye takılır ve kıyameti koparır. Tavır o tavır...
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Xavi defansif orta saha oyuncusu falan değil. Xavi tam bir orta saha oyuncusudur. Xavi'nin defansif orta saha oynadığını söylüyosan hakikaten senle benim futbol anlayışlarımız tamamen farklı. Maç başına en az 10 kilometre koşan ve sezonu mükemmel şekilde geçiren bir oyuncuya tüm üstün ofansif yetenekleri karşısında defansif görevini hatasız yaptı diye o ödülü vermiş olabilirler. Michale Jordan da kaç sezon en iyi defans takımına seçildi. Ama bu Jordan'ı defansif özellikleriyle ön plana çıkarmaz. Şu an Barcelona böyle bir takımsa Messi değil Xavi'nin topla oyuna yaptığı katkı sayesindedir. İniesta ile beraber mükemmel bir pas trafiği yakalıyorlar. Geçen sene %92 pas ortalamasıyla oynamış adam. Ve Barca'nın ataklarının %80 ini organize ediyor. Şimdi bu ofansif güç değil de nedir? İlla dripling mi yapması gerekiyor? Üstelik Xavi ofansif orta saha oyuncusu demedim ben ofansif özellikleri yüksek bir adam dedim. Arada büyük fark var. Dünyada box to box oyuncuların içinde en iyisi bu adam değil midir? Sen benim söylediğim şeyleri yanlış hale getirmek adına sanki Xavi'den Messi'den bahsedermişim gibi bahsediyosun. Neyse dediğim gibi sen kazanmaya ben fikir paylaşmaya çalışıyorum. Ama biraz bel altı bir yaklaşımın var.



Bence sen benim ne dediğimi anlamak yerine yanlış bulmaya konsantre oluyosun. Mesela kızlar vardır resmin tamamına bakmak yerine ufacık bi kelimeye takılır ve kıyameti koparır. Tavır o tavır...



Değil. Steven Gerrard.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Anlamakta güçlük çekiyorum seni. Hem Barış-Arda-Elano gibi bir sistemi savunuyorsun. Hem Arsenal'ı örnek göstererek Fabregas gibi adamları tölere etmek adına defansif olarak çok sağlam bir adam kullanıyorlar diyorsun(her ne kadar öyle olmasa da). Hem Xabi Alonso'yu örnek göstererek onun gidişinden sonra Liverpool'un defansif zafiyet olduğunu iddia ediyorsun.(Mashcerano'yla yan yana oynayan Alonso'dan bahsediyoruz) Sonra gelmiş Xavi'nin ofansif gücü olduğunu falan söylüyorsun ki zaten bunu herkes biliyor. Xavi'nin defansının ne kadar harika olduğundan, defansının ofansına oranla daha iyi olduğundan falan bahsediyordum ben oysa.



Ne dediğini bir anlayabilisem. Tek ön liberoyu mu savunuyorsun, yoksa çift ön liberoyu mu? Xavi'ye mi ihtiyacımız var, Toure'ye mi, Iniesta'ya mı?
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Bunun formasi son pozisyonda neden yirtildi ? tekrarini hic göstermedi lig tv.
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Ya biri aciklayabilirmi bana, Sarp'in Formasi hangi ara, nasil yirtildi?
 
Cevap: #16 Mustafa Sarp



Okul çocuğunun biri çekti yırttı! ama hakem bey o an gol olacak diye ellerini havaya kaldırıyordu
 
Geri
Üst Alt