Değerli Gsc ailem, sevgili renktaşlarım. Bugün, uzun zaman sonra bu seviyede geriye düştüğümüz bir maçta geri dönmeyi başardık. Bu sezon Frankfurt, USG ve Monaco maçlarında geriye düştüğümüzde takımın demoralize olup maçı çeviremediğini görmüştük. Bu kez ise o kırılmayı yaşamadık. Bu geri dönüşteki en büyük pay sahiplerinden biri bence şüphesiz Barış Alper’dir. Santradan yediğimiz gol sonrası hem takım hem de tribün demoralize oldu. Tribünlerden gelen ufak protestolar, homurdanmalar ve yer yer bireysel tepkilere rağmen Barış denemeye devam etti, mücadeleyi bırakmadı.Çalışan hata yapar, deneyen hata yapar. Hiç risk almadan, minimum sorumlulukla günü tamamlayanlar ise çoğu zaman gözümüze batmaz ama fark da yaratmaz. Futbol biraz da risk alma ve sorumluluk oyunu.Elimizdeki değerlerin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Eğer bugün Barış’ın gösterdiği performansı Kenan gösterseydi, muhtemelen hepimiz sabaha kadar övgüler diziyorduk. “Bu seviyede böyle oynayan Türk oyuncuyu ilk kez görüyoruz” diyorduk. Oysa aynı cümleleri Barış için kurmakta daha çekingen davranabiliyoruz. Bizi diğer Türk takımlarından ayıran en önemli özelliklerden biri başarıyı talep eden ama bu başarıyı iyi oyunla görmek isteyen bir taraftar yapısına sahip olmamız. Bu yüzden eleştiri dozunun zaman zaman sert olması anlaşılabilir. Ancak eleştirirken de emeği, çabayı ve sahada sorumluluk alan oyuncuyu ayırt edebilmek önemli. Bugün hatalarıyla, doğrularıyla sorumluluk alan, denemekten vazgeçmeyen ve takımın geri dönüşüne ciddi katkı sağlayan bir Barış Alper ve takım vardı. Böyle performansların artması hem takımın tavanını yükseltir hem de yerli oyuncu kalitesi adına umut verir.Kısacası eleştirelim, beklenti koyalım ama hakkını da teslim edelim. Herkese iyi forumlar dilerim.