Drulovic: "Jardel'le beraber Galatasaray'a gidememenin üzüntüsünü hala yaşıyorum"

Sergen Zeren

Astrolog & Transfer Aşığı
Büyük Üstad
Katılım
2 Temmuz 2011
Mesajlar
138.475
Tepkime puanı
59.099
Puan
5.488
Porto'nun üst üste 5 lig şampiyonluğu kazandığı 1994-1999 yılları arasında Portekiz futboluna damga vuran Drulovic, yaptığı açıklamada, dağılmadan önce Yugoslavya'yı oluşturan Sırbistan, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Karadağ, Slovenya, Kosova ve Makedonya'dan oluşacak bir milli takımın Dünya Kupası'nda yer alsaydı, turnuvaya damga vuracağına inandığını belirtti.


Yugoslavya'nın dağılmasıyla ortaya çıkan ülkelerde çok yetenekli oyuncuların bulunduğunu aktaran Drulovic, şöyle konuştu:

"Dağılmamış olsaydık, milli takım hocasının işi çok zor olurdu. O kadar yetenekli oyuncu içinde kimi seçeceğini bilemezdi. Esi Yugoslavya içinden şu an bile çok güçlü olan 6-7 milli takım çıkardı. Bu Dünya Kupası'nda, Hırvatistan ve Sırbistan eski Yugoslavya'yı temsil ediyor alacak. Geçmişe dönüp baktığımızda Yugoslavya çok kuvvetli bir takımdı ve çok iyi oyunculara sahipti. Diğer takımlar da çok güçlü ama dağılmamış olsaydı Yugoslavya, Dünya Kupası'nda en az yarı final oynardı."


"Jardel'le beraber Galatasaray'a gidememenin üzüntüsünü hala yaşıyorum"


img_770x433$2007_12_11_15_50_42_31551.jpg


Drulovic, Portekiz ekibi Porto'da oynarken Mario Jardel ile birlikte Galatasaray'a transfer olamamanın üzüntüsünü de hep yaşadığını açıkladı.


Jardel'in çok yakın arkadaşı olduğunu anlatan eski futbolcu, şu ifadeleri kullandı:


"Jardel’le beraber Portekiz futboluna damga vurduk, çok iyi bir ikili olduk. Jardel'le beraber Galatasaray'a gidememenin üzüntüsünü hala yaşıyorum. O dönemde Galatasaray beni de istemişti ama Porto beni bırakmadı, sadece Jardel'i bıraktı. Hala Türkiye'nin bu büyük kulübüne gidememenin büyük üzüntüsünü yaşarım. O dönemde Jardel gol kralı, ben de asist kralı oluyordum. Tam bir son vuruş ustasıydı, Türk futbolseverlerin de onu çok sevdiğini düşünüyorum. Galatasaray da uzun süre oynamamasına rağmen hem çok gol attı, hem de önemli maçlarda attığı gollerle Galatasaray'a büyük başarılar kazandırdı."


Jardel'in Portekiz futboluna da damga vurduğunun altını çizen eski takım arkadaşı, "Önce Porto'da sonra da Sporting ile Portekiz futboluna damga vurdu. Portekiz'de her sene 40'a yakın gol atıyordu, bu ulaşılması çok güç bir rakam. Onun bu gollerinin çoğunda da asisti ben yapıyordum. Kariyerim boyunca hiçbir oyuncuda Jardel'in sahip olduğu son vuruş özelliğini görmedim. Kafasıyla da ayağı gibi vuruyordu. Ben onun için o da benim için önemliydi. Sizin aracılığınız ile Türk futbolseverlere de selam yollamak istiyorum." şeklinde görüş belirtti.


"Galatasaray'a gidememenin üzüntüsünü hala yaşıyorum" - tr.beinsports.com
 
Porto'nun üst üste 5 lig şampiyonluğu kazandığı 1994-1999 yılları arasında Portekiz futboluna damga vuran Drulovic,

"Jardel'le beraber Galatasaray'a gidememenin üzüntüsünü hala yaşıyorum"

Sizin aracılığınız ile Türk futbolseverlere de selam yollamak istiyorum." şeklinde görüş belirtti.

A.S. :hat:

Kaçan balık, UHDE vaziyetinde büyümeye devam edecek anlaşılan... :ka:
 
bu da işsiz kaldı heralde, Galatasaray'da boş kontenjan arıyor gibime geldi.
 
Gel reyis gozlemci olarak basla
 
Yarin gel denyohandanin yerine basla.
 
Aslında altyapı için meloyla beraber yaşı 33-35 civarı henüz diriliğini kaybetmemiş bir GS SEVDALISI teknik usta bulsak;
beraber seçmeleri yaparlar ve başka hocaların Fizik kondüsyon açma/yükleme/geliştirmenin yanında Melo, saha içi p.çlik ve futbolun kitaplarda yazmayan kurallarının yanında, disiplinli profesyonel sporcu hayatı gibi perde arkasında oyuncuyu diri tutacak unsurların eğitiminde ve genç teknik hoca ile de sahadaki oyun okumanın ve takım oyunu/futbolunun incelikleri Standart ve Exreme teknik vuruş şekilleri gibi futbol stratejilerini geliştirip öğretim katkısı verebilsek;
Bugün 8-10 ve 10-12 yaş kategorisinde sınıflarla başlayanlar arasından en fazla 3-4 yıl sonra performansıyla sivrilerek göz kırpmaya başlayan yetenekler çıkarmak pek de zor olmasa gerek..

Altyapı için gereken şartlar hazır zaten, tek gereken uygun kişileri seçerek doğru stratejileri TESPİT EDİP, sapmamak.
Yurt içi ve yurt dışındaki GS derneklerinden sokak futbollarını üşenmeden izleyip mahalle maçlarında yetenek avcılığı yapabilecek futbolla TEKNİK olarak alakalı taraftarları dürtmek. Başarıya göre prim ödülü ile teşviklendirmek....
Adamı başarılı olursa da futbola kazandırmanın ödülü olarak da transferlerinden Cüz'i de olsa pay almasını HUKUKİ olarak sağlayıp ödüllendirmek. Ve bunun tanıtımını yaparak kaliteli yetenek avcılığını tüm ülkede teşvik etmek.

Şu ana kadar bu scoutluk işini iyi yapar sayılabilen Tolunay Kafkas dı. Hakan ünsal da yetenek değerlendirme konusunda başarılı olabilir bence.
 
Son düzenleme:
Geri
Üst Alt