Cevap: #9 Elano Ralph Blumer
Ortada bazı gerçekler var. Adamın milli takım kariyeri, kulüp takımı kariyerinden her zaman daha parlak. Bana kalırsa adaptasyon ve motivasyon sorununa bağlı bir problem bu. Yani mental olarak sıkıntılı bir adam bence. Her Brezilyalı futbolcunun bir falsosu çıkıyor işte. Bunun da falsosu adaptasyon. Bu sene Türkiye'ye adapte olamadı, kendisine harcanan paraları ve gösterilen sevgiyi haketmeyen bir görüntü çizdi. Hiçbir katkısı yoktu malesef. Kendisini milli takıma sakladı. Orada da her zamanki vasat, etliye sütlüye karışmayan, sorumluluk almayan futbolunu oynadı. Futbol basit bir oyun değil mi, iki pasla gol atılabiliyor işte. Çok doğaüstü, insanüstü şeyler yapmaya gerek yok. Boşa kaçan adama bir pas, boşa kaçtığında aldığın bir pas tek vuruşla gol olabiliyor. Ama bizdeki gibi ver sağa, ver sola, dön geriye oynarsan ancak 3. olursun. Elano'nun eleştirilmesi şundan bence, kendisinden çok şey bekleniyor, general olması, takımı yönlendirmesi, klasik 10 numara oynaması bekleniyor. Ama Elano'nun bu olmadığını bu sene herkes anlamıştır umarım. Elano bir asker. Görev adamı. Ona uygun bir mevki ve görev verirsen oynar, ne eksik ne fazla. Yapılması gereken neyse yapar. Çok fazla sorumluluk vermeyeceksin, oyunu çevirmesini, maç kazandırmasını beklemeyeceksin, o sadece işini yapacak. Mesela bu seneki gibi fazla ileri çıkma, geriden top çıkar, sağa sola ver, savunma yap, adam kovala vs... Elano bu sene bunları yaptı, daha doğrusu yapmaya çalıştı, kendisine verilen görev buydu belki de. Bütün sezon çok sıkmadı, kendini zorlamadı. Bu konuda sanırım birçoğumuz hemfikiriz. Elano'yu bu şekilde oynatan da Rijkaard. Özet olarak şunu söyleyebiliriz, Elano, Rijkaard'ın sistemine uygun bir futbolcu değil, kendine has özelliklerinden uzaklaşıyor, verimi düşüyor, etkisizleşiyor. Daha önce oynamadığı kadar defansif oynatıldı, bu yüzden yabancılık çekti ve başarısız oldu. O mevkiye adapte olamadı. Motivasyonu düştü. Halbuki asıl mevkisi orta sahanın önüdür bu adamın, dilimizde tüy bitti söylemekten. Kaleye ne kadar yakın oynarsa o kadar etkili olur dedik, ama pek fazla dinleyen olmadı.
Bunlara bakacak olursak ben yönetimin yerinde olsam, ki değilim, Elano'yu 10 milyon Euro verene satardım, çünkü o mevkide Elano'dan çok daha az maliyetli ve en az onun kadar katkı yapacak, ya da Rijkaard'ın sistemine daha uygun oyuncular bulunur. Zaten asıl eksikliğmiz oyun kurucu ve yaratıcı orta saha oyuncumuzun olmayışıdır. Brezilya milli takımında orta sahada oynayanlardan özellikle Felipe Melo ve Kaka'da oyun kuruculuk özellikleri var. Yaratıclık konusunda zaten sıkıntıları hiçbir zaman olmadı. Elano'ya bakarsak, oyun kurucu değil, yaratıcılığı da tartışılır. Herkes asist yapan adama pas veren adam olarak tanımlıyor, benim yaratıcılıktan kastım ve anladığım bu değil. Yaratıcılık dediğin beklenmedik şeyler yapmaktır, olmayan pozisyonu yaratmaktır. Yoksa bindirme yapan adamın koşuyoluna pas atmak değildir, o görevini yerine getirmektir. En basit örnek, Robinho'nun Elano'ya verdiği pastır, yaratıcılığın zirvesidir o pas. Lincoln bunu çok iyi yapıyordu, kimse kusura bakmasın. Arda hala yapıyor. Yoksa asist yapana pas vermek yaratıcılıktır demek zorlama olur. Oyun kurucu ise oyunun temposunu belirleyen, pas dağıtan, taktiği oynatan adamdır. Xavi. Gerard. Tugay. Yıldıray. Elano bu da değil. Elano, düz bir orta saha oyuncusu. Brezilyalı olmasından gelen bir kalitesi var elbette. Ama sadece o kadar. Onun gibi yüzlerce oyuncu var dünyada. Onun en büyük avantajı Brezilya milli takımının önemli bir parçası olması. Bu da ayrı bir konu, polemik yaratmaya gerek yok. Brezilya'dan onun gibi ortalama bir oyuncu pek çıkmıyor, ya çok defansif ya çok ofansif oyuncular çıkıyor genelde. Bir de adamın sorun çıkarmayan, ne deniyorsa yapan, mülayim bir yapısı var. Ayrıca belli bir standardı, istikrarı da var. Diego veya Ronaldinho gibi istikrarsız ve sıkıntılı biri değil. Bu yüzden sürekli tercih ediliyor. Elano milli takımda zaten bizdekinden çok farklı bir rolde. Orta sahanın sağında Maicon'un hem önünde hem arkasında oynuyor. Ve zaten o kanatta yükün ağırı Maicon'un üstünde. Yani Elano'nun şapkadan tavşan çıkarmasına, sorumluluk almasına falan gerek kalmıyor. Bu yüzden kafası rahat bir şekilde üzerine düşeni en iyi şekilde yapıyor. Bütün sezonun ve Kuzey Kore maçının bence başka bir açıklaması yok.
Uzun lafın kısası, Elano'dan daha iyisi daha ucuza bulunabilir. Benim için satılması, kalmasından daha faydalı olacaktır. Ama bekleyip görelim diyenlerin de haklı olduğu yerler var. Yapılacak transferlere göre ya milli takımdaki ofansif yönü ağır basan kimliğine kavuşacak, ya da bizi (beni) hayal kırıklığına uğratmaya devam edecek.