Üye Görüşü Bize Yeni Bir Devrim Lazım

Alpay Asma

Şef Gümüş Kıvrım
Katılım
23 Kasım 2008
Mesajlar
73.940
Tepkime puanı
23.499
Puan
3.723
Sevgili forum ahalisi ve yüreğinde sarı-kırmızının asaletini hisseden bütün Galatasaraylılar. Bildiğimiz gibi hepimizin ortak sevdası olan Galatasaray'ımız son yıllarda haddinden fazla bir şekilde yapılmaya başlanan bir seçim döneminden geçti, ve nihayet bugün seçimden bir başkan ve yönetim kurulu seçildi.

Seçim sürecinde, yeni yönetimden beklentilerden tutunda, eski yönetimin doğru ve yanlışlarına kadar pek çok şey konuşuldu. Şahsi fikrim bugün bir geçiş dönemi yönetimi seçilmiştir, ve başlığıma ilham veren ''devrim'' kelimesinin ağırlığını sadece 7-8 ay iktidar da olacak bir yönetimin omuzlarına yüklemek en hafif tabir ile hayalcilik olur.

Beklentiler çokça konuşuldu tartışıldı zaten o sebeple buna bir kez daha değinerek, kafanızı çokta şişirmek istemem ama devrim'e uygun şartları hazırlamak da çok önemli bir sorumluluktur ve en azından bunu beklemekte hakkımızdır diye düşünüyorum.

PEKİ YA NEDİR BU ''DEVRİM'' ?

Aslında öyle çokta somut ve başarıya endeksli bir tablo değil bu. Ne yeni bir Derwall ne de Kalli beklentisi de olmamalı bence. Evet, geçmişten bugüne kazanılan bütün başarılarda kurucu olarak adı geçenlerin başındadır bu iki adam. Sonuna kadar da hakkediyorlar zaten başardıkları ile.

Ancak bizim artık kurtarıcıya, yangından önce ki son çıkış butonu Denizli ve Terim'lere, son durak Lucescu'lara değil, Türk futbolunda ki bu kirli ortamı da değiştirebilecek bir sinerjiye ihtiyacımız var.

Literatüre Türk Usulü olarak geçen, uçlarda yaşayan, çabuk demoralize olan, kulisçi ve hizipçi zihniyeti temelinden sarsıp yıkan bir güce erişebilecek muktedirliğe sahip bir profesyonel uyum, yol gösterici bir şablon, örnek bir düzen ve işleyişe.

Artık ''Little, little right into middle'' demeyeceğimiz bir ortama ihtiyaç var.

84'te bir adam geldi, çamur deryası idman sahalarının yerine çim sahalarda idman yaptırmaya başladı, zihniyeti değiştirdi uzun vadede kazanan biz ve Türk futbolu oldu.

Ama Derwall 40 yılda 1 olacak bir düşeşti ne şanslıyız ki bize vurdu. En büyüş şansı 11 sene şampiyon olamamış bir takıma gelmesiydi belkide.

Şimdi ise futbol düşeş atmayı bekleyemeyeceğiniz kadar pahalı bir spor oldu. İçinde finans, endüstri, akıl oyunu, disiplin ne ararsan var.

Yani artık tek adamlık yapılanma dönemlerini ve arayışlarını bırakmanın vakti gelmiştir.

ÇÖZÜM ise AYSAL'ın sürekli vurgulayıp ALATURKA BİR ZİHİN ALT YAPISI İLE YANLIŞ KURGULADIĞI PROFESYONELLEŞME'yi GERÇEKTEN TESİS ETMEK ile mümkün.

Nedir bu yapı?

Avrupa'nın üst düzey takımlarını inceleyin hepsinin belirli bir ortak algoritması vardır.


1. Futbolu futboldan anlayanlar yönetir. Ne Tulun'lar, ne CEO'lar, ne de atanmış profesyoneller ile bunu bir standarda oturtmak mümkün değil. Oraya kulüpte herkes tarafından saygı gören KARİZMA, DURUŞ SAHİBİ, ÜLKE FUTBOLUN'DA da saygısı büyük güçlü bir lider şart. Nasıl Münih'in BECKENBAUER'i varsa Galatasaray'ın da bir futbol aklı olmak zorunda.

2. Mali işler profesyonel ve finans ekiplerinin işidir. Bu işi yapacak ekiplerin futbol-finans ilişkisinde tecrübeli ve uluslararası bilgisi olan, Avrupa'da belirli kontakları olan, ve üst düzey ve baş altı kulüplerin finansal modellerine hakim kişilerden oluşması şart.

3. Al Yapılar kulüplerin madenidir. Oraya bu işin uzmanı ULUSLARARASI SCOUT'LAR kazandırılması, alt yapıda çalışan HOCA'LARIN AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİLERİ İLE DEĞİL YETERLİLİKLERİ İLE ORAYA GELMESİ ŞARTTIR. Terim gelince Erkasap, XX gelince YY gelir saçmalığına bir son verilmeli. Ekip lideri gerekirse yine Türk olabilir ama mutlaka PSİKOLOJİK DESTEK EKİPLERİ, FİZİK GELİŞİM UZMANLARI, TEKNİK BİLGİSİ VE AKTARIM GÜCÜ KUVVETLİ ANTRENÖRLER vb... bir çok donanımlı birim bulunması şart.

Bunları oturtamadıkça hayalini kurduğumuz Şampiyonlar Ligi Kupası'nı, sürdürülebilir başarıları kazanmamız da, demeç savaşları arasında kaybolan futbol ruhunu tekrar yakalamamızda Kaf Dağı'nın ardında bir serap bence.

Sizce de artık, dışı allanıp pullanmasına rağmen içi leş gibi kokan bu futbol ortamını değiştirmenin vakti gelmedi mi?

Mayıslar bizimdi, umarım 2015 Mayıs'ı bizlere sadece sistemin kokuşmuş şampiyonluk kupalarından birini daha kuru kuru kazanmayı değil, bu kabulleniş ve futbol esaretini kökünden kazıyacak bir anlayışı da getirir.

Saygılarımla,
 
Devrim alt yapidan gecer az cok yazdigin cekilde. cok güzel yazi. Hata bence okudgum en bilincli futbol yazisi olmus kendi adima konusmam gerekiyorsa-
Alt yapidaki oyunculara ilgi-yatirim vermek zorundasin kulüp olarak en basindan, 12-14 yas itibari ile.
sadece hoca bularakda degil. Türkiye sartlarinida göz önünde bulundurarak sozial yardiminda da bulunmalisin camia olarak.
yolu uzaksa , yolu yakin yap imkanlarin ile.
yemesine icmesine dikkat et.. buda pahali sonucda. saglikli , düzenli ve programmli beslenme programmi genc sporcular icin ucuz olmuyor. sen karsilacaksin bunu kulüp olarak.
Dil egitimini almilar , ingilizceyi iyi bilmelilliler en azindan.
Programmi uygulayaman gencleri, yetenekleri ne kadar üst seviyede olursa olsun alt yapidan disqualifeye edilmeli ki disiplinin olsun ve zamanla dünyada "evet orasi elit akedemesi" denile bilinsin. Böylece genc yetenekli oyuncular dünyanin her yerinden senin kapinda yatmaya baslar . scout kolayligi.
Ajax akedemesindeki gencler mesela annalarindan emdikleri sütleri burunlarindan geliyor :D
Ama sonuc yilardir ortada. Adamlar satiyor gercigi devamli ki sonuclarini pek göremiyoruz ajax takiminda ama biz satmayiz büyük ihtimalde hemen . sonucta hedefimiz büyük.
Türkiyede bunu yapa bilecek ilk kulüp ciddi anlamda devrim gerceklesir. sneijderlileri, drogbalari alarak degil.

Bu uygulama ucuz degil. yilda yaklasik 10 milyon euroluk maliyeti var +/-
 
Son düzenleme:
Galatasaray tarihini ve basarilarini fatih terimden ibaret sanan ve tek cozumun terimin hakki rahmetine kadar bize gidip gelmesinde bulan bir zihniyet varken ne devrimi?
 
Devrim alt yapidan gecer az cok yazdigin cekilde. cok güzel yazi. Hata bence okudgum en bilincli futbol yazisi olmus kendi adima konusmam gerekiyorsa-
Alt yapidaki oyunculara ilgi-yatirim vermek zorundasin kulüp olarak en basindan, 12-14 yas itibari ile.
sadece hoca bularakda degil. Türkiye sartlarinida göz önünde bulundurarak sozial yardiminda da bulunmalisin camia olarak.
yolu uzaksa , yolu yakin yap imkanlarin ile.
yemesine icmesine dikkat et.. buda pahali sonucda. saglikli , düzenli ve programmli beslenme programmi genc sporcular icin ucuz olmuyor. sen karsilacaksin bunu kulüp olarak.
Dil egitimini almilar , ingilizceyi iyi bilmelilliler en azindan.
Programmi uygulayaman gencleri, yetenekleri ne kadar üst seviyede olursa olsun alt yapidan disqualifeye edilmeli ki disiplinin olsun ve zamanla dünyada "evet orasi elit akedemesi" denile bilinsin. Böylece genc yetenekli oyuncular dünyanin her yerinden senin kapinda yatmaya baslar . scout kolayligi.
Ajax akedemesindeki gencler mesela annalarindan emdikleri sütleri burunlarindan geliyor :D
Ama sonuc yilardir ortada. Adamlar satiyor gercigi devamli ki sonuclarini pek göremiyoruz ajax takiminda ama biz satmayiz büyük ihtimalde hemen . sonucta hedefimiz büyük.
Türkiyede bunu yapa bilecek ilk kulüp ciddi anlamda devrim gerceklesir. sneijderlileri, drogbalari alarak degil.

Bu uygulama ucuz degil. yilda yaklasik 10 milyon euroluk maliyeti var +/-

Ne tesedauf altyapidan yetisenlerim cogu varlikli ailelerden gelme bitek sabri var galiba burda istisna bilmiyom yanliyoda olabilirim. Ama cogunun ailesi zengin ve torpil ile floryaya giriyor dua ediyoruz zengin godomanlarin cocugundan bir yetenek ciksin diye. Kapici cocugu rizalarin, memur cocugu metinlerin, isci cocugu hakanlarin, donemi en son 90li yillardi bugun anca anadolu kluplerinden cikar fakir yetenekler kaldiki anadolu kluplerininde o cocugun yetenegini gelistircek imkan yok imkanibolan kluplerde genelde yetenege degil babasinin maasina bakiyor.
 
Ne tesedauf altyapidan yetisenlerim cogu varlikli ailelerden gelme bitek sabri var galiba burda istisna bilmiyom yanliyoda olabilirim. Ama cogunun ailesi zengin ve torpil ile floryaya giriyor dua ediyoruz zengin godomanlarin cocugundan bir yetenek ciksin diye. Kapici cocugu rizalarin, memur cocugu metinlerin, isci cocugu hakanlarin, donemi en son 90li yillardi bugun anca anadolu kluplerinden cikar fakir yetenekler kaldiki anadolu kluplerininde o cocugun yetenegini gelistircek imkan yok imkanibolan kluplerde genelde yetenege degil babasinin maasina bakiyor.

balik o zaman basdan kokuyor bizde. babalarin ogulari degil.. yeri geldiginde babasiz annasiz cocuklari bulacaksin yetenek varsa ve alacaksin alt yapiya.
sonuna kadarda destek cikacaksin bu genclere. her yas grubundan en az 1 tane mesut özilerin cikar sabredersen kulüp olarak.
Türkiyede pro olmus futbolcular bile cogu pro degil. bir yetenekleri var ama egitim eksikleri cok fazla maalesef.
bizde tembelik cok aliskanlik haline gelmis. bu tembelik kelimesini yazdigim elit egitim yöntemler ile beyinlerinden yikarsin, silersin.
Türkiyeden full pro oyuncu olarak cikmis sadece bir tane oyuncu hatirliyorum oda hakan sükürdür.
 
balik o zaman basdan kokuyor bizde. babalarin ogulari degil.. yeri geldiginde babasiz annasiz cocuklari bulacaksin yetenek varsa ve alacaksin alt yapiya.
sonuna kadarda destek cikacaksin bu genclere. her yas grubundan en az 1 tane mesut özilerin cikar sabredersen kulüp olarak.
Türkiyede pro olmus futbolcular bile cogu pro degil. bir yetenekleri var ama egitim eksikleri cok fazla maalesef.
bizde tembelik cok aliskanlik haline gelmis. bu tembelik kelimesini yazdigim elit egitim yöntemler ile beyinlerinden yikarsin, silersin.
Türkiyeden full pro oyuncu olarak cikmis sadece bir tane oyuncu hatirliyorum oda hakan sükürdür.

istanbuldaki halisahalara hepsi olmasada coguna gozlemci atansin yada ne bileyim mahale arasinda top oynayan cocuklari izleyen bir devriye gozlemci. Sadece parasini veren zenginlerin cocuklari izlenmesin sirf parasi yok diye altyapiya yazilamayip heba olan yetenekler var. Meydan sinan enginin ogulcani tipi yeteneksizlere kalmasin.
 
Güzel temenniler...Ancak halkımızın geneli ve 'Futbol topluluğu' özelindeki entelektüel seviyeyi ve bunun yansıması olarak kemikleşmiş 'Kolaycılık' anlayışını hesaba katınca, yakın bir gelecekte bütün bunların başarılabileceği konusunda iyimser olamıyorum...En az 5-10 yıllık çok iyi belirlenmiş bir planlama doğrultusunda hareket etmek, futbol içi ve dışı bir dolu zorluğa karşı ülke ve kulüp şartlarına uygun pragmatik çözümler getirebilmek, bunları yaparken olası sportif başarısızlık dönemlerini göğüsleyebilmek vs vs vs...Bahsedilen yapıda bir kulüp haline gelinebildiğini görmeye benim ömrüm yetmez sanırım!...
 
turkiyede olmaz devrim mevrim ya

lakin sadece GS acisindan dusunecek olursaniz kulubun en azindan SK olmaktan vazgecib FC olmasi gerektigi asikar. neticede bu yoneticilerle de bir bok olmaz yeani allahin cahili hepsi her konuda. terim gibi allahin adanalisi ulke futbolunu yonetiyo yaw otesi var mi terim'i borussia dortmund tesislerinde cayci yapmazlar IMFO

GS'nin yapacagi is butun parayi futbola aktarip almanyada alt yapi akademisi falan kurmak, bi de her sezon 1 essah yildiza para harcayip 5 yilda bir de yeni yapilanmaya gitmek olur at most. en onemlisi floryaya futbolu bilen adamlar bulunacak bir sekilde sadece hoca degil scoutundan tut psikologuna kadar i says. turk olarak turk mentalitesiyle avrupayla bas edemezsin zira adamlar 200 yil ilerde regardin overall human mentality and football and a hell lot've other shit.
 
Son düzenleme:
Türkiye Koşullarında özellikle GS da bu dediklerinizin olabilme ihtimali yokdur maalesef.

Bir kere hiçbir yönetim kurulu başkan istesede gidip dışarıdan futbolun başına sportif bir adam getirmeyi kabul etmez.

Maalesef ki bizdeki yöneticilerin GS da yönetime girmesinin sebebi GS ın adını kullanarak iş bağlamak .
Eğer oraya profesyonel getirirsen göz önünde olmazlar hiç bir etkileri olmaz öyle oluncada kıyamet kopar .
El altından basına haber paslamalar yalan yanlış dedikodular bir bakmıssın o adamın ayagı kaydırılmıs...

Bunlar maalesef GS ımızın gerçekleri...

Mesela bir yönetim geldi. çok organize tamamiyle işlerini profesyonel yapan bir yönetim.
Herşey tıkır tıkır gidiyor GS şampiyon oluyor borçlar azalıyor . GS ın ülke ve dünya medyasında adı sık geçmeye başlıyor popülarite tekrar artıyor .

Sizce ne olur ?

Ben söylim. Mualefet hemen avuçlarını okşamaya başlar.
Gözleri parlar.
Nasıl bu yönetimi deviririz de bu pastadan pay yeriz diye herşeyi yaparlar. Çünkü onlara göre o yönetim kullanacağını kullanmışdır birazda onlar kullanmalıdır..

Gazetede köşesi olan karalamaya başlar , olmayan lar el altından yalan haber verir.

Ve inanın o çok başarılı yönetim başarısız algısı yaratılıp gönderilir..


Bizde böyle maalesef.

GS a tek bir kişi sahip olmadıgı için hiç bir zaman başarılar kalıcı olmaz.
 
Fikirler güzel ancak bunun bu ülkede olma ihtimali nerdeyse yok. Herkes bu Ülke´de profesyonellikten dem vurar, ancak aramizdan birisi profesyonellesmeye adim attigi an alay konusu olur. Daha 10 tane resmi maca cikan Prandelli´nin bu forumda kafasinin tas ile ezilmedigi kaldi. Prandelli Reis, Adam gibi Adam diyenler degilmi, bir anda herifin ne adamligini, ne delikanliligini birakan ? Sonrada yönetimler neden Teknik Adam´in arkasinda duramiyor, neden uzun vadeli calismiyor diye veryansin ediliyor.

Alpay arkadasimizin dediklerini uygulayan bir yönetim gelsin, ve bu güzel adimlara ragmen futbol takimi ilk 5 macini kaybetsin, bu taraftar bu sistemin ne anasini, nede bacisini birakir. Yada bir sene icinde basari olmasin, bak nasil üsüsüyor bu taraftar yönetim ve teknik ekibin üzerine.

Balik bastan kokuyor, Türkiye´de futbol taraftarligi kisisel ego tatmininden ileriye gitmedigi icin, futbolu yönetenler sahanin icindeki güzelliklerden ziyade rekabeti ayakta tutmak icin cabaliyorlar.

Bakiniz: Ünal Aysal´in Prandelli´yi 4. Yildiz icin kek kabinin icine sokmasi !!!
- Bunlar gecen sene yapilmadi, bu sene yapilmasinin nedeni Fenerbahce´nin de 4. Yildiz icin mücadele etmesi, ve rekabetin önemini vurgulayip taraftardan destek/konsum beklemek.


---------------------------------------------

Türkiye´deki egitim sisteminden dolayi ögrenciler belirli bir yastan sonra Okul ve Spor´u birlikte götürme ihtimali zorlasiyor. Maddi zorluklar icinde büyüyen bir cok evladimiz var, lakin onlara spor yapma imkani sunamiyoruz. Türkiye´de cok genc bir populasyon var, ama onu kullanamadigini sürece potansiyelin cok olmasinin bir faydasi yoktur. Yani Ülke´de potansiyel var, ama o potansiyeli kullanacak aletler eksik, mekanizmalar eksik.

- Almanya´da mesela 2. Dünya Savasindan sonra, halkin destegi ile bir cok Spor Kulübü olusmustur. Yada mevcut olan yerel kulüpler revize edilip, kullanilacak hale getirilmistir. O kara günlerden, bu aydinlik günlere kadar fedakar insanlarin "Ehrenamtlich" yani gönüllü calismasi ile gelinmis. Halen bir sürü kulüplere gönüllü olarak destek olan bir cok emektar futbol adami var. Türkiye´de bedavaya bir hizmet verirsen, sana gülürler... Enayi durumuna düsersin... Burada bile arkadaslarin maksimum düsündügü 5 sene 10 sene, ama futbol ülkesi olmak istiyorsan bu temel taslari en ufaklarindan yerlestirmek zorunda olman lazim... Temel olayinda yani bir 60 sene gerideyiz, adamlar daha 60 sene önce cok saglam temeller olusturmus.
Bu dediklerimizi bile Türkiye´de parasi olmayan bir insan yapamaz, sonucta sosyal bir sistem yok ülkede... Ama burada yazdigim olayin en temel tasidir, yani halkin spor sevgisi, ve spor icin fedakarlik yapip cevresine verdigi destek.

- Yani Spor ülkelerine yetisme imkanimiz maalesef yok, Ülke gerceklerini göz önüne alarak Ülke ile uyumlu olan bir sistem gelistirmemiz lazim. Benim gözümde USA´da oldugu gibi college sistemi vardir. Yetenekli sporculara cesitli programlar ile Ülke capinda egitim ve kaliteli spor imkani verilmelidir. Temeli Okul ve Colej takimlarinda atacaksin, gerekirse yurtdisindan ek olarak spor hocasi ve spor piskologu ithal edeceksin. cocuklari mümkün oldukca genc yaslarinda, futbol topu ile bulusturmak, onlara futbolun temellerini ögretmek herseyden önemlidir. Bu okuldaki hocalar/koclar, Süper Lig kulüpleri ile iletisim halinde olur, yetenekli cocuklar bir sekilde göz önünde olur... Bölgesel ve Türki?e genelinde, bu konuda öncü olan okul ve collejler arasinda spor müsabakalari ve ligler olusturulur...





-----------------------------------------------------------------

Jürgen Klopp: "Benim yöneticilerimde türk mentalitesi olsaydi, ben bu günlere gelemezdim"

"Herseyin hizli, ve kafamiza göre olmasini istiyoruz. Hizli ve basarili olsa bile, onun kafamiza göre olmadigi an bir faydasi olmuyor bile. Bu cizgi yöneticiden taraftara kadar gidiyor. Herseyi degistirmeye bayiliriz, ama degisimi ilk önce kendimiz ile baslatirsak, ilk adimi atmis olacagimiza inaniyorum."

Saygilar ve sevgiler ile...
 
Son düzenleme:
Fikirler güzel ancak bunun bu ülkede olma ihtimali nerdeyse yok. Herkes bu Ülke´de profesyonellikten dem vurar, ancak aramizdan birisi profesyonellesmeye adim attigi an alay konusu olur. Daha 10 tane resmi maca cikan Prandelli´nin bu forumda kafasinin tas ile ezilmedigi kaldi. Prandelli Reis, Adam gibi Adam diyenler degilmi, bir anda herifin ne adamligini, ne delikanliligini birakan ? Sonrada yönetimler neden Teknik Adam´in arkasinda duramiyor, neden uzun vadeli calismiyor diye veryansin ediliyor.

Alpay arkadasimizin dediklerini uygulayan bir yönetim gelsin, ve bu güzel adimlara ragmen futbol takimi ilk 5 macini kaybetsin, bu taraftar bu sistemin ne anasini, nede bacisini birakir. Yada bir sene icinde basari olmasin, bak nasil üsüsüyor bu taraftar yönetim ve teknik ekibin üzerine.

Balik bastan kokuyor, Türkiye´de futbol taraftarligi kisisel ego tatmininden ileriye gitmedigi icin, futbolu yönetenler sahanin icindeki güzelliklerden ziyade rekabeti ayakta tutmak icin cabaliyorlar.

Bakiniz: Ünal Aysal´in Prandelli´yi 4. Yildiz icin kek kabinin icine sokmasi !!!
- Bunlar gecen sene yapilmadi, bu sene yapilmasinin nedeni Fenerbahce´nin de 4. Yildiz icin mücadele etmesi, ve rekabetin önemini vurgulayip taraftardan destek/konsum beklemek.


---------------------------------------------

Türkiye´deki egitim sisteminden dolayi ögrenciler belirli bir yastan sonra Okul ve Spor´u birlikte götürme ihtimali zorlasiyor. Maddi zorluklar icinde büyüyen bir cok evladimiz var, lakin onlara spor yapma imkani sunamiyoruz. Türkiye´de cok genc bir populasyon var, ama onu kullanamadigini sürece potansiyelin cok olmasinin bir faydasi yoktur. Yani Ülke´de potansiyel var, ama o potansiyeli kullanacak aletler eksik, mekanizmalar eksik.

- Almanya´da mesela 2. Dünya Savasindan sonra, halkin destegi ile bir cok Spor Kulübü olusmustur. Yada mevcut olan yerel kulüpler revize edilip, kullanilacak hale getirilmistir. O kara günlerden, bu aydinlik günlere kadar fedakar insanlarin "Ehrenamtlich" yani gönüllü calismasi ile gelinmis. Halen bir sürü kulüplere gönüllü olarak destek olan bir cok emektar futbol adami var. Türkiye´de bedavaya bir hizmet verirsen, sana gülürler... Enayi durumuna düsersin... Burada bile arkadaslarin maksimum düsündügü 5 sene 10 sene, ama futbol ülkesi olmak istiyorsan bu temel taslari en ufaklarindan yerlestirmek zorunda olman lazim... Temel olayinda yani bir 60 sene gerideyiz, adamlar daha 60 sene önce cok saglam temeller olusturmus.
Bu dediklerimizi bile Türkiye´de parasi olmayan bir insan yapamaz, sonucta sosyal bir sistem yok ülkede... Ama burada yazdigim olayin en temel tasidir, yani halkin spor sevgisi, ve spor icin fedakarlik yapip cevresine verdigi destek.

- Yani Spor ülkelerine yetisme imkanimiz maalesef yok, Ülke gerceklerini göz önüne alarak Ülke ile uyumlu olan bir sistem gelistirmemiz lazim. Benim gözümde USA´da oldugu gibi college sistemi vardir. Yetenekli sporculara cesitli programlar ile Ülke capinda egitim ve kaliteli spor imkani verilmelidir. Temeli Okul ve Colej takimlarinda atacaksin, gerekirse yurtdisindan ek olarak spor hocasi ve spor piskologu ithal edeceksin. cocuklari mümkün oldukca genc yaslarinda, futbol topu ile bulusturmak, onlara futbolun temellerini ögretmek herseyden önemlidir. Bu okuldaki hocalar/koclar, Süper Lig kulüpleri ile iletisim halinde olur, yetenekli cocuklar bir sekilde göz önünde olur... Bölgesel ve Türki?e genelinde, bu konuda öncü olan okul ve collejler arasinda spor müsabakalari ve ligler olusturulur...





-----------------------------------------------------------------

Jürgen Klopp: "Benim yöneticilerimde türk mentalitesi olsaydi, ben bu günlere gelemezdim"

"Herseyin hizli, ve kafamiza göre olmasini istiyoruz. Hizli ve basarili olsa bile, onun kafamiza göre olmadigi an bir faydasi olmuyor bile. Bu cizgi yöneticiden taraftara kadar gidiyor. Herseyi degistirmeye bayiliriz, ama degisimi ilk önce kendimiz ile baslarsak, ilk adimi atmis olacagimiza inaniyorum."

Saygilar ve sevgiler ile...

Buyuk ustad buyuk deha buyuk futbol filozofu sn.adem cakar oncelikle alman ekolunu ovdugunuz icin tesekurler bende bu ekolde buyuyen bir birey olarak futbolumuzun gelismesi adina calismalar yurutmekteyim ama oncelikle modelimizi gelistirken ne yapmamaliyiz kim gibi olmamaliyiz dusunuruz bu konuda turkiye bze yardimci oluyor en azindan ulkenize bakarqk ibret aliyoruz. Turk futbolunun dustugu hataya dusmemek icin turk taraftar forunlarinda dolasiriz hatalarini tespit ederiz bugunku piyango sizin foruma vurdu ama sizin bu ustaca kaleme doktugunuz fikirler beni derinden etkiledi. Lafi fazla uzatmayacagim yasimda ilerledi bugun var yarin yokum size onerim bu derin futbol bilginizi ulkem almanya adina hizmet etmeye varmisiniz?

En icten dileklerimle saglicakla kaliniz.

Franz beckenbauer
 
Madem Türk futbolunda torpille biryerlere varılıyor, o zaman en büyük görevimiz bu oyunu Türkiye sınırları içinde boykott etmek. Ne demek elin zengin oğlunu almak, ne demek fakir aile cocuğunun hakkını yemek ? Yaw biz mecburmuyuz bunları izlemeye. Biz lig tv ye baktıkca, o stadlara girdikçe enayi yerine koyuluyoruz. Bazen düşünüyorum, acaba Burakın kaybedilen maçlardan sonra "taraftarımızdan özür diliyorum, yine beceremedim çünkü aslında ben futbolcu değilim, ama babam doğum günümde büyük bir süpriz yapmıştı beni Antalyaspor altyapısına kazandırarak, lütfen bizi yanlız bırakmasın taraftarımız, onlar yanımızda olmazsa biz kulübümüzden nasıl maaş alırız ? Birlik ber....pardon, maaş alma zamanı, stadımızı gelecek hafta doldurun lütfen" sözleri bizelerden neden gizleniyor.
 
bize devrimden önce o devrimin ahlamını kavrayacak ve kabullenecek kitle lazım... peki var mı?...
devrimi yapsın nooolur?... iki gün sonra söylenmeye başlarız "burası türkiye kardeşim bizde yürümez o işler" diye...

hep alex ferguson örneğini veriyoruz... alın size devrim... ama o devrimi gerçekleştirirken 6-7 sene 3cü bile olamamış bir manu vardı...

hiiiiiç kusura bakmayın son devrim kurtuluş savaşında kaldı... onu da halkın geneline rağmen yaptık...
 
Devrim çok ta uzakta sayılmaz.
Ülkemizin basketbol altyapısına bakmak yeterli.
Bence basketbol ülkemiz şartlarına göre çok iyi bir altyapıya sahip bunun sebebi ise en ücra şehirde bile basketbol okulları ilkokul 1.sınıf düzeyinde eğitime başlıyor artık ve bu eğitimleri verenler genelde özel basketbol okulları burda hem sistemi döndürmek hemde para kazanmak için koç lar kendilerini geliştirmek zorunda olduklarını çok iyi biliyor ve sürekli seminerlere katılma ,araştırma ve uygulama kısımlarında çok mesafe kat ediyor.
Tabi ailelerde işin içinde yer alıyor çoğu aile sosyal bakıyor olaya bunun da olumlu anlamda baya katkısı oluyor.
 
sonuna kadar haklısın ama bu dediğin bildiğin imkansız herkes günlük işler peşinde
 
wG0G8Fe.png
 
Hemen her cümlesine imza atarım. Buna benzer bir yazıyı, 'Yeni Yönetimden Beklentiler' başlığında yazıştım.

Burada iki itiraz geliyor tabi:

1. Biz yarışan takımız, dediklerinin olması için yarışmaktan taviz vermek zorunda kalabiliriz.

2. Burası Türkiye, ne yönetimlerde ne de insanlarımızda bu tür bir devrime destek çıkar, aksine tepki olur.

İki eleştirinin de haklılık payı var. Ama bu konuda Alpay'ın önerilerini bu eleştiriler ölçeğinde destekleyecek iki yama ile zenginleştirelim o halde diyorum.

1. Yarışma takımı hüviyetinden vazgeçmeden devrim mümkün mü? El-cevap: Evet. Burada devrimi yapacak ekibi sadece TD'den ibaret düşünmediğimiz, hatta TD'yi dahi sadece tek kişi olarak düşünmediğimiz zamanı hayal ediniz. İsimelre fazla takılmadan şu örneğe beraber bakalım. İsimler değişebilir. Ottmar Hitzfeld'in Sportif Direktör olmasını önermişti @Ali Özer. Bu adamı futbol aklı diye düşünün. Futbol ile ilgili svk ve idareden, en yukarıdan en alta kadar sorumlu. Yanında ise Türkiye şartlarını da çok iyi bilen Önder Özen gibi bir yardımcı. Futbol planlamasının başındalar.

Tuchel'i de TD olarak düşünelim. Bu adama yarışma içerisinde kalması anlatılacak. Devrimin ayaklarından birisi mutlaka olacak ve yukarıdaki iki isimle birlikte bu 'Futbol Devrimi Kurulu'nda' bulunacak. Yanında ise Almanca bildiğini düşündüğüm Hikmet Karaman olacak. Veya Hakan Şükür de olabilir. Bu yardımcının rolü yarışma ayağında hocaya yardım etmek olacak. Dominant olması beklenemeyecek medya önünde.

Bir de bu ekibin beraberinde getireceği bir alt yapı ekibi olacak. Ekibin içerisinde Davala, Erdal Keser gibi Almanca bilen isimlerle Almanya'da görev yapan Türk antrenörlerden bazıları olacak. Sadece eğitim işi olacak bu ekibin. Roller çok net verilmiş olacak ve üst tarafla ilgili beklentileri olmaması salık verilecek.

Tuchel'e hem Önder Özen hem de yardımcısı Türkiye Ligi'ni ezberletecekler. Mesela gol atmanın öneminden bahsedecekler. Mesela rakip ortasaha ve stoperlerin Almanların gegen-pres dedikleri şeyde hemen top kaybedebileceklerini anlatacaklar. Benim Futbol Kurulu dediğim 'Hitzfel-Tuchel-Önder Özen' üçlüsü de bu devrimin liderleri olacak futbol anlamında.

Bir de bu adamlara bilimsel anlamda her türlü imkan sağlanacak. bunların maliyetinin bir Pandev kadar etmediğini söyledi mesela Uğur Meleke. Bu arada Uğur Meleke gibi bir isme de Futbol Kurulu'nda görev verilebilir. Medya ayağı veya scout ayağında.


2. İlk maddenin ön şartı burdaki zihniyete direnmekten geçiyor. Ben Galatasarayın yukarıda formülle aynı anda hem yarışabileceğini hem de devrim yapacağına inanıyorum. Ancak asıl mesele Yönetim bazında bence. Yukarıdaki tabloyu kabullenmeyecek bir yönetim anlayışı var ülkemizde ve Galatasaray'da. Bir arkadaşın haklı olarak dediği gibi, yöneticiler yönetime girme teklifleri aldıklarında kendilerine pozisyon seçiyorlar. Yok futbol bana yok mali işler bana gibi. Bu sebeple profesyonellerden oluşan futbol kurulunu istemeyebilirler. İşte tam da bu noktada iş Başkan'a düşüyor. Biz öyle bir başkan seçmeliyiz ki zihniyeti bu devrime hazır olmalı ve ekibini bu konuda ikna etmeli. Bna sorarsanız kulüplerin mevcut genel kurul yapıları bu tür Başkan'a kolay kolay izin vermez. Ahbap-çavuş ve çıar ilişkileri ağından kulüp genel kurullarını çıkarmak gerek ama bu devrimin sonraki ayağı olur.

Taraftar bazında yarışmadan kopmadığımız sürece ve sahada biraz yürekli oyun görüldüğü sürece pek tepki gelmez. Ama dediğim gibi yönetim kısmında adam kendini ön plana çıkarmak için CL finali oynamanı dahi engellemek isteyeiblir. Bunu daha önce gördük biliyoruz.

Sonuç. Yarışmadan devrim yapmanın yolu, devrimi TD ile değil büsbütün bir futbol ekibiyle yapmaktır. Hitzfeld-Önder Özen-Tuchel-Karaman(Şükür) + Alyapı ekibi gibi bir formül öneriyorum ben.
 
- Ihtiyarlari kovmak lazim, ve gençleri ilk 11e monte edilmesi lazim.

- Gençlere forma shansi vermek isteyen t.d. lazim, taktigi bilen ve rakibe göre maç oynayan birisi. Galatasaray'a gelmek istedigini bilmiyorum ama Wenger bir kaç sene sonra büyük ihtimalle Arse'dan gidecek.

- Altyapiya yabancilara (benim tercih Hollandalilar) a emanet etmek lazim. Türkler anlamiyor ve anlamaz. 4-3-3 Hollanda okuluyla altyapimizdaki Galatasarayli gençlere nasil pozisyon oyunu ögretebilen çok Hollandali antrenör var Hollanda'da. Öylece yetenekler daha çok gelebilir ve ihtiyarlar için o kadar para harcamaya gerek kalmaz.

- Scouting grubu açmak lazim, dünyanin her yerinde bizim için Scouting yapabilecek insanlar. Marketingden para kazanmak istiyorsak Asya'ya gitmeliyiz çünkü oradan bir futbolcu bizde ünlü olursa forma satishlar müthis anlamda yükselir gibime geliyor. Scouting olmaz derseniz, Porto ve Benfica gibi takimlara bakiniz.

- Devamlilik. Iyi bir t.d. bulabilirsek hemen 0 Kupa sezon yendikten sonra kovmamak lazim, shans verilmesi lazim. Next generasyon takimi kurmak için her zaman zamana ihtiyacimiz var.

TLDR: Alaturka degil, dünyadaki bazi kulüpleri örnek almaliyiz (bknz: Arsenal, Dortmund)
 
Son düzenleme:
futbolcuların anasını ağlatacak disiplinli bir devrim lazım florya da herkesin eli şeyinde
 
Geri
Üst Alt