Tunç Sever
Tecrübeli Üye
- 6 Eylül 2010
- 5.199
- 0
- 1.171
Cevap: AL Son 32 1.Maç | Beşiktaş 1-4 D.Kiev | 17 Şubat | Maç Sonucu
bız elersek bızım macan sonra suster goo
bız elersek bızım macan sonra suster goo
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.

Iste Topal-Barıs-Lincoln orta sahası farklı özellikleriyle birbirini tamamlamıstı. O sene ki güzel ve akıcı futbolun ana nedeni buydu. Okan-Emre-Suat demeden evvel iki sefer düsün. O orta saha bir efsanedir.
bız elersek bızım macan sonra suster goo
1986 Dünya Kupası.. Dünya Kupasının tam ortasında Renkli televizyonumuz gelmişti, deliler gibi sevinmiştim. Hürriyet gazetesinden almıştıkİlk renkli maçı o dünya kupasında seyretmiştim.
Maradona tek başına değildi. İki kişiydiler. Brezilyalı Careca vardı. Birlikte Napoli'yi şampiyon yaptılar.
Kiev'e dönecek olursak,
Tam bir Sovyet rejimi takımı, tam bir makine düzeni..
Hayal meyal hatılıyorum Lobanovski'nin beyaz suratını. Sürekli asık bir vaziyette, tam bir patlamaya hazır bomba gibi. Hiç bir golde en ufak bir tebessüm verdiğini hatırlamam. Oyuncular bile attıkları gollerden sonra ' hani sevinelim de ayıp olmasın, insan sansınlar ' şeklinde yapmacık bir sevinç gösterirlerdi.
1986 Dünya Kupasına dönecek olursak,
Futbolun futbol olduğu zamanlardı. Hiç bir Dünya Kupasından bu kadar zevk almadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Renkli TV'den de kaynaklanıyor olabilir
Aslında konuşulacak, anlatılacak çok şey var ama akıllarda kalan elbetteki Maradona. İngiltere'ye attığı her iki gol (biri tanrının eliydi), Belçika'ya attığı gol unutulmazlar arasına girmişti.
Biraz ordan, biraz burdan oldu karıştı. İdare et artık
Bana nasıl hitap edeceğine sen karar ver. Benim için farketmez.
her kadro kendi efsanesini yaratabilir.yeterki kapasitesi olsun ve de doğru kullanılsın.örnekorto...her dönem iyiler,isimler değişir başarı kalır...guzel akıcı futbol! dönemlerinde barış ve m topal olumlu pas yapmadan 5 yemiştik leverkusen den.kaldıki o dönem şampiyonluk dışında başarı da yoktu.yine kaldıki galatasaray için türkiyede şampiyonluk sadece avrupa için araçtır...
Kadro o kadar kötü ki normal bir oyuncu bile gözümüze yıldız görünüyor. Culio'nun bu takımda fark yaratacağını düşünmüyorum.
Gelirken aşırı kötümserdim, ilk oynadığı maçlarda aşırı iyimser. Zamanla görülüyor ki sırıtmayan,normal bir oyuncu.
Hagi geldiğinden beri takım daha da kötüye gidiyor. Tabii bunu, senin gibi sadece yapılan transferlere bakarak teknik adam yorumlayan kişiler görmüyor.
Hagi iyi oyuncu alabilir, ben her zaman yanılmaya razıyım. Ama sistem,taktik,teknik anlayışta SIFIR.
Hagi gibi tecrübesiz,teknik adam kariyeri olmayan adamların GS'da işi yok. Kalite lazım. Aynı senin yorumlarına lazım olduğu gibi.
Kapak derken?
her kadro kendi efsanesini yaratabilir.yeterki kapasitesi olsun ve de doğru kullanılsın.örnekorto...her dönem iyiler,isimler değişir başarı kalır...guzel akıcı futbol! dönemlerinde barış ve m topal olumlu pas yapmadan 5 yemiştik leverkusen den.kaldıki o dönem şampiyonluk dışında başarı da yoktu.yine kaldıki galatasaray için türkiyede şampiyonluk sadece avrupa için araçtır...
O maçta,Lıncoln yedek,Barış sağ bekti.Topal 46.dakikada çıkmıştı.Leverkusen yerine olympiakos,benfica,berlin,bordo vb örnekleri vermek daha mantıklı.
Gaziantep maçına gidecegim.. elersek beşiktaşı naparık biliyinizmii?
O dønemler zevkli olsa gerek. En azindan taraftar ve takim hatta futbolcular arasinda simdikinden daha iyi bir bag oldugu kesin. Bir futbolcu aciklama yapmis hatta o dønem icin kimdi hatirlamiyorum ama mactan sonra taraftarlarla beraber olurduk maci onlarla beraber tartisirdik gibisinden birseyler. Hatta bu Sovyetler milli takimi gene duymustum iste futbolcularinin kimisi kasap kimisi berber bøyle farkli meslek gruplarindan insanlarmis. Tabi bir de Dogu bloku Bati bloku ortaya siyasi seyler de girince ne bileyim taniklik etmek gerekti o caglarda. Simdilerde Ergic Ivan Ergic herhalde bir yazi yazmis futbolun artik sadece show oldugunu taraftar takim arasindaki cogu bagin guclenmesinin ya da zayiflanmasinin sirf basari ile orantili oldugunu hatta neredeyse futbolculari gladyatørlere benzetmis topluluklari eglendiren.
Ne bileyim tanik olmak gerekti ya bu Rijkaard, Gullit sonra Van Basten'di herhaldi o dønemin Milan'ina falan. 14 sene bizim sampiyon olamayisimiza. Simdilik bizde 2000 EUFA kupasi ve herhalde ki olacak gibi gunumuzun Barca'si kalacak ilerde anlatabilecek insanlara.
Şöyle anlatayım. O dönemlerde bizde bir derbi olduğunda (hangi stadda oynanırsa oynansın) tribünlerin yarısı bir takımın diğer yarısı da diğer takımındı. Benim duyup hatırladığım en ağır küfür de hakemin gay olduğunu iddaa eden klasik tezahürattı. O yüzden ezeli rekabet, taraftar-futbolcu kavramlarının şimdikinden çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.
Yok yok, o dönemde Sovyet futbolcular kasap manav falan değildi. Hiç bir zamanda olmadılar. Ağırlıklı olarak Rus ordusunda subaydılar. Aynı bizim Hagi'nin Romanya'da Binbaşı olması gibi. Kasap, manav, berber tayfası bizim zamanında 5 yediğimiz İzlanda milli takımı futbolcularıydı.
14 yıl şampiyon olmamadığımız dönemlerin tanığı ve o zamanların küçük bir bireyi olarak, o dönemlerin çok üzücü, sıkıntılı olduğunu söyleyebilirim.
Arrigo Sacchi'nin A.C. Milan'ı,
Milan,Rijkaard, Gullit muhabbetine girmeyelim sabaha kadar konuşacak malzeme çıkar. Sadece yeryüzünde bir daha böyle bir takım olmayacağını söyleyebilirim. Günümüz Barcelonası dahil. Tabi bu benim fikrim. Başkası için farklı olabilir.
Kiev'e gitmemek için ikinci sarı kartı gören Quaresma lehine tezahurat yapıp Hakan Arıkan'ı ıslıklayan Beşiktaş taraftarını da kutlamak lazım.![]()

Hep söyledik. Beşiktaş bu oyun yapısıyla eli ayağı düzgün hiçbir takımı yenemez. İyi günüde değilse de fark yer. Schuster'in seçimleri böyle olduğu sürece değişmeyecek bir durum...