Afazi Teşhisi Konulan Bruce Willis Oyunculuğu Bıraktı!

Akademisyenliği bıraktım yakın zamanda ama doktoraya devam ediyorum, eskiden tezler birbirinin kopyasıydı hep ama 10 yıldır bir eğilim var ve önem veriliyor o yüzden bir yükseliş var ancak mühendislik alanında yenilik/yayın demek bütçe demek, mevcut kurlarla da devlet bu destekleri veremiyor. Onun dışında proje başvurularında ahbap çavuş ilişkileri de dönüyor. Akademiden ayrılmamın temel sebebi bu.

Journal konularında zaten intihal yapamazsın artık mevcut tool'lar kaynakça benzerliklerinden bile %20ye dayandırıyor, sınır da 30 olunca önceki yayınlarındaki formülasyonu dahi kullanamıyorsun.

Ancak literatürde Türkiye'nin adının plagiarismle geçtiği yayınlar var maalesef, yani yapmayı geçtim tüy diktik ve bu tarz yayınların çoğunda ismi geçiyor. Tabii bunda yapısal sorunların da etkisi var.

Ayrıldığım yerde lisansüstü programların alımlarını ben yönetiyordum, son dönemde kontenjanlar direkt tepeden taleple ciddi arttı, lisansüstü eğitime giren işsiz sayılmıyor, doktorada ise önceden 3 kontenjan olur 10 kişi başvururdu, şimdi 15 kontenjana 10 kişi başvuruyor hepsi giriyor vs.

Ülkedeki eğitim sistemi temelde yoğun kontenjanlardan dolayı kötüye gidiyor, hem öğretim hem research'e katkı oldukça zor.

Bir de tabii her alanda akademi birbirinden çok ayrışıyor, sosyoloji tarafı işsizlikten akademisyen oluyor mesela, yine de çok kaliteli akademisyenler var ama 20 yıl sonra ne olur bilemiyorum.

Sizin iş de bizimkisi de yaş görünüyor asistanlık kontenjanlarını inanılmaz artırmaya başladılar buna rağmen genç hekimler zor branşları seçmek istemiyor ve cerrahi branşlar boş kalıyor herkes estetik ve kozmetik branşların peşinde

Ayrıca hiç uzmanlık için uğraşmayıp diplomasını alıp direk yurtdışına gitmek isteyen binlerce genç hekim var akıllılar da en mantıklısı çünkü biz de uzman olunca tier üç ülke olarak kabul edildiğimiz için çok önemli olan Consultant ünvanı verilmiyor Buda maaşların yarı yarıya düşük olması demek.

Ayrıca önüne gelen doçent olmaya başladı eskiden doçentlik sınavı için aylarca çalışılırdı şimdiyse kurallar inanılmaz Esnetilmiş öyle profesörler var ki bilim adamı demeyi bırak doktor demeye bile dilim varmıyor.

Asıl endişem bu liyakatsız ve bilime dayanmayan sistemin dejenerasyonu yüzünden yurtdışında pekçok üniversitenin denkliğinin kaldırılacağını düşünüyorum bir süre sonra çok emek sarf Edip iyi okullara giren genç arkadaşlarımız maalesef yurtdışında denklik göremeyecekler.


GSCimbom Forum kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 
Sizin iş de bizimkisi de yaş görünüyor asistanlık kontenjanlarını inanılmaz artırmaya başladılar buna rağmen genç hekimler zor branşları seçmek istemiyor ve cerrahi branşlar boş kalıyor herkes estetik ve kozmetik branşların peşinde

Ayrıca hiç uzmanlık için uğraşmayıp diplomasını alıp direk yurtdışına gitmek isteyen binlerce genç hekim var akıllılar da en mantıklısı çünkü biz de uzman olunca tier üç ülke olarak kabul edildiğimiz için çok önemli olan Consultant ünvanı verilmiyor Buda maaşların yarı yarıya düşük olması demek.

Ayrıca önüne gelen doçent olmaya başladı eskiden doçentlik sınavı için aylarca çalışılırdı şimdiyse kurallar inanılmaz Esnetilmiş öyle profesörler var ki bilim adamı demeyi bırak doktor demeye bile dilim varmıyor.

Asıl endişem bu liyakatsız ve bilime dayanmayan sistemin dejenerasyonu yüzünden yurtdışında pekçok üniversitenin denkliğinin kaldırılacağını düşünüyorum bir süre sonra çok emek sarf Edip iyi okullara giren genç arkadaşlarımız maalesef yurtdışında denklik göremeyecekler.


GSCimbom Forum kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Akademisyenlik temelde mantık işi değildi abi zaten bence ama işte bir yerde idealistliğine yeniliyor insan, bir şeyleri değiştirebileceğini sanıyor. Mezun olup özel sektöre girdiğimde de benzer kafadaydım ama bir yerde olması gerekenin düzene ayak uydurmak gerektiğini farkediyorsun. Şu anki durumun tek avantajı gelecekte kalite düşeceği için fark yaratmak kolaylaşacak.

Yurt dışı konusunda da Avrupa eğilimin farkında, bizim alanlarda da ciddi sayıda giden var, doktora sonrası belki ben de düşünebilirim ama belki o zamana bir şeyler değişir 😅

Söylediklerinde haklısın abi, günümüze bakıyoruz genelde benim demek istediğim de oydu, şu anki sistemin etkileri 10 sene sonra daha net görülecek. Apartman satın alan üniversite açtı.

Hadi onları geçtim, biz bile kontenjanlara yetişemiyorduk son senelerde, 50 kişiye ders anlatmakla 150 kişiye anlatmak, değerlendirmek dahi ister istemez düşürüyor kaliteyi. Tek iyi nokta bilgiye ulaşmak kolaylaştı.
 
Akademisyenlik temelde mantık işi değildi abi zaten bence ama işte bir yerde idealistliğine yeniliyor insan, bir şeyleri değiştirebileceğini sanıyor. Mezun olup özel sektöre girdiğimde de benzer kafadaydım ama bir yerde olması gerekenin düzene ayak uydurmak gerektiğini farkediyorsun. Şu anki durumun tek avantajı gelecekte kalite düşeceği için fark yaratmak kolaylaşacak.

Yurt dışı konusunda da Avrupa eğilimin farkında, bizim alanlarda da ciddi sayıda giden var, doktora sonrası belki ben de düşünebilirim ama belki o zamana bir şeyler değişir

Söylediklerinde haklısın abi, günümüze bakıyoruz genelde benim demek istediğim de oydu, şu anki sistemin etkileri 10 sene sonra daha net görülecek. Apartman satın alan üniversite açtı.

Hadi onları geçtim, biz bile kontenjanlara yetişemiyorduk son senelerde, 50 kişiye ders anlatmakla 150 kişiye anlatmak, değerlendirmek dahi ister istemez düşürüyor kaliteyi. Tek iyi nokta bilgiye ulaşmak kolaylaştı.

Kesinlikle düzgün eğitim alan akademik anlayışa sahip kendini yetiştirmiş insanların farkı daha iyi anlaşılacak

Ancak hizmet sektöründe çalışan insanların maalesef değeri gitgide kayboluyor aynı öğretmenlerin olduğu gibi akıllı olup fark yaratan alanlarda kendine illa ki kazanç sağlar , Mesela özel ders veren matematik öğretmenleri.

Yine kendi yazılım şirketini kuran insanlar başarılı olabiliyor.

Hekimlikte de bireysel olarak ilerleyen ve portföyünü genişleten cerrahlar ayakta kalacaktır.

Kamuda çalışanlara ise çok üzülüyorum.
Toplu iş bırakma gibi eylemlere cesaret edemiyorlar maalesef o yüzden göstermelik iyileştirmelerle sesleri kesilecek gibi görünüyor.

5:10 sene içerisinde vasıfsız çok sayıda hekimin sektöre girmesiyle aynı öğretmenler de olduğu gibi KPSS sisteminin geleceğini düşünüyorum.

Atama bekleyen hekimler görürsem hiç şaşırmam.

Bizim mesleğin artık son demini yaşadığını düşünüyorum. İşin kötü yanı bu alanda farklı bir söylem de bulunan muhalif bir kesim de yok.

Sözcüsünden Cumhuriyet gazetesine her türlü muhalif medya kanalı da her zaman hekimlere belaltından vurmuştur.

Sağlığın şakası yok herkesin bir gün ciddi bir sağlık problemi olacak, Doğru hekime ve uygun tedavi yöntemine ulaşmak gitgide zorlaşacak. Parayla satın alamayacağımız şeylerden birisi maalesef.

Aynı eğitim de olduğu gibi bazı şeylerin altının oyulmamaması gerektiğini ne zaman kavrayacağız bilemiyorum ama insanımız o kadar cahil ve o kadar menfaat düşgünü ki maalesef hiç ümit besleyemiyorum.

Türkiye’ye gerçekten kurtuluş Savaşından sonraki Atatürk’ün yaptığı reformlar gibi çok büyük bir devrime imza atacak yürekli insanlar gerekiyor.

Bu konuda ümitsiz olmamın sebebi ise şu o dönem Türkiye üretken büyük bir jenerasyonunu kaybetmiş olmasına rağmen sıfırdan başlayan yepyeni bir beyaz sayfa açan dolayısıyla inanılmaz bir başarı serüvenine Büyük fedakarlık ve birlik beraberlik de ulaşan bu konuda birbirinin ayağını sıkmayan ve ortak paydada buluşabilen bir millete sahipti.

Şu an ise tamamen birbirine düşman kendi çıkarlarını gözeten ahlaksız ve geleceği düşünmeyen bir millet haline geldik.

Belki bazıları abartı bulacak ama ben şu an cumhuriyetin ilk döneminden bile daha kötü durumda olduğumuzu düşünüyorum.


GSCimbom Forum kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 
Akademisyenliği bıraktım yakın zamanda ama doktoraya devam ediyorum, eskiden tezler birbirinin kopyasıydı hep ama 10 yıldır bir eğilim var ve önem veriliyor o yüzden bir yükseliş var ancak mühendislik alanında yenilik/yayın demek bütçe demek, mevcut kurlarla da devlet bu destekleri veremiyor. Onun dışında proje başvurularında ahbap çavuş ilişkileri de dönüyor. Akademiden ayrılmamın temel sebebi bu.

Journal konularında zaten intihal yapamazsın artık mevcut tool'lar kaynakça benzerliklerinden bile %20ye dayandırıyor, sınır da 30 olunca önceki yayınlarındaki formülasyonu dahi kullanamıyorsun.

Ancak literatürde Türkiye'nin adının plagiarismle geçtiği yayınlar var maalesef, yani yapmayı geçtim tüy diktik ve bu tarz yayınların çoğunda ismi geçiyor. Tabii bunda yapısal sorunların da etkisi var.

Ayrıldığım yerde lisansüstü programların alımlarını ben yönetiyordum, son dönemde kontenjanlar direkt tepeden taleple ciddi arttı, lisansüstü eğitime giren işsiz sayılmıyor, doktorada ise önceden 3 kontenjan olur 10 kişi başvururdu, şimdi 15 kontenjana 10 kişi başvuruyor hepsi giriyor vs.

Ülkedeki eğitim sistemi temelde yoğun kontenjanlardan dolayı kötüye gidiyor, hem öğretim hem research'e katkı oldukça zor.

Bir de tabii her alanda akademi birbirinden çok ayrışıyor, sosyoloji tarafı işsizlikten akademisyen oluyor mesela, yine de çok kaliteli akademisyenler var ama 20 yıl sonra ne olur bilemiyorum.

Plagiarism konusunda pozitif gelismelerin olmasina sevindim abi. Benim burada Arnavut bir iş arkadaşım oldu. Arnavutluktan burs alıp burada doktora yapti. Cok kaliteli bir adam ve inanilmaz integrity olayına takıntılı. O derece ki mevcut Arnavutluk yonetimindeki doktora sahibi kişilerin tezlerini inceleyip bircogunda sayfalar boyu direkt copy paste yapildigini buldu. Makalelerin 80% bölümü çalıntı resmen.

Bu arkadaş postdoc yaptiktan sonra dönüyor Arnavutluga ve orada ulusal araştırma enstitusunun başına getiriliyor. E tabi beklenildiği üzere ordaki kisilerle anlaşamıyor ve adami ciddi ciddi karalama kampanyasina tabi tutup ülkeden sürüyorlar. Ciddiyim.

Şuan kendisi Isvicrenin Bern şehrinde kendi arastirma grubunu kurdu ve oradan faaliyetlerine devam ediyorlar. Gercekten boyle kisilere saygim inanilmaz
 
Sizin iş de bizimkisi de yaş görünüyor asistanlık kontenjanlarını inanılmaz artırmaya başladılar buna rağmen genç hekimler zor branşları seçmek istemiyor ve cerrahi branşlar boş kalıyor herkes estetik ve kozmetik branşların peşinde

Ayrıca hiç uzmanlık için uğraşmayıp diplomasını alıp direk yurtdışına gitmek isteyen binlerce genç hekim var akıllılar da en mantıklısı çünkü biz de uzman olunca tier üç ülke olarak kabul edildiğimiz için çok önemli olan Consultant ünvanı verilmiyor Buda maaşların yarı yarıya düşük olması demek.

Ayrıca önüne gelen doçent olmaya başladı eskiden doçentlik sınavı için aylarca çalışılırdı şimdiyse kurallar inanılmaz Esnetilmiş öyle profesörler var ki bilim adamı demeyi bırak doktor demeye bile dilim varmıyor.

Asıl endişem bu liyakatsız ve bilime dayanmayan sistemin dejenerasyonu yüzünden yurtdışında pekçok üniversitenin denkliğinin kaldırılacağını düşünüyorum bir süre sonra çok emek sarf Edip iyi okullara giren genç arkadaşlarımız maalesef yurtdışında denklik göremeyecekler.


GSCimbom Forum kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Abi tıp'a alınmadan önce Konya da bir hastanede gönüllü staj yapmak istemiştim yaz tatili döneminde. Gittim kendi basima başhekimlik odasına ve durumu izah edip staj imkani sordum. Hollanda da bu stajı kullanabilmek için bir belge istedim stajdan sonra ve başhekim bana kendin yaz ve ben altına imza atarim dedi. Bu bashekimin cv sini bulmustum internetten adam Oxford'a gitmis orada MPH yapmış falanda filan. Neyse kendim ozamanlar yarım yamalak ingilizcemle 4 satırlık bir belge hazırlamıştım ve imza için bashekime sununca bana bunlari tercume eder misin dedi...
 
Abi tıp'a alınmadan önce Konya da bir hastanede gönüllü staj yapmak istemiştim yaz tatili döneminde. Gittim kendi basima başhekimlik odasına ve durumu izah edip staj imkani sordum. Hollanda da bu stajı kullanabilmek için bir belge istedim stajdan sonra ve başhekim bana kendin yaz ve ben altına imza atarim dedi. Bu bashekimin cv sini bulmustum internetten adam Oxford'a gitmis orada MPH yapmış falanda filan. Neyse kendim ozamanlar yarım yamalak ingilizcemle 4 satırlık bir belge hazırlamıştım ve imza için bashekime sununca bana bunlari tercume eder misin dedi...
ne yapmis oxfordta mal mal gezmis mi
 
Plagiarism konusunda pozitif gelismelerin olmasina sevindim abi. Benim burada Arnavut bir iş arkadaşım oldu. Arnavutluktan burs alıp burada doktora yapti. Cok kaliteli bir adam ve inanilmaz integrity olayına takıntılı. O derece ki mevcut Arnavutluk yonetimindeki doktora sahibi kişilerin tezlerini inceleyip bircogunda sayfalar boyu direkt copy paste yapildigini buldu. Makalelerin 80% bölümü çalıntı resmen.

Bu arkadaş postdoc yaptiktan sonra dönüyor Arnavutluga ve orada ulusal araştırma enstitusunun başına getiriliyor. E tabi beklenildiği üzere ordaki kisilerle anlaşamıyor ve adami ciddi ciddi karalama kampanyasina tabi tutup ülkeden sürüyorlar. Ciddiyim.

Şuan kendisi Isvicrenin Bern şehrinde kendi arastirma grubunu kurdu ve oradan faaliyetlerine devam ediyorlar. Gercekten boyle kisilere saygim inanilmaz
Eski tezlerde ciddi intihal var, şu an araştırılsa bir çok profesörün dahi doktorası alınabilir.

Düzelme var da yazılan plagiarism makalelerinde Türkiye'nin adı geçmesini silemedikten sonra bu bakış açısı değişmez.

Tabii yayın kabul komitelerinde ırkçılık da var, editor Yunansa ve Türk olduğunu anladıysa asla kabul etmez mesela.
 
frontotemporal demans tanisi almis malesef cok progresif bir hastalik tedavisi de yok , bruce willis'i kimbilir ne durumda gorecegiz yakin zamanda..

cok yasli da sayilmaz 67 yasinda diger aktorlerle kiyaslayinca hala kariyerine devam edebilirdi onu gectim en guzel emeklilik zamaninda ailesi ile gecirebilecegi zaman kisitli.
 
:cry::cry: videoyu atmaya gönlüm el vermedi.
geri zekalı kız sosyal medyanın ilgisini çekmek için adamın bu halde videosunu çekiyor mall

bruce-willis.jpg
 
Geri
Üst Alt