Üye Görüşü "Bittik Biz Beyler, Bittik"

Yabancı sınırına değinmişsin Metehan. Aslında bizim asıl sorunumuz sayı değil. Asıl sorun bence iyi olanını bulamamak. Bugün sınırsız olsaydı yabancı kotası eminimki 3-5 çöp yabancı daha olurdu takımda. Evet klübün parasını akıllı ve dengeli kullanıp iyi oyuncuları bulursak sayının bence bir önemi yok.

GT-I9300 Tapatalk


Şöyle sağlam iyi bir teknik direktör lazım , iyi transfer yapabilen...Yoksa dediğin gibi Amrabat-Dany-Pandev-Dzemaili gibi adamlar alacaksak yine berbat oynarız ama her şeyden evvel şu maaş konusu 1 an evvel çözülmeli...
 
yazı çok güzel .10 numara . emeğine sağlık ama yine kavga baslatıyorum. Nerde anti Terimciler ? nerde liseli kafası ? nerde avrupalı düşünce ? nerde uA düşmanları ?(en son dün maçın ilk yarısından sonra stadı terkediyorlardı) ne güzel söyledik dün öyle Herkes gider biz kalırız , biz GALATASARAY lıyız .

Terim konusunda polemiğe girmek istemiyorum ama müdahil olmak zorunda hissettim...Şu aciz kadro yapısının oluşmasında en büyük kusurun, 2012 şampiyonluğundan gidişine kadar olan süreçte, şartlarda son derece müsaitken, gerekli planlamayı yap(a)mayan Terim' e ait olduğu düşüncesindeyim...O sezonki kadro, Morinho nun 3-4 yıl önceki Barcelona için kullandığı ifadeyle 'Tamamlanmış bir ürün' asla değildi, sözgelimi Elmander in oynamadığı her maç orta sahamızın ezildiğini görmek için 'Futbol ilahı' olmakta gerekmiyordu; kaldı ki en mükemmel takımlar dahi, gücünü muhafaza edebilmek için bile olsa belli mevkilere takviye yapmak zorundadır, Terim' in yaptırdığı takviyeler ise ihtiyaca göre oyuncu tipi tercihleri ve F/P itibariyle net olarak sınıfta kalmıştır...Bunun sonucunda da oluşan boşluğu gidermek için kısa sürede çok sayıda oyuncu transfer edilmesi zorunlu hale gelmiş, ancak Mancini (Ve kimler akıl verdiyse?) abartılı davranarak yanlış tercihlerde bulunmuştur...

Daha işler yolunda gidiyor gibi görünürken, Terim den önce Aysal' ı eleştirmeye başlamış ve giderekte artan bir dozla bunu ifade etmiş biri olarak söylüyorum bunları; 'Terim düşmanı' olmadığım gibi 'Aysalcı' hiç değilim, olup biteni objektif olarak değerlendirmeye çalışıyorum kendimce...
 
Harika bir yazı ellerine sağlık, çayımı elime aldım okudum,

bizim forumda keyifle okunacak çok güzel yazılar paylaşımlar oluyor,

çok güzel vakit geçirilecek bi yer açıkcası burası..
 
Güzel yazı söyleyemem ama dost acı söyler yazısı olmuş. Tebrikler. Başlık ama gıcığıma gitti ister istemez:D
 
Şaka gibi gelebilir ama bizi bu duruma sokan adam Burak Yılmaz denen yeteneksiz, kazma ve daha da önemlisi arkadaşlarının eforunu emeğini çalan hırsızdır. Evet tek bir oyuncu buna sebep olmuştur yan sebeplerde olabilir ama bu denli kötü duruma düşüremezdi bizi ve telafi edilirdi.

Bu takım Burak Yılmaz'ın düzenli olarak ilk 11 oynamaya başlamasından beri kötü oynamaktadır.

2011-2012 sezonunda bizim rakiplere göre en büyük avantajımız oyunun iki yönünü oynayabilen oyuncu sayımızın fazla olmasıydı. Yani takım birlikte gidip birlikte dönüyordu. Bu yapıda çok iyi oynayanlar oldu idare edenler oldu ama hiçbiri Burak kadar zarar veremedi. O günden sonra takım yavaş yavaş temposunu kaybetmeye başladı sahada kopuk oynamaya başladık, rakipleri eskisi kadar baskı altına alamıyorduk. Daha da kötüsü Burak'ın bu oyunu ile diğer oyuncularımızda eski eforlarını veremiyordu her maç 10 kişi oynamaya nasıl dayanabilirdik ki ? Elmander, Ujfalusi gibi oyuncular sadece kendilerini değil etrafındaki oyuncularında performansını arttırıyordu Burak ise tam tersi düşürüyordu.

2012-2013 sezonuna aynı yapıda başladık ta ki Burak düzenli olarak oynayana kadar. Süper kupa, ligin sanırım ilk 3 haftası aynı oyunu oynadık birde Manu deplasman maçı var tabi. Burak cezalı olduğu için Elmander-Umut ikilisi ile başlamıştık aynı futbolu devam ettiriyorduk değişen tek şey Burak'ın oynaması oldu. Manu deplasman maçında Burak takıma uyum sağlamıştır mecburiyetten pres futboluna uymuştur. Tabi çok zor bir maç olduğu için Burak aynı tarzda oynasa hemen fark edilirdi rezil oynadığı. Çünkü takımda pres futboluna uymayan adam kabak gibi çıkıyordu ortaya. Lig maçlarında takım Burak'ın yatış futbolunu kaldırabilirdi ama nereye kadar sürecekti. Takımın temposu, eforu günden güne düştü Burak yatış futboluyla o takımı sömürdü. Burak'ın olmadığı maçlarda takım kıpırdandı daha iyi oynuyordu ama kimse göremedi tabi.

Burak denen sömürücü gitmeden takım düzelmeyecek arkadaşlar.
 
3-2 lik real maçında artılar
1.stadda 52.00 kişi vardı (ömensiz gibi ama 52/35=3/2 yaklaşık)
2. gol kralı burak+asist kralı selçuk (yuhalanmamışlardı) ve drogba
3.ünal aysal başkandı, seçim süreci yoktu yönetim sağlamdı
4. fatih terim antrenördü, ilk maçı 3-0 kaybetmişti ama takımın başındaki 2. senesiydi
5. 6+2 kuralı vardı, minimum 7 yabancı hazır durumda olabiliyordu

şimdi soru: o takımdan bu avantajları çıkarırsak ve varsa size göre yeni avantajları eklersek, 3-0 ın avantajıyla gelen realin yerine de kazanmak için çıkan hırslı dortmundu koyarsak aldığımız bu sonuç kötü müdür ?

benim kanaatim sonuç kötüdür ama abartılmamalı. prandellinin gitmesi hiç önemli değil, gidebilir; başkanın gitmesi de, ömenli olan yerlerini neyle dolduracağız. nasıl bir taktik güdülecek.
 
Son düzenleme:
3-2 lik real maçında artılar
1.stadda 52.00 kişi vardı
2. gol kralı burak+asist kralı selçuk (yuhalanmamışlardı) ve drogba
3.ünal aysal başkandı, seçim süreci yoktu yönetim sağlamdı
4. fatih terim antrenördü, ilk maçı 3-0 kaybetmişti ama takımın başındaki 2. senesiydi
5. 6+2 kuralı vardı, minimum 7 yabancı hazır durumda olabiliyordu

şimdi soru: o takımdan bu avantajları çıkarırsak ve varsa size göre yeni avantajları eklersek, 3-0 ın avantajıyla gelen realin yerine de kazanmak için çıkan hırslı dortmundu koyarsak aldığımız bu sonuç kötü müdür ?

benim kanaatim sonuç kötüdür ama abartılmamalı. prandellinin gitmesi hiç önemli değil, gidebilir; başkanın gitmesi de, ömenli olan yerlerini neyle dolduracağız. nasıl bir taktik güdülecek.

Atladığınız bir yer var. Burak o maçta yoktu. Olsaydı 0-2, 0-3 gibi bir skorla biterdi.
 
Geri
Üst Alt