Her şeyi transfere endeksleyen bir taraftarımız var maalesef.
Bülent Tulun transferde başarısız olduğu/ veya başarılı olduğu için kalıp/gitmesine karar verilmesi gereken bir isim değil.
Galatasaray gibi bir kulüpte görev alabilmek için var olması gerekenler var mı onu düşünmek lazım önce.
Görevi ne bu adamın
Sportif Koordinatör
Görev tanımı nedir?
Kimse bilmiyor. Peki koordinatör nedir? Düzenleyen, yoluna sokan, idare eden, sportif koordinatör de takım ile ilgili meseleleri, futbolcu ile yönetim arası koordinasyonu sağlayan kişi demektir. Bu adamın görevi transfer değil ki orada ki başarı ve başarısızlığına göre değerlendirilsin. Bu görevi yapabiliyor mu? Yapamıyor. Yapamadığı gibi hakkında çıkan iddialar ile takımın PSİKOLOJİK DURUM VE KİMYASINA ZARAR VERİYOR MU? VERİYOR. PEKİ BU ADAM YÖNETİCİ Mİ ? DEĞİL. Ne peki, seçilmiş yönetim tarafından başkanın özel iradesi ile anti demokratik bir şekilde atanıp kulübün parasını alan bir profesyonel.
Bakış açısı şu olmalı.
Görevini yapabilir mi?
Florya'nın kapısından girse medya çalkalanır. Terim'e yakın basın sürekli bizi de fişfikler. Oraya giremez. Girerse zarar verir. Yani görevini yapamaz.
Takıma zararı da var. Çünkü dedikodusu bile takım kimyasını bozmaya yetiyor.
Bu adamı tek kişilik irade ile atayan adam kim peki. Ünal Aysal tabi ki. İşte başkana başından beri ısınamama nedenim de bu. Derin Galatasaray'ın oyuncağı olmuş bir adamı iyi niyetli olmadığı bu kadar defosu olduğu halde o koltuğa getiren ve bunu da kulübün parası ile yapan kişi de sorumludur bu işten, belki de en büyük sorumludur aslında.