Aborjin Sanatçılar Kolonizasyon Döneminde Neden Devasa Atasal Varlıkları Resmetti?

Cihan Ağzıkara

Hic sasmaz kutsal guvercin boku fali
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
24 Mayıs 2009
Mesajlar
17.495
Tepkime puanı
20.478
Puan
2.643
1789207807429.webp

Avustralya'daki bir kaya sığınağının tavanında süzülen devasa bir yılanla karşılaşıyoruz. Timsah benzeri bir kafaya, ustura keskinliğinde dişlere ve uzun bir dile sahip olan bu yılanın uzunluğu 6 metreyi aşıyor. Bu durum onu Arnhem Land bölgesinde kaydedilmiş en büyük Gökkuşağı Yılanı resimlerinden biri yapıyor. Aynı zamanda bölgedeki benzer devasa resimlerin ilginç repertuvarına bir yenisini daha ekliyor.

Australian Archaeology dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, bölgedeki Aborjin sanatçılar 19 ve 20. yüzyıllarda güçlü atasal varlıkların devasa resimlerini yapmaya başladılar. Erken Avrupa kolonizasyonu bildikleri dünyayı altüst ediyordu. Sanatçıların amacı bu hızlı değişim karşısında toprakları, gelenekleri ve toplulukları üzerinde kontrol sağlamaktı. Dev Gökkuşağı Yılanı da bu amaçla çizilmiş resimlerden biriydi. Griffith Üniversitesinden arkeolog ve çalışmanın başyazarı Paul Taçon bu durumu şöyle ifade etti:

AW5 alanındaki 6 metrelik Awunbarna Gökkuşağı Yılanı'nı ilk gördüğümde kendi kendime, 'Vay canına!' dedim. Arnhem Land'daki 40 yıllık kaya sanatı saha çalışmamda gördüğüm en büyük Gökkuşağı Yılanı resimlerinden biri bu. Ayrıca şu dişlere ve dile bir bakın!

Devleri Kaydetmek​

Araştırmacılar 2018 yılından bu yana Awunbarna bölgesindeki (Mount Borradaile olarak da bilinir) 165 kaya sanatı alanını kaydetmek için çalışıyorlar. Ekip bu süreçte kıdemli Amurdak Geleneksel Sahibi Charlie Mungulda ile işbirliği yaptı. Çalışmanın odak noktasını Avrupalıların gelişinden sonra yapılan kaya sanatları oluşturdu.

Ekibin ilgisini çeken asıl şey temas sonrası sanatın devasa boyutlarda resmedilmesi gibi şaşırtıcı bir eğilimdi. Bu eserler arasında 2 metre uzunluğundaki pitonlardan gerçek boyutlu timsahlara ve kangurulara kadar pek çok figür bulunuyordu. Devler arasındaki en güçlü yaratıklar ise Gökkuşağı Yılanlarıydı.

Gökkuşağı Yılanları zamanı bükme gücüne sahip atasal varlıklardır. Bu sayede Düşzamanı sadece geçmişte kalmaz, aynı zamanda günümüze de uzanır. Bu varlıklar değişim fikriyle güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Değişimle başa çıkmayı, onu kabul etmeyi ve belki de kontrol etmeyi öğrenmeyi temsil ederler.

Taş Dizilimleri ve Tarihlendirme​

Araştırmacılar 21 farklı alanda toplam 29 Gökkuşağı Yılanı resmi kaydettiler. Bu sayının, söz konusu güçlü varlıkların bugüne kadar tespit ettiğimiz en yoğun derlemesi olduğunu görüyoruz. Ekip bunun yanı sıra 2 metreden uzun devasa bir insan tasviri de buldu. Ayrıca tüm Avustralya'da bilinen tek çubuklu balina (Lat: "mysticeti") tasviri de keşfedildi.

Dev tasvirler sadece boyayla sınırlı değildi. Araştırmacıların dikkatini 124 metre uzunluğunda bir taş dizilimi de çekti. Taçon bu dizilimin şeklini ve önemini şöyle açıkladı:

Taşlarla çevrili büyük bir gövdeye bağlı kıvrımlı bir boynun ucunda başa benzeyen büyük bir taş bulunuyordu. Taş diziliminin şekline bakarak bunun bazı Gökkuşağı Yılanı resimlerine benzediğini görebiliyorduk.
Bu resimlerin tam olarak ne zaman yapıldığını söylemek oldukça zordur (ancak bazı ipuçları bulunuyor). Taçon birçok görselin radyokarbon yöntemiyle tarihlendirilemediğini belirtiyor. Ancak yılanlar genellikle daha eski sanat eserlerinin üzerine çizilmiş durumda. Ayrıca çoğunlukla sadece birkaç yüzyıl içinde solma eğiliminde olan beyaz pipo kiliyle boyanmışlar. Çalışmaya göre tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde Avrupalılarla temas sonrasına işaret eden bir tarih ortaya çıkıyor.

Değişimle Yüzleşmek​

Peki ama bu devasa yaratıklar ve varlıklar neden bu kadar çok sayıda resmedildi? Araştırmaya göre sanatçılar hızlı kültürel çalkantıların ortasında kontrolü yeniden sağlamak amacıyla dev ve güçlü yaratıkları resmetmeye başladılar. Törenler, mitler, inançlar ve geleneklerle bağlantılı olan bu devasa resimler, insanların toprakla ve birbirleriyle olan bağlarını güçlendirmeye yardımcı oldu.

Taçon, Awunbarna'nın konumunun bu devleri resmetmek için özellikle uygun olduğunu belirtiyor. Awunbarna bölgesi çeşitli Aborjin dil grupları arasında ticaret, törenler ve diğer sosyal toplantılar için bir odak noktasıydı. Komşu topraklar arasında seyahat eden insanların Amurdak bölgesinden geçmesi gerekiyordu. Bu durum orayı söz konusu resimleri yapmak ve mesajlarını iletmek için mükemmel bir yer haline getiriyordu. Üstelik burası 1800'lerin sonlarında sömürgeci manda avcılığı endüstrisinin hedef aldığı ilk yerlerden biriydi. Dolayısıyla devasa değişimin vurduğu ilk bölgeler arasında yer alıyordu.

Böylesine büyük bir çalkantıyla karşı karşıya kalındığında aynı derecede güçlü bir tepki gerekiyordu. Taçon bu ihtiyacı şöyle açıkladı:

Gökkuşağı Yılanı tüm atasal varlıkların en güçlüsü olarak gelenekleri pekiştiriyordu. Hızla değişen zamanlarda Aborjin halkına bir miktar istikrar sağlamak ve kaderleri üzerinde kontrol sahibi olmalarına yardımcı olmak için tasvirler, hikayeler ve törenler aracılığıyla kullanılabilecek güçlü bir kuvvetti.
Gökkuşağı Yılanlarının yanı sıra timsahlar, balıklar ve diğer hayvanları içeren bazı güçlü yaratıklar da Avrupa gemilerinin ve ateşli silahların üzerine veya yanına resmedilmişti. Çalışmaya göre bu durum tören liderleri tarafından Aborjin geleneklerinin hala önemli olduğunu vurgulamak için yapılan görsel bir ifadeydi.

Taçon için bu resimlerin önemi arkeolojinin çok ötesine geçiyor. Araştırmacı bu durumu şöyle özetledi:

Aborjin yaratıcılığının, geleneğinin ve dünya görüşünün bir kanıtı olan bu resimler, önemli bilgileri nesiller arasında aktarmak için kullanıldı. Bu eserler dünya çapında öneme ve çağdaş bir geçerliliğe sahip olan, yeri doldurulamaz küresel bir görsel mirasın parçasıdır. Aynı zamanda Aborjinlerin yaşayan kültürünün de ayrılmaz bir unsurudur.

Kaynak: Evrim Ağacı
 
Sinema deneyiminin mucidi abrjin halkı için bahsedilen o çizimler çocuk oyuncağı
 
Nedendir bilmem ama bir insan inandığı hayal ettiği güçlü bir varlığı hiç küçük hayal etmez. Misal yaratıcının şekli semali belli değil ama kimse de ufak bir boyutta hayal etmemiştir kafasında çocukken kurarken.

Araştırılması gereken bir konu.
 
Nedendir bilmem ama bir insan inandığı hayal ettiği güçlü bir varlığı hiç küçük hayal etmez. Misal yaratıcının şekli semali belli değil ama kimse de ufak bir boyutta hayal etmemiştir kafasında çocukken kurarken.

Araştırılması gereken bir konu.
kant zaten bunu inceledi hayatında
 
Geri
Üst Alt