Utku Gemici
Parçalı Üye
- 2 Ağustos 2009
- 2.600
- 0
- 1.306
Cevap: #55 Sabri Sarıoğlu
Ha-Ha
Ne 'Ne gibi?':confused:
Ha-Ha
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Ne 'Ne gibi?':confused:
Bizim Atahan açmıştı Ali Sami Yen.net adlı adreste böyle bir başlık.
Atahan'ı bilirsiniz. Mayıslar.blogspot.com adlı blogun sahibi. Benim de iyi bir arkadaşım ve ayrıca beğenerek okuduğum bir yazar. Özel hayatında ki bir takım durumlar yüzünden birkaç ay ara verdi, blog forum ve televizyon hayatına. Dönüşünü sabırsızlıkla bekliyoruz diyelim ve geçelim.
Şu Ali Sami Yen.net... Galatasaray için önemini daha önce anlatmıştım. Galatasaray taraftar topluluğun kalbi diyelim orası için kısaca. Rijkaard geldiğinde Sabır Yemini diye bir başlık açılmıştı.
Toplu bir bilinçlenme gösterisiydi bu.
İşin üstadına saygı duymak ve her ne kötü sonuç olursa olsun, Rijkaard'lı güzel günleri beklemek.
Ana fikir bu.
Ama Atahan sormuştu! Peki, Sabri'ye sabır yok mu?
Rijkaard'a ve ekibine varda... Onun güvendiği sürekli forma verdiği oyuncusuna yok mu?
Yâda bu işte bir tezatlık yok mu?
Eskişehirspor ve Stum Graz maçının ardından yine başladı Sabri Sarıoğlu saldırıları. Saldırı bunun adı evet, eleştiri falan değil. Görünce bu yazıları şey diye düşündüm bir an. Ya ben geri zekâlıyım, yada futbolu bilmiyorum. Neyse... Öğrendim ama… Hem ön yargıyı kırmanın bir yolu, hem de Sabri’ye sabır mabır yokmuş demek ki.
Eleştiri anlaşılabilir bir şey, ama zamanı ve şekli önemli nüanslar.
Artemio Franchi yazmış mesela bir saldırı bloğunda.
Fırat'la aramız çok iyidir. Ama ben çok farklı düşünüyorum. Normal tabi bu…
Farklı düşünmemiz kadar doğal bir şey yok. Ama Fırat’ın da tam olarak böyle düşündüğüne inanmıyorum. Beraberliğe bir klup bulmak istiyor ve ön yargılarının kurbanı oluyor bence.
Yâda ben öyle inanmak istiyorum. Art niyetli olduğuna inanmıyorum, çünkü az buçuk tanıyorum ve seviyorum kendisini.
Ben düşüncenin her türlüsüne saygılıyım... Ama bu, Fırat’ın blogunda yapılan bir düşünce midir yoksa saygısızlık mı bilemiyorum.
Yâda mesela Lambuja'nın günler önce Robie Fowler'ın kasti bir tekmesini bloga koyup altına Sabri benzetmesi yapması yorum mudur? Eleştiri midir?
Yoksa nabza göre şerbet vermek midir?
Var mı 8 yıllık futbol hayatında Sabri'nin bir tane rakibine kasti tekme attığını gören?
Var mıdır, Allah aşkına söyleyin!
Sabri cahildir, Sabri karara çok itiraz eder, Sabri maç içinde veya sonunda bir takım arkadaşıyla veya rakibiyle tartışabilir, kavga da edebilir.
Fakat Sabri'nin canileşip bir oyuncuya kasten vurduğunu gören bir Allahın kulu var mıdır?
Şimdi hakeme çok itiraz eden biri diye, kasten tekme atan bir cani ilan etmenin bir anlamı var mıdır peki?
Hâlbuki mesela Galatasaray takımında öyle acımasız yürekli oyuncular mevcut. Mesela, Emre Aşık gençken çok yapardı.
Lambuja'nın kendi tuttuğu takımın oyuncuları arasında daha da çok vardır.
Mesela Lugano, mesela bizim çok sevdiğimiz, çok efendi çocuk, Semih Şentürk.
Türkiye kupası finalinde rakibi Ekrem Dağ'a kasten tekme atmıştır.
Var mı hatırlayan?
Yok, neden? Çünkü güzel çocuk Semih... Öyle tanıttılar bize. İyi aile yaşantısı var. Yedekliği sorun etmez. Gariptir, öksüzdür, yetimdir vs vs.
Peki, Sabri'nin Fenerbahçe maçında taraftarının gözüne girmek için Emre ile kapışmasını hatırlayan var mı?
Var, hepimiz.
Çünkü Sabri'ye küfür etmeye yer arıyoruz zaten değil mi?
Unutur muyuz hiç?
Evet, yapmıştır bir hata zira bence de cahil bir oyuncudur.
Skibbe döneminde de çok hataları olmuştur.
Kalli döneminde de olmuştur.
Evet... Ama düzeldiğini nasıl görmezsiniz arkadaş!
Yâda kendisini düzeltmeye çalıştığını…
Söz dinlediğini, hakemlere bile itiraz etmemeye başladığını nasıl görmezsiniz arkadaş.
Ve bu kadar inatla kendisini geliştirmeye çalışan bir adama bu kadar acımasızca nasıl yüklenirsiniz arkadaş!
Ayıptır.
Hakikatten ayıp.
Kimse, sene başından beri Galatasaray sağ kanadının, sol kanadına oranla iki kat işlediğini nasıl görmezde. Yenen goller sağ kanatta mı gelmiş, Sabri kadraj damıymış vs... Hepsini bilir!
Kimse neden Sabri'nin 50 kere bindirme yaptığının, sahanın açık ara en çok koşan oyuncusu olduğunun altını çizmezde, geri döndü mü dönemedi mi diye aranır?
ÖNYARGI
Bal gibi de ön yargılıyız. Hele inkâr edenler, ön yargılı olduğunun bile farkında değil!
Arkadaşlar.
Sabri bu transfer döneminde gelse ve adı Sarpei olsa.
Keita'dan sonra, yılın transferi ilan edilirdi bu bir.
Yaptığı bindirmeler, kazandığı toplar, mücadele gücü dillere pelesenk olur bu iki
Fiziki yeterliliği, hızı, çevikliği buna rağmen dengesini koruyabilmesi, değil 90 dakikalık 180 dakikalık mücadele gücüne sahip olması, hafta da iki değil dört maçı bile kaldırabilmesi… Herkesçe dillendirilir bu üç
Ve tüm bu maça isyan edişi, hırsı hepsi birleşir, Galatasaray taraftarının simgesi olurdu. Kendisi Galatasaray ruhunun taşıyıcısı ilan edilirdi bu da dört.
Geçen yıl ben çok yazdım.
Ali Sami Yen.net de çok yazdım.
Türkiye liginde Sabri kadar çabuk hızlanabilen, Sabri kadar beli çabuk, Sabri kadar mücadele gücü yüksek, azmi yüksek, ciğeri sağlam bir oyuncu, bir fizik daha yok! Ama Sabri mental olarak çok çok yetersiz diye defalarca yazdım.
Hep verdiğim bir örnekte vardı… Rakip on numara topu sürerken, bizim ön liberolarımız rakip on numaraya basması gerekirken, Sabri önüne arkasına bakmadan, rakip on numaraya baskı yapıyor, sonra arkasına rakip sol kanat oyuncusunu kaçırıyor diyordum. Ve bunu gören rakip on numara, pası sol açık arkadaşına atıyor, biz de kalemizde pozisyon veriyorduk.
Sabri sürekli rakibe göre değil, topa göre pozisyon alıyor. Daha doğrusu topa hipnoz oluyor diye çok yazdım.
Kırmızıyı gören boğa gibi, topu görünce kendinden geçiyor ve prese koşuyordu. Şuursuzca evet.
Ama bu sene öyle mi? Dikkat ettim, değil!
Var işte.
Sabri’nin üzerine düşen ve ona bir şeyler öğretmek isteyen birileri var.
Üstelik öğrenmek isteyen bir Sabri de var.
Sabri Kalli döneminde taraftara kızdı, öğrenmedi.
Skibbe döneminde hocasını küçük gördü öğrenmedi.
Hep cahilliğinden evet… Yine söyleyelim bunu.
Fakat işte… Rijkaard’ın büyüklüğünü o kadar iyi biliyor ki!
Öğreniyor, öğreniyor!
Ve bizde bu öğrenme aşamasında bu çocuğa köstek oluyoruz ön yargılarımızla.
Aferin bize.
Bir arkadaş mesela Fırat’ın blogunda şey demiş yorum bölümünde. Türkiye - İspanya maçı için. Hani Riera golü bomboş pozisyonda attı ya bize. O maçtan bir puan alsak belki şimdi her şey çok farklı olacaktı. Biz ise ikinciyi ararken böyle Antalyaspor varı bir gol yedik. Bende bu hususu defalarca yazmışımdır. Amansız ol = akılsız ol şeklinde.
İşte o golünde sorumlusu olarak Sabri’yi göstermiş. Hımm.
Şimdi bakalım. 11 oyuncusu olarak sahaya çıkmış ve o anda sahada olan asıl sağ bekimiz Gökhan Gönül!
Oyuna sonradan sağ açık olarak dahil olan oyuncumuz ise Sabri Sarıoğlu.
Golü atan rakip sol açık, Riera.
Sizin futbol bilginizde rakip sol açığı, sizin sağ bekiniz mi tutar? Sağ açığınız mı?
Aaa hâşâ estağfurullah, tabular yıkılır mı? Gökhan Gönül eleştirilir mi?
Açık söyleyeyim. Gökhan Gönül, Sabri’den hızlı bir oyuncu değildir.
Sabri’den çevikte değildir.
Mücadele gücü Sabri’den üstünde değildir
Fiziki dayanıklılığı (ciğeri) Sabri’den iyi değildir.
Top tekniği, kontrolü, driplingi, orta açması, şutu aman aman Sabri’den iyi değildir. (Daha iyi orta keserde daha kötü top kontrol eder vs. çok fark yok yani aralarında teknik açıdan)
Hımm fark nedir peki? Birisini Arda ile eş değer tutup diğerini köpek ******* sokmamızı gerektirecek fark nedir? Gökhan mental olarak çok güçlü, Sabri ise çok güçsüz bir oyuncudur.
Gökhan toplu ve topsuz doğru karar verir, pozisyonları iyi sezer, konsantrasyonunu çok yüksek tutar vs vs.
Eee Sabri de mental olarak kendisini geliştiriyorsa (mental gelişimin yaşla bir alakası yoktur. Hatta olumlu ilgisi vardır. Yaşlandıkça oyuncu tecrübe edinir, daha doğru karar verir, ön seziler, pozisyon alma güdüleri daha da gelişir Bkz Emre Aşık)
Evet, Sabri mental olarak da kendisini geliştiriyorsa! Daha ne bu kadar saldırı?
… Neyse
Aslında yazacak çok şeyim varda.
İnanın sıkıldım şuan.
Ne anlatıyorum yahu dedim kendi kendime.
Sabri inatçıdır, inatçı.
Öyledir böyledir zırvalıyorum…
Ne anlatıyorum ki.
Sene sonu görürüz.
Ve bende… Yine ‘ben demiştim’ diye bir post atarım inşallah. Seviyorum ‘ben demiştim’ demeyi de Sabri’yi de!
Ve bütün Galatasaray taraftarından bu çocuğa destek çıkmalarını istiyorum. Sami Yen'de ki ilk maçta bağıralım adını haydi.
Bizim için yapmayacağı şey yoktur çünkü!
Adın Sabrinho olsaydı şimdi Dani Alves'le karşılaştırılıyor olurdun. Bakma bizim taraftar kendi evladının doğrularını görmektense sürekli yanlışlarından bahsetmeyi daha çok sever.
Adın Sabrinho olsaydı şimdi Dani Alves'le karşılaştırılıyor olurdun. Bakma bizim taraftar kendi evladının doğrularını görmektense sürekli yanlışlarından bahsetmeyi daha çok sever.
Sabri'nin bu meziyetleriyle oynayabileceği en uygun mevki ön liberodur bence.![]()
Sabri'yi beğenmeyenlere müjde! Ankaragücü maçında kendisi yok... Sakat olduğu için Ankara'ya götürülmemiş.