17/18 2. Ön Eleme M:2 | Galatasaray 1-1 Östersunds | MS | 20 Temmuz | Smart Spor

Valla Belhanda ve Gomis'e bağlı bu tur..
Gomis pozisyona girsin kesinlikle gol yapar..
 
Eğer o kaleci as kalecileriyse uzaktan her şut tehlike ama Belhanda'dan başka kaleyi tutturacak adam yok :)
Ne komik..
Podolski o kaleciyi hayata küstürürdü..
 
Protesto macin sonunda yapilir, macin basinda degil. Tarihe bir leke sürülmesine siz de sebep olmak istemiyorsaniz tabi.

5-0 da kazansak, macin sonunda stat "yönetim istifa" diye inlemeli, ama macin basinda degil.

Eger Galatasaray bu turu gecemiyorsa, gercekten kapatsin kulübü artik. 20 dakikalik isi var bu Östersund´un.

Kadromuz lesh oldugu icin cok fazla degisiklik beklemeyin. Onlarin yerine oynayacak olanlar, digerlerinden de lesh.

Ama bu turdan sonra Selcuk´u, Carole´u, Yasin´i, Sinan´i oynatan haindir, serefsizdir.
 
Saha dışındaki abuklukları bi kenara bırakıp saha içinden bahsedeyim. Zaten ikisinde de durum birbirinden vahim.

Tudor'un yapmak istediğini az çok anladık artık. 11 oyuncunun da oyunun hangi anda nerde olduğunu kendi kontrol etmek istiyor. Takımın sürekli deparlı koşu halinde rakibi rahatsız etmesini istiyor. İlk bakışta ne güzel işte, büyük takım dediğin böyle olur rakibi sürekli baskı altında tutmak gerek denebilir. Ama durum öyle değil. Büyük takım ilk dakikadan son dakikaya kadar deli dana gibi koşmaz. Zaten bu şekilde maç veya puan kazansan ne olacak? Sürekli bir plan olamaz bu. 2 maç öyle oynarsan 3. maç ya oyuncular sakatlanmaya başlar ya da yalan koşulara başlar. Ayrıca Bucaspor'la oynayan Galatasaraylı bir oyuncuya 120 km koşacaksın dersen, onu dedikten sonraki lafını ciddiye almasını bekleyemezsin. Bunlar Tudor'un planının yanlış kırmızı çizgileri. Disiplinli bir oyun istiyorsanız oyun akarken dinlenilecek anların ve özgür davranılacak pozisyonların ilk planda belirli olması lazım.
Bu planın bir saçmalığı da şu. Baştan sona pozisyon kaybetmeden yüksek tempoda defansif koşu istediğiniz bir takımdan hücumda kalite bekleyemezsiniz. O kalibrede oyuncular zaten mıknatısla Real Madrid'e çekiliyorlar. O yüksek tempoda ince işleri yapabilecek oyuncular futbolun Türkiye'de düşmesi imkansız elementleri. Ancak o özelliklere sahip oyuncular olsalar bile, Real Madrid'de bile o oyunu oynatırsanız Capello'ya dedikleri gibi "Maaşına zam işine son" derler.

Gelelim işin futbolcu tarafına. Maçı izlerken oyuncuların içinde bulundukları sisteme inanmadıklarını her hareketlerinden anlayabiliyorsunuz. Kenarda Tudor dikkatle bakıyor diye bi koşuyu atıyor oyuncu ama tamamen yalan. Toplu adama doğru prese giderken adamın yöneldiği yere doğru ayak falan uzatırsın değil mi topu bloklamak için? Bizimkilerde yok, sadece adama doğru kalitesiz yalancı depar atıyorlar. Tamamen inanmadığından, kendisine söylenen şeyi yapmasının saçma olduğunu düşündüğünden. Hatta çakallıkta master degree bir olay da şu ki; mesela Yasin veya Sinan 100% depar atıyorlar güya rakip sağ beke, ama bariz bariz çalım yemeye gidiyor. Depar bitince aut çizgisine kadar koşmuş ve artık Gomis'in veya Eren'in pozisyon olarak Yasin'in bölgesine prese gelmesi gerekiyor. O da 1 geliyor 2 geliyor 3.'de gelmiyor, çünkü her seferinde oraya prese gelse hem kendi kondüsyonu biter kendi pozisyonunu sürekli boşaltmak zorunda kalır. Umut her defasında o koşuları yapıyor hatta defansa kadar geliyordu, o zaman da kendi pozisyonu boş kalıyordu. Bunun oyunun bütünlüğüne verdiği zarar çok çok büyük. Topu kaptığın zaman santrafor bölgesi boş, bu bir. Santraforu bekleyen stoperlerden birinin orda beklemesinin anlamı kalmıyor ve o da senin üstüne geliyor, bu da iki. Bütün oyun planını değiştirmek zorunda kalıyor yani. Dolayısıyla Yasin'in, Sinan'ın, bazen Rodriguez'in, hatta sık sık Tolga'nın bu yalancı presleri maç öncesi planınız ne olursa olsun yaya kalmasına neden oluyor. Burda oyuncuların çakallıklarından bahsettim ama ilk paragrafta bahsettiğim gibi, bunu yapmalarının sebebi sisteme ve plana inanmamaları. Bu sisteme ve plana ben de inandığımı söyleyemem, büyük takım için uygun da bulmuyorum. Bu durumda oyuncuların neden böyle yaptıklarını anlayabiliyorum ama ortadaki rezaletin major sebeplerinden oldukları gerçeğini değiştirmiyor bu.

Östersunds maçında da bu söylediğim iç savaşlarla geçti. Evet iç savaş bu durum için doğru tabir bence. Bu savaş oldukça rakip çok önemli değil zaten. Birbiriyle savaşması gereken iki takım var sahada, ama takımlardan biri aynı anda kendi içinde bir savaş yapıyor. Rakip eğer konsantre ise 30 dakikada 4'lük yapıyor sonra geri çekilip dinleniyor, sen de 60 dakika topa sahip oluyor görünüyorsun ama 60 dakikanın 10'unda bile rakibi rahatsız edemiyorsun. Planı belli takımlarda bunu çok açık gördük, görüyoruz ve maalesef görmeye devam edeceğiz.

Çözüm sadece Tudor'un gitmesi değil, oyuncuları gerçekten ikna edebilecek bir sistem lazım. Sinan'a "Sen 10 numara oynuyorsun ama görevin oyun kurmak değil Gomis'e yakın olup ikili oyun yapmak. Hava toplarında onun indirdiği yerlere depar atmak" demek lazım. Sinan ve pozisyon özellinden bahsetmiyorum sadece örnek verdim. Oyunculara maça çıktıklarında bireysel görevler atamak lazım. Takımın en fazla şut atan oyuncusu tahta ayaklarıyla Tolga olamaz. Sadece bu bile baştan "Otur sıfır"

Rövanşta değişmesi gereken şeylerle ilgili de paragraflarca yazı yazılabilir ama ümidimiz var mı? Işık var mı? Herhangi akılcı bir hareket var mı hem teknik ekipten hem yönetimden?

:hat:

Renktaş, bu mesaj foruma çerçeveletip asılmalı. Tespitlerin harika.

Rakibe basarak, rakibi bunaltma işini bütün büyük takımlar yapıyor ancak bunu doğru metodlarla yapıyorlar.

Fatih Terim de aslında kabaca bakarsan; takımına önde baskı yaptırıp, rakip takımı rahatsız ederek, kolay çıkmasına izin vermeyerek, hataya zorlatarak takımını oynatıyor ama dediğin gibi olay bundan ibaret değil. Her oyuncunun atanmış bir görevi var, taktik olarak bir şeyleri doğru yapıyor ki başarılı oldu GS'da.

Tudor geldiğinde en büyük korkumuz taktik bilgisindeki yetersizlik idi, maalesef doğru çıktı.

Ve evet, üzülerek söylemeliyim ki Tudor'a takımın büyük çoğunluğu inanmıyor, saygı duymuyor. Ancak bu daha büyük bir rezalet.
Östersund denilen; takımın toplam değeri Maicon kadar olan, aldığı toplam ücret Selçuk'un maaşı kadar olan, şehrin toplam nüfusunun TT Arena'dan az olan, tarihinde ilk kez Avrupa'ya katılan, kendi liginde 6. olan amatör derecesindeki takıma karşı tek bir pozisyona girmemeyi kendine yediren GS'lı oyuncu, oyuncu olamaz. Bi insanın bunu kendine yedirmesi için karaktersizlik abidesi olması lazım.
 
Son düzenleme:
____________Muslere____________

Serdar___Maicon___Ahmet___Linnes

____Koray____Tolga_____________

_________________Belhanda______


Emrah_______________Garry R.____

______________Gomis____________

En ideal kadro bu gibi. Koray genç milli takımlarda iken ön libero oynamış bir isim zaten. Hazırlık maçında Selçuk ile kıyaslarsak 10 kat daha iyi oynamıştı. En azından her insan gibi hareket edebiliyor. @ENES DALMIS ne dersin reis?
 
Son düzenleme:
28723.webp

Yasin sakatmış,Sinanıda oynatmasa sadece Carole çöpünden feragat etmesi kalır şu kadroyla muhtemelen parçalarız
 
1 hafta var maçların arasinda 5 antrenmanla neler değişebilir göreceğiz
 
Barcelonanın PSG rövanşında yaptığı sistemi bizim Östersunda yapmamız lazım :red:
 
Muslera
Linnes Maicon Ahmet Carole
Sinan Selçuk Tolga Garry
Belhanda Gomis

Bu 11 ile çıkarız ne kadar yetersiz olursa olsun geçmeliyiz bu turu.
 
Günlerdir bu maçı kafamda oynatıyorum nasıl 3-4 atabiliriz diye düşünüyorum sanırım şöyle bir 11 yapardım..

------------------------Muslera--------------------------------

--Koray-------Ahmet------Maicon-----Linnes-------------

--------------------- Tolga-------------------------------------
--------------------------------Belhanda-------------------

---Sinan-----------------------------------------Garry-----


------------------Gomis--------------Eren----------------------
 
Hırvat köylüsünün son maçı, yazın.
 
Östersunds FK

Allsvenskan
Bugün, 18:30
Jämtkraft Arena, Östersund
[TABLE="class: _zD _mEd, width: 240"]
[TR]
[TD="class: _JX _AZc"]
hc02mnENVVqmAAAAABJRU5ErkJggg==
[/TD]
[TD="class: _JX _WMb _aeb _KYh"]Östersunds
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]

-
[TABLE="class: _zD _mEd, width: 240"]
[TR]
[TD="class: _JX _WMb _beb _KYh, align: right"]Djurgården
[/TD]
[TD="class: _JX _zZc"]
T9MjpeyJx0PGwAAAABJRU5ErkJggg==
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]




Bakalım nasıl oynayacaklar. 1 saat sonra başlıyor maç.
 
Pek bir ümidim yok acikcasi.

Tudor denen gereksiz herifin hic bir oyun plani yok. Bu yetmezmis gibi Sneijder olayi ile iyice dibi gördüler, büyük cogunlugun bu maca dair pek bir beklentisi yok.

Oyuncularin durumu da hic iyi degil. Tek bir gülen adam bile yok, hepsinin surati asik hayata küsmüs gibiler.
 
Hirvatin son maci.
Bu takim ilk maci oyle berbat oynadiktan sonra daha da berbat oynayip hirvatin basini yer.
Zaten 3 fark gibi imkansiz bir sey lazim bu yuzden cok fazla kasmazlar elenmek icin.

Samsung Galaxy S8+ via GSC Mobil
 
İlk 20 dakikada gelecek golle havaya girmek önemli
 
Geri
Üst Alt