- 15 Aralık 2008
- 6.673
- 748
- 1.878
Büyük Fenerbahçeli Emre Belözoğlu'nun bu sözü söylemesinin üzerinden 2,5 yıl, Real Madrid'e karşı 3-1 öndeyken taraftarların "Beş, beş" diye coşmasının üzerinden ise sadece 1,5 yıl geçti. O gün Emre'yi 70. dakikada canından bezdiren şekilde pres yapan takım da Galatasaray'dı, dünya devi Real Madrid karşısında Drogba'nın ofsaytı es geçilse son 15 dakikada 5. golü de bulup tarihin en unutulmaz geri dönüşünü yaparak Şampiyonlar Ligi yarı finali çıkacak olan takım da Galatasaray. Üstelik o 2 sezon şampiyonluğa ulaşan Galatasaray tarihinin en iyi sezonlarını da geçirmemişti.
Peki ya bugün. Kadrosu yetersiz, futbolcuları vurdumduymaz, yönetimi iş bilmez, başkanı istifa etmiş, taraftarı terk etmiş. Ve daha da önemlisi teknik direktörü bir mahalle takımı teknik direktörünün bile yapmayacağı hataları ısrarla yapan, ne maç öncesi ne maç içinde belirli bir planı olmayan, ısrarla yanlış futbolcuları yanlış yerlerde oynatarak ve her yanlışını başka bir yanlışla düzeltmeye çalışıp, yine yanlış yaptığını fark edemeyip, niye yanlış yaptığını öngöremeyen bir adam.
109 yıl önce hedefini Türk olmayan takımları yenmek olarak belirledikten sonra bu hedef doğrultusunda pek çok zafer elde eden, daha kısıtlı kadrolarla bile çok daha iyi sonuçlara ulaşan, en azından ulaşmak için çaba sarf eden ve matematiksel anlamda umudunu kaybetmediği hiçbir organizasyonda pes ettiğini açıklamayıp, çabalamaya devam eden bir kulüp, başında daha ilk maçın ardından bile ısrarla kafasında Avrupa Kupalarıyla ilgili bir beklenti olmadığını açıklayan bir teknik direktör müsvettesiyle idare ediliyor. Adam 2 maçta rezil ötesi futbol oynattığına ve rakiplerin tabiri caizse acımaları neticesinde 2 maçta 8 gol yememize aldırış etmeden hedefinin lig olduğunu açıklıyor. Hedeflediği ligde bu düzen ve bu mantaliteyle 5 sene uğraşsa şampiyon olamayacağı çok açıkken söylüyor bunları. Bu takım bu futbolla değil şampiyon olmak ilk 5'e giremez. Şans eseri kazanılan galibiyetler gün gelecek beraberliklere ve mağlubiyetlere dönüşecek. Bu o kadar bariz hissediliyor ki bunu tespit edememek için kör olmak gerekir.
Başlıkta ifade ettiğim gibi bu kulüp bitmez, elbette yine estireceği günler de gelecektir ama pek çok şeyin değişmesi gerekecek ve bu süreç epeyce sancılı olacak. Ancak bunun gerçekleşebilmesi geldiği günden beri insanları futboldan soğuturcasına hatalar yapan Cesare(tsiz) Prandelli'nin hemen bugün sözleşmesinin fesh edilmesi ve yola bir yerli teknik adamla devam edilmesiyle mümkün olabilir.
İkinci başkanımız Candan Erçetin'in o güzel şarkısında dediği gibi:
GİT, İŞ İŞTEN GEÇMEDEN GİT ÇOK GEÇ OLMADAN VAKİT...
Peki ya bugün. Kadrosu yetersiz, futbolcuları vurdumduymaz, yönetimi iş bilmez, başkanı istifa etmiş, taraftarı terk etmiş. Ve daha da önemlisi teknik direktörü bir mahalle takımı teknik direktörünün bile yapmayacağı hataları ısrarla yapan, ne maç öncesi ne maç içinde belirli bir planı olmayan, ısrarla yanlış futbolcuları yanlış yerlerde oynatarak ve her yanlışını başka bir yanlışla düzeltmeye çalışıp, yine yanlış yaptığını fark edemeyip, niye yanlış yaptığını öngöremeyen bir adam.
109 yıl önce hedefini Türk olmayan takımları yenmek olarak belirledikten sonra bu hedef doğrultusunda pek çok zafer elde eden, daha kısıtlı kadrolarla bile çok daha iyi sonuçlara ulaşan, en azından ulaşmak için çaba sarf eden ve matematiksel anlamda umudunu kaybetmediği hiçbir organizasyonda pes ettiğini açıklamayıp, çabalamaya devam eden bir kulüp, başında daha ilk maçın ardından bile ısrarla kafasında Avrupa Kupalarıyla ilgili bir beklenti olmadığını açıklayan bir teknik direktör müsvettesiyle idare ediliyor. Adam 2 maçta rezil ötesi futbol oynattığına ve rakiplerin tabiri caizse acımaları neticesinde 2 maçta 8 gol yememize aldırış etmeden hedefinin lig olduğunu açıklıyor. Hedeflediği ligde bu düzen ve bu mantaliteyle 5 sene uğraşsa şampiyon olamayacağı çok açıkken söylüyor bunları. Bu takım bu futbolla değil şampiyon olmak ilk 5'e giremez. Şans eseri kazanılan galibiyetler gün gelecek beraberliklere ve mağlubiyetlere dönüşecek. Bu o kadar bariz hissediliyor ki bunu tespit edememek için kör olmak gerekir.
Başlıkta ifade ettiğim gibi bu kulüp bitmez, elbette yine estireceği günler de gelecektir ama pek çok şeyin değişmesi gerekecek ve bu süreç epeyce sancılı olacak. Ancak bunun gerçekleşebilmesi geldiği günden beri insanları futboldan soğuturcasına hatalar yapan Cesare(tsiz) Prandelli'nin hemen bugün sözleşmesinin fesh edilmesi ve yola bir yerli teknik adamla devam edilmesiyle mümkün olabilir.
İkinci başkanımız Candan Erçetin'in o güzel şarkısında dediği gibi:
GİT, İŞ İŞTEN GEÇMEDEN GİT ÇOK GEÇ OLMADAN VAKİT...
müthiş yazı