Cevap: Dokuzuncu Hafta İçin Umudu Olan Var Mı ?
Her zaman ama her zaman Kadıköy'deki maçlar öncesinde %100 kazanacakmışız hissi uyanır bende

Ve bu his aşırı bir heyecan ve maç günü için büyük bir motivasyon getirir beraberinde. Ama bu sene nedense inanılmaz rahatım. Tıpkı 2007 - 2008 Sezonu Fortis Türkiye Kupası Çeyrek Final İlk Maçı gibi... Şuan yaşadığım duyguları birebir o zaman da yaşamıştım.

Bu bir alamet
Rijkaard'ın Barca döneminde ezeli rakibi Real Madrid'e ilk seneden sonra sağladığı ezici üstünlük de bir "ACABA?" dedirtiyor içimden...
Galatasaray bu oynadığı futbol (aslında oynadığı futbol demek yanlış bir tabir çünkü sahada futboldan çok herşeyi yapıyorlar) ve kaliteli ama RUHSUZ kadrosuyla bu sene bence Kadıköy'de kazanabilirse ancak, şampiyon olur. Yıllardır her Kadıköy maçında Fener'in durumu kötü oluyordu, Galatasaray maçı aracı oluyor ve Fenerbahçe düzlüğü çıkıyordu. Ama şuan şöyle birşey var; bu seneki maç geçtiğimiz yıllara hiç mi hiç benzemiyor. Bu maçı kaybeden gerçekten bu sezon için en iyi ihtimalle ilk beş için savaşacaktır. Hele ki kaybeden Fenerbahçe olursa durum daha da vahim... Yönetimden tutun tüm teknik heyetin ve en az beş-altı futbolcunun ipi çekilecektir.
Sonuçlara Galatasaray cephesinden bakarsak bu maçın kazanılması, Fenerbahçe'nin yaptığı gibi sadece günü kurtarmakla sonuçlanmayacak. Galatasaray belki de önümüzdeki beş yılını garantileyecek bu maçı kazanırsa. İçinizden "Saçmalama be" diyenler çıkabilir ama bence durum kesinlikle böyle. Çünkü ilk defa Galatasaray bu kadar kötü durumda bir Fenerbahçe maçı öncesi. Tıpkı yukarıda bahsettiğim
2007 - 2008 Fortis Türkiye Kupası Çeyrek Final İlk Maçı'nda olduğu gibi... Hatırlarsanız rakip tam takım yıldızlarla doluyken biz
11 METİN'LE çıkmıştık sahaya. O ruh şimdi var mı tabii ki yok ama bu ruhsuzluk bence Fenerbahçe maçında defolup gidecek.
KAZANIRSAK:
- Rijkaard göklere çıkacak ve Lucescu'nun, Terim'in, Hagi'nin, Gerets'in, Kalli ve Skibbe'nin gerçekleştiremedikleri özlemi gerçekleştirmiş olacak.
- Takım içerisindeki dengeler aşırı derecede değişecek ve bahsettiğimiz ruh gelicek...
- Ruh gelecek ama yabancı oyuncular buna en çok katkı yapan olacaklar. Çünkü Kadıköy'de kazandıklarından sadece birkaç saat sonra Florya Metin Oktay tesislerinde karşılaşacakları büyük izdiham, coşku ve mutluluk gözyaşları, kimini ağlatacak ve kimine gece yatmadan önce formanın sol göğsündeki armayı öptürecek. Ruh yavaş yavaş sarı kırmızı bedenlere işleyecek.
- Taraftarların olası derbi zaferinden sonra en az beş maç Ali Sami Yen'i fulleyeceğini düşünüyorum.
- Ama herşey dışında
KOSKOCA GALATASARAY CAMİASI on bir yıllık rezalete son vermiş ve gerçekten potaya girmiş olacak ki olası bir Fenerbahçe galibiyetinden sonra Galatasaray'ın bileğinin büküleceğini düşünmüyorum. Özellikle ikinci yarıdaki
ASLANTEPE faktörünü de sayarsak...
Eğer ki derbi öncesi tek sakatımız Arda olursa bu Galatasaray'ı Kadıköy'de etkilemez. Elbette diğer maçlarda yokluğuna çok üzüleceğimiz anlar gelecek ama Kadıköy'de hiç önemli değil futbol açısından. Çünkü Arda'da malesef Kadıköy kurbanlarından. Bence bunda Tribünden gelmesininde duygusal yönü etkili oluyor. Onun yokluğunda malesef sahada tabir-i caizse Galatasaray'a sahip çıkacak bir adam olmuyor.
AMA BUNA YABANCI OYUNCULARI KATMIYORUM. YOKSA KEWELL'IN, BAROS'UN, NEILL'IN GALATASARAYLILIĞINDAN ŞÜPHEM YOK.
Sözlerimi sonlandırırken derbi hakkında
NAÇİZANE FİKİRLERİMİ ve
OLMASI GEREKEN KADRO HAKKINDA DÜŞÜNCELERİMİ belirtmek istiyorum.
- Mehmet Batdal kesinlikle mevcut milli takım arasında takıma monte edilmeye çalışılmalı. Belki bir sürpriz yapılıp ilk on birde başlatılmalı.
- Hakan Balta & Servet tercihi Hakan Balta yönünde kullanılmalı.
- Elano Blumer'de acilen takıma monte edilmeli.
- 4 - 2 - 3 - 1 anlayışıyla sahaya çıkılmalı.
- Ankaragücü maçına Fenerbahçe maçına çıkacak kadronun (yani bir sakatlık vb. şey olmazsa) birebir aynısı çıkmalı.
-
GEÇTİĞİMİZ SEZONKİ FENERBAHÇE MAÇINDA SAKATLANARAK ÇOK UZUN SÜRE SAHALARDAN UZAK KALAN MİLAN BAROS KADIKÖY'E ARDA TURAN'IN YOKLUĞUNDA KAPTAN OLARAK ÇIKARTILMALI. BU, KADIKÖYDE ENÇOK İŞİMİZİN DÜŞECEĞİ ADAM OLAN BAROS'UN PERFORMANSINI %100 ETKİLEYECEKTİR.
BU MAÇ HEM GALATASARAY HEM DE J. P. PİNO İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS OLABİLİR. Bence Galatasaray ne yapıp edip uzaktan mı olur kornerden mi olur frikikten mi olur bilmem ama kesinlikle erken gol için çabalamalı. Bunun içinde J.P.Pino yedek kalmalıdır diyorum çünkü inşallah orada ilk yarıyı 1-0 önce kapatma gibi bir durumumuz olursa ikinci yarı yapılacak
JUAN PABLO PİNO hamlesi Fenerbahçe'nin zayıf halkası olan sol kanadını çökertir ve Pino bulucağı muhtemel boşluklarla Fenerbahçe'yi yıkan isim olabilir.
VE ŞANLI GALATASARAY...
Ufuk Ceylan /// Emiliano İnsua, Sabri, L. Neill, Hakan Balta /// Barış Özbek, Mustafa Sarp /// Aydın Yılmaz, Zvjezdan Misimovic, Elano Blumer ///
Milan Baros(K)
Allah korusun bir aksilik olmaz ve herşey yolunda giderse ikinci yarı yapılacak Lorik Cana(Servet), Harry Kewell ve özellikle Juan Pablo Pino değişiklikleri maçın, ligin ve Galatasaray'ın kaderini çizecek diye düşünüyorum.