- 25 Nisan 2011
- 20.486
- 13
- 1.088
Muhteşem bir yazı. Başlık zaten harika...
Adalet sıktı, bir düğme daha açalım!
Yazan: Çiğdem Oflu
Ve mahallenin şımarık çocuğu için kaybettiği maç tekrarlatılır, topunu alıp gidecektir yoksa mazallah...
Her takımdan bir grup temiz futbol isteyen insan - ki buna Fenerbahçeli temiz futbolseverler de dahil -adaletin katledilişine şahit olduk. İsteyen istediğini yapabiliyorsa her sene şike yapılsın, yapılanlar yeniden yargılansın, sonra yeniden şike yapılsın onlar da bir daha yargılansın. Canı sıkılan "ben kararı beğenmedim desin" bir daha yargılansın. Muhtemelen bu terör örgütlerinin de ekmeğine yağ sürer.
Yeniden yargılanmayı kim istemez?
Adalete fener yakmakla, dibinde dinamit patlatmak arasındaki farkı anlayamayanlar ya da anlamak istemeyenler olması ne acı.
Türk futbolunu, dünya gözünde bitirdik ama uslanmadık, yetmezmiş gibi şimdi bir de adalet kisvesi adı altındaki adaletsiz girişimlerimizle, sos niyetine, bu enfes rezaletimizi kirli parmaklarımızı batıra çıkara ve bocalaya bocalaya süslüyoruz... Adaletin adını adaletle kirletiyoruz yani.
Dünyada eşimiz benzerimiz yok: Adalete kıyak çek, adaleti az yana çek, adaletin boyunu kısaltalım bu bana olmadı, adaletin rengini beğenmedim bence farklı renk olsun, adaletin baharatı eksik...
İyi ki adalet dile gelmiyor.
İlginç olan aylardır üstünde durdukları "bize kumpas kuruldu" iddiası kabul de edilmedi mahkemece. Hukuk kurulumuzdan Atilla Dilaver şu açıklamalarda bulundu: "13. Ağır Ceza Mahkemesi, mahkum avukatlarının kumpas iddialarının yerinde olmadığını, tutanaklarda bir sahtecilik olmadığını, temiz kararında belirtmesine rağmen, yapılan değişiklikle örgüt suçlarının katalog suç kapsamından çıkartılmasını gerekçe göstererek yeniden yargılama kararı verdi. Bu ceza, hukuk usulünün, ''usul hükümlerindeki değişiklik ölmüş bir işlemi diriltemez'' genel kitlesine aykırı olarak verilmiş bir karardır."
Yani canı "kılıf" isteyenin mezesi olabileceğini düşünüyorlar adaletin. Toplumun büyük kesimi de alkışlıyor; bu, her yolu mübâh gören insanları.
Milletvekili Koray Aydın; “Yeniden yargılama kararı göz göre gelmiş, Başbakan söz vermiş ve mahkeme de bu sözü yerine getirmiştir” diyor, Mahmut Uslu'nun "Başbakanımız söz verdi, yeniden yargılanma olacak" sözüne atıfta bulunarak ve ekliyor: "Kumpas” yoktur, “tutanaklarda sahtecilik” yoktur diyen mahkemenin yeniden yargılama için öne sürdüğü gerekçenin adaletle bağdaşması mümkün değil."
17 Temmuz'daki UEFA'dan gelecek açıklamanın ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin öncesinde bu kararın açıklanması da ayrıca ilginç.
Hukuk kurallarının çiğnenmesi, toplumda istenilen algının yaratılması bizim ülkemizde bütün coşkusuyla devam ededursun, futbolseverler adalet için doğru girişimlerde bulunmaya devam ediyor.
İşin Türkiye'deki kısmı, olanca hızıyla adalet terazisini mahallenin şımarık çocuğu adına bastıracak da olsa, bir ayağı topal olan adaletin; intikamını Temmuz'da fazlasıyla alacağını düşünüyorum. Çünkü adalet, sıkı geldiğinde açılan bir düğmeyle her isteyene göre gevşetilen bir kavram değil. Bugün gevşetilen her kısım ilerleyen günlerde düğümlere gebedir çok açık.
Bize düşen bir bütün olmak. Bizden haber bekleyen Kazım Koyuncu'muz, Mustafa amcamız ve genç yaşta hayatını kaybeden gençlerimiz için sağduyulu ve sabırlı olmak. Sevincimizi cambazlıklar ve tiyatro oyunlarıyla çalmaya çabalayanlar, attıkları adımlarla giderek daha fazla çamura bulanıyor. Kirli bir oyun, daha büyük kirlerle kapatılmaya çalışıyor.
Son dakikalara doğru maç kızıştı sadece, hepsi bu ve oyalamaya çalışmaları, atacağımız golün dakikasını değiştirmeyecek. Net.
Adalet sıktı, bir düğme daha açalım! - Çiğdem Oflu
Adalet sıktı, bir düğme daha açalım!
Yazan: Çiğdem Oflu
Ve mahallenin şımarık çocuğu için kaybettiği maç tekrarlatılır, topunu alıp gidecektir yoksa mazallah...
Her takımdan bir grup temiz futbol isteyen insan - ki buna Fenerbahçeli temiz futbolseverler de dahil -adaletin katledilişine şahit olduk. İsteyen istediğini yapabiliyorsa her sene şike yapılsın, yapılanlar yeniden yargılansın, sonra yeniden şike yapılsın onlar da bir daha yargılansın. Canı sıkılan "ben kararı beğenmedim desin" bir daha yargılansın. Muhtemelen bu terör örgütlerinin de ekmeğine yağ sürer.
Yeniden yargılanmayı kim istemez?
Adalete fener yakmakla, dibinde dinamit patlatmak arasındaki farkı anlayamayanlar ya da anlamak istemeyenler olması ne acı.
Türk futbolunu, dünya gözünde bitirdik ama uslanmadık, yetmezmiş gibi şimdi bir de adalet kisvesi adı altındaki adaletsiz girişimlerimizle, sos niyetine, bu enfes rezaletimizi kirli parmaklarımızı batıra çıkara ve bocalaya bocalaya süslüyoruz... Adaletin adını adaletle kirletiyoruz yani.
Dünyada eşimiz benzerimiz yok: Adalete kıyak çek, adaleti az yana çek, adaletin boyunu kısaltalım bu bana olmadı, adaletin rengini beğenmedim bence farklı renk olsun, adaletin baharatı eksik...
İyi ki adalet dile gelmiyor.
İlginç olan aylardır üstünde durdukları "bize kumpas kuruldu" iddiası kabul de edilmedi mahkemece. Hukuk kurulumuzdan Atilla Dilaver şu açıklamalarda bulundu: "13. Ağır Ceza Mahkemesi, mahkum avukatlarının kumpas iddialarının yerinde olmadığını, tutanaklarda bir sahtecilik olmadığını, temiz kararında belirtmesine rağmen, yapılan değişiklikle örgüt suçlarının katalog suç kapsamından çıkartılmasını gerekçe göstererek yeniden yargılama kararı verdi. Bu ceza, hukuk usulünün, ''usul hükümlerindeki değişiklik ölmüş bir işlemi diriltemez'' genel kitlesine aykırı olarak verilmiş bir karardır."
Yani canı "kılıf" isteyenin mezesi olabileceğini düşünüyorlar adaletin. Toplumun büyük kesimi de alkışlıyor; bu, her yolu mübâh gören insanları.
Milletvekili Koray Aydın; “Yeniden yargılama kararı göz göre gelmiş, Başbakan söz vermiş ve mahkeme de bu sözü yerine getirmiştir” diyor, Mahmut Uslu'nun "Başbakanımız söz verdi, yeniden yargılanma olacak" sözüne atıfta bulunarak ve ekliyor: "Kumpas” yoktur, “tutanaklarda sahtecilik” yoktur diyen mahkemenin yeniden yargılama için öne sürdüğü gerekçenin adaletle bağdaşması mümkün değil."
17 Temmuz'daki UEFA'dan gelecek açıklamanın ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin öncesinde bu kararın açıklanması da ayrıca ilginç.
Hukuk kurallarının çiğnenmesi, toplumda istenilen algının yaratılması bizim ülkemizde bütün coşkusuyla devam ededursun, futbolseverler adalet için doğru girişimlerde bulunmaya devam ediyor.
İşin Türkiye'deki kısmı, olanca hızıyla adalet terazisini mahallenin şımarık çocuğu adına bastıracak da olsa, bir ayağı topal olan adaletin; intikamını Temmuz'da fazlasıyla alacağını düşünüyorum. Çünkü adalet, sıkı geldiğinde açılan bir düğmeyle her isteyene göre gevşetilen bir kavram değil. Bugün gevşetilen her kısım ilerleyen günlerde düğümlere gebedir çok açık.
Bize düşen bir bütün olmak. Bizden haber bekleyen Kazım Koyuncu'muz, Mustafa amcamız ve genç yaşta hayatını kaybeden gençlerimiz için sağduyulu ve sabırlı olmak. Sevincimizi cambazlıklar ve tiyatro oyunlarıyla çalmaya çabalayanlar, attıkları adımlarla giderek daha fazla çamura bulanıyor. Kirli bir oyun, daha büyük kirlerle kapatılmaya çalışıyor.
Son dakikalara doğru maç kızıştı sadece, hepsi bu ve oyalamaya çalışmaları, atacağımız golün dakikasını değiştirmeyecek. Net.
Adalet sıktı, bir düğme daha açalım! - Çiğdem Oflu