#83 Aleksey Batrakov

"Asistleri yendi, yoksa çok iyi topçu." argümanı nedense sadece Sane için kullanılıyor.. :D
Şuana kadar oynadığı 3 maçta da yenen asistleri var çünkü.. pek konuşulmuyor. Yanında oynadığı Sara'nın hiç bir defansif özelliği olmadığı için 8 de oynamak zorunda kalıyor kendini gösteremiyor. Tabiki hataları var, olacak da..

ama ilk mideye indirilecek profillerden asla değil. Güvenmemiz lazım.
 
Maksimum 3 maç sonra Okan’ın ziraat Türkiye kupası oyuncusu yapacağını bilmeyen taraftar var mı ?

çok değil 2 ay önce yabancı genç niye yetiştireyim diyen adama 30 milyon ödeyip genç oyuncu alan aklıda ayrı seveyim
 
Okan hocanın yediği topçuların daha da futbol oynayamaması hakkında makale yazıyorum
Ama bizim ahraz gscliler daha iyi bilir tabii
 
Rusya liginden çıkmış çocuğun gelip ŞL seviyesinde sırıtmaması bile büyük iş. Potansiyeli hakkaten büyük. Zayıf karınlarına çalışmalı biraz dribbling ya da fiziksel kuvvet gibi. Yere daha sağlam bassa iş yapmama ihtimali yok bizde.
 
21 yaşında gelişime açık. 25 yaşın üstünde olsaydı başka konuşurduk. Paslarını daha da geliştirmeli. Hem isabet olarak hem de zorluk olarak.
 
Bu cocuk cok gonderi sildirir ha biz tahammül eder miyiz bilmem ama sonra kimse genc gelsin demesin

SM-A546E cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Futbolda muazzam bir paradoks vardır: Oyunu en karmaşık hale getirenler değil, onu en yalın haliyle icra edenler izleyene büyük zevk verir. Futbol, doğası gereği basit oynandığında akıcı, estetik ve akıl dolu bir gösteriye dönüşür.

Saha içindeki o büyüleyici akışkanlık, asistanın tek bir dokunuşuyla değil, birbirini tamamlayan zihinlerin ortak ritmiyle doğar. Doğru zamanda doğru yerde bulunup, savunmanın unuttuğu koridora o tam zamanında koşuyu atan oyuncu ilk adımı atar. Ayağındaki topla oyunu ağırlaştırmayan, gösterişten uzak durup o koşuyu gören diğer zeka ise pasını aktarır. Ne çok sert, ne çok yavaş; sadece doğrusu... Topu koşu yoluna alan oyuncu da ekstra bir karmaşaya girmeden zihnindeki doğru hamleyi sahaya yansıttığında, oyun adeta kendi kendine akar ve tabeladaki skor kaçınılmaz bir sonuç olarak gelir.

İşte futbolu "güzel oyun" yapan şey, bu kadar sade görünen hamlelerin arkasındaki kolektif akıldır. Şov yapmak için topu ezmek değil, bir sonraki hamleyi önceden okuyup tek dokunuşla oyunu çözmektir asıl ustalık. Sanat, en karmaşık görüneni en basit şekilde yapabilme yeteneğidir; sahada da, hayatta da.
 
yav önünde 10 numara alternatifi olur da bu bebeyi yiyelim dersin. sane oynamasın diye konuşuyosak onun sebebi barış-yunus gibi alternatiflerinin olması. aynısı leao için de geçerli. şimdi apo'nun yüzüne bakmıyoz çünkü sakatlanana kadar lemina, sakatlandıktan sonra jacobs da onun kadar oynuyor. bu oğlan gelene kadar kadroda olan herkesi zaten 10 numarada denedik, hiçbiri 5 paralık top oynamadı. gol lazımken bile bu oğlan çıkıp yerine yunus filan geçince ben cringe oluyorum. mertens kadar oyun aklı olmasa da en azından pozisyonun gerekliliklerini 10 numara olarak geri kalan herkesten iyi biliyor çocuk. şu an allah vermeye sakatlık filan olana kadar 10 numaradan kesilmesinin mantıkla da, matematikle de izah edilebilecek 1 tarafı yok.
 
Gayet etkili oynuyor sırıtmıtorda geldiği lig ve genç yaşına rağmen temastan da kaçan bir oyuncu değil
 
son eleştirilecek oyuncu, hatta eleştirilmeyecek tek oyuncu bence. ne yaparsa yapsın bu sene kredisi sonsuz bende. bu çocuktaki yeteneği ve kabiliyeti gördük . daha ilk maçı üst seviyede. çok hızlı düşünüyor, çok klas topçu . bazı özellikler sonradan kazanılmaz, bu çocukta doğuştan var çoğu. gerisi de çalışmasına ve uyumuna kalmış .
 
Geri
Üst Alt