- 23 Aralık 2008
- 65.496
- 63.474
- 5.103
Doktor Nazım beyi çoğunuz duymuşsunuzdur, 1916-1918 yıllarında Fenerbahçe spor kulübü'ne başkanlık yapmış ve 1926 yılında Atatürk'e suikast teşebbüsü sebebiyle idam edilmişti.
Fenerbahçe başkanını değil bunu babam bile yapsa en büyük düşmanı olurdum..
Fakat enverin nazım beyden bahsettiği mektuplardaki dikkat çekici notlar göz ardı edilecek cinsten değil.
"..Fakat yine esasen benim fikre geliyor”.
kan dondurucu bir ifade ki nazımın zaten akıl sağlığının yerinde olmadığı aşikar.
Nazıma hiç tepki vermemiş ve sadece izlemiş. bu mektubu yazmak yerine keşke akıl verseydi.. !
bu mektuptaki örnekte ise dostluğunu açıkca ifade ediyor..
"o da çoğunluğun kararına tâbi oluyor...” son cümlede ise Nazımın kendi başına karar alamadığını ve onun lafını dinlediğini söylemekte..
Fenerbahçe başkanını değil bunu babam bile yapsa en büyük düşmanı olurdum..
Fakat enverin nazım beyden bahsettiği mektuplardaki dikkat çekici notlar göz ardı edilecek cinsten değil.
- 19 Haziran 1921, Moskova yolunda: “...Doktor Nâzım’ı tarife hâcet yok. ...Nâzım kolay kolay programsızlığı kabul etmiyor ve merkez-i umumîde şahsî bazı fikirleri program diye müdafaa etmek istiyordu. Fakat yine esasen benim fikre geliyor”.
"..Fakat yine esasen benim fikre geliyor”.
kan dondurucu bir ifade ki nazımın zaten akıl sağlığının yerinde olmadığı aşikar.
- 10 Temmuz 1921, Moskova: “...Ruslar’dan esaslı bir istifade imkânı kalmayacak gibi. ...Nâzım Bey gece altı saat tam sabahın üçüne kadar Fuad Paşa ile konuştuklarını söyledi. O (Fuad Paşa) Mustafa Kemal’i medhetmiş, Nâzım da ‘Biz onu sizden iyi biliriz’ diye almış yürümüş...”.
Nazıma hiç tepki vermemiş ve sadece izlemiş. bu mektubu yazmak yerine keşke akıl verseydi.. !
bu mektuptaki örnekte ise dostluğunu açıkca ifade ediyor..
- 26 Ağustos 1921, Batum: “...İttihad ve Terakki Merkez-i Umumîsi mührüyle mühürlenmiş olarak Sason ve Lâzistan merkezlerine ilk kâğıtları yazdık. Dikkat ettim, Nâzım hakikaten inatçı fakat buna mukabil bir iyiliği var ki, o da çoğunluğun kararına tâbi oluyor...”.
"o da çoğunluğun kararına tâbi oluyor...” son cümlede ise Nazımın kendi başına karar alamadığını ve onun lafını dinlediğini söylemekte..