Davutoğlu Yeni Bedelli Askerlik Koşullarını Açıkladı!

Mevzu su aslinda. Hem orta cag devleti gibi zorunlu askerlik uygulayip hem de ayni anda medeni ulke olmaya çalışıyoruz. Bu aslinda her konuda boyle sadece bu degil. Gerceklesen sacmaliklarin cogu buradan dolayi cikiyor.

Ab yasalari biraz ceki duzen verdigi icin eskisi gibi otelden alma, trafikte kelepceyi vurma hadiseleri olamiyor. Belge imzalatiyorlar davet ediyorlar subeye falan. Caydiricilik olmayinca insanlar yillarca erteleyebiliyor yasal veya yasal olmayan yollarla. Oyle olunca da muazzam birikimler oluyor.

Bedelli ile aslinda devlet bir nevi hakki olmayan bir gasp olayini hakkiymis gibi pazarlayip seni parayla serbest birakiyor. Bildigin harac. Ama o dedigim birikmeler de baska turlu bitmiyor.

Bedelli gerekli olmakla beraber sacma ve gecici bir hareket aslinda. Biri demis yukarda 88lilerin sucu ne? Onlari kapsasa 89lularin sucu ne?

Buna kalici bir cozum gerekiyor o da profesyonel ordu. Ama detayli ve uzun calisma gerektirdigi icin bize ters. Gunu kurtarmayi seviyoruz biz :D
Profesyonel veya zorunlu askerlik uygulaması olumlu veya olumsuz olarak algıdan ziyade konjonktür,stratejik hedefler,tehditler,riskler,konum vb. birçok şarta göre belirleniyor. Mesela bu hadde Avrupa ile karşılaştırmak uygun değil. Çünkü adamların topraklarında tehditler ve yayılım alanları sınırlı. Burası öyle değil. Biraz da Ortadoğu'nun içinde bulunduğu durum bizi buna sürüklüyor...

Yine örnek verecek olursak dünyanın en gelişmiş devleti ABD zorunlu askerlik sistemine dönmek üzere çalışmalar başlatmış durumda.Bir link var bununla ilgili ama ben sadece küçük bir kuple ile alıntı yapayım o makaleden :

"ABD ordu personelinin sayısının yeterli olduğu ve moralinin yüksek olduğu gerçeği doğru değildir.Özellikle 11 Eylül'den sonra Bush yönetiminin başlattığı terörle mücadele Amerikan ordusunun dünyanın birçok yerinde görev alması gerektiği zorunluluğunu ortaya koymuştur...Halkın birbiri ile olan bağlarını,kültürel ve fiziksel değerlerini muhafaza etmek için eski deneyimlerde olduğumuz gibi tekrar zorunlu askerlik sistemine ihtiyaç vardır"...


Makale çok uzun..Nedenler,tarihi süreçler sıralanıyor ve ordunun profesyonelleşmesi ile hedeflerden sapılabileceğinin altı çiziliyor.

Tam profesyonelleşmeden öte yarı profesyonelleşme daha uygun gibi...Avrupa'dan direkt ithal ikameci bir yaklaşım almak bize şu an için uygun değil.Yani terörle mücadele eden profesyonel bir ordu ile geri hizmetlerde kullanılacak profesyonel olmayan idari,lojistik vb. saha dışı personel. Gidip acemi askeri terörün içine atmanın ne ona ne ailesine ne topluma ne de orduya/devlete faydası var.

Kısacası profesyonelleşme ile zorunlu askerlik uygulaması devletlerdeki geri-ileri sıfatlarını pek vermiyor...Bunun dışında bedelli olayı evet haksızlık olabiliyor.Bilmiyorum hangi kritere göre yapılıyor bu. Mesela benim askerliği yapalı 6 sene oldu ve o zaman yaş sınırı daha yukarıydı, o zamanki çoluklu çocuklu adamlar da hayıflanıyorlardı bu duruma. Yani bedelli demek biraz da şans ve insiyatife kalmış bir durum.
 
Son düzenleme:
Profesyonel veya zorunlu askerlik uygulaması olumlu veya olumsuz olarak algıdan ziyade konjonktür,stratejik hedefler,tehditler,riskler,konum vb. birçok şarta göre belirleniyor. Mesela bu hadde Avrupa ile karşılaştırmak uygun değil. Çünkü adamların topraklarında tehditler ve yayılım alanları sınırlı. Burası öyle değil. Biraz da Ortadoğu'nun içinde bulunduğu durum bizi buna sürüklüyor...

Yine örnek verecek olursak dünyanın en gelişmiş devleti ABD zorunlu askerlik sistemine dönmek üzere çalışmalar başlatmış durumda.Bir link var bununla ilgili ama ben sadece küçük bir kuple ile alıntı yapayım o makaleden :

"ABD ordu personelinin sayısının yeterli olduğu ve moralinin yüksek olduğu gerçeği doğru değildir.Özellikle 11 Eylül!den sonra Bush yönetiminin başlattığı terörle mücadele Amerikan ordusunun dünyanın birçok yerinde görev alması gerektiği zorunluluğunu ortaya koymuştur...Halkın birbiri ile olan bağlarını,kültürel ve fiziksel değerlerini muhafaza etmek için eski deneyimlerde olduğumuz gibi tekrar zorunlu askerlik sistemine ihtiyaç vardır"...


Makale çok uzun..Nedenler,tarihi süreçler sıralanıyor ve ordunun profesyonelleşmesi ile hedeflerden sapılabileceğinin altı çiziliyor.

Tam profesyonelleşmeden öte yarı profesyonelleşme daha uygun gibi...Avrupa'dan direkt ithal ikameci bir yaklaşım almak bize şu an için uygun değil.Yani terörle mücadele eden profesyonel bir ordu ile geri hizmetlerde kullanılacak profesyonel olmayan idari,lojistik vb. saha dışı personel. Gidip acemi askeri terörün içine atmanın ne ona ne ailesine ne topluma ne de orduya/devlete faydası var.

Kısacası profesyonelleşme ile zorunlu askerlik uygulaması devletlerdeki geri-ileri sıfatlarını pek vermiyor...Bunun dışında bedelli olayı evet haksızlık olabiliyor.Bilmiyorum hangi kritere göre yapılıyor bu. Mesela benim askerliği yapalı 6 sene oldu ve o zaman yaş sınırı daha yukarıydı, o zamanki çoluklu çocuklu adamlar da hayıflanıyorlardı bu duruma. Yani bedelli demek biraz da şans ve insiyatife kalmış bir durum.
Bulundugumuz cografya muhabbetleri cok gecerli muhabbetler degil bence. Birincisi askeri ve caydirici gucu belirleyen asker sayisi midir? Degildir. Oyle olsa tum dunya Cin e biat etmek zorunda kalirdi. Ikincisi bizim mevcut durumda terorle mucadele vs geri olmamizin sebebi askeri yetersizlik midir yoksa siyasi iradesizlik midir? Ucuncu ve son olarak 4 ay egitim verip kantine, yaprak supurmeye, kitaplarin basinda nobet tutmaya, komutanin cocugunu okula birakip alma gibi konulara verilen milyonlarca kisinin, bulundugumuz cografyanin sicakliginda bize katkisi nedir?

Askerlik konusunu daha sosyal yonden incelemek daha dogru olabilir. Mesela cok ciddi bicimde oturmayi kalkmayi okumayi yazmayi birlikte yasamayi askerde ogrenen insanlar var. Bunu asagilamak maksatli soylemiyorum. Bu bir realite. Ote yandan gene sosyal olarak asker olmanin olgunluga erismede bir adim oldugu inanci var.

Yani askerlik mevzu aslinda bu topraklarda cok cetrefilli bir konu ama bunu mevcut tehditler kavrami uzerinden degil, Turkiye nin sosyal gerçekleri uzerinden tartismak daha dogru olur bence.
 
Bulundugumuz cografya muhabbetleri cok gecerli muhabbetler degil bence. Birincisi askeri ve caydirici gucu belirleyen asker sayisi midir? Degildir. Oyle olsa tum dunya Cin e biat etmek zorunda kalirdi. Ikincisi bizim mevcut durumda terorle mucadele vs geri olmamizin sebebi askeri yetersizlik midir yoksa siyasi iradesizlik midir? Ucuncu ve son olarak 4 ay egitim verip kantine, yaprak supurmeye, kitaplarin basinda nobet tutmaya, komutanin cocugunu okula birakip alma gibi konulara verilen milyonlarca kisinin, bulundugumuz cografyanin sicakliginda bize katkisi nedir?

Askerlik konusunu daha sosyal yonden incelemek daha dogru olabilir. Mesela cok ciddi bicimde oturmayi kalkmayi okumayi yazmayi birlikte yasamayi askerde ogrenen insanlar var. Bunu asagilamak maksatli soylemiyorum. Bu bir realite. Ote yandan gene sosyal olarak asker olmanin olgunluga erismede bir adim oldugu inanci var.

Yani askerlik mevzu aslinda bu topraklarda cok cetrefilli bir konu ama bunu mevcut tehditler kavrami uzerinden degil, Turkiye nin sosyal gerçekleri uzerinden tartismak daha dogru olur bence.

Coğrafyanın önemi var, evet devletlerin yapısının da önemi var ama coğrafyayı da elememek gerek ,ki sadece coğrafi değil stratejik hedefler gibi bir durum da var. Misal bir önceki mesajımda örnek verdiğim ABD, misal İsrail...Sanırım kadın ve erkekler 18 yaşını geçince alınıyor askere İsrail'de. Ben bunu savunmuyorum sadece tespit yapıyorum. Türkiye'de de asker-toplum düşüncesi egemen ve askerliğin insan hayatında "adamlık"(!) mertebesine eş değer tutulması denen bir durum var. Bu sosyal yönden ne kadar da yanlış olsa, bizde maalesef ağır basan bir durum...Eskiden "askerliğini yaptın mı?" diye soruyorlarmış evlilikte...Lakin stratejik hedefler,coğrafi durum,riskler,tehditler,ordu yapısı gibi durumlar sırf Ortadoğu temelinde bu sosyal olguyu kırıyor ve tartışılmıyor.

Demek istediğim "profesyonel ordu" muhabbetinin SADECE "ilericilik" olarak algılanmasının yanlış olduğu..Bunun farklı dayanakları da var.Savaş zamanı seferberlik ilan edilir mesela en ileri ülkede bile. Bu uç bir örnek olsa da anlatmak istediğim değişen konjonktüre göre esnekleşme olabileceği. Eğer terör ve ortadoğudaki tehditkar tutum ortadan kalkar da hala sadece sosyal yapımızla bu uygulamalara devam edersek, sosyal yapının üzerine daha iyi eğilebiliriz ve esnekleşmeye gidebiliriz Avrupa gibi...Ordu kendi içinde bu dinamikleri yorumlayabilir.

Zaten yarı profesyonelleşme demiştim idari,lojistik vb... Ayak işlerini yapma konusunda ağır cezalar getirildi sanırım son senelerde. Ben askerliğim süresince bir sürü abuk sabuk şey gördüm bunlar hakkında. İnsan haklarına aykırı durum diyeceğim de kışlanın içinde "mantık" aramak biraz zor.
 
Son düzenleme:
Yine örnek verecek olursak dünyanın en gelişmiş devleti ABD zorunlu askerlik sistemine dönmek üzere çalışmalar başlatmış durumda.Bir link var bununla ilgili ama ben sadece küçük bir kuple ile alıntı yapayım o makaleden :

Linki gorebilir miyim? Amerika'nin gercek gundemi insansiz ucaklar, Blackwater gibi savunma firmalari cunku Ozgur'e katiliyorum asker sayisinin cok bir caydiriciligi yok artik dunyada. Devamli cografi konumundan bahsedip tum erkekleri asker yapan bir devletin ilk tankini 2015'te hizmete sokacak olmasi da cok ilginc acikcasi.
 
Linki gorebilir miyim? Amerika'nin gercek gundemi insansiz ucaklar, Blackwater gibi savunma firmalari cunku Ozgur'e katiliyorum asker sayisinin cok bir caydiriciligi yok artik dunyada. Devamli cografi konumundan bahsedip tum erkekleri asker yapan bir devletin ilk tankini 2015'te hizmete sokacak olmasi da cok ilginc acikcasi.

İngilizce :https://usacac.army.mil/CAC2/MilitaryReview/Archives/English/MilitaryReview_20091231_art005.pdf

Ali ben sadece coğrafi olaydan söz etmedim dikkat edersen... Çünkü eskiden tehdit yokken de vardı bu durum, asker-toplum ilişkisinden de kaynaklanıyordu. Sadece tespit yaptım, profesyonel-zorunlu olayı ile ilgili. Tam tersi savunmuyorum insani anlamda zorunlu askerliği de belirttim zaten.
 
İngilizce :https://usacac.army.mil/CAC2/MilitaryReview/Archives/English/MilitaryReview_20091231_art005.pdf

Ali ben sadece coğrafi olaydan söz etmedim dikkat edersen... Çünkü eskiden tehdit yokken de vardı bu durum, asker-toplum ilişkisinden de kaynaklanıyordu. Sadece tespit yaptım, profesyonel-zorunlu olayı şile ilgili. Tam tersi savunmuyorum insani anlamda zorunlu askerliği de belirttim zaten.

Savunma sirketlerinin mamaladigi bir senator bir sey sunmus sandim calisma var denince. Askerlere kalsa tehdide gore asker sayisi hep yetersiz zaten. Bizde de pasalar hep bunu savunur. Herkesi emirlerine alip cop gibi muamele etmek hoslarina gidiyor herhalde.
 
Son düzenleme:
Milletin talebi neyse tersini yapmaya bayılıyorlar,Millet 30 yaş olsun diye diretseydi eminim 35 yaparlardı dinlemezlerdi.
 
İngilizce :https://usacac.army.mil/CAC2/MilitaryReview/Archives/English/MilitaryReview_20091231_art005.pdf

Ali ben sadece coğrafi olaydan söz etmedim dikkat edersen... Çünkü eskiden tehdit yokken de vardı bu durum, asker-toplum ilişkisinden de kaynaklanıyordu. Sadece tespit yaptım, profesyonel-zorunlu olayı ile ilgili. Tam tersi savunmuyorum insani anlamda zorunlu askerliği de belirttim zaten.
Yazıların da bu konuyla alakalı güzel noktalara değinmişsin tebrik ederim, ben de senin gibi Türkiye için en mantıklısının yarı profesyonel ordu olduğunu düşünüyorum, yalnız askere alma kriterlerinin revize edilmesi gerektiğini düşünüyorum, benim askerlik yaptığım dönem de sosyal fobi'ye sahip bir kardeşimiz vardı, inan kendimden çok ona üzülüyodum... Ne işi var sosyal fobili adamın asker de tabi çavuşlar falan da anlamıyor adamın neler çektiğini... Ayrıca dediğin gibi pek çok gelişmiş ülke de de zorunlu askerlik var lakin dediğim gibi bu belli kriterlere bağlanmış vaziyette, yani sen kalkıp sosyal fobili bir adamı veya başka bir fiziksel,zihinsel problemi olan adamı alamazsın ayrıca askeri hizmet yapmak istemeyene sivil hizmet seçeneği de sunuluyor bu ülkeler de... Bence tam profesyonelleşmeyi tartışmaktan önce bunlar tartışılmalı...
 
Askerlere kalsa tehdide gore asker sayisi hep yetersiz zaten. Bizde de pasalar hep bunu savunur. Herkesi emirlerine alip cop gibi muamele etmek hoslarina gidiyor herhalde.
Türkiye'deki durum hep öyleydi, Avrupa ve Abd olayını pek yakınen bilmiyorum,uzaktan gördüğümüz kadarıyla yetiniyoruz.Lakin Abd'de makineleşme üst düzeydeyken bunun üzerine eğilmesi, sanki dünya polisliğini genişletme gereksiniminden kaynaklanıyor(stratejik). Ha Abd de az buz asker vesayeti yok bence,psikolojik de olsa.

Kısa dönem askerlikte dahi o 5-6 aylık süreçte gördüklerinle askeriyenin kapısının önünden geçmezsin açıkçası. Ordu dinamiklerini,devletlerin tutumunu anlatmaya çalıştım şu profesyonel-zorunlu olayında. .Ben saf zorunlu askerlik uygulamasını hep ters bulanlardanımdır insani tutumumla. Bana kalsa ütopik bir dünyayı savunacağım da mümkün değil maalesef.Savaş denen zımbırtı ile insanlık oldukça mikro kalmaya da devam edecek.
 
Son düzenleme:
Yazıların da bu konuyla alakalı güzel noktalara değinmişsin tebrik ederim, ben de senin gibi Türkiye için en mantıklısının yarı profesyonel ordu olduğunu düşünüyorum, yalnız askere alma kriterlerinin revize edilmesi gerektiğini düşünüyorum, benim askerlik yaptığım dönem de sosyal fobi'ye sahip bir kardeşimiz vardı, inan kendimden çok ona üzülüyodum... Ne işi var sosyal fobili adamın asker de tabi çavuşlar falan da anlamıyor adamın neler çektiğini... Ayrıca dediğin gibi pek çok gelişmiş ülke de de zorunlu askerlik var lakin dediğim gibi bu belli kriterlere bağlanmış vaziyette, yani sen kalkıp sosyal fobili bir adamı veya başka bir fiziksel,zihinsel problemi olan adamı alamazsın ayrıca askeri hizmet yapmak istemeyene sivil hizmet seçeneği de sunuluyor bu ülkeler de... Bence tam profesyonelleşmeyi tartışmaktan önce bunlar tartışılmalı...

Benim bir arkadaşım yüksek tansiyon oldu.Çok stresli ve sıkı bir yerde askerlik yaptım, hadi biz dayanıklıydık ama strese hiç gelemeyen birkaç kişide kalp,yüksek tansiyon vb. olaylar baş gösterdi. Biri eğitimde fenalaştı. Adamın koşamayacağını anlıyorsun tipinden dahi ama söz dinlemiyor dediğin gibi çavuş veya komutan...Ağır yük taşıma olaylarına hiç girmeyeceğim köle gibi..

Ben zorunlu askerlik uygulamasını savunmuyorum ama kendi içinde daha profesyonel hale getirilebilir ifade ettiğin şekilde ve ilk paragrafta bu durumlar engellenebilir.. Bu da mikro bir profesyonelleşmedir bir nevi. Yani insanlara zulüm çektirtmekten zevk alan bir zihniyeti elemine etmek, onları caydırmak da bir nevi ordunun caydırıcılığıdır.Ha bana kalsa hiç olmasın da realitede eğer yapılması gerekiyorsa törpülenip daha uygun şartlar geliştirilmeli.
 
Türlkiye'deki durum hep öyleydi, Avrupa ve Abd olayını pek yakınen bilmiyorum,uzaktan gördüğümüz kadarıyla yetiniyoruz.Lakin Abd'de makineleşme üst düzeydeyken bunun üzerine eğilmesi, sanki dünya polisliğini genişletme gereksiniminden kaynaklanıyor(stratejik). Ha Abd de az buz asker vesayeti yok bence,psikolojik de olsa.

Kısa dönem askerlikte dahi o 5-6 aylık süreçte gördüklerinle askeriyenin kapısının önünden geçmezsin açıkçası. Ordu dinamiklerini,devletlerin tutumunu anlatmaya çalıştım şu profesyonel-zorunlu olayında. .Ben saf zorunlu askerlik uygulamasını hep ters bulanlardanımdır insani tutumumla. Bana kalsa ütopik bir dünyayı savunacağım da mümkün değil maalesef.Savaş denen zımbırtı ile insanlık oldukça mikro kalmaya da devam edecek.

Amerika'da kimsenin umrunda olan bir sey degil acikcasi askeriyenin sitesinde hangi makaleyi yayinladigi. Zorunlu askerlige donus konusunda calisma baslatildigi iddian pek dogru degil yani. Arada bir senator cikip direkt cope giden bir sey de hazirlamistir belki ama ciddi bir calisma yok, olmasi da cok zor.

Ben internette askeriyeyi, komutanlari elestirdigimde akpli damgasi yiyordum birkac yil once. Cok acayip bir algi var askerler hakkinda bizde.
 
Amerika'da kimsenin umrunda olan bir sey degil acikcasi askeriyenin sitesinde hangi makaleyi yayinladigi. Zorunlu askerlige donus konusunda calisma baslatildigi iddian pek dogru degil yani. Arada bir senator cikip direkt cope giden bir sey de hazirlamistir belki ama ciddi bir calisma yok, olmasi da cok zor.

Ben internette askeriyeyi, komutanlari elestirdigimde akpli damgasi yiyordum birkac yil once. Cok acayip bir algi var askerler hakkinda bizde.
Ciddi tartışılıyor, hani senatör şunu veya bunu dedi, devlet düzeyinde gündeme geldi demedim açık açık. "Makale" diye belirttim hatta öyle algılanmasın diye.Yalnız çalışma olduğu yönünde de eklemeler var,hatta haberi dahi yapılmıştı geçen yaz,emin olmadığım için de kesin dönülüyor demedim...Abd bununla ilgili bir tasarrufta bulunur mu bulunmaz mı onu bilemem,belki algı operasyonu da yapıyorlardır kimbilir.Benim Abd'nin askeri politikası ve yapısından veya "askerlik güzeldir"den çok anlatmak istediğim zorunlu-profesyonel algısının yanlış algılandığı yönünde...Paşaların,komutanların dünyayı aşan egosunu gayet iyi bilirim yoksa...Umarım alt metni vermişimdir.
 
Parası olmayanları düsünüyorum, onlarda insan. Su askerlik temelli kalkmalı artık. Asker devlete zarardan baska birsey degil, sadece bununlada bitmiyor, komutanlarının ve üst devrelerinin egosunu tatmin ediyorsun, buda daha cok uzun dönemler icin gecerli, kısa dönemler biraz daha torpilli oluyor.

Sonuc olarak kısada yapsan uzunda yapsan hem devlete zarar hemde o kisinin 6 veya 12 ayının kayıp olması demek. Adam calısıp ekmek parası kazanacagına gidiyor bos bos yatıyor.

Ordu 100 yeyip-icip-yatacak ve devletin kasasından yiyecek adam bakacagına 1 tane prof. asker yetistirsin artık.
 
Allah kahretsin bee. Insan 23 yapar sunu. 27 ye askerlikten birsekilde kacmis olan zaten kacar biz daha kacmamisken parayi basip yapardik. Cikartacaginiz yasaya ...
 
Bedeli ödeyemeyecek durumda olanlara yönelik kamu görevi ve 88'lileri kapsayacak bir genişletme olayı söz konusu.
 
normaldir ozamanlarda adamın doğum tarihi atıyorum 25 aralık 1987 gidip 1 ocak 1988 yazıyolardı
pek çok ocak 1 doğumlu görünen insan var ama bir çoğu 1 ocak değil
 
Geri
Üst Alt