#99 Harry Kewell | Arşiv

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Cevap: #19 Harry Kewell



Dogum günün kutlu olsun.



Bi kac mactir cok kötü oynuyor umarim Aydin Eskisehir macinda oynar ve Formayi Kewell'in ellinden alir.
 
Cevap: #19 Harry Kewell



Dogum gunun kutlu olsun, Wizard of Oz.
 
Cevap: #19 Harry Kewell



hala sözleşme teklifi yapılmadı mı bu adama?



acaba yapıldıda istemedi mi...
 
Cevap: #19 Harry Kewell



hala sözleşme teklifi yapılmadı mı bu adama?



acaba yapıldıda istemedi mi...



Olurmu hic oyle sey..



Geçen sezon başında İngiliz devi Liverpool’dan transfer edilen Harry Kewell, Sarı-Kırmızılı kulüple yıllık 2 milyon Euro’ya 2 senelik sözleşme imzalamıştı.



Kısa sürede taraftarın sevgilisi haline gelen Avustralyalı yıldızın kontratı Mayıs 2010’da sona erecek. Ancak Kewell, mukavelesinin bitimine 8 ay kadar bir süre olmasına rağmen yöneticilerle bir araya gelerek sözleşme yenilemeye hazır olduğunu söyledi.



İdarecilerle yaptığı görüşmede Galatasaray’da çok mutlu olduğunun altını çizen tecrübeli futbolcu, “İstanbul’da yaşamak fantastik bir duygu. Ailemi çok özlememe rağmen, buradaki ortam çoğu zaman bana her şeyi unutturuyor” dedi.



İndirime de hazır



Galatasaray formasıyla ulaşılması gereken çok daha büyük hedefler olduğunu kaydeden Kewell, “Sizinle aynı yolda yürümeye devam etmek istiyorum. Eğer kulüp için de uygunsa, burada kalmaya hazırım. Siz kaç yıl isterseniz, o kadar daha kalırım” ifadesini kullandı. Yıldız futbolcunun sözleşme ücretinde indirim yapmaya da hazır olduğu belirlendi.



Son söz Rijkaard’ın



Sarı-Kırmızılı idareciler Kewell’ın talebini önümüzdeki günlerde teknik direktör Frank Rijkaard’a iletecek. Hollandalı hocanın onay vermesi halinde Avustralyalı oyuncuya yeni sözleşme önerilecek. 30 yaşındaki futbolcuya senelik 1.5 milyon Euro artı maç başı para ödenmesinin gündeme geldiği kaydedildi.
 
Cevap: #19 Harry Kewell



Mutlu Yıllar dilerim. umarım bu Yıl hem onun açısından hemde bizim için mükemmel olur.
 
19 Harry Kewell



kimler gelip geçti Ali Sami Yen'den

üzüntüden kahrolduğumuz günler oldu

sevinçten birbirimize sarıldığımız günlerse daha çoktu

ne futbolcular, ne arma sevdalıları geçti ordan

kimileri unutulmaz kılındı

kimileri mazide kalan hoş birer hatıraydı

ne büyük zaferler yaşandı ali sami yen'de

ne kupalar yükseldi semaya doğru

tarihin en uzun 16 dakikası yaşandı

fedakarlıkların en büyüğü sahnelendi yeri geldiğinde

futbolcular değişti

taraftarlar değişti

en amansız anlarda aramızdan ayrılanlar oldu

bir tek renkler değişmedi ali sami yen'de

bir de bu deli sevda tükenmedi...

Hagi'yi izledik büyük keyifle

Bülent'in cesaretini, kral'ın rekorlara koşuşunu izledik adım adım

süper Mario Jardel'di bir sonraki baş tacımız

gururların en büyüğüydü 11 Metin olup sahaya çıkışımız

Hasan şaş'ın gözyaşlarıydı mutluluğumuz ve isyanımız...



çok şey değişti Ali Sami Yen'de

bir tek renkler aynı kaldı

bir de bu delice sevda

Hagi'den sonra hayran olduğum ilk yabancı

Harry Kewell

sonuna kadar 'Kewell from Galatasaray' olarak kalsın

sonuna kadar bizden biri olarak koşsun

çok şeye şahit olan Ali Sami Yen

bu kez 19 numaranın hikayesini yazsın

söylenecek belki çok şey var

ama kelimeler sıralanmıyor

sevgimizi anlatmanın belki de en kısa yolu

Harry, Harry Kewell

Harry, Harry Kewell



:o
 
Cevap: #19 Harry Kewell



Mutlu yillar Harry Kewell

Takimda olman bile benim icin yeterli, cok seviyorum seni.
 
Cevap: #19 Harry Kewell



Arkadaş çok iyi yazmış.. :)



---------------------

Kewell’ın mektubu!

23/09/09 13:10



Galatasaray’ın yıldızı Harry Kewell, sarı kırmızılı takımın Kasımpaşa’yı 3-1 yendiği maçtan sonra, Kasımpaşa-Florya yolunda, Sydney’deki can ciğer arkadaşı James’e bir mektup yazmış. Bu mektubu ele geçirdik ve tercüme ettik...



"Sevgili dostum James;



Biliyorum gelmeyeli uzun zaman oldu ve sana yine yazma gereği duydum. Defalarca bahsettiğim İstanbul trafiğine yine takıldık, otobüs içinde herkes kendini oyalamaya çalışıyor. Milan eşiyle konuşuyor, Arda en ön koltukta oturup elinde mikrofonla bize stand-up yapıyor, Keita ve Nonda hala maçı yaşıyorlar - görmen lazım, Sabri PSP’de Fifa 2011 oynuyor, yanlış okumadın 2011 - burada çıkmış James, inanılmaz değil mi?

Ama 2020 de olsa fark etmez, Sabri oyunda bile orta açamıyor.



En dikkatimi çeken ikili Servet ve Elano. Servet, Elano’ya Türk müziklerini dinletiyor, Elano ise Brezilya ritimlerini Servet’e dinletiyor. Bunlar seneye düet yaparsa şaşırmam, James. Herkesin neşesi yerinde, oysa acayip bir maçtan çıktık. Bugün deplasman diye otobüse bindik, şehir içine gittik. Kasımpaşa’yı daha önceden duymuştum ama hiç gitmedim. Otobüs Kasımpaşa’ya girdiğinde, "herhalde yanlış saptı" diye düşündüm ama değilmiş. Resmen mahallenin içine stadyum yapmışlar. Duyduğuma göre, Türkiye’nin Başbakanı buralıymış, stadın ismini de o taşıyor. Tuhaf gerçekten. Stadın bitişiğindeki apartmanlarda yüzlerce kişi maç izliyordu, statta bu kadar insan yoktu. Nedeni mi? Düşün, oranın parasıyla 75 dolara kombine bilet satmışlar, şimdi tek maça 91 dolar istiyorlar. Stat güzele benzese de, yarısı yok... Bir tarafta bizi seyirciler izledi, diğer taraftan Turkcell Reklam Banneri. Maça gelince, puansız bir rakiple oynadık. Hocalarını sanki defalarca görmüş gibiyim, devamlı bir yerden çıkıyor - ilginç bir adama benziyor, maç esnasında bir apartmanlardan gelen tezahüratları duydum bir de Kasımpaşa hocasını. Taç atarken bile bağırıyordu herkese. Rakip takımda ilginç oyuncular vardı, James. Azar Karadaş diye bir forvet oyuncuları mesela... Benfica’da, Portsmouth’da, Kaiserslautern’de filan oynamış. Sanki geçmişte Şampiyonlar Ligi’nden hatırlıyor gibiyim. Türk asıllıymış dediğine göre, isminden de anlaşılıyor değil mi? İlgimi çeken başka bir isim Andre Moritz diye bir çocuktu. Beşiktaş’daki Delgado’yu daha önce anlatmıştım sanırım, hani bizim Tobias gibi devamlı salonda çalışan oyuncu. Baştan Moritz’i Delgado zanettim, insan bu kadar benzemez inan. Oyuncu olarak baya iyi, bence Beşiktaş seneye 20 milyon euroya alır, hehe. Bir de tuhaf bir kalecileri vardı. Eldivenleri yok ve devamlı saha içinde koşuyordu, 90 dakika içinde bir kere kalecilik yaptı ama o da şahaneydi. Ali Güneş’miş adı galiba, Almanya’da falan oynamış, bilirsin Almanlar’ın kalecileri hep iyi olur. Bizim için iyi biten bir maç oldu, onlar öne geçti ama ilk yarı o kadar çok hırslı oynadılar ki, baya yoruldular. İkinci yarı alacağımız belliydi. Shabani de işini gerçekten iyi yaptı. Bu çocuğa hayranım, hep yedek ama hiç sorun çıkartmıyor. Geçen sene Ümit Karan neler yaptı, anlatmıştım biliyorsun. Maçtan sonra stattan çıkarken, beni evine çay içmeye çağıran insanlar oldu o apartmanlardan. Arda "Harry, gidelim mi?" diye sordu. Gülmedim, çünkü bu çocuk şaka yapmıyor da olabilirdi. Zaten dün de "dayıcığım" diyerek bayram diye elimi öptü. “Dayıcığım” ne demek acaba? Daha çok şey anlatmak isterdim ama Florya’ya yaklaştık. Bu arada Elano, Türkçe şarkı söylemeye başladı, bu Servet’ten korkulur - her anlamda...



Kendine iyi bak...

Harry"



Fatih Demireli’nin Notu: Bu yazı A’dan Z’ye bir hayal ürünüdür, sadece ruh halimi yansıtmaktadır.
 
Cevap: #19 Harry Kewell



Hani Bordeaux maçında taktı ya 90 a unutamam o spikerin keweeeoaooaaallll diye bağırışını... Tekrar yaşatması dileğiyle...İnşallah finalde yapar bu sefer.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt