8-0 Masalı ve 40 Yıllık Yenilmezlik Hikayesi!

Recep İçfındık

Büyük Kaptan
Katılım
10 Mart 2011
Mesajlar
22.386
Tepkime puanı
1.438
Puan
1.503
galatasaray'in 1-0 dahi yense sampiyon olacagi mac.



ayni hafta besiktas genclerbirligini 3-1 yenmistir.



fakat o zamanki olaylarda diger bir ilginclik , mactan sonra o zamanlar genclerbirligi sonradan fenerbahceformasini giyen kemalettin isimli futbolcunun bir gazeteye* 'besiktas maci satin almisti biz vermedik,bunu goren antrenorumde beni 2.yari da oyundan aldi' seklinde aciklamada bulunmasidir.gercektende macin ilk yarisi 1-1 iken , mac 3-1 sona ermistir.bu da unutturulmak istenen,hic uzerinde durulmayan bir hadisedir.



o gunden itibaren hic bir sey eskisi gibi olmamistir.daha once cesitli benzer sike soylemleri olmasina ragmen*



yillar sonra gelen edit: kan ve para guzel yakalamis. bu mesaji ilk yazdigim zamandan 10 yil onceki bir haberi tam olarak hatirlayamamami normal karsiliyorum.



bu haber kesinlikle ustte yazdigim gibi degildir. ilki bu tarz bir haberi gozlerimle gordugum, ikincisi ve en onemlisi de kendime not duseyim diye metni silmiyorum ki bir daha "kelime kelime" dogrulugundan emin olmadigim bir seyi buraya koymayayim.





26.05.1993 tarihli 24.sayfa haberi





o sezon, son maçlardan önceki tabloya bakalım:



Galatasaray’ın attığı 66, yediği 21, averajı 45...



Beşiktaş’ın attığı 65, yediği 22, averajı ise 43...



Galatasaray’ın hem 2 gol artı averajı, hem de gol fazlası avantajı vardı.



son maçlarda, Galatasaray ankaragücü’ne 2 fark yapsa, Beşiktaş’ın Gençlerbirliği’ne 5 fark yapması gerekiyordu.



yani averaja ihtiyacı olan Beşiktaş’tı.







Ama oyle bir ortam yaratilmaya calisildi ki yillarca sanki Galatasaray’in sampiyon olmasi icin Ankaragucu’nu 0-8 yenmesi gerekiyormus gibi bir sonuc cikti.







Yukaridaki averaj durumundan da anlasilcagi uzere Galatasaray 2 farkla yense Besiktas’in 5 farkla yenmesi gerekiyordu.



Bu durumda galatsaray 2-0 yense Besiktas 5 farkla kazansa Besiktas’in sampiyonlugu ak sut gibi helal olacakti, kimse saibe konusmayacakti. Tabi, koskoca, anli sanli Besiktas Klubu hic sike yaparmiydi?







Bu mac ile ilgili baska bilgiler;







galatasaray, o sezon ankaragücü’nü istanbul’da 3-0, ankara’da, ligin son maçında 8-0 yendi.



11 gol attı, hiç gol yemedi.



averajla şampiyon oldu...



beşiktaşlılar’a göre, ’şaibeli şampiyon’ oldu.



* * *



beşiktaş, o sezon ankaragücü’nü istanbul’da 4-0, ankara’da, ligin bitimine haftalar kala 6-0 yendi.



10 gol attı, hiç gol yemedi.



averajla ikinci oldu...



yine beşiktaşlılar’a göre, ’şerefli ikinci’ oldu.











10 gol atip hic gol yemeyen Besiktas alninin akiyla, 11 gol atip hic gol yemeyen galatasaray saibe ile atiyor bu golleri.







22. hafta (13-14 mart 1993)



ankaragücü sk - beşiktaş jk istanbul : 0-6



altay sk izmir - kocaeli sk izmit : 1-2



aydın sk - fenerbahçe sk istanbul : 0-2



trabzon sk - bursa sk : 3-0



konya sk - gençlerbirliği sk ankara : 1-1



gaziantep sk - kayseri sk : 2-1



sarıyer sk istanbul - karşıyaka sk izmir : 3-0



galatasaray sk istanbul - bakırköy sk istanbul : 3-0











24. hafta (3-4 nisan 1993)



trabzon sk - kocaeli sk izmit : 0-1



bursa sk - fenerbahçe sk istanbul : 2-1



galatasaray sk istanbul - gaziantep sk : 3-0



aydın sk - beşiktaş jk istanbul : 1-1



altay sk izmir - gençlerbirliği sk ankara : 2-0



konya sk - kayseri sk : 0-0



ankaragücü sk - karşıyaka sk izmir : 0-5



sarıyer sk istanbul - bakırköy sk istanbul : 0-1











27. hafta (9 mayıs 1993)



beşiktaş jk istanbul - fenerbahçe sk istanbul : 2-0



karşıyaka sk izmir - trabzon sk : 3-2



gençlerbirliği sk - ankara bursa sk : 2-2



bakırköy sk istanbul - altay sk izmir : 1-0



gaziantep sk - ankaragücü sk : 1-2



sarıyer sk istanbul - konya sk : 3-0



kayseri sk - aydın sk : 1-1



kocaeli sk izmit - galatasaray sk istanbul : 0-0











30. hafta ( 30 mayıs 1993)



ankaragücü sk - galatasaray sk istanbul : 0-8



aydın sk - sarıyer sk istanbul : 2-0



beşiktaş jk istanbul - gençlerbirliği sk ankara : 3-1



trabzon sk - gaziantep sk : 6-2



fenerbahçe sk istanbul - kayseri sk : 3-2



kocaeli sk izmit - karşıyaka sk izmir : 0-0



bursa sk - bakırköy sk istanbul : 3-0



altay sk izmir - konya sk : 2-1







bunun yaninda zalad isimli kaleci , bu macta ilk yarida gorev alip 4 gol yemistir.







ayni Ankaragucu’nun o sezon Karsiyaka’ya 7-0 , Besiktas’a 6-0 yenilmesi sadece tesaduflerden ibarettir Smile







1992/93 sezonunun son maçında averajın belirleyeceği şampiyonluğun iki adayının da ankaralılarla karşılaşıyordu. Gençlerbirliği son haftaya girerken dört-beş as oyuncusunu kadro dışı bırakıp maça üçüncü kalecisiyle çıkmıstı. son haftada gençlerbirliği Istanbulda Beşiktaşa sadece 3-1 yenildi, Ankaragücü ise Ankara;da Galatasaray;a 8-0 gibi spektaküler bir sonuçla mağlup oldu.







fakat o zamanki olaylarda diger bir ilginclik , mactan sonra o zamanlar Genclerbirligi sonradan Fenerbahce formasini giyen Kemalettin isimli futbolcunun bir gazeteye* ’besiktas maci satin almisti biz vermedik,bunu goren antrenorumde beni 2.yari da oyundan aldi’ seklinde aciklamada bulunmasidir.gercektende macin ilk yarisi 1-1 iken , mac 3-1 sona ermistir.bu da unutturulmak istenen,hic uzerinde durulmayan bir hadisedir.











Yine ayni site’de buldugum ilginc bir Zalad roportaji;







10 yıl önce yaşanan bu olayların üzerindeki sis bulutları bir türlü dağılmadı. herkes a.gücü kalecisi zaladın 8 golün hepsini yediğini belleğine kazıdı ve yugoslav kaleciyi şikecilikle suçladı. ne zaman şike olayları konuşulsa rade zalad ismi gündemin ilk sırasına taşındı. o ise 10 yıldır hiç konuşmadı ve belgradtaki sakin yaşantısına devam etti. son iki yıldır sırbistan karadağ ümit milli takımının kaleci antrenörlüğünü yapan zaladı uzun uğraşlar neticesinde belgradta bulduk. konuşmaya razı edene kadar epey ter döktük; ama ağzını açtığında da anlattıkları karşısında küçük dilimizi yutmamak için kendimizi zor tuttuk. 1986da eskişehirsporla türkiye serüvenine başlayan, iki sezon beşiktaşta harika performans göstermesine rağmen a.gücüne gönderilen ve o unutulmaz g.saray maçından sonra ülkeyi terk eden kaleci zalad, şike olaylarından sinan engine, beşiktaştan aldığı teşvik primi teklifinden, 100. yıl formasında isminin neden yer almadığına kadar her şeyi sporvizyona anlattı.







sizi türkiyeye prekazi mi getirmişti?







1986 senesinde ben priştina takımında kiralık olarak oynuyordum. prekazi de g.alatasaray’a transfer olmuştu. bir gün ailesini ziyaret için yugoslavyaya gelmişti. zaten biz prekazi ile 8 yıl partizanda oynadığımız için çok iyi arkadaştık. bana türkiyeye gelmek isteyip istemediğimi sordu. sonra da eskişehirspordan teklif geldi.







beşiktaşa geçişiniz milutinoviç sayesinde mi oldu?



eskişehirsporda çok iyi bir sezon geçirdikten sonra beşiktaşa transfer oldum. ancak ben geldiğimde milutinoviç gitmiş, yerine gordon milne gelmişti. beşiktaşta iki sezon üst üste 2. olduk. türkiye kupası finalinde f.bahçeyi ferdinandın attığı golle yenip kupayı kazandık. 1989-90 sezonunda ise ankaragücü ile anlaştım ve 1993e kadar ankarada oynadım.







1992-93 sezonunun son haftasında g.saray ile ankarada oynadığınız ve 8-0 yenildiğiniz maçı hatırlıyor musunuz?



hatırlamaz olurmuyum. 20 yıllık profesyonel futbol yaşantımı o maçta noktaladım.







neden?



g.saray maçında ilk yarı oynadım ve 5-0 öndelerdi. hocamız tınaz tırpandı. ilk devre bitti, soyunma odasına girdik. ben eldivenlerimi çıkartıp tınaz hocaya verdim ve, hoca buraya kadarmış. herkese teşekkür ediyorum. güzel günlerim geçti; ama yarın gazetelerde bu maçla ilgili iğrenç yorumlar yapılacak. ben futbolu bırakıyorum dedim. 2. yarıda kaleye arif geçti. 3 tane de o yedi. ama herkes o 8 golü benim yediğimi zannediyor.







peki, o maçtan önce hiç şike teklifi geldi mi?



kesinlikle almadım. ama g.saray maçında ben takımdaki hiçbir arkadaşımı suçlamıyorum. keşke ben o gün 4 penaltı kurtarsam, harika oynasam ve maçı kazansaydık. ben hâlâ o maçı düşünüyorum. şimdi beşiktaşın menajeri olan sinan engin de a.gücünde oynuyordu. bana g.saray maçından önce geldi ve, eğer sen bu maçta iyi oynarsan seni beşiktaşa kaleci antrenörü olarak alacaklardedi. ben de ona, “bana ne kaleci antrenörlüğünden dedim.







neden a.gücü o kadar kötü oynadı?



biz g.saray maçından önceki dört haftada üç galibiyet almış ve ligde kalmayı garantilemiştik. özellikle sarıyeri yendikten sonra bütün takımda bir rehavet oldu. as oyuncuların çoğu ufak tefek bahanelerle idmanlara çıkmıyordu. kendilerini hiç zorlamadılar. zorladıklarında da adale çekmesini bahane edip idmanı bıraktılar. ayak tenisi oynayıp maçı bekliyorlardı. zaten g.saray maçından önce de tüm basın bu maçta şike olacağını yazarak gündem oluşturmuştu. biz o maçı 2-0 kaybetsek de şike konuşulacaktı.







yani, o maçtan önce takım arkadaşlarınız iyi hazırlanmadılar.



evet. ben 10 yıldır kendi kendime,çok aptalmışım.” diyorum. çünkü ben de sakatım deyip kulübede oturabilirdim. ama ben futbolu çok seviyordum. diğerleri gibi idman yapmamazlık etmedim. sahaya çıkanlar sahtekâr oldu, çıkmayanlar aslan oldu.







kadroda sen, sinan engin ve fikret vardı. üçünüz de beşiktaşta oynamıştınız.



evet. sinan zaten birkaç hafta önceden beri sakattı. fikret de o hafta sakatım dedi. biz zaten beşiktaş şampiyon olsun istiyorduk.







beşiktaşı tutuyordunuz yani.



tabii ki. ben hâlâ beşiktaşı tutuyorum. onlar geçen sene şampiyon oldular, ben çok sevindim.







peki, sizin için 10 yıldır şike suçlaması yapılıyor. neden bugüne kadar hiç konuşmadınız?



kimse bana sormadı ki. hep kendi bildiklerini yazdılar. ben beşiktaşlıyım. beşiktaşta tam 120 maç oynadım. ben hiçbir zaman bu konulara girmek istemedim. çünkü 1986da g.saray-eskişehir maçında prekazi bana gol atmıştı, o zaman gazetelerde, prekazinin çocukluk arkadaşı olduğu için gol yiyor diye yazılar yazılmıştı. ya kardeşim prekazi, kariyerinde yüzün üzerinde frikik golü attı. monacoya da orta sahadan attı. o zaman monaconun kalecisi de mi şike yaptı?







g.saray maçında yediğiniz gollerde hatanız yok muydu?



daha 35. dakikada 5-0 olmuştu. belki 5. golde daha iyi hamle yapabilirdim. orta saha çizgisini biz belki de hiç geçemedik. g.saraylı futbolcular orta çizgiyi geçtiklerinde benimle karşı karşıya kalıyorlardı. ama ben hayatım boyunca o maçta oynayan futbolcu arkadaşlarımı suçlamayacağım. ben hata yapabilirim ama 20 yıllık futbol hayatım boyunca kötü niyetle sahaya çıkmadım. maç 5-0 olduğu anda çok fena oldum. çünkü yarın türkiyede neler olacağını biliyordum. onun için devre arası futbolu bırakma kararı aldım.







ben de buraya gelirken sizin için biraz önyargılıydım işin açıkçası.



türkiyede 7 yıl oynadım. en iyi yabancı kaleci seçildim, en az gol yiyen kaleci olarak sezon bitirdim. eskişehir, beşiktaş ve a.gücünde üç tane başbakanlık kupası kazandım. geriye dönüp baktığımda yaptıklarımla gurur duyuyorum. çünkü yüzde bir milyar biliyorum ki ben hiçbir zaman yanlış bir şey yapmadım.







sana karşı türk medyası neden cephe alsın ki?



o dönemlerde yugoslavyada savaş çıkmıştı ve türkiyedeki gazeteler benim aleyhimde çok politik haberler yapıyordu. benim çocuğum ankarada doğdu. türkiyeyi kendi ülkemden ayırmıyorum. ama benim aleyhimde, sırp askerlerine yardım yapıyor. silah alıyor diye de yazdılar. benim müslümanlara karşı en küçük bir saygısızlığım ve kötülüğüm mü oldu ki? olmadı.







100. yıl anısına yaptırılan ve beşiktaşta forma giymiş bütün futbolcuların isimlerinin yazılı olduğu formada sizin adınız yoktu.



hayatım boyunca en büyük acıyı o gün çektim. bunu kim yaptıysa günahını da o çeksin. ben beşiktaş formasıyla tam 120 tane maç oynadım. bunlar tarihte yazılı. ben o dönemde ligde en çok maç oynayan yabancı oldum. iki yıl boyunca bir dakika bile eksiğim yok. bütün maçları oynadım. bunu yapan yöneticiyi de biliyorum. ben beşiktaşta oynarken g.saray maçlarında prekazi ile selamlaşamıyordum. çünkü o zamanlar yönetici olan insan beni şike yapmakla suçluyordu. sinan engin de a.gücündeydi ve bütün olup bitenleri biliyordu.







türkiyede ne zaman şike olayları konuşulsa hep sizin adınız gündeme geliyor. peki, sinan engin tüm olup bitenleri neden hiç açıklamadı?



açıklamıyor, çünkü şu anda beşiktaştan ekmek yiyor. nasıl olsa zalad 2 bin kilometre uzakta, duymaz, görmez zannediyor, ondan konuşmuyor. sinanla her zaman iyi diyaloglarım oldu. geçen sene o formalar yapılırken sinan konuşabilirdi; ama yönetimle karşı karşıya gelmek istemedi. üç-beş maç forma giyenlere saygı gösteriyorlarsa, benim 120 maçıma daha çok saygı duymaları gerekirdi.







hiç şikeyle karşı karşıya geldiğiniz olmadı mı?



1990-91 sezonuydu. f.bahçe ile beşiktaş çekişiyor. a.gücü de f.bahçe ile istanbul’da oynayacak. o hafta da annem ve kayınvalidem belgradtan geliyordu. onları karşılamaya gittim. sonra da beşiktaşlı olan çok iyi bir dostumla yemek yedik. yemek esnasında ismini veremeyeceğim dostum bana o dönemler beşiktaşın popüler yöneticilerinden birinin çekini uzattı. çekin üzeri boştu. dostum, eğer f.bahçe maçında iyi oynayıp gol yemezsen, çeki kendin dolduracakmışsın dedi. yemek masasında daha çorbalarımızı içiyorduk ve ben hanımla anneme,kalkın, toparlanın, hemen ankara’ya gidiyoruz dedim ve çeki yırtıp attım. ben paramı kulübümden alıyorum. söyle o yöneticiye o parayı kimsesiz çocuklara versin. deyip ankaraya döndüm.
 
Türk halkı olarak geçmişten bugüne bazı efsaneler yaratıp peşinden koşmak gibi bir huyumuz var maalesef. Biraz ön yargılarımız, çokça medya yönlendirmesi ve algı yönetimi ile bugüne kadar somut gerçekliklere dayansa da sürekli bazı şeyleri destanlaştırıp anlatıldığına çokça şahit olmuşuzdur hepimiz herhalde.



Her ne kadar bu sadece spor medyası, ve o pastanın çileği olan futbol dışında siyasetten, iş hayatına kadar pek çok alan için geçerli olsa da, bu ülke de algı yönetiminin bir numaralı test mekanizması haline gelen ve bizlerin de ortak paydası olan futbol olunca haliyle yazımın konusu ve örnekleri de oradan olacak.



1992-1993 SEZONU ŞEREFLİ İKİNCİLİK EFSANESİ



Yıllardan beri medya da, ve taraftarlar arasında çokça dillendirilen efsanelerden belki de en bilineni 1992-1993 sezonu şampiyonluğumuz ile ilgili çıkarılan spekülasyonlardır herhalde. Oysa ki olayın matematiği bile çok somut bir şekilde gerçeği ortaya koyacak nitelikte.



İşte o sezonun son haftasının puan tablosu:



[attachment=12942:upload_2014-8-30_4-28-48.png]





Görüldüğü gibi Galatasaray o sezonu +8 averaj farkla şampiyon olarak tamamlamıştı. Son hafta alınan sonuçlar ise



Beşiktaş 3-1 Gençlerbirliği



Ankaragücü 0-8 Galatasaray



Bu da 29.hafta itibari ile puan durumu:



[attachment=12943:upload_2014-8-30_4-29-18.png]





Yani çok tartışıldığı şeklinin aksine GALATASARAY ZATEN SON HAFTAYA +2 AVERAJ FAZLA GİRMİŞ. Yani 1-0 bile kazansa Beşiktaş en az 3 fark ile kazanmak durumundaymış.



Bu işin matematik tarafı tabi ki sadece. Bunun dışında ise o yıl içerisinde Ankaragücü'nün diğer büyük takımlara aldığı sonuçları da incelemek lazım sanırım.



İŞTE ANKARAGÜCÜ VE O SEZON ALDIĞI BAZI ÇARPICI SONUÇLAR





[attachment=12944:upload_2014-8-30_4-30-6.png]



[attachment=12945:upload_2014-8-30_4-30-16.png]



[attachment=12946:upload_2014-8-30_4-30-27.png]





Görüldüğü gibi o sezon ligi ancak 5. bitirebilen Fenerbahçe'den bile 4 yiyen, küme düşmekten 1 puan ile son hafta kurtulan Karşıyaka'dan 5 yiyen, ''şerefli ikinci'' Beşiktaş'tan ise 2 maçta 10 gol yeme başarısı (!) gösteren bir takım var ortada.



Ama hala tercüman Sinan'ların, maneviyatçıların, lafına inanıp kahve köşelerinde, berberlerde, esnaf arasında, kısaca futbolun dedikodusunun yapıldığı her yerde adı nesilden nesile aktarılan bir efsanedir bu.





MANCHESTER UNITED'IN 40 YILLIK YENİLMEZLİĞİNE SON VERME HİKAYESİ



Evet üşenmedim ve bu konuyu da araştırdım biraz. Yıllardır görüp görebileceğiniz bütün Fenerbahçe'lilerin futol muhabbeti ilk açılınca konuşmaya başladığı yerlerden biri olmuştur sanırım.



İşte madde madde abartılmış 40 yıllık yenilmezlik efsanesi



  • Heysel Faciası sebebi ile İngiliz takımları 1985-1986 sezonundan 1989-1990 sezonuna kadar 5 sezon süre ile Avrupa Kupaları'na katılamadı.

  • Seri başı uygulamasının olmadığı senelerde Avrupa'ya katılımlar şimdi ki gibi fazla puan toplayan ülkeler için avantaj getirecek şekilde 6-7 aynı ülke takımı şeklinde değil, (Şampiyon-Şampiyonlar Ligi, İkinci-UEFA Avrupa Ligi, Kupa Şampiyonu -Kupa Galipleri Kupası) şeklinde idi. Yani Manchester'in ilk 3'e giremediği senelerde AVRUPA'da olmadığı gibi bir gerçek var.

  • Küme düştükleri 1974 yılının ardından 1 sezon 2. ligde mücadele ettiklerinden 2 sene daha Avrupa Kupa'larına doğal olarak katılamamışlar.

  • Bunların dışında Avrupa Kupaları'na katılamadıkları sezonlar ise 1960-1961, 1961-1962, 1962-1963, 1966-1967, 1969-1970, 1970-1971, 1971-1972, 1972-1973, 1973-1974, 1977-1978, 1978-1979, 1979-1980, 1981-1982 sezonları.



Yani 40 sezonun tamı tamına 20'sinde Avrupa Kupaları'na bile katılamamışlar. Bunun dışında da defalarca da kendilerinden çok daha güçsüz takımlara kendi sahalarında puan ve tur kaptırmışlar.



İşte bunlardan bazıları:



[attachment=12947:upload_2014-8-30_4-31-27.png] (1980-1981 UEFA Kupası)



[attachment=12948:upload_2014-8-30_4-31-38.png] (1992-1993 UEFA Kupası)



[attachment=12949:upload_2014-8-30_4-31-48.png] (1983-1984 Kupa Galipleri Kupası)



[attachment=12950:upload_2014-8-30_4-31-56.png] (1984-1985 UEFA Kupası)



[attachment=12951:upload_2014-8-30_4-32-6.png] (1995-1996 UEFA Kupası)



Ve bunun gibi niceleri mevcut daha. Tabi bize turu kaybettiği sene de oynanan 3-3'lük maçtan bunlara örnek. Yukarı da ki mevcut maçlardan ise kuşkusuz en ilginç olanı 1995-1996 da oynanan M.United-Rotor Volgograd maçı olsa gerek.



Maçı uzun süre yenik götüren ve ilk yarı 2-0 geri düşen Manchester United, 1 puanı ve 38 yıllık yenilmezliği 89. dakika da Schmeichel'in kafa ile attığı gol ile zor kurtarıyor ama turu kaybediyor.



Kısaca yıllardan beri efsane olarak anlatılan bu olay da aslında göründüğü gibi değil.



Bu konu da malzeme çok aslında. Ama şimdilik bu kadar demek istiyorum. Umarım en azından bir nebze olsun abartılan balon efsaneler ve yanlış bilinenler ile ilgili gerçekleri göstermede faydalı olmuştur.



Saygılarımla,



Alpay Asma
 

Ekli dosyalar

  • upload_2014-8-30_4-28-48.webp
    upload_2014-8-30_4-28-48.webp
    6,1 KB · Görüntüleme: 312
  • upload_2014-8-30_4-29-18.webp
    upload_2014-8-30_4-29-18.webp
    6,3 KB · Görüntüleme: 287
  • upload_2014-8-30_4-30-6.webp
    upload_2014-8-30_4-30-6.webp
    1,2 KB · Görüntüleme: 310
  • upload_2014-8-30_4-30-16.webp
    upload_2014-8-30_4-30-16.webp
    1,4 KB · Görüntüleme: 339
  • upload_2014-8-30_4-30-27.webp
    upload_2014-8-30_4-30-27.webp
    1,2 KB · Görüntüleme: 355
  • upload_2014-8-30_4-31-27.webp
    upload_2014-8-30_4-31-27.webp
    1,5 KB · Görüntüleme: 296
  • upload_2014-8-30_4-31-38.webp
    upload_2014-8-30_4-31-38.webp
    1,5 KB · Görüntüleme: 291
  • upload_2014-8-30_4-31-48.webp
    upload_2014-8-30_4-31-48.webp
    1,1 KB · Görüntüleme: 300
  • upload_2014-8-30_4-31-56.webp
    upload_2014-8-30_4-31-56.webp
    2 KB · Görüntüleme: 336
  • upload_2014-8-30_4-32-6.webp
    upload_2014-8-30_4-32-6.webp
    2,2 KB · Görüntüleme: 349
Bu foruma ilk konuyu kaydırmış olduk, Galatasaray Savunma Merkezimiz hayırlı olsun.



Bu içerikte yazılmış çok mesaj var, onları da bu konuya kaydıracağım zaman içinde...
 
Bu " Şampiyon olmak için son hafta 8 atmaları lazımdı 8 attılar." efsanesini açıkladığın iyi olmuş. Zamanında bende üşenmemiş araştırmıştım. Millet hala şerefli ikincilik masallarıyla kafa ütülüyor.
 
8-0'lık sezonunu , hikayesini biliyordum ama 40 yıllık yenilmezlik hikayesini ilk defa buradan duydum . Buradan duyduktan sonra da araştırdım . Gerçekten de doğru .



FB taraftarları ve yönetimi ciddi bir şekilde algı manipülasyonu yapıyor ..
 
Aynı sezon İstanbul'da Manchester'a 2-0 yenildiklerini ve gruptan Manchester'ın çıktığını nedense hiç söylemiyorlar.
 
Bunu bende arastirmistim, ve her ne zaman bir yerde bejekeli'nin birisini bu konu hakkinda konustugunu görürsem bunlari söylerim. Ezbere konusuyorlar, hepsi bu.



Herkesi bilsin bunlari. Emegine saglik.
 
gerzek kargalarda cim boma 8 fak lazımdı ne tesadüf 8 farkla kazandılar diye uyduruk uyduruk şeyler söylüyor. bizim milletimizin huyu bu araştırmazlar kulaktan duyma şeylere inanırlar.
 
Geri
Üst Alt