#4 Ismail Jakobs

Bir tane yarım yamalak orta bile yapamıyor. Orta kalitesi alt lig oyuncularına eş değer.
 
Senin ayağinin ayarini. gonderin devre arasi yav zaten 2 mac var 5 mac yok
 
Hiçbir beki orta açamıyor diye eleştirmem. O ayrı bir meziyet. Zaten keşke tek sıkıntısı bu olsaydı.
 
Bunun sakatlıkları harici daha büyük bi rezillik almadan önce kronik olduğu bilinen biriydi zaten. Bunu bile bile eldeki tüm sol bekleri sollayıp sadece bunun üzerinden kadro planlaması yaptılar geçen sene. Eren Elmalı gelene kadar (şubatta geldi) resmiyette tek sol bekti. Hani bugün oynattığımız Kazımcanı yollamışlardı,Köhn göndermişlerdi tek sol bek Jakobstu kronik Jakobs.

Avrupadan elenirkende Berkan oynuyordu sol bekte

Şimdi bu akıl gelmiş diyor ki biz hatalarımızdan dersler çıkarıyoruz. Ben yemiyorum yiyene afiyet olsun. Galatasaray transfer komitesi ve teknik heyetine futbol aklı gelmediği sürece biz daha çok saçmalıklar yaşayacaz. Başarısız olunan ilk yıl zaten maddi manevi bunların acısı çıkacak şimdi halı altına süpürülüyor sadece
 
Adam kronik falan değil ki kronik rahatsızlığa tabi olmak çok zor ve uzun bir dönem gerektirir. Jakobs geldiği gün yazmıştım aynısını Singo içinde yazdım bu adamlar oyun stili itibariyle 90-100 metrelik çizgiyi 90 dakika ve her maç kullanmaya çalışan oyun disiplini ve bilgisinden eksik oyuncular haliyle her bölgeden her türlü sakatlığa açıklar. Bu tip bek oyuncuları yok mu? var tabi ama onları şu an para ile alamazsın.

Konunun özü bu yani istediğimiz oyuncu profiline sahip adamları biz alamayız o zaman oyun mantığımızı değiştireceğiz ya da en uygun oyuncuyu alacağız.
Boey'in biz de sakatlanmamasının sebebi haftada tek maç oynuyor oluşumuzdu ve 2. yıl CL ile birlikte sakatlanma dönemine yakalanmadan sattık zaten sonrasında Bayern de gözünü sakatlıktan açamayarak o seviyenin adamı olmadığı anlaşıldı. Üst düzey futbolcu kolay sakatlanmaz 2.3. sakatlıktan sonra major takımlar o adama yol verir.

Agresif ve ön alan baskısını benimseyen aynı zamanda dönüşlerde geniş alan savunması yapacak oyuncu istiyorsak aynı kalitede 4 tane bek oyuncusuna sahip olmalıyız bu da ciddi bir maddi külfet. Bu noktada karar kadro planlayıcısının elinde dolayısıyla Kavukçu ile Buruk'un yapacağı planlama bu kadar olur ve oyunculara "kronik" yaftası yapıştırılır.
 
Şaka gibi bir adam. Restoranda yemek yerken baldırım attı da diyebilirdi. Bir an önce kurtulmak lazım, sinir bozucu.
 
Ismail Jakobs: "Geçenlerde, hiç sevgilim olmamışken “sevgilisi vardı” diye anlatılıyor. Sonra da “ondan sonra tekrar gece hayatına düştü, sürekli partiliyor” deniyor. Gazeteciler çıkıp benim hakkımda “Bu çocuk hiç uyumuyor” diyor.

Ben de kendi kendime diyorum ki: Kardeşim, sen benim yatağımın yanında mı oturuyorsun da ne zaman uyuduğumu biliyorsun? Gerçekten bazen düşünüyorum; internette, televizyonda ya da başka bir yerde çıkıp “Bu çocuk uyumuyor” deme özgüvenini nereden buluyorsun? Bu nedir yani?"

Ismail Jakobs: "26 yaşındayım, bekarım. Elbette kadınlarla görüşüyorum, ne bileyim. Arkadaşlarımla takılıyorum ve bundan da keyif alıyorum. Ama buna rağmen tamamen profesyonelim. Bazı şeyler yapıyorsun ama anlatılan hikâyeler tamamen yanlış oluyor."

(Say Less Youtube)
 
Ismail Jakobs: "Doğal olarak şu an Instagram’da falan post atamam ya da ne bileyim, bir yerlerde metinler yazamam vs. ama ben zaten öyle bir insan da değilim. Gösteriş yapmayı seven biri değilim. Mesela burada komşularım var, biliyorsun, onlar da bu işlerin Türkiye’de nasıl yürüdüğünü biliyorlar. Bana gelip diyorlar ki: “Oğlum, aşağıdaki spor salonuna gittiğinde insanlara antrenman yaptığını göster.” Anladın mı?

Ben de kendi kendime düşünüyorum: Aslında ben gösteriş yapmak istemiyorum. Ben öyle biri değilim. Kimseye bir şey kanıtlamak zorunda değilim. Ama burada bazen trene atlamak gibi oluyor; yani insanlara bir şey göstermek için akışa uyman gerekiyor.

Ama bende sanırım o Alman mentalitesi var; daha içe dönük olmak, her şeyi dışa vurmamak. “Fake” demek istemiyorum ama olmadığım biri gibi davranmak istemiyorum. Kendimden aslında saklamak istediğim şeyleri söylemek de istemiyorum, anladın mı?"
 
Ismail Jakobs: "Sakatken oynadığım durumlar oldu. Sırf takıma yardım etmek için. Benim pozisyonumda başka kimse yoktu, sakat olmama rağmen oynadım, takıma katkı sağlamak istedim ve sakatlık daha da kötüleşti. Sonra insanlar “Bu çocuk oynadı, sakatlandı, geri döndü ve yine sakatlandı” diyor. Oysa ben zaten sakat hâlde oynamıştım.İşte bunlar insanın gerçekten çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadığı anlar.

“Ya lütfen, bu kadar saçma şeylere nasıl inanıyorsunuz?” diye düşünüyorsun. Kendini açıklamak istiyorsun ama sonunda her şeyi içine atıp akışına bırakıyorsun. Bu da aslında durumu daha iyi yapmıyor ama… Evet, bazen böyle oluyor...."
 
Geri
Üst Alt