Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."

Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



Son paragraf hariç hepsine katılıyorum.En iyi scout ekibi olan takım bana göre Porto'dur.Takımlarında yer bulamayanlar bile yıldız oluyor.(Diego,Luis Fabiano)





elbette portoda bu bakımdan iyi durumda.benim dediğim ucuza alıp pahalıya satma stratejisi.manu bunu iyi başarıyor.obertan ve valencia yı aldılar.bakın göreceksiniz 2-3 seneye kalmaz bunlarda avrupanın gözdesi olacak.
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



hayalleri bıkakıp gerçeğe dönmek lazım!! gerçekte bu takımın eksiği var transfer şart!!! türkiye süper ligi artık çok ilerledi şampiyonluk çok zor öyle gençlerle falan olcak iş değil bu! üstelik f5 başkanı azizenin 3 yıl şampiyonluk sözü ve transfer atağı var! şimdi sana soruyorum bu taraftar 3 sene f5 şampiyonluğunu kaldırabilirmi? böyle birşey olsa kim rijkaard der kim altyapı der kim gençlerimiz der??? bir tek şey denir yönetim istifa!



Şampiyon takım bjk da birçok genç vardı yada orta sınıf futbolcu nerdeyse bir yıldızları dahi yok adamların. Ernst kim mesela kaçımız haberdardı değil mi yada Tello ?



Sivas: neredeyse takımın çoğu türk ve altyapılardan yani Türk futbolundan yetişme 1-2 önemli yabancıları var.



Trabzon yıldız yok gibi birşey. Türkler ile oynadılar ve hemen hemen hepsi Türk futbolu altyapısından çıkma. Bu 3 takım ilk 3 deydi.





Galatasaray: altyapıdan gelen 11 oyuncusu Arda. 2-3 oyuncu çok değil yani türk futbolundan gelme. Gerisi 2 yıldız oyuncu ve Alman altyapısından gelme adamlar. Oturup düşün bakalım şimdi hayal mi ? yada başarıyı kim yakalamış ?



f5 de bizimle aynı durumda.
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



Hollanda’da yıllardan beri kulaktan kulağa yayılan bir şaka var ki, bu Ajax’ın alt yapısına ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Hollandalı bebeklerin ilk sözü ne anne, ne de baba, Ajax. Bir çok Hollandalı bunu onaylarken, buna kesinlikle karşı çıkan bir gurup var. Onlar tabii ki Ajax’ın en büyük rakibi olan Feyenoord’un taraftarları. Onlar buna inanmak istemeseler de Ajax, Hollanda’nın en başarılı, en ünlü ve popüler kulübü.

Ajax, Amsterdam’da inanılmaz bir şekilde destekleniyor. Tarafsız ziyaretçiler bunun biraz abartıldığını düşünebilirler fakat hayatlarında bir kez bile olsa Ajax’ın ArenA Stadı’nı görmüş olsalar, kesinlikle görüşlerini değiştireceklerdir. Şehrin hemen dışında bulunan stad, dışarıdan bakıldığında spor kompleksinden çok bir uzay gemisine benziyor ve tamamen Ajax kulübüne ait.

ArenA’nın içindeki hemen hemen herşey Ajax’ın renkleri olan kırmızı-beyazla kaplanmış. Kulübün mağazasında, taraftarların hayal edebileceği herşey bulunuyor ve bunlar da Ajax Müzesi’ni ziyaret etmeyi değer hale getiriyor. Burada sadece güzel maçların ve harika gollerin kayıtları yok. Ajaxlı futbolcuların hepsinin fotoğraflarını bulmak mümkün. Ayrıca kulübün 100 yıllık tarihi boyunca kazandığı kupaları ve ödülleri, eski belgeleri, tarihi araç gereçleri yine bu müzede bulabilirsiniz.



AJAX BURADA, AJAX ORADA, AJAX HERYERDE

Kulüp mağazasını ve müzesini ziyaret ettikten sonra asansörle yukarı çıkarak tribünlerdeki yerinizi alabilirsiniz. Stad kapasitesi 51 bin kişi fakat Ajax, bunlardan sadece 43 bin adetini satabiliyor çünkü bu sayının üstüne çıkması yasak. Stadın koridorlarını Cruyff, Neeskens, Hulshoff, Blind, Davids, Seedorf ve Rijkaard gibi yıldızların fotoğrafları süslüyor. Devre arası mı? Sıkılmaya gerek yok. Neden stad içindeki restauranta gitmiyorsunuz? Ajax’ı hatırlatan bir çok şeyi burada da bulabilirsiniz. Ekranlardan, Ajax’ın geçmişte oynadığı harika maçları ve kazandığı muhteşem zaferleri tekrar izleyebilirsiniz. ArenA’nın içinde çok özel bir yer var. Burasının adı “Soccer World”. Bu yiyecek ve içecek standında Ajax’ın eski yıldızlarının isimlerini taşıyan yemekler yiyebilirsiniz. Bunların arasında en çok satanlar ise “Frank de Boer Hamburgers” ve “Rijkaard’s Caesar Salad”.



İYİ BİR GELECEK BEKLENTİSİ





Gençlerin maçlarını oynadığı stad

Ajax’ın sadece ArenA’sı yok. ArenA’dan sadece bir kaç yüz metre uzaklıkta yer alan “De Toekomst” (Gelecek), adlı antreman merkezi gerçekten mükemmel. Bu dev komplekste, 7 adet doğal çim saha, 1 adet yapay çim saha ve Ajax’ın PAF takımının maçlarını oynadığı küçük bir stadyum var. Burası gerçekten de çok düşünülerek seçilmiş bir yer. Çünkü burada antreman yapan gençler ArenA Stadı’nı çok rahat bir şekilde görebiliyorlar ve içlerinden şöyle diyorlar: “Orası, bir gün Ajax’ta profesyonel olarak futbol oynamak istediğim yer”.

60’lardan beri Ajax, alt yapı projelerini çok profesyonel bir biçimde yürütüyor. “De Toekomst”, genç yeteneklerin çok daha iyi ve etkili şartlarda yetişmesini olası kılıyor. 1996 yılından beri faaliyette olan bu kompleksin finansı, Ajax’ın 1995 yılında kazandığı Şampiyonlar Ligi’nden sonra kazanılan extra gelirlerle sağlandı.

“De Toekomst”, on farklı takımdan 160 gence evsahipliği yapıyor ve bu gençlere, yaşıtlarının çoğunun sahip olamadığı şartları sağlıyor. Soyunma odalarının kapılarında, Ajax’ta oynamış ünlü futbolcuların isimlerini taşıyan tabelaları görebilirsiniz. Hiç kuşkusuz ki Ajax’ta oynamış en iyi ve en ünlü futbolcu Johan Cruyff. Kulüp yetkilileri, hala ondan korku ve merakla karışık bir saygıyla bahsediyorlar. Altyapı hocaları onun ismini kullanarak oyuncularını motive ediyorlar. Belki de bu sayede yeni bir “Kral Johan” çıkar.



SADECE EN İYİLER

Fakat zirveye giden yol oldukça uzun ve zorlu, ayrıca acımasız bir rekabet ortamı çocukları bekliyor. Sadece en iyiler Ajax’ta kalabiliyor, hocalarının gözüne giremeyenler ise gitmek zorunda. İyi bir performans göstererek Ajax’a katılmış olan gençler, birinci sınıf bir futbol okuluna başladıklarının bilinci içinde hareket ediyorlar.



Bu şansı elde ettikten sonra onlar için profesyonelliğe giden yol açılıyor. Son yıllarda, De Toekomst’tan mezun olanlar büyük bir aşama kaydederek, profesyonelliğe ilk adımlarını atıyorlar. Geçtiğimiz sezon, bir maçta Ajax’ın ilk onbirinin sekizi altyapıdan gelen futbolculardan oluşuyordu.

De Toekomst’taki gençler oldukça meşguller. Çünkü onlar için sadece çim saha antremankarı yok. Ağırlık salonunda çalışıyorlar, havuzda yürüyorlar, cimnastik salonunda ayak tenisi oynuyorlar ya da diğer bir odada antrenörlerinin anlattıklarını dinleyerek, nasıl daha hızlı koşabileceklerini veya birbirleriyle olan uyumu nasıl daha ileriye götürebileceklerini öğreniyorlar. Eğer içlerinden biri sakatlanırsa derhal masöre veya fizyoterapiste götürülüyor.

Bu okulda sadece en iyi hocalar görev alabilir. Bu felsefe Co Adriaanse ile birlikte daha da gelişti. Adriaanse, Ajax altyapısında 6 yıl çalıştıktan sonra küçük bir kulüp olan Tillem II Tilburg’un teknik direktörlüğüne getirildi. Adriaanse, Tilburg’un Şampiyonlar Ligi’ne katılmasını sağladığında, herkes hayretler içinde kalmıştı. Birkaç hafta önce ise Ajax’a geri dönerek takımın başına geçti. Şu sıralarda altyapının başında Ajax formasını üçyüzden fazla giyen John van’t Schip var.

De Toekomst’da yetenekleri ve çalışmalarıyla diğerlerinden ayrılan gençler, mutlaka Adriaanse’ye gitmek zorunda. Onun bu hırsı, yetenekli gençleri iyi futbola hazırlarken aynı zamanda onlara Ajax’ın (A) takımına girme şansını veriyor. Hatta bu gençler büyük paralar karşılığında İtalyan, İngiliz veya İspanyol kulüplerine transfer oluyorlar. Son yıllarda yaklaşık olarak 12 adet altyapı futbolcusunu diğer kulüplere satan Ajax bu işten büyük miktarda gelir elde etti.

1995 yılında Avrupa Şampiyonu olan Ajax’ın o günkü 22 kişilik kadrosundan şu an sadece ikisi kalmış durumda. Hollanda’nın eski teknik direktörü Frank Rijkaard, bu konuda şöyle konuştu: “Ajax’ta önemli olan, gençleri çok iyi bir şekilde yetiştirmek ve daha sonra ise onları yüksek transfer bedelleriyle satmaktır. Kulüp, politikası nedeniyle kesinlikle pahalı transfer yapmıyor. Onun yerine kendi yıldızlarını yetiştiriyor ve bunu da yıllardan beri başarıyla sürdürüyor.”



11 YAŞINDAKİLER BİLE ZORLU ÇALIŞMALARA KATILMAK ZORUNDA

De Toekomst’ta, 10 antrenör, yaşları sekiz ila onsekiz arasında değişen gençlerle ilgileniyor. Gençler yaşlarına göre en küçükten (E), en büyüğe (A) kadar sıralanıyorlar. Her kategoride iki seviye mevcut. Örnek olarak A1 ve A2. A1 gurubunda, A2’ye oranla daha iyi futbolcular yer alıyor. Bu yıl sona ermeden Ajax, F kategorisini de açarak gençleri 6 yaşından itibaren eğitmeye başlamayı planlıyor. Eğer profesyonel olmak istiyorsanız, hiçbir şey erken başlamak kadar iyi değildir.

Ajax’ın altyapısında sadece antrenörler yok. Doktor, 6 masör ve fizyoterapist, 3 kişilik sağlık ekibi ve gençlerin günlük besin ve vitamin ihtiyacını almalarını sağlayan diyet uzmanıyla birlikte gençlerin her ihtiyacını karşılayacak bir ekip kurulmuş.Öğle yemeği, De Toekomst’taki restaurantta yeniliyor. Ayrıca oyuncuların iki antreman arasında sıkılmalarını önlemek için piyano, bilardo, video oyunları ve masa futbolu gibi ayrıntılar da unutulmamış. Tabi ki duvarları da eski Ajaxlı yıldızların fotoğrafları süslüyor.

Bu okulda asıl hedef, futbolcuların mümkün olduğunca küçük yaşlarda en yüksek performansa ulaşmalarını sağlamak. Maarten Stekelenburg, hem Ajax’ın basın bürosunda çalışıyor, hem de altyapıda D1 takımının antranörlüğünü yapıyor. Her hafta takımının 2 antremanı ve 2 maçı var. Stekelenburg haftada 20 saatini futbolcularına ayırıyor. Doğal olarak ta öğrencileri Avrupa futbolunun bütün ünlü kulüplerini biliyorlar. Sadece isim olarak değil onlarla maç yaparak, onları daha yakından tanıma fırsatı elde ediyorlar. Bu yılın başında, Barcelona’nın evsahipliği yaptığı turnuvaya katılarak İnter Milan ve Real Madrid gibi dev takımlarla oynama fırsatını elde ettiler.



CRUYFF, VAN BASTEN, KLUİVERT, BERGKAMP

Ajax’ın yıllık bütçesi yaklaşık olarak 45 milyon dolar. Bunun büyük bir kısmı ise altyapıya ayrılıyor fakat ne kadar ayrıldığı açıklanmıyor. Basın Sözcüsü Van Leeuwen, kesin bir rakam vermemekle birlikte bütçenin önemli bir kısmının altyapıya aktarıldığını, ayrıca De Toekomst benzeri iki okulun, Gana ve Güney Afrika’da da açılma planlarının yapıldığını belirtiyor. Ajax, Gana’da Ashanti Goldfields ve Güney Afrika’da da Ajax Cape Town isimli takımların sahibi. Bu iki kulüpte oynayan yetenekli gençler, eğitimlerini tamamlamak için Amsterdam’a çağırılıyorlar.



3-4-3 SİSTEMİ

Ajax, yıllardan beri 3-4-3 sistemiyle oynuyor. Oyuncuların sırt numaraları ve oyun alanındaki dizilişleri ise şöyle: 1 kaleci, 2 sağ bek, 3 libero, 5 sol bek, 6 ortasahanın sağı, 4 defansa dönük ortasaha, 10 hücuma dönük ortasaha, 7 sağ açık, 9 forvet, 11 sol açık.

Altyapıdaki (D) ve (E) takımları bile bu dizilişle sahada yer alıyorlar. Ayrıca kulüp felsefesini de çok iyi biliyorlar. Ajax, kolektif çabaya ve takım çalışmasının anahtar sözcük olduğuna inanıyor. Her oyuncu oynadığı mevkiye konsantre olmalı ve nasıl oynaması gerktiğini çok iyi bilmeli. Ajax, altyapısındaki futbolcuları iç saha maçlarında top toplayıcı olarak kullanıyor. Top toplayıcılar kendi takımlarında nerede oynuyorlarsa o bölgeye yakın bir yerde duruyorlar ve böylece Ajaxlı yıldızlara bakarak nasıl oynamaları gerektiğini öğreniyorlar.

Normalde oyuncular kendi mevkileri dışında oynamayı pek istemezler. Bu anlayış sonucunda da kulüp, oyuncularının her mevkide oynamalarını beklemez. Bu olaya en güzel örnek geçtiğimiz sezonda yaşandı. Ajax antrenörü Hans Westerhof, ortasahanın solunda ortaya çıkan eksikliği gidermek için takım içinden birini bulmak yerine Ajax’ın 2. takımından bir oyuncu almayı düşündü. Fakat bu oyuncu yeterli kapasiteye sahip değildi. Bunun üzerine Westerhof da A-1 takımında oynayan Rafael van der Vaart’ı takıma aldı. Sadece 17 yaşında olan bu gelecek vadeden oyuncu böylece profesyonelliğe ilk adımını atmış oldu. Daha önce Ajax’ın ikinci takımında bile oynamamış olan van der Vaart, verilen şansı en iyi biçimde kullandı. Sadece bir antremana çıktıktan sonra van der Vaart, 19 Nisan 2000’de Hollanda Birinci Ligi’nde Ajax’ın formasını ilk kez giydi.

Otoriteler, Edgar Davids ve Clarence Seedorf’tan sonra Ajax’ın yeni bir yıldızı daha futbol dünyasına kazandırdığı görüşündeler. Kulüp yönetimi de onlarla aynı fikirde olacaklar ki, van der Vaart’la 6 yıllık kontrat yapmak istiyorlar.

Altyapıya yapılan bunca yatırım mutlaka Ajax’a bir şekilde geri dönüyor. Sürekli olarak genç yetenekleri bularak ortaya çıkartan ve onların birer yıldız olmalarını sağlayan Ajax’ın yetiştirdiği bazı yıldızlar ve oynadıkları takımlar şöyle: Johan Cruyff, Johan Neeskens, Marco van Basten, Frank Rijkaard, Edwin van der Saar (Juventus Turin), Edgar Davids (Juventus Turin), Clarence Seedorf (Inter Milan), Patrick Kluivert, Frank de Boer(Barcelona) ve Ronald de Boer (Glasgow Rangers), Dennis Bergkamp (Arsenal).

Euro 2000 ‘deki Hollanda Milli Takımı’nın yarısı Ajax formasını ya giyen ya da bir zamanlar giymiş olan oyunculardan kuruluydu. Mesela Kluivert Ajax’a geldiğinde 10 yaşındaydı, Denis Bergkamp ilk olarak C1 takımında başladı ve Seedorf A takıma çıktığında henüz 16 yaşındaydı.

Ajax’ın altyapısına girmek binlerce Hollandalı çocuğun hayalini süslüyor. Kulüp yılda üç veya dört kez, 1500 ila 2000 arasında çocuğun katıldığı 3 günlük kurs düzenliyor. Katılan herkese numaralı bir Ajax tişörtü veriliyor. Çok kapsamlı bir testten geçirilen oyunculardan başarılı olanlar birkaç hazırlık maçında oynatılarak tekrar bir testten geçiriliyorlar. Bura da başarılı olanlar Ajax’ın altyapısına katılma şansını elde ediyorlar. Daha sonra ise bu oyuncularla beş veya altı yıllık bağlayıcı niteliği olan kontrat imzalanıyor. Bosman kurallarından sonra gerekli hale gelen bu anlaşmayla, eğer oyuncu sözleşmesi bitmeden bir başka kulübe transfer olmak isterse doğabilecek bonservis problemleri ortadan kaldırılmış oluyor. Eğer futbolcu, kontratı dolduktan sonra ayrılmak isterse Hollanda yasalarına göre top oynadığı her sezon için yaklaşık olarak 11 bin dolar ödemek zorunda.

Ajax, Hollanda’daki genç yetenekleri keşfetmek için 15 kişilik bir ekip kurmuş. Bu yıldız avcıları Hollanda’nın dört bir yanını dolaşarak genç yetenekler arıyorlar ve buldukları zaman da anında kulübe bildiriyorlar. Yıldız avcılarından biri Danimarka’da yaşıyor ve bütün İskandinavya’yı arabayla dolaşarak Ajax için oyuncuları izlemiş. Hatta Güney Amerika’da ve Afrika’da bile Ajax’ın izleme birimleri var.

Ajax altyapısındaki futbolcuların % 95’i Hollanda pasaportu taşıyor. Yurt dışından gelenlere Flamanca öğretiliyor ve mümkün olduğunca çabuk Hollanda’nın yaşam şartlarına uyum sağlamaları sağlanıyor. Uyum evresini daha da kolaylaştırmak ve hızlı hale getirmek için Hollandalı ailelerin yanlarına yerleştiriyorlar.

Ajax’ın altyapı tesislerinde yatılı okul yok. Bu konuda Van Leeuwen şöyle diyor: “13, 14 yaşındaki çocukları aile ortamından uzaklaştırmak onları olumsuz yönde etkiler.” Gençler kendi aileleriyle kalıyorlar ve normal bir okula devam ediyorlar. Okuldan sonra ise Ajax’ın servis otobüsüyle tesislere gidiyorlar. İdmandan sonra ise tekrar evlerine bırakılıyorlar. Kulüp sadece masrafları karşılıyor, oyunculara herhangi bir ücret ödemiyor. Çünkü Hollanda kanunlarına göre, hiçbir futbolcu 18 yaşına kadar bu işten para alamaz.



ARENA RÜYASI

Ajax, gençlerin okuldaki performansına büyük önem veriyor. Eğer içlerinden biri derslerinden futbol yüzünden geri kalırsa onun arayı kapatması için Ajax gerekli olan herşeyi yapıyor, gerekirse özel öğretmen tutuyor. İki yıl önce Amerika’da, Dallas’ta bir turnuvaya katılan futbolcuların derslerinden geri kalmaması için kafilede bir de öğretmen vardı ve uçuş boyunca öğrencilere ders anlattı ve daha sonra ise bir buçuk saatlik bir yazılı imtihan yaptı.

Van Leeuwen “Biz onların futbolda olduğu kadar kendilerini zihinsel alanda da geliştirmelerini istiyoruz. Üzerilerindeki baskı oldukça fazla özellikle en küçüklerinin” diye konuştu. Ajax sadece iyi futbolcu yetiştirmekle ilgilenmiyor, onların aynı zamanda iyi birer öğrenci olmalarını da istiyor. Derslerini asan veya okulda kötü davranışlarda bulunanlar geçici bir süre idmanlara ve maçlara çıkamıyor. Eğer bu süre içinde bir gelişme göstermezse kulüpten ayrılmaları isteniyor.

Bu Ajax’ta disipline verilen önemi gösteriyor. Her futbolcuda bir kural kitabı var ve onları nelerin beklediğini biliyor. Örnek olarak, cep telefonu kullanmak, küpe ve kep takmak yasak. Bu kurallardan birini halk içinde çiğneyen olursa, bunun Ajax’ın geleneklerine ve imajına zarar verdiği düşünülüyor. İlk önce yazılı olarak uyarıldıktan sonra eğer aynı şeyi tekrarlar veya uygunsuz davranışlarda bulunursa kulüple ilişkisi kesiliyor.

Bununla beraber disiplinsiz davranışlara çok az rastlanıyor. Bu süpriz olmasa gerek. Kim dünyadaki en iyi futbol okulundan atılmak ister ki? De Toekomst’taki ana düşünce okuldan başarıyla mezun olarak profesyonelliğe ilk adımı atmak. ArenA da ikiyüz, üçyüz metre ilerde bir itici güç olarak herzaman gençlerin gözünün önünde.



Altyapı için şunu okumakta fayda var.







Harka budur işte. Adamlarla ilgilenirsen ceplerine kafi miktarda harçlık koyarsan. as kadro ile maçlar yaptırırsan nasıl yetiştiririz hemde. Stadımızda geliyor gümbr gümbür. Barça Porto Ajax çok farklı birşey yapmıyorlar yada olağanüstü birşey gözünüzde büyyüğünüz hayal dediğiniz nedir anlayamadım :S



İ-L-G-İ-L-E-N-E-C-E-K-S-İ-N!
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



hayalleri bıkakıp gerçeğe dönmek lazım!! gerçekte bu takımın eksiği var transfer şart!!! türkiye süper ligi artık çok ilerledi şampiyonluk çok zor öyle gençlerle falan olcak iş değil bu! üstelik f5 başkanı azizenin 3 yıl şampiyonluk sözü ve transfer atağı var! şimdi sana soruyorum bu taraftar 3 sene f5 şampiyonluğunu kaldırabilirmi? böyle birşey olsa kim rijkaard der kim altyapı der kim gençlerimiz der??? bir tek şey denir yönetim istifa!





hayalleri niye bırakalım güzel kardeşim.transfer şart diyorsun bende şart diyorum.benim gözümde tek mevki transfer olarak stoperdir.yada sağbek - stoper oynayan birisi.süperlig çok ilerledi doğru.ama hatırla bakalım emre denen satılmış daha 17 yaşında a takımdaydı.çıktı nasıl oynadı herkes gördü



biz kendi altyapımıza önem vermezsek başarı hayalciliktir.dikkat edin büyük kulüpler dışındaki takımlar avrupada başarıyı altyapıdan sağladılar.zenit ve porto.eğer altyapımızdan senelik 1-2 oyuncu çıkarabilirsek müthiş olur.buda bizim önümüzü açacaktır.türkiye liginde şampiyonluk zor değil ne olursa olsun.



biz emre çolağa şans versek kendini gösterse kötümü olacak.adamı hazırlık maçlarında iyi izleyin.müthiş yeteneği var.



gelelim f5e.banane f5ten.onların vizyonu edirneye kadar.biz lige ambargo koyarken onlar edirne dışına çıkamadı.azize isterse 5 sene üst üste desin ne olacak.



eğer galatasaray avrupadan kupa getirdiği sene ligi 10.sırada bitirsin razıyım.benim gözümde türkiuye liginin pek önemi yok.her şartta avrupaya gideriz.sıralama zaten her sene olduğu gibi diğer senelerdede bellidir
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



elbette portoda bu bakımdan iyi durumda.benim dediğim ucuza alıp pahalıya satma stratejisi.manu bunu iyi başarıyor.obertan ve valencia yı aldılar.bakın göreceksiniz 2-3 seneye kalmaz bunlarda avrupanın gözdesi olacak.



fcporto.jpg




Bunlara 24+4m Lisandro,18m Lucho,ve şimdide Bruno'yu Chelsea'ya satıyorlar.ManU Beckham ve Ronaldo dışında pek iyi fiyata oyuncu sattığı söylenemez.
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



gelmesin ne gerek var transfere emre çolak gelioo altyapıdan
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



Evet bu mantıklı. Çünkü lappp diye adam koyamazsın heleki yetersiz ise. Ama izlemeden şans vermeden bu eksikliği var ise bile göremezsiniz. O yüzden bekliyecekler. Baktılar olur adam çatır çatır oynar. Emre beleşoğluda böyle parlamadı mı ? yani azcık inanalım bunun neresi hayalki :D çok basit bir olay. Ara ara brezilyadan afrikadan 15-16 yaşlarında adam kapıp getireceksin cennet ülkeme. Barçada bunu yapıyor ki zaten.



Valla tespitlerine katılıyorum renktaş ama gene de bir stoper fena olmaz diyorum, gelmezse de yönetime sallayanlar ciddi anlamda seyircidir taraftar değil. Çok iyi işler yapıyorlar, geleceğin Galatasarayını yaratıyorlar, bunu sadece bir iki transferle de özdeşleştirmiyorum yanlış anlaşılmasın. Kurdukları teknik ekip, altyapıya verilen önem, ve ekonomik anlamda önümüzü açacak birçok proje say say bitmez. Benim tam da istediğim şey aslında, daha önce de dile getirmiştim. +2 yabancı hakkını 2 senede bir Afrikalı ve Güney Amerikalı en fazla 18 yaşındaki gençlere ayırmalıyız, tutmazsa da birşey kaybetmeyiz. Bir süre sonra, gençlerimiz iyice oturunca, zaten yabancı yıldıza ihtiyacımız kalmayacak, Avrupa bizim Emre Çolak, Serdar Eyilik, Semih Kaya gibi aslanlarımızı imrenerek izleyecek. Ama o aşamaya gelene kadar sabır lazım; sabır derken varsın olsun Avrupada kupa gelmesin ama Şampiyonlar ligine katılmadığımız her sene büyük bir maddi kayıp. Bu kayıp sadece oradan puan karşılığı aldığımız paralar kadar değil, en az 3 katıdır. Futbolcu ihraç eden bir sistem kurana kadar, Avrupada kendimizi gösterebilmek adına ve gençlerimizi izlettirebilmek adına ne olursa olsun uzak kalamayız. Ajax modeline gelirsek onlar için o kadar şart değil Avrupada boy göstermek, çünkü bütün devlerin dikkatle takip ettiği bir takımları var bunu da uzun seneler boyunca oturtup uyguladıkları sisteme borçlular. Ben inanıyorumki herkes destek olur, içerden yıkma çabaları olmazsa bir 6-7 sene sonra model takım oluruz ama bu geçiş döneminde takımdaki eksikleri maalesef dışardan tamamlamak zorundayız.
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



git biraz araştırma yap kardeşim. ahkam kesiyorum buna sen mudahale edemezsin. hakaret etmiyorumda . velet diyorum buda yerinde ve doğrudur. ümit karandan ne köy nede kasaba olur. Lincoln gibi Arda gibi adamın önünde oynadı ve resmen hayal kırıklığı yarattı üstüne form tutmadı birde saygısızlıkları oldu. Kendisine emeği için teşekkürler. Kimse vazgeçilmez değildir. Eskişehir spordada başarılı olur inşallah hiç sanmasamda olabilitesi var. tabi bu yüzde 10



Önümüzdeki sezon neyin ne olduğunu hep birlikte göreceğiz inşallah. Ahkam kesersen bende müdahale ederim x'de..
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



Valla tespitlerine katılıyorum renktaş ama gene de bir stoper fena olmaz diyorum, gelmezse de yönetime sallayanlar ciddi anlamda seyircidir taraftar değil. Çok iyi işler yapıyorlar, geleceğin Galatasarayını yaratıyorlar, bunu sadece bir iki transferle de özdeşleştirmiyorum yanlış anlaşılmasın. Kurdukları teknik ekip, altyapıya verilen önem, ve ekonomik anlamda önümüzü açacak birçok proje say say bitmez. Benim tam da istediğim şey aslında, daha önce de dile getirmiştim. +2 yabancı hakkını 2 senede bir Afrikalı ve Güney Amerikalı en fazla 18 yaşındaki gençlere ayırmalıyız, tutmazsa da birşey kaybetmeyiz. Bir süre sonra, gençlerimiz iyice oturunca, zaten yabancı yıldıza ihtiyacımız kalmayacak, Avrupa bizim Emre Çolak, Serdar Eyilik, Semih Kaya gibi aslanlarımızı imrenerek izleyecek. Ama o aşamaya gelene kadar sabır lazım; sabır derken varsın olsun Avrupada kupa gelmesin ama Şampiyonlar ligine katılmadığımız her sene büyük bir maddi kayıp. Bu kayıp sadece oradan puan karşılığı aldığımız paralar kadar değil, en az 3 katıdır. Futbolcu ihraç eden bir sistem kurana kadar, Avrupada kendimizi gösterebilmek adına ve gençlerimizi izlettirebilmek adına ne olursa olsun uzak kalamayız. Ajax modeline gelirsek onlar için o kadar şart değil Avrupada boy göstermek, çünkü bütün devlerin dikkatle takip ettiği bir takımları var bunu da uzun seneler boyunca oturtup uyguladıkları sisteme borçlular. Ben inanıyorumki herkes destek olur, içerden yıkma çabaları olmazsa bir 6-7 sene sonra model takım oluruz ama bu geçiş döneminde takımdaki eksikleri maalesef dışardan tamamlamak zorundayız.



+2 hakkımı olur bilmem ama şu sıralar çok özellikle İngiltere'de çok ciddi rakamlarla altyapıya transfer yapıyorlar.ManU,Liverpool,Chelsea,Arsenal,Man City,Barcelona çok ciddi yatırımlar yapıyorlar.Aldıkları gençleri en az bir sene altyapıda oynatıp hem sistemi öğretiyorlar,hemde fizik olarak güçlendiriyorlar.
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



Lütfen tartışma yaratmayalım.Transfer lazımsa zaten Rıjkaard söyler,yönetimde yapar.Siz daha mı iyi bileceksiniz Rıjkaard'dan sanki?Bırakın işi Rıjkaard ve ekibine,arkanıza yaslanın ve takımı seyredin.
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



Adnan polat hedef şaşırtmayı sever isim vermiyecem ama bende menejer bir dostumdan bir şeyler duydum sabır saygılarımla



bunlar şaşırtmaca çünki sayın polat yıllarca bu taktikleri yaptı saygılarımla





Aslanyürekliler forumdan Barıs abinin söyledikleri
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



arkadaşlar demin alman kanalında son dakika haberi geçmiş.halil altıntop, borowsky ve souza kado dışı kalmış bayernde
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



her neyse.yaw böyle kulüp isimlerini yazmak herkeste özenti olmuş.yanlış doğru sen habere bak



Orta sahaya transfer yapacağımızı sanmam.Ama Hamit gelirse sağ iç bölgesini kusursuz kullanır.Kaldıki EURO 2008de ilk 3 maçta bize saç baş yolduran Hamit ortaya geçtikten sonra en iyi 11e alındı.
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



Hamit yada Emanayı alıp transferi kapatalım...

Stopere gerek olduğunu düşünmüyorum...

Gönderilecek oyuncularıda takasta kullanıp 2 yada 3 tane sağlam Türk oyuncu alalım yeter kadro kaliteli bir 24 kisiden olussun...Boşuna şişirmeye gerek yok...
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



azize ve aykut almanyadaymış şu an.umarım hamit için gitmediler
 
Cevap: Adnan Polat: "Transferi bitirdik diyebiliriz."



Souza da Sosa olsa gerek. :confused:



Tim Borowski Werder'e gidecek diye biliyorum. Hamit de ne yazık ki Türkiye'ye gelirse ancak fenere gider.
 
Geri
Üst Alt