Gol attıktan sonra gördüğüm en güzel sevinme mimiklerinden birini yapan üstün yetenektir. eğer penaltı değil de gerçekten zor bir gol atmışsa yüzünde hagi'de de gördüğümüz çocuksu gülümseme belirir ve iki elinin yumruklarını sıkar. bu, yaptığı işi iyi yapan hazımlı birinin kendiyle hesaplaşmasını anlatır bize. adeta kendisine teşekkür eder ve tebrik eder. bu yüzden hastasıyız bu adamın bu kadar.
gerçekten de asalet kelimesinin insan denen şeye bürünmüş hâlidir. yahu o kadar futbolcu gördüm, seksen tane ligi orda burda sabah 7'de gece 4'te durmadan izledim. hatta basketbol, bilardo, tenis, voleybol, yüzme, poker, triatlon, bisiklet, heptathlon ve aklıma gelmeyen onlarca spor & oyun branşını izlemekten keyif duyarım ve mümkün oldukça izleyeceğim, içinde olacağım.ama bu kewell kadar asil, sağlam, kaliteli, düzgün bir adam görmedim lan! yok yani, en yeteneklisi de var, en genci de, en yaşlısı da, en iyi geri dönüş yapmış olanı da, en güçlüsü de, en hızlısı da fakat onun kadar kendinden emin ve her şeyiyle takımına bağlı çok az sporcu gördüm. gördüysem de farketmemişimdir belki, kendi takımımda olmadıkça. bu adam bana gerçekten hagi'yi hatırlatıyor. bir takıma ruh olarak verebildikleri şey aynı hemen hemen.Galatasaray'ın futbol hayatında geldiği 3. takım olduğunu tekrar hatırlatırım; leeds ve liverpool'dan sonra. inşallah sözleşmesi uzatılır da ortaokulda hayranı olup şimdi canlı canlı izlediğimiz bu adamı daha çooook izleriz.
oz büyücüsü, gönüllerin kaptanı. kampanya bile başlatabilirim bunun için. bir kere bile olsa bir maçta kaptanlık bandıyla çıkması için delirdiğim adam.
şu an itibariyle turkcell süper liginin en karizmatik futbolcusu.
gelişinin üzerinden bir sene geçmesine rağmen ben hala takımımda oynadığına inanamazken, insanlar bu sene yedek oturacağına inanmış bile
türkiye'deki en iyi sol açık oyuncusudur. kıymeti bilinesidir
çok güzel bir şarkıdır. öyle zamanlar öyle şekilde kulağınıza çalınır ki işte budur dersiniz. bazen ona eşlik ederken bulursunuz kendinizi, onbinlerle üstelik.