Bu defa nispeten kabulleniş var gibi; önceki iki sezon ağzından köpükler saçıyordu bu zamanlarda.
Ne yaptılarsa olmadı çünkü.
TFF başkanı alenen savaş açtı Galatasaray ve başkanına.
Kurullarını Ali Koç ve Acun beraber seçtiler.
Yabancı hakem 1 maçlığına gelsin dediler geldi.
Yabancı VAR diye biz dedik sezon başında, onlar istedi geldi.
Her hafta hakemler ile skor berabere ya da malup iken penaltılar ile rakibe çıkan kartlar ile yürüdüler rakibe penaltılar verilmedi yine 8 puna fark yediler.
Rakip antrenörü itibarsızlaştırmak için medyasıyla ısmarlama haber yaptırdılar, kendi hocalarına bir gram eleştiri bile gelmedi son 1 hafta hariç.
Sosyal medyada operasyonel hesaplar satın alıp ''sarı kart'' üzerinden algı kastılar en çok kart gören Galatasaray oldu.
1 yıldır kırmızı kart görmediler. Sarı kartlar es geçildi YAPI dediler.
İç sahada derbilerde puan bile alamadılar, ezildiler. Deplasmanda beraberliğe oynadılar ancak 1 puan alabildiler.
Hepsini bir Kayseri maçında Galatasaray sempatizanı 21 yaşında çocuğun uzatmalarda attığı gol yıktı. İlahi adalet yine tecelli etti. O maç sonrası Antep'te bedavadan kazandılar.
Geldiler içeride Beşiktaş maçında penaltı sırasında rakibin gözüne lazer tuttular. Penaltıyı hakem ona rağmen attırdı kaçırdılar. Kazanırız sandılar. 4 dk sonra yukarıda Allah var diyen depremzedelere karşı 1 hafta önce vicdana sığmayan yorum yapan kalecisi hatalı çıktı, Okan Hoca'ya laf çarpıttığını sanan Mert Müldür'ü kafa ile yanlış pas attı, golü lazer tutulan Gedson boş kaleye attı havlu attılar.
2006'da Anelka'nın elinin ve şımarıklığın
2008'de fanatik kalecisi Volkan'ın elinden kaçırdığı topun
2010'da hakemler tarafından her maç kollanmanın bedelini iç saha da son maçta kendini şampiyon sanarak ödediler.
Yetmeyince şike yaptılar.
2011'de 2010'da son maç şampiyonluktan eden Trabzon'u haksızlığa uğratıp sevindiler.
2012'de play-off finalinde o sene almadıkları ceza ve FB'li TFF başkanlarının uydurduğu play-off saçmalığının diyetini son maçta şampiyonluk vererek
2014'te döve döve rakipleri yenip aldıkları şampiyonluğun bedelini;
2015'te at başı giden yarışta kendi sahasında küme düşen Erciyes'i yenemeyerek ödediler.
2017-2018 de ittirilerek son haftaya kadar yarışta tutuldular
2018-2019 da neredeyse küme düşecek performans ile yine hakemler ile ligde kalabildiler.
2019-2020 de Galatasaray şampiyon olmasın diye Galatsaray'ı doğrattılar; kendileri iyi giderken, 2019'da ligde tutunmak için hakemlere sığınmanın bedelini ödeyerek ligden koptular.
2020-2021 de sırf Galatasaray şampiyon olmasın liginde kendilerini unutup Beşiktaş'a yanladılar, son haftlarda şampiyonluk ayaklarına geldi Sivas'a yenilip şampiyonluk fırsatını teptiler.
2021-2022 de Terim gitsin diye Galatsaray'ı Ferhat'ın MHK'sine ilk 10 hafta doğrattılar, kendileri de şampiyon olamadı. TS ile barışalım ligi yaptırdılar. Yine şampiyonu uzaktan izlediler.
2022-2023 de Galatasaray'ı devre dışı bırakmak için Palabıyık'lara sığındılar. Alanya'da ki hesap Okan Buruk ve Erden Timur'dan döndü. İçeride dışarıda üç yiyerek ligi verdiler. En kritik yerde Eze diye bir 2. lig golcüsü son dakika golü attı şampiyonluğu verdiler.
2023-2024 de ilk defa iyi kadro kurmak akıllarına geldi. Erden Timur'a savaş açtılar. Her hafta Galatasaray'ın penaltıları verilmedi. Ceplerinden penaltı jokeri çıkardılar, yetmeyince rakiplere kırmızılar verildi. O da yetmedi. Önce Sivas'a son dakilarda sonra Konya'ya 3 hafta 2 defa puan bırakıp ligi kaybettiler. Sondan önceki hafta şansa yenip ''partiyi ertelettik, oyunlarını bozduk'' dediler. Yapı dediler, kumpas kuruldu, şampiyonluğumuz çalındı dediler İsmail Kartal'a sapını gösterip kovdular.
2024-2025'de TFF, MHK, medyası hepsini dizayn ettiler. En kritik maçta alt yapılarından çıkan futbolcu ortaladı, GS'li 21'lik delikanlı golü attı İcardi sevinci yaptı zihnen çöktüler. Pimi de lazer tuttukları Gedson çekti.