- 16 Haziran 2010
- 202.280
- 154.113
- 6.838
Allan Saint-Maximin:
“Riskli bir oyun tarzım var. Kalın bacaklarım var ve bu sık sık kaslarıma ihtiyaç duyuyorum bu oyun tarzında. Jeremy Doku da benim gibi; patlayıcı ve çok sprint atan bir oyuncu. Sakatlanmamak için çok dikkat ediyoruz, ancak bazen sakatlık kaçınılmaz oluyor.”
"Bizim oyun tarzımıza sahip oyuncuların 20 yıllık bir kariyer boyunca sakatlık yaşamaması mümkün değil. Jeremy Doku, Ousmane Dembele gibi isimlerin yaşadıkları sakatlıklar da benzer. Bu durumun yarattığı psikolojik bir baskı var; her an sakatlanabilirim korkusuyla oynamak hiç kolay değil. İnsanlar bunu her zaman idrak edemiyorlar."
“İngiltere'de hiç sorun yaşamadım. Ancak Fransa'da 'disiplinsiz' olduğuma dair bir imaj var. Ailemizden 11-13 yaşlarında ayrılıyoruz ve doğru düzgün aile eğitimi alamıyoruz. Bir eğitmenin bizi düzeltmesinde veya yönlendirmesinde herhangi bir sakınca görmüyorum. Ailemizden uzak kaldığımız için eğitimimizi altyapıda tamamlıyoruz. Her şeyi mükemmel yapmamız mümkün değil; hatalar yapabiliriz. Eğitmenlerimizin bize doğru yolu göstermesinde hiçbir sorun olmadığını düşünüyorum. Bu doğal bir süreç. Gençken yapmış olduğum ‘geç kalma’ vesaire gibi hataların Fransa’da çok abartıldığını düşünüyorum. Altyapı antrenmanlarına ya da derslere geç kalmayan oyuncu yoktur. Ancak, bu işin insani boyutu maalesef çok gelişmemiş durumda. İnsanlar sizi yaşınıza bakmadan yargılıyorlar.”
“Premier League'de üst düzey takımlarda oynamama engel olan şey, benim için: motivasyon. Bir hedef belirledikten ve ona ulaştıktan sonra insanın nasıl başka bir hedefe motive olabileceği konusu önemli. Benim önceliğim her zaman çocuklarım oldu. Erken yaşta baba oldum ve futbol öncesinde hayatımda büyük bir yer kaplıyordu. Ancak çocuklarım doğduktan sonra önceliğim değişti ve hedeflerim değişmeye başladı. Bu duruma rağmen, büyük kulüplere transfer olma şansım oldu. Ancak dürüst olmam gerekirse, Newcastle'ın talep ettiği transfer ücretlerini ödemeye istekli değildi dev kulüpler. 20-30 M€ gibi bir bedel karşılığında beni almaya hazırlardı ama benim için 60-70 M€ ödemek istemediler. Durum bu kadar basit.”
“Newcastle'da performansımı etkileyen önemli bir nokta, takıma katıldıktan sonra antrenörümün bana ‘Burası sadece birkaç çalım atıp, asist yapıp, skor üretip, takım kaybettiğinde bile kendi bireysel istatistiklerin iyi olduğu için, başka takımlara kapak atabileceğin bir basamak değil.’ demesi oldu. Beni aynı gemide olduğumuza ve birbirimiz için savaşmamız gerektiğine ikna etti ve bu mentaliteyi tüm takıma aşıladı. O andan itibaren, sakatlanma riskim ya da ağrılarım olsa da her koşulda onun için sahada savaşmaya hazırdım.”
“İstatistikler önemli ve dikkat çekici olabilir. Bugün bir maçta gol ya da asist yapmazsanız maç sonu homurdanan insanlar duyabilirsiniz. Oysa önemli olan noktalardan biri de oyun içeriğinizdir. İngiltere’de en çok bu konuda gelişim kaydettim. Newcastle’da sakatlık dönemlerim dışında neredeyse tüm maçlarda forma şansı buldum. Antrenörler medyada yazılanları pek takmazlar. Onları ilgilendiren tek şey sahada bir askere sahip olup, olmadıklarıdır. O askerin 20 ya da 5 gol atması önemli değil, onlar sadece takıma ne kattığınıza bakıyorlar. Önemli olan, sizin sahada olmanızın takımın maç kazanma şansını artırıp artırmadığıdır. Bunu anlamak gerekiyor. Her oyuncunun Mbappe veya Bellingham gibi bir kariyere sahip olması mümkün olmayabilir, ama her oyuncunun kendine özgü bir kariyer gelişimi vardır.”
“Newcastle'da öğrendiğim bir şey, oyun tarzımla her şeyi yapamayacağımı anlamak oldu. Hem yaratıcı bir oyuncu olup hem de bitirici kişi olamam. Antrenörümün benden net beklentileri vardı. Savunmamız genellikle geride kalıyor ve bireysel olarak fark yaratmam isteniyordu. Ben de bu yönde hareket ediyordum. Sezonu 15 golle bitirsem bile, antrenörümün öncelikle lig sıralamasına bakacağını biliyordum. Championship'e düşseydik, attığım gollerin hiçbir önemi olmayacaktı. Benim için önemli olan, antrenörümün beklentilerini karşılamaktı. İstatistikler önemli ama ben hiçbir zaman istatistik odaklı bir oyuncu olmadım. Biz Manchester City veya Liverpool değildik; genellikle 5'li defansla kontratak oynayan bir takımdık. Dolayısıyla, antrenörümün benden beklentileri, Manchester City’de farklı koşullarda oynayan bir oyuncudan olabilecek beklentilerden farklıydı.” (via OhMyGoal)
@alpaynafi
