- 16 Haziran 2010
- 205.673
- 158.287
- 6.838
Başkan Özbek: Yönetime girmek istiyordu, almadım
Dün Serdar Güzelaydın’ın anlattıklarını yazdım, Galatasaray tarafında yeni tartışmalar başladı.Ben bu tartışmalara girecek değilim.
Serdar Güzelaydın’ın Galatasaray içindeki ya da Başkan Özbek’in yanındaki konumunu yıllardır eleştiriyorum, yıllardır yanlış buluyorum, bunu da gizliden değil, açıktan yapıyorum. Zaten o nedenle Güzelaydın benimle görüşmek için araya 45 yıllık dostum, çok sevdiğim Ahmet Yüce’yi koyuyor.
İlk başkanlık döneminde çok eleştirdiğim, hem de çok sert eleştirdiğim Başkan Dursun Özbek’i bu döneminde başarılı bulduğum da ayrı bir gerçek. 4 yılda 4 şampiyonluk, tesisler, kapatılan borçlar, açıklanan bilançolar doğru ise düzelen mali tablo ciddi başarı.
Tek sorun, Başkan Özbek’in giderek daha kötü yönetimler oluşturması ve bu nedenle de yalnız kalması.
Galatasaray genel kurulu öncesi Ahmet Yüce, Dursun Özbek ve ben bir yemek yedik.
Yemekte büyük oranda geyik yaptık. Eski dönemleri anlattım, geçmiş yönetimlerdeki olayları anlattım, güldük, eğlendik. Bu yemekte Ahmet Yüce ile birlikte Dursun Özbek’e tek bir tavsiyede bulunduk. “Kimseye kulak asma, kimsenin şu kadar oyum var, bu kadar oyum var tehdidine kulak asma. Kurabileceğin en güçlü yönetimi kur. Genel kurulda oyu var diye safra taşıma” dedik.
Ne bir isim zikrettik, ne başka bir şey.
Tek söylediğimiz buydu Başkan’a. Ama Başkan her zamanki gibi bildiğini okudu.
Niyesini bilmiyoruz. Dedikodu yapacak ya da komplo teorisi kuracak değiliz.
Bugünkü durumun temel nedeni de bu aslında.
Dünkü yazıdan sonra, Serdar Güzelaydın’ın “Ali Dürüst Sportif AŞ’nin başına geçsin” önerisi üzerine önce Ali Dürüst aradı ve şunları söyledi:
“İkimiz de 2. başkanlık yaptık. Güçlü ikinci başkanlardık. Futbolla doğrudan ilgilendik mi? Hayır. Şampiyon olduk mu? Olduk. Ama kulübü biz yönettik. Kulüp iyi yönetilirse futbol iyi gider zaten. Kulüp kötü yönetilirse hiçbir şey iyi gitmez. Yıllardır bana Sportif’in başına geç derler. Bir kez yaptım bunu. Duygun Yarsuvat zamanı. Ara dönemdi. Ama o dönemde aslında kulübü de yönettim. Seçilmiş 2. Başkan Hamdi Yasaman’la tartıştım ve benim dediğim oldu. Kulüp kötü yönetilirken Sportif’in başına geçsem ne olur, geçmesem ne olur! Yok öyle bir şey.” dedi.
Ali Dürüst de neredeyse 35 yıllık dostumdur, son iki yıl hariç yıllarca her hafta en az bir kere yemek yerdik. Rahmetli abisi Ekrem Abi de öyleydi. Ali ile Galatasaray konusunda düşüncelerimiz genelde ortaktır.
Ali Dürüst’ün ardından Başkan Dursun Özbek aradı;
“Fatihcim, Serdar seni arayıp gerçekten bunları söyledi mi?” deyince “Yok abi, aramadı. Ben yalan yazıyorum.” dedim gülerek.
“O manada söylemedim. Senin doğru yazdığını biliyorum sadece çok şaşkınım, inanamadım.” dedi.
“Off the record başka şeyler de anlattı.” dedim.
“Tahmin ederim.” dedi.
“Senin Serdar ile konuşacağını hiç tahmin etmezdim.” diye ekledi.
“Ahmet Yüce aracı olmasa ben Serdar Güzelaydın ile Galatasaray konuşmazdım. Ahmet Yüce’yi de kıramam. Ortak dostumuz.” dedim.
Sonra da Başkan Özbek’i dinledim.
“Bu Serdar Güzelaydın sürekli çevremizde. Benimle yakınmış gibi. Benim özel bir yakınlığım yok. Bir genel kurul üyemiz ve bu işlere meraklı. Bu yüzden yakınımıza geliyor. Ama emin ol, bir etkisi falan yok. Her genel kurul üyesine değer verdiğim gibi ona da değer verdim ama bunu yanlış anlamış. Zannederim benden beklentileri karşılanmadığı için, böyle bir tavır içine girmiş. Bütün medyayı tanır, istese her kanalda çıkıp bunları anlatabilir. Yakın dostu gazeteciler var. Onlara konuşabilir. Ama öyle yapmıyor. Senin gibi saygın, etkili ve Galatasaray’da önemli biri üzerinden mesaj vermek istiyor. Söylediklerinin hiçbir gerçekliği, hiçbir önemi yok.”
Başkan bunları söyleyince “Peki Dursun Abi, bu kişi senin hep yanında, hep yakınında ve sana saygılı görünen biri. Şimdi niye böyle yapıyor? Bu söyledikleri senin düşüncelerin değilse ve seni karalamak için yapıyorsa bunu niye yapıyor?” diye sordum.
Başkan’ın yanıtı netti: “Yönetime girmek istedi. Hep istedi. Seçimde yönetime almadım. Sportif A.Ş. yönetimi beklentisi vardı. Onun da olmayacağını gördü. Bence bu yüzden yapıyor.” dedi.
Durum bu sevgili okurlar.
Bu kadarı yeter. Daha da uzun süre futbol falan yazmam inşallah.
(Teke Tek - Fatih Altaylı)