Fatih Terim: "Bizde şöyle bir hastalık vardır; yanlış takım çıktı, hâlâ değiştirmiyor, görmüyor musun, bu oyuncu girmezdi, geç girdi vs. Ben de bunun ismini şöyle koymuştum; tanısı olmayan hastalık. O girdi, bu çıktıdan ziyade bizim bakacağımız yerler başka yerler."
Fatih Terim: "Üzülmeyi de, sevinmeyi de, turnuvadan sonraya bırakmalıyız. Hatta hesap sormayı da... Çok zamanımız var. Bunun için sorularımız var, onlarda cevabı hazırdır. Bu iş çok basit; kazanırsan ödüllenirsin, kaybedersen bedelini ödersin."
Fatih Terim: "Bilinenin dışında aklınıza bir şey geliyorsa; yapın. Aklınızdan geçeni yapın, maçtan sonra nasılsa ne yapsanız eleştirilecekseniz."
Fatih Terim: "Savunma yaptırdık ama rakibi hataya zorlamadık. Çabuk oynayıp tekrar tekrar deneyebilirdik. Biz oynamadık, oyalandık. Bu da herhalde aşırı güvenimizden geldi. İnşallah öyledir. Öbür maçta hallederler çünkü."
Fatih Terim: "Kendimize şöyle bir motto koyamaz mıyız: Neyiz, kimiz, ne istiyoruz, nereye gidiyoruz, hedefimiz ne? Böyle bir şey koymuştur herkes. Bu en doğal şeydir. Şu andan sonra biz buradan çıkamaz mıyız? Çıkarız. Kendi işimizi zora soktuk. Turnuvalarda alınan her puan, atılan her gol çok önemli. 1 golle biz bir grup geçemedik. Çekya'yı 3-1 yensek direkt çıkıyoruz. 48 takımda üçüncülere de şans var. Kimse bırakmak gibi bir düşünceye kapılmamalı."
Fatih Terim: "Bu maç bitti. Biten her şey, başlayan başka bir şeydir. 2 maçımız var. EURO 2008'de Portekiz'e 2-0 yenildik. Sonra yarı finaldeydik. Türk Milli Takımı'nın önünde 2 maç var. Mesele son maça kadar mücadeleyi sürdürmek. Bir galibiyetin bile götürebileceği bir turnuvadayız."
Fatih Terim: "Bazen yanlış bilinen doğruları anlatacağım. 'Allah Allah' diyecekler. Bazen doğru bilinen yanlışları anlatacağım. 'Hayda' denecek. Bu platformda çok şey yerini bulacak. Gerekirse ismen, gerekirse cismen, gerekirse herkesin anlayacağı şekilde ima ederek. Ay, güneş, gerçek hep çıkar."