#27 Emmanuel Eboué

Kadron da Eboue var ama sen oynatamiyorsun yada oynatmak istemiyorsun, cok enteresan bir durum aslinda!

Kime ***** etsem sasirdim, yabanci sinirini getiren sahislara mi? Eboue'yi taraftar olarak yememize sebep olan medya mi? Ikisine mi?
 
bende senin gibiyim açıkcası realistim biraz bundan dolayıda çok tepki alıyorum hem forumdan hem çevremden bazıları olayları geç kabul ediyor bu sıkıntı açıkcası hemen herşeyi söylüyemiyorlar(mesela 1 aydır aysal kaçıcak diyorum kimse inanmadığı gibi hakaret ediyorsun filan diye şikayet ediyorlardı ee noldu şimdi kaçtı işte boşunamı söyledik yani çöpe mi gitti dediklerimiz) hep bir polyannacılık var ama görünen köy klavuz istemiyor işte hayalcilikle bir yere varamayız...

Ünal Aysal acemi döneminden sonra dümeni iyice eline almak istemis, ve bunun üzerine Galatasaray´in geriye gitmesini saglamistir. Yola ciktiklari ile degil, yolda bulduklari ile devam etme karari aldi ve burnunun üzerine oda düstü, bizi de düsürdü. Bunu sadece Adem Cakar, yada ozan Pukki demiyor, bunu camiada Ünal Aysal en yakininda gördügü Ali Dürüst ve Faruk Süren gibi adamlar da söylüyor.


Kadron da Eboue var ama sen oynatamiyorsun yada oynatmak istemiyorsun, cok enteresan bir durum aslinda!
Kime ***** etsem sasirdim, yabanci sinirini getiren sahislara mi? Eboue'yi taraftar olarak yememize sebep olan medya mi? Ikisine mi?

Türkiye´de göze batan adam sevilmez, Ebou yere düsmeleri ile cok fazla göze batti. Formsuz bir eboue bile, Türkiye´de nerdeyse bütün bekleri donunda sallar. Ofansif anlamda avrupa capinda en becerikli beklerden bir tanesidir. Güclü fizigi ve hizi sayesinde gecilmesi kolay bir adam da degildir, mac icinde konsantrasyon hatalari olmasa, zaten cok farkli yerlerde olurdu. Ama bizim seviyemizde, alabilecegimiz en iyi beklerden bir tanesiydi. Cok iyi bir fiyata aldik birde.
 
Alıntı yaptığım eski yazımın ilk satırında ''Hoca-Yönetim...'' diye başlayan cümlede de görüldüğü üzere, Hocayı eleştirip Aysal şakşakçılığı yapanlardan değilim...Aksine başka topiclerde Ünal Aysal hakkındaki eleştirilerim için o tür şakşakçılardan tepki de gördüm...Kendisi hakkında Süren in birkaç gün önce yaptığı açıklama, benim düşüncelerimle çok noktada örtüşüyor...

Ünal Aysal ın başkan olmadan önce verdiği demeçlerle oluşan hayranlığım çok kısa ömürlü oldu; ''1. Madrid transfer seferi fiyaskosu'' sözü bana ait bir hayal kırıklığı ifadesidir. Ondan sonraki süreçte de, verdiği mesajlara aykırı davranışlarını sıkça ve sertçe eleştirirken; Fatih Terim' e toz kondurmuyor, sadece gerekli takviyeleri yap(a)maması hususunda sitemkar eleştirilerde bulunuyordum...Ancak bu tavrım geçen yıl transfer döneminin yine boş geçirilmesiyle değişti, yukardaki yazı o döneme ait...Hedeflere ulaşılmış olsa da koskoca 2012-2013 sezonunda güvenle ve keyifle 5 maç seyredememiştik ve ligin sonlarına doğru her maç bir öncekinden kötü futbol oynuyordu takım, rakibimizin toparlanacağı da belliydi...2013-2014 sezonuna başlayan kadrodan hiç bir şey olmayacağı çok açıktı ve bundan da baş sorumlu Terim idi...Niye öyle düşündüğümü ve sonraki süreci tartıştık zaten...İlle bir ortak noktada buluşulması gerekmiyor (Böyle tartışmalar neye gerek, ya da kime ne faydası varsa, o da ayrı konu tabi?)...
 
Alıntı yaptığım eski yazımın ilk satırında ''Hoca-Yönetim...'' diye başlayan cümlede de görüldüğü üzere, Hocayı eleştirip Aysal şakşakçılığı yapanlardan değilim...Aksine başka topiclerde Ünal Aysal hakkındaki eleştirilerim için o tür şakşakçılardan tepki de gördüm...Kendisi hakkında Süren in birkaç gün önce yaptığı açıklama, benim düşüncelerimle çok noktada örtüşüyor...

Ünal Aysal ın başkan olmadan önce verdiği demeçlerle oluşan hayranlığım çok kısa ömürlü oldu; ''1. Madrid transfer seferi fiyaskosu'' sözü bana ait bir hayal kırıklığı ifadesidir. Ondan sonraki süreçte de, verdiği mesajlara aykırı davranışlarını sıkça ve sertçe eleştirirken; Fatih Terim' e toz kondurmuyor, sadece gerekli takviyeleri yap(a)maması hususunda sitemkar eleştirilerde bulunuyordum...Ancak bu tavrım geçen yıl transfer döneminin yine boş geçirilmesiyle değişti, yukardaki yazı o döneme ait...Hedeflere ulaşılmış olsa da koskoca 2012-2013 sezonunda güvenle ve keyifle 5 maç seyredememiştik ve ligin sonlarına doğru her maç bir öncekinden kötü futbol oynuyordu takım, rakibimizin toparlanacağı da belliydi...2013-2014 sezonuna başlayan kadrodan hiç bir şey olmayacağı çok açıktı ve bundan da baş sorumlu Terim idi...Niye öyle düşündüğümü ve sonraki süreci tartıştık zaten...İlle bir ortak noktada buluşulması gerekmiyor (Böyle tartışmalar neye gerek, ya da kime ne faydası varsa, o da ayrı konu tabi?)...

Ben zaten Aysal saksakcisi demedim, ama bana göre burada büyük cogunluk bu kisir tartismanin etkisi altinda kalmistir. Ben mesela tam tersi, Terim´i nekadar sevsem bile, gelmesini istemiyordum. Basarili olamiyacagini, heyecanini falan kaybettigini düsünüyordum ve zamaninda TM´de yazdiklarimdan sonra kapaklar yedim hocadan.

Ünal Aysal konusunda ben senin gibi düsünüyorum mesela. Söz verdikleri ile yaptiklara arasinda daglar kadar fark var, ve bende hayal kirikligi yasadim. Ben yöneticileri sevmem, ama uzun süre sonra umut bagladigim ilk yönetici ve Baskan Aysal´di...
Transfer döneminde herkes bir ara Aysal´a yüklenirken, bir rica sonrasi olsa bile, bu adami savundum. birlik beraberlik bozulmasin, kimse hedef haline gelmesin diye.

2012/2013´den sonra ne Terim ile, nede Terimsiz transfer dönemleri iyi gecmedi diye düsünüyorum. O yüzden kulübün sartlarina baglamak daha dogrudur diye düsünüyorum. Ben yinede ciddi bir fark ile en iyi kadroya sahip oldugumuzu fikrindeyim ligde. Ama Terim gittiginden beri, bir takim olgusu olusamadi. Sen kötü de oynayabilirsin, ama takim olarak sahaya cikarsan yine hedefe ulasirsin. Uzun süredir futboldan en basit isleri, takim olarak yapamamaya basladik.

---------------------------------

Transfer konusunu biraz daha iyi yönetebilmek icin bu takimin basina Sportif Direktör lazim. Kurumsallikdan bahseden bir insanin, sportif anlamda hic bir sekilde kurumsallik getirememesi üc yil icinde hayal kirikligidir. Birak o Spoertif Direktör etrafinda profesyonel bir ekip kursun, ve yönetim olarak bu isten elini ayagini cek. Senin görevin sadece bütceyi belirlemek olsun, Realist bir bicimde.
Nekadar fikir olursa, okadar iyi olur. Birak Teknik Adam ile Sportif Direktör, onun ekibi ve scouting team´i ilgilensin bu konular ile. Kavga olur, gürültü olur ama spor ahlakini taniyan adamlar arasinda olur. Ortaya yine daha iyi bir ürün cikar...
 
Son düzenleme:
Ben zaten Aysal saksakcisi demedim, ama bana göre burada büyük cogunluk bu kisir tartismanin etkisi altinda kalmistir. Ben mesela tam tersi, Terim´i nekadar sevsem bile, gelmesini istemiyordum. Basarili olamiyacagini, heyecanini falan kaybettigini düsünüyordum ve zamaninda TM´de yazdiklarimdan sonra kapaklar yedim hocadan.

Ünal Aysal konusunda ben senin gibi düsünüyorum mesela. Söz verdikleri ile yaptiklara arasinda daglar kadar fark var, ve bende hayal kirikligi yasadim. Ben yöneticileri sevmem, ama uzun süre sonra umut bagladigim ilk yönetici ve Baskan Aysal´di...
Transfer döneminde herkes bir ara Aysal´a yüklenirken, bir rica sonrasi olsa bile, bu adami savundum. birlik beraberlik bozulmasin, kimse hedef haline gelmesin diye.

2012/2013´den sonra ne Terim ile, nede Terimsiz transfer dönemleri iyi gecmedi diye düsünüyorum. O yüzden kulübün sartlarina baglamak daha dogrudur diye düsünüyorum. Ben yinede ciddi bir fark ile en iyi kadroya sahip oldugumuzu fikrindeyim ligde. Ama Terim gittiginden beri, bir takim olgusu olusamadi. Sen kötü de oynayabilirsin, ama takim olarak sahaya cikarsan yine hedefe ulasirsin. Uzun süredir futboldan en basit isleri, takim olarak yapamamaya basladik.

---------------------------------

Transfer konusunu biraz daha iyi yönetebilmek icin bu takimin basina Sportif Direktör lazim. Kurumsallikdan bahseden bir insanin, sportif anlamda hic bir sekilde kurumsallik getirememesi üc yil icinde hayal kirikligidir. Birak o Spoertif Direktör etrafinda profesyonel bir ekip kursun, ve yönetim olarak bu isten elini ayagini cek. Senin görevin sadece bütceyi belirlemek olsun, Realist bir bicimde.


Nekadar fikir olursa, okadar iyi olur. Birak Teknik Adam ile Sportif Direktör, onun ekibi ve scouting team´i ilgilensin bu konular ile. Kavga olur, gürültü olur ama spor ahlakini taniyan adamlar arasinda olur. Ortaya yine daha iyi bir ürün cikar...

Bu kısmına katılamayacağım...İki sezondur takımın başında olan, kadronun hangi noktalarında zaafiyet olduğunu ve Türkiye liglerinde oynayan bütün oyuncuları avucunun içi gibi biliyor olması lazım gelen Fatih Terim le, anlık gelişmeler sonucu hayatlarında belki ilk defa ülkemize gelen iki italyan TD ü aynı kefede değerlendirmek, mazeret üretme adına adil ve objektif bakıştan uzaklaşmanın ifadesidir...Kulübün şartlarıyla alakası o zaman için çok ön planda değildi, kabul edilebilir düzeyde bütçe sağlanabiliyordu, tabi sözgelimi stoper için ilk tercih olarak 20 milyonluk Miranda isminin yazılması ve alınmadı diye veryansın edilmesi, sadece kulüp değil ülke ve lig şartları için de afaki bir durum ki alınan stoper için 6.3 m ödendi, daha ne olsun?!...Mancini-Prandelli nereden bilsin Salih Dursun, Veysel Sarı, Yasin Öztekin vs nasıl futbolculardır?...Onların hata yapması normal ve kıyaslamak doğru olmaz...

Benim için yerli - yabancı TD tercih edilmesi konusunda yerliden yana tavır almanın en belirgin unsurlarından biri, yerli oyuncu havuzunu tanıyor olması dolayısıyla hazır yahut potansiyelli futbolcuları takıma kazandırabilecek olması beklentisidir...Bunun en çarpıcı örneği Ersun Yanal' ın Trabzonspor performansıdır; aldığı çok yetersiz kadroyu çok doğru takviyelerle kısacık sürede şampiyonluğa oynatmayı başarmıştı hatırlarsan...Tabi işler yoluna girince Trabzon futbol kamuoyu tarafından haksız bir şekilde 'Öteki' leştirilip 'Bizim adamımız' a yol açılmıştı!...
 
Bu kısmına katılamayacağım...İki sezondur takımın başında olan, kadronun hangi noktalarında zaafiyet olduğunu ve Türkiye liglerinde oynayan bütün oyuncuları avucunun içi gibi biliyor olması lazım gelen Fatih Terim le, anlık gelişmeler sonucu hayatlarında belki ilk defa ülkemize gelen iki italyan TD ü aynı kefede değerlendirmek, mazeret üretme adına adil ve objektif bakıştan uzaklaşmanın ifadesidir...Kulübün şartlarıyla alakası o zaman için çok ön planda değildi, kabul edilebilir düzeyde bütçe sağlanabiliyordu, tabi sözgelimi stoper için ilk tercih olarak 20 milyonluk Miranda isminin yazılması ve alınmadı diye veryansın edilmesi, sadece kulüp değil ülke ve lig şartları için de afaki bir durum ki alınan stoper için 6.3 m ödendi, daha ne olsun?!...Mancini-Prandelli nereden bilsin Salih Dursun, Veysel Sarı, Yasin Öztekin vs nasıl futbolculardır?...Onların hata yapması normal ve kıyaslamak doğru olmaz...

Benim için yerli - yabancı TD tercih edilmesi konusunda yerliden yana tavır almanın en belirgin unsurlarından biri, yerli oyuncu havuzunu tanıyor olması dolayısıyla hazır yahut potansiyelli futbolcuları takıma kazandırabilecek olması beklentisidir...Bunun en çarpıcı örneği Ersun Yanal' ın Trabzonspor performansıdır; aldığı çok yetersiz kadroyu çok doğru takviyelerle kısacık sürede şampiyonluğa oynatmayı başarmıştı hatırlarsan...Tabi işler yoluna girince Trabzon futbol kamuoyu tarafından haksız bir şekilde 'Öteki' leştirilip 'Bizim adamımız' a yol açılmıştı!...

Yerli oyuncu konusunda yapabilecegimiz pek birsey yok bence. Mesela Olcay Sahan Besiktas´i tasiyan yegane oyuncudur, ama bu adami bizde taraftar begenmez, begenirse disimi kirarim. Cogu alacagimiz yerli oyuncular icin bu gecerlidir. Mesela Tarik geldi ve begendigim bir oyuncu ama 4.5 Milyon avro etmez ve cok fazla eksikleri var. Herkes bir kac ay önce Veysel´i istiyordu, adam geldi ve simdi ayni isimler Sabri geri dönsün istiyorlar.
Kimi alalim kardesim, gel bir fikir üret ? Zaten bizim transfer planlamalarimiz hep yabancilar üzerinden oldu, nezaman yabanci siniri kesinlesti ozaman yöneldik Türk´lere. Mancini ve Prandelli bütün oyunculari izleyip, Scout destegi ile yapmislar transferleri. Ama yinede haklisin, yerliler konusunda. Ama alinan yerliler, hatirlarsan eger hepsi begenilen oyunculardi Terim´den sonra. Bence Galatasaray´i ileriye götürecek yerli oyuncu yok Türkiye´de... Senin hedefin Avrupa´nin TOP 10 kulübü ise, o sartlar altinda sana yardim edebilecek oyuncular Arda ve Inler niteligindedir, bunlara da paran yetmiyor. Bu tabiki benim fikrimdir bu konuda.

Fatih Terim konusunda yönetimin büyük bir hatasi var bana göre. Sen Ülke´nin en büyük Teknik Adam´ini getirip Ersun Yanal vari sözlesmeler teklif edilmesini uygun mu buluyorsun mesela ? Fatih Terim´e verilen mesaj ve istenilen kisa vadede basari olmustur. O yüzden basariya dayali sözlesmelere imza attirdilar hep. O yüzden hep 28+ yasinda oyuncular transfer edildi ve bunlarin belirli süre sonra verimleri düsmeye basladi dogal olarak, bazileri de sakatlandi.
En gec 2012/2013 sezonunun sonunda Fatih Terim´e 5 yillik bir sözlesme getireceklerdi önüne, uzun vadeli bir calisma ve gelecegin kadrosunu kurmasini isteyeceklerdi. Adam önünü görürdü ve ona göre daha rahat calisirdi. Hoca daha rahat calisirdi, planini, programini ona göre yapardi ve daha fazla risk alabilirdi... Ve hic bir tartisma cikmazdi, belki öyle bir sözlesmeden ve görkemli imza töreninden sonra Milli Takim´dan teklif bile gelmedzi. yada uygun görmüyorsun anlasip, yollari ayirirlardi sezon sonu. Bizi buraya getirdin, ama artik programimizi baska bir teknik Ekip ile devam etme karari aldik, derlerdi.
En akillisi Terim ile devam etmek olurdu tabi, cünkü bunca basaridan sonra nerdeyse sonsuz kredisi olurdu taraftarin önünde.



Simdi sen Van Gaal´a bak, 180 Milyon avro harcayip transfer yaptirmis, 4. sirada ve yönetime gider yapiyor. "3 senelik sözlesmem var, yapmak istediklerimi ozaman oturtmus olacam" diyor adam. Fatih Terim makina gibi calisan bir takim birakmadi, hersey rayin üzerine oturmus degildi, ama Terim´den istenilen de bu degildi zaten... Yabanci Teknik Adam´lar birde Türkiye´deki tempodan zorlaniyor, hocalardan okadar sey isteniyor ki, iki ayaklari bir pabucu giriyor adamlarin.
Sürekli basari istiyorsan sistem ve oyuncular konusunda esnek davranman lazim, o an gerektireni yapman lazim oluyor. Hem sürekli basari, hemde basarili bir sistem oturmaz. Terim´den sonra gelenler gerektigi anda, gerekli hamleleri yapamadilar. Terim´e tamamen zit oynatan Mancini isin tuzu biberi oldu zaten.
 
Son düzenleme:
Yabancı sınırı var ve oynatamıyoruz YANİ GİTMELİ...
 
keriz silkeleyen bir başka futbolcu, arsenalde temposu düşmüşdü hemen kapının önüne koydular,bizimkiler dururmu 3 yıllık sözleşmeyi verdiler bu düşküne, 1 yıl idare etti sonra malum yattı ,yatmaz zorunda idi keza sıkılmış limondu kendisi şimdi oynamıyor adam gitsin diyor bazıları ,yahu adam bizde aldığı paranın yarısının yarısını bulamaz gittiği takımda, paşa paşa ödeyeceksiniz,ödeyeceğiz baylar,bayanlar, eboue'ye kızacağınıza koskoca takımı emekli ve düşkünleri zengin etme rezilliğine imza atan sözde büyük hocalara ve çapsız yöneticilere suç bulun..
 
Ebuoe şu anda takımda olan tüm bekleri toplar bek diye oynar.
 
Takıma geri dönsün sağda eboue solda tarık iyi olur.
 
Her 1v1de yere düşen adami tAkimda istemem, Champions League'de hiç görmek istemem.
 
akıllanmıştır.lisansı nasıl halletcez..
 
Hasan Şaş televizyon da açıklayamayacağı bir futbol dışı durumu var diyor Eboue için, kötü oyunun sebebi oymuş. Ne olabilir bu acaba?
 
Eboue bütün kanat oyuncularını 4 le bile çarparmış geçen seneki kötü performansıyla bile
 
2.yarı transfer yapılmayacağını da düşünürsek dzemaili gönderilip eboueye lisans çıkartılmalı
 
2.yarı cemaılı ve pandev gönderılıp eboue ve bır yabancı transferle bu takım belkı bır seyler yapar.ama 2.yarıya bır iddamız kalacak mı bılmıyorum.
 
Soyunma odasinda sapiklik yapmiyorsa escinsel olmasinda bir problem yok.
 
Geri
Üst Alt