En fazla mesajı atan; Bereyi Kapar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Bu gecede içime oturmaya başladı hasretin,

Gözlerim ise ağlamaktan kan çanağı,

Kaç gündür yoksun yanımda, bitmedi hala sitemim,

Yollara düşesim var izin peşine,

Seni bulamayacak kadar soru işaretim,

Sigarayı bırakmak gibi seni aklımdan atmak,

Ve tıka basa dolu kültablasına sığmıyor ki derdim,

Bu gece sindiremiyorum gidişini,

Resmin elimde iç çekişlerimi,

Buluşurken seni bekleyişlerimi,

Fırlatıyorum pencereden…

Eskiciler toplasın bende kalan her şeyini…

Bu gecede karagümrük misali yangının var bende,

Saniye saniye yakıyorum seninle geçen vakitleri,

Yürüyorum ve ayak izlerini siliyorum…

Bir daha bulmamak istiyorum izini,

Bulupta tekrar kaybetmek var seni…

Ah Almancı güzeli…

Hem kendini yok ettin…

Hem beni…!!!



Şair=Sinan Arslan
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Kimsenin kimsesi yok kendinden başka

Böyle diyor ayyaşhaneden ayık çıkan tek adem

Hayatın sırtına saplı ok bile yorgun haliyle hücumda

Masalımız: Sonu ertelenmiş bir sevinç tablosu

Nereye bıraksak iğreti duruyor dağlar

Seni hangi buluta yakıştırsam beğenmiyorsun

Sanki zili çalıp kaçan yaramaz bir çocuk geçiyor içinden

Bütün kapılar sana açılsın düşlüyorsun...



Beni nasıl mıhlayacağını biliyorsun üstelik

Buna dair yüzlerce kanıt bıraktım orta yerde

Parmak izim iri iri gözükür, dedektife zorluk çıkarmam hiç

Ama orada bir sevda hikayesi bulup da ağlarsa karışmam bak



Harcanmış hayatlar geçiyor gözlerimin önünden

Ömür hiç bitmeyecekmiş gibi yitirilen som saatler

Ne zaman seninle buluşsak

Geriye doğru hızla sarılan bir yılan oluyor zaman



Haydi öyleyse itirafsız geçsin bu öykü

Ne mutsuz başlangıç olsun, ne mutlu bir son

Kristali silik teypten yükselen cılız şarkılar kadar uzakta mıyım?



Birbirine çarpmamak için tanrı kiralayan gezegenler kadar mı yakınım

aşka?

Toz bulutu içinde yuvarlanıp kaybolur sana getirdiğim çiçekler

Belki çiçek tozu olup leke yapar kalbine



Ben seni deli gibi sevdim, işte bir daha söylüyorum

Gözlerini kısarak çektiğin sigaradan çıkan duman kadar sahici

İster gelişimi bir bando ciddiyeti içinde devral ve tempo tut kalbinle

İster bulutlara tutunarak geçen o fiyakalı ömrüm bir adım daha

atmayıversin



Olmazsa birazdan ben de kuvvetli bir son nefes çekerim sigaradan

Bu sözler de buharlaşıp gider içinde uyuklayan öyküye
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Kalbi Yalandan Leyla…



Saçlarına dokunmak isterdim uzaklardan seni severken,

Saçlarına uzatırken ellerimi kıyamadım…

Gözlerini görmek isterdim yollarını gözlerken,

Gözlerin gözlerime değdi bakamadım…

Hep seni sarmayı düşledim düşlerimde,

Seni karşımda görünce şaşırdım,saramadım…

Sevmek istedim seni ömrüm boyunca,

Beni ömür boyunca sever misin diye soramadım?

Uğruna sararıp solmayı çoktan göze almıştım,

Uykusuz geceler ise cabası,

Bu ömür seninle geçer sanmıştım,

Döktüğüm gözyaşlarım bir nevi sonbahar yaprakları…

Belki susuzluğa çare olur bu gözyaşlarım,

Belki de aşk yolunda üşüyenlereydi bu yanışlarım,

Kalbi yalandan bir Leyla idin biliyorum…

Bende Mecnun’un olmadığımı bir buçuk sene sonra anlıyorum…!!!



Şair=Sinan Arslan
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



ERKEK, GÖZYAŞI KATİLİ Mİ ANNE?





İlk özgür çığlığı, rahminden çıkıp, dünyaya

merhaba dedikten hemen sonra attım anne.

Ve son özgür (saf olmasa da) gözyaşlarımı

çok uzaklarda, ergenlik çağımın hemen başında

terk etmek zorunda kaldım.



Bir erkektim artık anne.

Güçlüydüm. Güçlü olmak zorundaydım,

"karılar gibi" zırıldayamazdım. Elalemin maskarası

olamazdım. Kız bile vermezlerdi yoksa bana.

Ben ağlamamalıydım anne. Kadınlar, kızkardeşlerim

hatta sen bile ağlayabilirdin ama ben bunu yapamazdım.

Çünkü; ERKEKLER AĞLAMAZ dı anne.



Hayatın, ta göbeğinde yaşadım anne ve özgürce

ağlamayı tadamadım. Herşeyimi kaybetmekten,

işsiz kalmaktan, çocuklarımdan olmaktan,

yalnızlıktan, kazadan, beladan,

insanlardan korkmadım anne.

Ama ağlamaktan korktum. Sadece bana ait olan,

benim gözyaşlarımdan korktum.

Korktum ve gözyaşlarımı yuttum, kalbime

gömdüm ve onları tuğlalar gibi kullanarak

dev bir kule inşa ettim içimde anne.

Korktum ve boğazıma kadar gelip dayanan

hıçkırıklara sert komutlar verdim.

Boğdum onları anne, özgürlüğümü boğdum.

İşte bunun için seri katil oldum anne ve

cinayetlerimin sayısını bile unuttum.



Sevdiklerimden ayrıldım,

özgürce ağlayamadım sokaklarda,

gözyaşlarımı saklasın diye yağmurları bekledim.

Görkemli kaybettiğim anlarda kaçırdım

gözyaşlarımı merdiven altlarına. Tuvaletlere kaçtım,

ıssızlığın kucağında bırakabildim kendimi ancak.

Korktum ve çocuklarımdan da kaçırdım gözyaşlarımı.

Babaydım ve güçlü olmalıydım. Ağlarsam

güvenemezlerdi bana. Arkadaşlarımı gömdüm

uzun selvi ağaçların gölgelerine.

Yaşadığım ölümdü ve daha ötesi yoktu.

Ama ağlayamadım özgürce.

Birkaç damla gözyaşıyla kurtardım kendimi.

Bazen çıldırmaya az kaldı.

Bazen kendi içimdeki çocukla kavgalara tutuştum

ve o küçük çocuğun özgürlüğüne imrendim.



Bilmiyorum anne, belki de onun gibi

olamadığım için öldürmeye kalktım onu.



Bana çok şey öğrettin anne ama şöyle

adam gibi ağlamayı öğretmeyi unuttuğun için

beni yarım bıraktın anne.



İşte böyle sevgili annem...

Senin için, sen istedin diye gözyaşlarıma

ihanet ettim ve bir erkek olarak

erkek gibi ağlamayı başaramadım...
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Gözlerin geliyor aklıma,

Bu şehre her yağmur yağdığında,

Su sesinden mi,gözlerinin nemli halinden mi bilemiyorum…

Islanmak istiyor canım…

Gözlerin gibi ıslak olan her gecede…

Biraz daha hastalanmak istiyorum sensizliğe…

Soğukları sevdiğimden mi,sıcağa alışamadığımda mı bilemiyorum…

Üşümek istiyor canım…

Seni saramasam bile…

Toprak kokusu bir başka oluyor bu şehirde,

Buram buram sen kokuyor sanki tabiat…

Şu ağaçlar şu gördüğüm ne varsa…

Biraz senden sanki…

Sana hasret olduğumdan mı,yağmurlarda seni andığımdan mı bilemiyorum…

Düşüyorsun aklıma çıkaramıyorum…!!!



Şair=Sinan Arslan…
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



İNSAN KALBİ İÇERDEN AÇILIR



19. Yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından

William Holman Hunt'ın, bir bahçeyi

tasvir eden bir tablosu Londra

Kraliyet Akademisi'nde sergileniyordu.



Hunt'ın "Kainat ışığı"adını verdiği bu tabloda

geceleyin elinde bir fenerle bahçede duran

filozof kılıklı biradam görülüyordu.



Adam, serbest kalan eliyle bir kapıyı vuruyor

ve içeriden bir cevap bekler gibi görünüyordu.



Tabloyu tetkik eden bir sanat eleştirmeni

Hunt'a dönerek: "Güzel bir tablo doğrusu,

ama manasını bir türlü kavrayamadım."dedi.

"Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı?

Ona kapı kolu takmasını unutmuşsunuz da..."



Hunt, gülümsedi ve ekledi:

"Adam alelade bir kapıya vurmuyor ki...

Bu kapı; insan kalbini simgeliyor...

Ancak içerden açılabildiği için dışında

kola ihtiyacı yoktur."
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



UNUTTUĞUN YERDEYİM







Ben senin unuttuğun yerdeyim

Bir dağın yamacında

Yaşlı bir meşenin altında

Denizin bittiği kuytulukta

Uçurumun kenarında

Seni ilk gördüğüm taşın başında

Gözlerinle ateşlediğin gönlümü

Sevdanın ortasında bıraktığın yerdeyim

Ben senin unuttuğun yerdeyim

Mutluluğun gökyüzünde asılı kaldığı

Gülüşün dudağıma düşman olduğu

Yüreğimin gümbür gümbür attığı

Gözlerinin bana son kez baktığı

Aşkımdan vazgeçtiğin yerdeyim

Ben senin unutmak istedğin yerdeyim

Yer gök inliyor neden vazgeçtin

Kimse dinlemiyor ben hep sevdim

Senden başkasına selam bile vermedim

Aşkıma ihanet ettiğin yerdeyim

Ben senin beni aldattığın yerdeyim

Bir başka gönüle meylettiğin

Ellerinden tutup sevgilim dediğin

Serilip kumlara buse verdiğin

Hevesin uğruna benden vazgeçtiğin

Sevdamı kumlara gömdüğün yerdeyim

Ben senin beni unuttuğun yerdeyim





Mehmet ÇETİN
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Yine mi dönüyorum hüzünlü saatlere? Oysa geceye beş kala

çağırışlarını duymuştum. Belki sensindir diye bir umut kapladı içimi.

Nafile, sana uzanan bütün yollar kapalı...öğrendim, evet geç de olsa

öğrendim bunu. Çok geç olsa da...



Uzaklardan bir ses olmak istedi bir dostum, uzaklardan bir el...

Üşüme diye. Olamadı, olamazdı, yokluğun her şeyden daha soğuktu.

Yokluğun soğuk, yokluğun buz gibi...



Hani; öyle üşürsün ki, artık hiç bir şey hissetmez uzuvların,

uyuşur kalır da manasız bir donukluğun çizgileri oluşur, ardından

bir kabuk içindeki parçalanmayı döker, ezip de geçer tüm bedenini,

acısı en derinden gelir de yakar her yerini...



İşte ben de öyle üşüdüm gece yarısını beş geçe...

Manasız buluyorum sanki artık her şeyi.



Sevgi deseler sadece bir iç çekebilirim,

sonra gülüp geçerim gibi geliyor.



Aşkı sorsalar, aynı dili mi konuşuyoruz diye

anlamsızca bakabilirim gözlerine...



Anlatın derim durmayın, bırakın tüm şiirleri, şarkıları, masalları...



Dokunabilir miyim aşka, dokunabilir miyim ellerimle diye sorarım,

geçer mi üşümesi yüreğimin, geçer mi üşümesi içimin...



Aşk dediğiniz şey gelince ansızın, anlar mı beni aşkla gelen,

beni ben oldugum için mi, kendi var ettigi için mi ister...

Varolanlara, benden kalanlara hoş geldin mi der,

yoksa bir iki zaman sonra herkes gibi o da mı çekip gider...



Bakışlarım dondu sanki, yüreğim donunca. Nasıl da manasız

bakıyorum etrafa. Görmesin istiyorum hiç kimse gözlerimi,

görmesin hiç kimse hüzün tanelerimi...



Susuyorum artık derin derin. Nasıl da konuşmak istiyorum oysa.

Saatlerce susmadan konuşmak istiyorum. Tüm biriktirdiklerimi

en başından başlayıp sonuna kadar anlatmak istiyorum.

Anlatmak yetmez biliyorum, anlaşılmak da istiyorum...



Bir el istiyorum başımda...

Saçlarıma dokunsun istiyorum, tüm bedenimden söküp alsın

yalnızlığımı tılsımıyla... Bir el istiyorum dokunsun saçlarıma

yumuşacık ve alsın tüm donuklukları usulca.



Bir göz istiyorum gözlerimde...

Anlamsız bakan gözlerimin içini görsün, hala arkalarda kalmış

ışık huzmelerinin içine dalsın, çıkarsın tüm umutlarımı

eski sandığın içinden, açsın da ışığı ile umut olsun yollarıma,

yolum olsun yordamım olsun istiyorum...



Bir omuz istiyorum...

Başımı yaslayıp uzun uzun ağlayabileceğim. Yıllardır biriktirdiğim

hüzün tanelerini tek tek dökebileceğim bir omuz istiyorum.

Ona yaslanınca her şeyi unutmak istiyorum, sıcacık olmak...

İçimi huzur kaplasın istiyorum, hiç konuşmadan saatlerce

orada kalmak, hiç konuşmadan anlaşılabilmek istiyorum...



Biliyorum, ne de çok sey istiyorum...

Bunların sadece puslu bir hayal olduğunu da biliyorum.



Seni bende var edişimi, aslında sadece bende olduğunu,

aslında sadece bir hayal olduğunu çok iyi biliyorum.



Ama yine de seni çok özlüyorum,

yine de çok üşüyorum, ve yine de seni istiyorum...



Ben, hüzünlerime geri dönüyorum...
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Biraz Daha Kal







Tuttuğum ellerin ellerin şimdi

Ağlayıp inlemek çare getirmez

Bu son gece terkedeceksin beni

Bedenimde yüreğim bana isyankar

Aşkının katili benmişim gibi

Gidişine dur demek çare olur mu

Bir aşkın adı yasak konur mu

Söyle sevmenin cezası nedir

Bir ömür göğsünde yatmaya razıyım

Sabaha beş kala daha gün doğmadan

Martılar çığlık çığlık ismini anar

Yer gök kararmış yağmur başlamış

Bulutlar gözlerime olmuş arkadaş

Söyle bu gözler kim için yanar

Terkedip beni nasıl gidersin

Adını söylemeye dilim varmıyor

Başkasına aşıksın aklım almıyor

Feleğe isyanım bundandır benim

Sevdiğim birtanem ellerin oluyor

Söyle bu acıyla nasıl yaşarım

Adını mıh gibi aklıma çaktım

Yazdığım şiirlerin hepsini yaktım

Resmini cüzdanımdan çıkartıp attım

Bundan sonra tuttuğum elin ellerin

Kalbimin sahibi bana ise elsin

Bu son gecemiz sabah olmasın

Farkeder mi gün doğmuş doğmamış

Ömrün kalanını acıyla yaşarım

Aşkıma yasak diyen eller utansın

Gönlüme zinciri vurur giderim

Herzaman gözümde kalır hayalin

Kimseye söylemem seni hep severim

Şanslı sevgilin senle yaşasın

Tanrıdan dileğim mutlu olasın

Yalvarırım gitme biraz daha kal



Mehmet ÇETİN
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



yangınlar çağıldıyor ruhumun kafesinde

sen ki benden başka yerde yoksun;

varlıgın yokluğunla müsemma kalsın

adın olmasın hiçbir defterimde

sensizliğin kanattığı bir küçük serçe yürek,

kanatlanmasın

kederimi indiren yeryüzüme efsunlarla,

sevincimi yoksaysın

tanımasın.

tanışmasın.

yarışmasın varlığı, hiç olmamışlığıyla

ve bu gündoğmadık bahçelerimdendoğan hüznü

hiç bilmesin bilinmedik gözleriyle

ve bu sessiz çığlığı hiç işitmesin

ve hissetmesin soğumuş bedenimin rüzgara kattıklarını

ve aslında hiç kokmasın

küskünlüğün çürüttüğü kokuşmuş bedenim

soluduğu havada

bu insancık,

-ki ne dün vardı ne bugün var-

yarınlarda da taşımasın

kalbinin ta içinde bir zerre kadar sıcaklık

bu ceset,

-ki zaten çoktan büyüsü kaçmış bir sonbahardır-

sokaklarda sürüyeninin hiç farkına varmasın

sadece bu ruh,

bu tükenmişlik,

bu bitmemişlik,

bu bu yarımlık,

bu hiçlik

ve bu yalnızlık

ve birde bu sensizlik...

sadece kendinden artakalanlar..

sadece zaten yoktun..

sadece ve sadece her şey acı veriyor

ölümü düşleyen bu zavallıya..
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



O MAVİ GÖZLÜ BİR DEVDİ







O mavi gözlü bir devdi.

Minnacık bir kadın sevdi.

Kadının hayali minnacık bir evdi,

bahçesinde ebruliii

hanımeli

açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.

Ve elleri öyle büyük işler için

hazırlanmıştı ki devin,

yapamazdı yapısını,

çalamazdı kapısını

bahçesinde ebruliiii

hanımeli

açan evin.



O mavi gözlü bir devdi.

Minnacık bir kadın sevdi.

Mini minnacıktı kadın.

Rahata acıktı kadın

yoruldu devin büyük yolunda.

Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,

girdi zengin bir cücenin kolunda

bahçesinde ebruliiii

hanımeli

açan eve.



Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,

dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:

bahçesinde ebruliiiii

hanımeli

açan ev..



Nazım Hikmet
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



GOYA





Ben Goya'yım!

Çorak bir tarlaya kuzgunlar gibi süzülen düşman

yuvalarından oydu gözlerimi.

Ben acıyım!



Ben iniltisiyim

savaşın. 41 karlarında yanmış

şehirlerim ben.



Ben açlığım!



Ben kırılmış boynuyum

çıplak alana çanlar gibi sallanarak asılmış

bir ihtiyar kadının...

Ben Goya'yım!



Ey gazap üzümleri!

Top sesleriyle yürüdüm Batı'ya,

çağrısız konuğun külleriyim ben!



O unutulmaz göğe tabut çivileri gibi

sert yıldızlar çaktım!

Ben Goya'yım!





Andrey VOZNESENSKİ
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Suyun ilk ateşle buluştuğu andaki sıcaklık yaşıyor,

sensizlikte kamçılanan şu kalbim..

Yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide,

cambazlık yapıyorum buaralar..

Ayağım kayınca çığlıklar,

düzgün yürüyünce ise alkışlar kopuyor biryerlerden…

Kan görmek istiyor gözlerim…

Ya akmalı benden yada akıtmalıyım biyerlerden…

Ölüm istiyo bedenim ya ölmeliyim ya öldürmeliyim

ruhsuz bedenleri…

Çığlık istiyor kulaklarım

Ya atmalı derinden yada attırmalı derinden..

Gün ve gün içimdeki çoçuk…

Gün ve gün kan kaybediyor…

yok oldukça içimde eriyor hayallerim…

Ne yapmalıyım bilmiyorum,

tüm renkler siyah benim için artık…

Ne yapsam renkli yasayamıyorum..

Kan kaybediyor hayatım ..

can çekişiyor hayallerim ..

Yaşamak zor geliyor artık bana..

Nerde hata yaptım diye düşündükçe

batıyor her limanda gemilerim…

Gidiyorum yaşamak istemiyorum artık aranızda…

Yanlış hayat doğru yaşanamaz…

Bilirmisin uzanıpta yakalamamanın ne olduğunu

uzanırsın engeller çıkar tek tek..

Aşarsın tam yakaladım bu sefer derken …

elinin ucundan kayıverir bir anda yakalayamamacısına

Ben bıktım bu kısır döngüden…

Ya bitmeli bu işkence yada…

Yada bitirmeli beni ya istemeli beni yada

Tamamen silmeli…

Her gecen gün biraz daha acıyor canım

her gecen gün biraz daha kan kaybediyor

hayallerim su alan bi gemi misali

her geçen gün yavas yavas batıyorum

tayfam yok

yolcum yok

gemiyle birlikte batacak hiçbirşeyim yok

ne hayallerim umrumda ne de yarınlarım…

Kaçmak istersin hayattan tek başına yaşamak

Karanlıklarda yapamazsın

bırakmazlar peşini onlar kovaladıkça

Sen kaçarsın nereye olduğunu bilmeden

birgün kazanıcam diye inat edersin kazanamazsın

Sonunda yenilir

hayatlar içinden hayat seçersin sebebsizce..

Yasarsın ölmek isterken delice.

Bilirmisin iki arada kalmanın ne demek olduğunu

Adım atsan ölcek

geriye dönsen yanacak gibisindir..

İkisindede canın acır

için acır ama secim yapmalısındır

ve kurtulmalısındır

bu kısır döngüde kurtulus yok

kurtulmak yok acı var ama gözyası yok

Siyah beyaz bir film içinde

rolü belirlenmiş hayatın dublorluğünü yapmak

ne kadarda anlamsız

sensiz su hayatımın tek rengi kırmızı

“kan kırmızı” olmuyor iste sensiz olmuyor

kan ağlıyor kanımın her damlası

Bir dilek tutarsın mumları üflerken

bir yudum mutluluk

yasam yasama direnci

aşk dilersin

aşk sevdanın kiblesinin

yanlış yerde olduğunu bilmeden

Papatya falı oynuyor kader ruhumla

kopardığı her yaprak incitiyor bedenimi acıtmıyor beni

yaptığı ruhuma bilmiyor

ama ruh kristali kırılırsa düzelmez birdaha

Sensiz tanrısını kaybetmiş şizofren bir insanım

karanlıkları içindeyim çırpınıyorum

kan pıhtılaşmasına dönen gözyaşlarım

adını yazıyor her baktığım yere..

yapıcak bişeyler arayıp bulamıyorum

Bir elimde rakı bardağım

diğer elimde kırılmış parçalarıyla kalbim

vermek için seni arıyor bulamıyorum

Kalbimin diğer yarısını saklasalar sonra bul deseler

mesela nerde olduğunu bilmeden baksa bi yerlerde atığını başkaları için atığını düşündükce

kalbimin diğer yarısı acımaz ki

ruhunun yarısını kirletseler

mesela bir odaya sonrada yasamaya dewam et deseler

kan ağlamaz mı ruhunun diğer yarısı

Nefesini kesseler mesela

alma deseler onsuz nefes bu yakar mı canımı sence

sensizlik demek nefessiz kalmak zaten ..

sensizlik demek

rütüşları yapılmamış hayatımın

Şah damarını kesmek bi çırpıda

Sen ve bendik biz şimdi kan ve revan

arkamdan sapladığın hançere inat kan ağlıyor

seni gören gözlerim kan kusuyor

seni söyleyen dilim senden sonra çok değişti ruhsuz bedenim

Koluma kazıdığım ismin şimdi senden kalan tek izim

Baktıkça ihanetinin bedeline ruhumu şarkılar fikrimi nefret dilimi küfür

Besleyecek bitmeyecek sana olan tanımsız kinim
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



ŞAFAK





Sarhoştu şair, tramvaya binmişti.

Bahçeler arkasından söküyordu şafak.

Neşeli pansiyonlar huzurla uyuyordu.

Geçen evler de sarhoştu, ne olacak!



Ne varsa ortalıkta, onarılmazdı.

Kimseler bilmiyordu ama yıkılacaktı dünya

(bir tek çocuk biliyordu bunu, söylemiyordu),

yıkılacaktı dünya sekize çeyrek kala.



Son düşünceler! Son telgraflar!

Zamirleri ustalıkla kullanan José,

erkeklere bayılan Helena,

iflas bayrağını çeken Sebastiao,

ağzını bile açmayan Artur,

çekip gideceklerdi sonsuzluğa.



Şair körkütük sarhoş gerçi

ama bir çığlık duyuyor şafakta:

Dansa var mısınız hadi

tramvayla ağaçlar arasında?



Tramvayla ağaçlar arasında

dansedin kardeşlerim!

Müzik olmasa da ne çıkar

dansedin kardeşlerim!



Sanki kendi kendilerine

sıra sıra doğuyor çocuklar.

Dünyanın en güzel şeyidir aşk

(aşk ve aşkın sonuçları).

Dansedin kardeşlerim, dansedin!

Ölüm arkadan gelsin!





Türkçesi: Ülkü Tamer
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Kara Böceğim



Dudaklarından öpmeye kıyamadım

Gülyanaklım sevdiceğim

Kaşına gözüne bakmaya doyamadım

Karaböceğim kır çiçeğim



Bir rüya gibi herşey bir masal gibi

Bitmesin ne olur aşkın

Ölene kadar terketme beni

Geçtiğin yollar gül çiçek açsın

Güzelliğin dillerde tüm dünyayı dolaşsın



Karaböceğim ay tanem birtanem

Bir eşin yok dünyada

Karaböceğim ay tanem birtanem

Nem kaldı ki senden başka





Erhan Güleryüz
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



ÇALIŞMAK YORAR



Evden kaçmak için yolu geçmeyi

yapsa yapsa bir çocuk yapar.

çocuk değil ki artık

bütün gün sokaklarda sürten bu adam

üstelik evden de kaçmıyor.



Hani yaz ikindileri vardır

meydanlar bomboş uzanır batan güneş altında,

geçip gereksiz bitkilerle bir bulvardan

durur yalnız adam.

Değer mi bunca yalnızlık, gittikçe daha yalnız olmak için?

Boştur yollar meydanlar yalnız gezildiğinde.

Oysa bir kadın durdurmalı

konuşup da birlikte yaşamaya inandırmalı,

yoksa hep kendisiyle konuşur insan. bunun için de

kimi vakit körkütük olur geceleri

ve anlatır durmadan, anlatır yapıp edeceklerini.



Böyle ıssız meydanda bekleyerek

rastlanmaz elbette kimseye, ama dolaşırken sokakları

durduğu olur insanın şöyle bir.

Olsalardı iki kişi, başka olurdu ev

sokaklarda bile. Kadın olurdu, değerdi dolaşmaya.

Gece kimsecikler kalmaz meydanda

Oradan geçen bu adam görmez

yararsız ışıklar içinden evleri

kaldırmaz artık gözlerini.

Kaldırımları dinler yalnızca

kendininkiler gibi nasırlı ellerin döşediği.

Doğru değil ıssız meydanlarda kalmak.

Mutlaka yolda olmalı o kadın

yalvarsan eve çeki düzen verecek.





Cesare PAVESE
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Optalidon



Soğuktu hava, her taraf kardı.

Gazyağının Karaborsaya düştüğü yıllardı.

SArılıktım, halim yoktu.

Evin yolunda anamın elinden tuttum.

Tek sadık yardı.

Yol kıyısı kalabalık, Jandarma gelmiş.

Kamyonlar durup bakıyor.

Bir olay vardı.

Beyaz karın ortasında, izinlik yeşilleriyle

iki büklüm bir asker...

Her yanı kardı.

Sonradan anlattılar işin aslını.

İki kutu Optalidon...

Zamansız bir ayrılık...

Bir kasaba gelin olmuş bir aşkı vardı.



Erhan Güleryüz
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



ÖLÜM GELECEK VE SENİN GÖZLERİNLE BAKACAK



Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak -

sabahtan akşama dek, uykusuz,

sağır, eski bir pişmanlık

ya da anlamsız bir ayıp gibi

ardını bırakmayan bu ölüm.

Bir boş söz, bir kesik çığlık,

bir sessizlik olacak gözlerin:

Böyle görünür her sabah

yalnız senin üzerinde

kıvrımlar yansıtırken aynada.

Hangi gün, ey sevgili umut,

bizler de öğreneceğiz senin

yaşam olduğunu, hiçlik olduğunu.



Herkese bir bakışı var ölümün.

Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak.

Bir ayıba son verir gibi olacak,

belirmesini görür gibi

aynada ölü bir yüzün,

dinler gibi dudakları kapalı bir ağzı.

O derin burgaca ineceğiz sessizce.







Cesare PAVESE
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Tek Dostum Gece ! ...



nerdesin benim tek dostum gece nerelerdesin

yine yıldızlarına aşkı anlatıyosun demi ...

anlat gece anlat ben hala inanmıyorum sana

aşk nedir ki sadece kocaman bir yalan ...

biliyorum kızıyorsun ama inanmıyorum gece

aşk aşık olmak güzel olabilir ama ya sonu

ya aşk acısı ayrılıkda ezıyet ceken bu kalp hesap sormuyomu sanıyosun

bende sevdim gece hemde deliler gibi

öle bir sevdim ki istese canım fedaydı

o karagözleri için dünyayı yakardım gece

unutabilirmiyim sanıyosun beraber yasadıgım o günleri

o omzumda yatısını o sacların kokusunu

o masum öpücüğünü

o sıkı sıkı sarılmasını o tatlı gülüşünü

daha niceleri gece unutabilirmiyim ....

gece hani beni o parkta çaresiz bir şekilde ağlarken bulduğun o gün işte ben aşkı belki yüreğimde değil

ama hayatımda aşkı bitirdim ...

ben onu uc sene bekledim biliyormusun gece

ilk çıktğımızda sadece bir ay beraber olmuştuk ama o beni terketti ilk aşkına dödü sebebsiz yere..

ben yemin ettim baskasını sevmiyeceğim diye

ve bekledim tekrar dönmesini ,

yine bana gelmişti çok mutluydum

hiç sormadım biliyomusun beni neden bıraktın diye

seviyordum çünkü çok seviyordum

yine eskisi gibiydik ama yine ne olduysa oldu bana soğuk davrandı bir gün önce sımsıkı

elimi tutan karagözlüm öbürüsü gün başkasının

kolundaydı...

yine sutum gece ne ona ne de kolundakıne bır sey dedım

aradan bır sene daha gectı ıkıncı senemız olucaktı

ama habıre bana inat başkalarıyla çıktı

ben naptım biliyormusun gece gittim çıktığı çocuklarla konustum teker teker onu sakın üzmeyin onu mutsuz görmek istemiyorum diye herkes şaşırmıştı tabiki de

ama aşk buydu be gece onun karagözlerinden akan yaş beni mutsuz etmeye yetiyodu...

bunlardan haberi yoktu ...

nese gece yine bekledim üç sene oldu gece tam üç sene

kolaymı üç sene sevdiğini başkasının kollarında görmek

her gün acı cekmek göz yaşı dökmek hayat küsmek kolay değil sevgili gece hiç kolay değil hemde ..

nese bir gün bana yine geri geldi

yüreğim tabi istesede gururum bana hakim oldu istemedim ilk önce ama aşkım gururu yendi geri döndüm

ona...

bana söz vermişti biliyormusun bir daha seni üzmiyeceğim ayrılmayacağız ben çok değistim diye

benim bu saf gönlüm yine kandı ...

evet baya akıllanmış gibiydi herşey yolunda gidiyordu

yine eskisi gibiydi o karagözerin sahibi bendim ..

üç sene sonra sözlendik gece biliyomusun

yılbaşı günüydü onu dershaneden almıştım arkadaşlarla

ve bir evin bahçesinen geçerken çıkarttım yüzükleri taktım parmağına o anı hiç unutumam ....

lanet olsun bu kötü kader yine beni yıktı ...

yine karagözlümü elimden aldı başkasına yar etti

ya gece artık yaşamak istemedim ya üç senede üç kere beraber olup ayrıldık ya bu sefer çok koydu ama yüzüğüm gitmisti yani karagözlüm gitmişti ...

bu yüzden bana aşkı anlatma ...

nese gece ben gidiyorum güneş doğmak üzere...

yarın yanında o ağlayan yıldız varya ...

bende onun yanında yerimi alıcam ....

elveda karagözlüm !!!!



SEVENLER GECE ÖLÜR !!!!!!!
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



BÜTÜN AŞK MEKTUPLARI





Bütün aşk mektupları

Gülünçtür.

Aşk mektubu olmazdı onlar eğer olmasalardı

Gülünç.



Ben de zamanında yazdım aşk mektupları,

Başkaları gibi,

Gülünç.



Aşk mektupları, eğer aşk varsa,

İster istemez

Gülünç.



Ama, her şey bir yana,

Asla aşk mektubu

Yazmamış olanlardır sadece

Gülünç.



Ah, yazdığım zamanlara geri dönsem

Farkında olmadan

Gülünç

Aşk mektupları...



Aslında bugün

Benim anılarımdır

Bu aşk mektuplarına dair

Gülünç

Olan.



(Vurgulanan bütün kelimeler,

Vurgulanan duygular gibi

Doğal olarak

Gülünç.)





Alvaro de Campos
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt