En fazla mesajı atan; Bereyi Kapar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Bir Fotoğrafta



Karşımdasın işte...

Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.

Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.

Tıkandığım o an,

Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,

Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.

Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,

bitti artık hepsi...



Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.

Bakış açım belli oldu yine.

Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.

Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.

Dağlara çarptım her esişimde.

Yollara küfrettim her gidişinde.



Demiştim sana hatırlarsan:

“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,

‘zamanla bırakmamak’tir..”

Şimdi bana, geçen o zamanın

Unutulmaz sancısı kalır



Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?

Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...



NAZIM HİKMET RAN
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Cümle Şarkılar Yarım



Cümle şarkılar yarım gözlerinde bu akşam

Bütün umutlarım gözlerinde bu akşam



Ne söylense yeri var beni yakan dili var

Bir tek izi var gözlerinde bu akşam



Cümle şarkılar yarım gözlerinde bu akşam

Bütün umutlarım gözlerinde bu akşam



Düşünceler dil dökmüş ümitler boyun bükmüş

Ne çağrılar diz çökmüş gözlerinde bu akşam



Cümle şarkılar yarım gözlerinde bu akşam

Bütün umutlarım gözlerinde bu akşam



Hiç kalmadı umudum eridim yudum yudum

Bir mektubu okudum gözlerinde bu akşam



Cümle şarkılar yarım gözlerinde bu akşam

Bütün umutlarım gözlerinde bu akşam



(Alıntı ...
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



HATRINA DÜŞECEĞİM



Kopkoyu bir sis içinde bir akşam

Hatırına düşeceğim belki

Bir an ıslayacak yağmur yüzünü

Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın

Sonra sıcak yatağında uzun uzun

Ağlayacaksın!..



Boğazında bir şeyler düğümlenecek

Ah yanımda olsaydı diyeceksin

Tüm yıldızlar gülecek haline Ay’da göz kırpacak

İliklerine işleyecek bensizlik

Kahrolacaksın…!



Bir sigara tüttüreceksin ihtimal

Ufku seyredeceksin saatlerce

Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü

Sonra hayalim gelecek karşına

Bir Şiirimi mırıldanacaksın

Hıçkıracaksın..!



Gönlünden atamadığın gibi

Kafandan da silemeyeceksin beni

Düşlerine gireceğim her gece

İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü

Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman

Anlayacaksın..!



Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin

Kafan gibi kaleminde işlemeyecek

Unutmak isteyeceksin her şeyi

Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi

Kıvranacaksın.!



Necip Fazıl Kısakürek
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



SEN OLMASANDA



Her gördüğüm yerde kahrolacaksamda

Kader bu değiştiremeyiz

Mevlam yazmış yazgımızı

İsteksekte bir araya gelemeyiz





Kahrolurum bir kenarda

Yanar kül olurum

Sen olmasanda yanımda

Ben yine mutlu olurum





Islanır elimde senden kalan fotoğrafın

Yakacak şüphesiz senli anılarım

Hep seni sorsada tüm tanıdıklarım

İstesekte bir araya gelemeyiz



Kahrolurum bir kenarda

Yanar kor olurum

Sen olmasanda buralarda

Ben yine yanlız yaşarım
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Dilenci..



Sen her gün köşebaşında,

Paramparça urban ve kirli ellerinle

Üç beş kuruş için avuç açan adam...

Fark yok aramızda,

Sen belki bütün ömrünce dileneceksin.

İstediğin üç beş kuruşu biri vermezse,

Bir başkasından isteyeceksin.

Ama ben?...

Ömrümde bir kere dilendim.

Bir vefasızın aşkı, sevgisi idi derdim.

Öylesine boş, öylesine açık kaldı ki elim,

Yemin ettim,

Bir daha dilenmeyeceğim...
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



BENİM OĞLAN FOTOĞRAFLARDA BÜYÜYOR





İçimde acısı var yemişi koparılmış bir dalın,

gitmez gözümden hayali Haliçe inen yolun,

iki gözlü bir bıçaktır yüreğime saplanmış

evlât hasretiyle hasreti İstanbulun.



Ayrılık dayanılır gibi değil mi?

Bize pek mi müthiş geliyor kendi kaderimiz?

Elâleme haset mi ediyoruz?

Elâlemin babası İstanbulda hapiste,

elâlemin oğlunu asmak istiyorlar

yol ortasında

güpegündüz.

Bense burda rüzgâr gibi

bir halk türküsü gibi hürüm,

sen ordasın yavrum,

ama asılamıyacak kadar küçüksün henüz.

Elâlemin oğlu katil olmasın,

elâlemin babası ölmesin,

eve ekmekle uçurtma getirsin diye,

orda onlar aldı göze ipi.



İnsanlar,

iyi insanlar,

seslenin dünyanın dört köşesinden

dur deyin,

cellât geçirmesin ipi.











Nâzım HİKMET
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



ÇINARI YIKMAK İÇİN BALTAYI KÖKÜNE VURURLAR





..........



Çınarı yıkmak için

baltayı köküne vururlar.

evi yıkmak için

sokarlar kundağı temele.

Kartal uçmaz olur

kanadı kırılınca.

düşünebilir miyiz

başımız vurulunca?



Onlar köküdür memleketin,

dallara yürüyen su

bu kökte saklıdır.

Onlar umudun temeli,

onlar kanadı hürriyetin,

halkın aklıdır.



Kaç kere kaç yerde baltalandı kök

yürümez oldu su

dallar kurudu.

Kırıldı kanat

öldürdüler aklı;

Ve sonra yolladılar insanları salhaneye.

Çünkü böyledir

asrımızın gerçeklerinden biri.









Nâzım HİKMET
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



GÜLÜM



Gül yüzün aklımdan çıkmıyor bir an

Hasretin içimi yakıyor gülüm

Yıldızlar uykuya dalarken bile

Hayalin hep bana bakıyor gülüm



Kaybolup giderken seher yıldızı

İçimi kemirir hala bu sızı

Neyleyim ben sensiz baharı yazı

Yokluğun boynumu büküyor gülüm



Yanımda olmadan gülermi yüzüm

Ne gecem bellidir nede gündüzüm

Kahrede kahrede geldi bak güzüm

Şaçlarımda şafak söküyor gülüm



Uğur YENİLER
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var,



beklemek var.Şimdi nerdesin? Ne yapıyorsun? Güneş çoktan doğdu. Uyanmış



olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık.



Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.



Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca



ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.



Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini..



Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, kanunlara saygı göstermesini, insanları



sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.



Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı



ve bir parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor, bir gün o da



ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin çoğu gelmemiş



bir insan olarak göçüp gidiyor bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu.



Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek!



Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.



O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.



İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı, yaşantımız özlemlerle güzel.



Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Bir kokusu var bütün çiçeklere



değişmem. Bir ışığı var. bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.



Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç



zehiri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa,



yine seni özlediğim içindir.



Seni bunca özlemesem; bunca sevmezdim ki!
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



ÖYLE BİR HAYAT YAŞIYORUMKİ...



Öyle bir hayat yaşıyorum ki,

Cenneti de gördüm, cehennemi de

Öyle bir aşk yaşadım ki

Tutkuyu da gördüm ,pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayati en önden,

Kendime bir sahne buldum oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki,

Okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,

Hem kızdım hem güldüm halime,

Sonra dedim ki "söz ver kendine"

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,

Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayati seyredersin.

Öyle bir hayat yaşadım ki,

son yolculukları erken tanıdım

Öyle çok değerliymiş ki zaman,

Hep acele etmem bundan, anladım...
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Geri Gelen Mektup



Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;

Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;

Herşey silinip kayboluyorken nazarımdan,

Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...



Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,

Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!

Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince

Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;

Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.

Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,

Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;

Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin



H.N.Atsız
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Bizim düşlerimiz vardı

Çocukluğumuzun evcilik oyunlarında kalan.

Çiçekli basmadan perdeli evlerimiz,

Taze kavrulmuş leblebilerden, nohut yemeğimiz,

Sokak çeşmesinin tatlı suyundan çorbalarımız,

Elma şekerlerimiz, leblebi tozlarımız...

Bir de, küçük kadın yüreklerimizi,

Telli plastik arabalarıyla çiğneyen

Afacan kocalarımız...

Mahsuscuktan komşular,

Mahsuscuktan kocalar,

Mahsuscuktan çocuklar,

Mahsuscuktan bir dünya...



Tek endişemiz, tek derdimiz,

Türk malı , ucuz plastik bebelerimizin

üşütüp hasta olmalarıydı.

Binbir yamalı kilimler üzerine sererdik yarınlarımızı.

Ve yarınlarımızı dilediğimizce yaşardık

akşam saatlerinde, kapı önlerinde...

Hep aynı sonlara çıkan yollardan

ibaret sandığımız hayatı,

oyuncaklarımızın arasına katar oynardık

O çağlarda.

Minik kadın yüreklerimizde,

Yedek bir umudumuz hep vardı,

Şimdilerde olmayan, şimdilerde yitirdiğimiz...

Çocukluğumuzu akasya ağaçlarının

Gölgesinde unutup,

Ve çocukluğumuzu öğle uykusunun bittiği,

İlkindi saatlerinde bırakıp,

Büyüdük, büyütüldük !...



O yaşlarda oyun zannettiğimiz hayat,

Şimdi sadece zaman ,zaman

Gülümsüyor olsa da,

Çocukluğumuzun o rengarenk,

Umut yüklü balonlarının

İnce ve eskimiş ipleri

Hala parmaklarımızın arasında.

Ve yüreklerimizin çocuk kalan bir yanı,

Hala gizli, gizli ip atlamakta,

Eski sokağımızın toprak yollarında.





Alıntı...
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



ANLATAMIYORUM



Ağlasam sesimi duyar mısınız,

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz

Gözyaşlarıma, ellerinizle?



Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerin kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce.



Bir yer var, biliyorum;

Her şeyi söylemek mümkün;

Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;

Anlatamıyorum.





Orhan Veli Kanık
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



HAYKIRACAĞIM





Bana bir karış toprak kalana kadar,

bir tek zeytin ağacı kalana kadar,

bir tek portakal ağacı,

bir tek kuyu,

bir ufak koru kalana kadar,

anılar kalana kadar,

bir küçük kitaplık,

ölmüş dedemin resmi,

bir duvar kalana kadar,

arapça sözcükler, halk türküleri,

şiirler, el yazmaları kalana kadar,

Antar Al Absi masalları,

bu gözler, bu kitaplar, bu eller kalana kadar,

bir de bu soluk,

bendeki bu soluk...

Haykıracağım dünyanın suratına

özgür insanlar adına savaşı.

Doysun varsın utancın ekmeğiyle

alçak domuzlar,

güneşin düşmanları.

soluğum kesilene kadar

kalacak soluğum.

Ekmek olacak,

silâh olacak,

savaşan ellerde

soluğum.





Samih El KASIM
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Ah Bir Çocuk Kalsam



Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.

Üç taş, üç cam olmalıydı hayat.

En büyük kavgamız gazoz kapağından çıkmalıydı

ve en büyük acımız

öğretmenimizin başka şehre tayini olmalıydı.

Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.

Büyümeğe özenmeliydik büyümeden...

İnsan dediğin,

yürüdükçe yorulan, yoruldukça ağlayan bir taş değil mi?

Çözmesi zor değil.

Sen ansın, yaşanan zaman...



Erhan Güleryüz
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



ÖZLENDİNİZ



Kurşun sesi kadar hızlı geçer yaşamak;

Öyle zordur ki, kurşunu havada, sevgiyi de yürekte tutmak!

Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü kendilerini tekrar tekrar hatırlatmalarıdır.

Onlar, bir kere kaybetmekle kurtulamadıklarımızdır.

Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir.

Hep ama hep hatırlarız. Ne biçim kaybetmektir bu?

Kim gölgesinden kaçabilir ki?

Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır.

Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu.

Durup, durup ardına bakan kadınlar vardır.

Geçmişi düşünmekten şimdiyi yaşayamazlar.

Her şeyi didikleyip duran, mazisinin gölgesinden, anılarının yükünden bir türlü kurtulamayan, gözleri ufuk yorgunu kadınlar.

Güçlü, köklü bir biçimde yeni arkadaş edinecek yaşları geride bıraktıysan eğer, hasar görmüş eski arkadaşlıkları onaracak çağı da geride bırakmış oluyorsun.

Zaman ilerledikçe birçok şey, daha zor olmaya başlar.

Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu oluyor.

Büyük lafların gölgesinde geçen hayatlar,

bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor

Zaman, aşk......her şey!

Ayrılıkları ayrıntılar acıtır. Kadınları mahveden erkekler değil, ayrıntılardır.

Erkekler, erkekliklerinin tadını alabildiğine çıkartırken, kadınlar bu konuda da umutsuzdurlar.

Çünkü kadınlık bekler. Ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Bir gece daha vaktini tamamlamak üzere,

Sabah’ın erken saatlerine ramak kaldı,

Yağmur yağdı bu gece sen yokken,

Islak sokaklar bana gözlerini hatırlattı…

Sandığın gibiyim ben yine,

Yeşil uzun montum üzerimde,

Dudağımda rüzgara inat bir sigara,

Yürüyorum aldırmadan soğuğa…

Her şey istediğim gibi değil,

İstediğin gibi olmuştu,

Sana vaktim dolmadan yetişmek isterken,

Takatimin miadı dolmuştu,

Biten her gün senden biraz daha kasvet yüklüyor omuzlarıma,

Önümde sahte aşkların durakları,

Ne senden geçerim ne hayallerimizden derdim,

Peki kim bozdu gözlerimin vanasını,

Ayrılık diye bir kelime olmayacaktı alfabemizde,

Sevgiyle büyüttüğümüz güller solmayacaktı bahçemizde,

Hani yıllar sonra da saçlarımız ağarsa bile sevecektik delicesine,

Sözlerin yalan dolandan başka bir şey anımsatmıyor bu günlerde,

Kaybetmişliğin mahcupluğu dursa da yüzümde,

Gamzelerin eksik olmasın gül yüzünde,

Çalarsa bizim şarkımız radyo da yada eski bir teypte,

Nakaratını söyle duyamasam da benim yerime…!!!



Şair=Sinan Arslan
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Adam Gibi



Ben seni hiç sevmedim ki,

Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim,

Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim,

Bir de yıldızları sevdim,

Eylül akşamlarında gelip, gözlerinde durdular,

Ben seni hiç sevmedim ki.

Beni yola koduğunda ayrılmayı sevdim,

Kurşunları sevdim, beni vurduğunda,

Ağlamayı sevdim, unuttuğunda,

Yalnız olduğumu anladığımda,

Ayakta kalmamı sevdim,

Yıkılmamı sevdim, seni her hatırladığımda,

Ekmeği sever gibi sevdim, sensizliği,

Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini,

İkindide yağmur gibi,

Geceleyin rüzgâr gibi, sevdim seni sevdiğimi,

Ben seni hiç sevmedim ki.

Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim,

Menekşeyle konuşmanı, nisana hatırlatmanı,

Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını,

Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı,

Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman,

Sakız satan çocukları, yeni çıkan şarkıları,

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim,

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe,

Ben yangını sevdim, yandığım zaman böyle işte,

Ben seni hiç sevmedim ki.

Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine,

Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde,

Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde,

Buğusunda sabahın, acımasızlığında bir âhın,

Ağlayan yüzünde İsa'nın, ferahlatan güzüyle duanın,

Korkutan yanıyla nârın,

İncirin, zeytinin ve kalbin üstüne,

Gülün üstüne, tutunduğum umudun üstüne,

Korkunun üstüne, senin üstüne,

Hepsinin üstüne,

Ben seni hiç sevmedim ki.

Gittiğin zaman, gitmeni sevdim,

Evreni sevdim, geldiğin zaman,

Kalmanı sevmedim,

Korkuyordum sana alışmaktan,

Yinede sevdim gülümsemeyi,

Mendilimi sallarken seni götüren trenin arkasından,

Kırlara ilk kar düştüğü zaman,

Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim,

Seni İçimde öldürdüğüm zaman.

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim,

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe,

Ben yangını sevdim, yandığım zaman böyle işte,

Ben seni hiç sevmedim ki,

Ben sevdim mi;

ADAM GIBI SEVERIM



İbrahim Sadri
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Varlığına doyamadan,

Yokluğuna alışmak var şimdi,

Hayalleri bir kenara fırlatmak,

Hiç olmamışsın gibi yaşamak,

Kendimi hatalıymışcasına paralamak var…

Birlik olup yaktığımız ateşlere yanmak,

Mutluluğa dair çizdiğimiz resme bakmak,

Üstün açık mı acaba diye üzülerek yatmak var şimdi…

Her şeyini affettim sen giderken,

Hakkımı helal ettim veda ederken,

Beddua çıkmadı hiç dilimden,

Daima sevil diye dua etmek var şimdi…

Kaç yıl daha yaşarım bilmiyorum,

Güzel günler yakında diyorlar ya hiçbirine inanmıyorum,

Gittiğinden beri hiç kimseyi sevemiyorum,

Kalbimi söküp aşksız yaşamak var şimdi…

Esir olmak var umutsuzluğa,

Alışmak var tekrardan acılara,

Bırakmak var benliğimi dipsiz çukurlara,

Ne yapacağımı düşündüğüm hafta sonları var şimdi…

Günleri tutamazdık severken,

Sayardık ayrı geçen günü üzülürdük,

Teselli ederdik birbirimizi acıyı bölüşürdük,

Her şeyin bedelini ödemek var şimdi…

Çok da bir şey istemedim ben oysa ki,

Bir ömür gül yüzünü görmek her sabah,

Bu ayrılığı nereden çıkardın ki,

Güneş’i aldın tepemden gördüğüm her yer simsiyah!

Ayrılığın gölgesinde yürümek var şimdi!



Şair=Sinan Arslan
 
Cevap: EN FAZLA Mesajı Atan; BEREyi KAPAR



Yalnızlığım

*************

Duygular bir isyandır.

Kimi zaman çığlık, kimi zaman gözyaşı...

Düğüm düğüm bir şeyler sıralanır boğazına.

Ağlarsın ağlayamazsın.

Sevgidir, acıdır, umuda duyulan umutsuzluktur.

Bütün dünya sığmıştır gözüne.

Alabildiğine uçsuz bucaksız hissedişler içinde,

zamansızlıklar içinde zamana çağrıdır içindeki.

İstersin ama. zordur silip atmak her şeyi.

Her şey yalnızlığındır, yalnızlık her şeyindir.

Hiçbir şeyin kalmadığı zaman umudundur yalnızlık...

Yalnızlık iki haliyle vardır yaşamımızda.

Kimseli ve kimsesiz oluşuyla...

İnsansızdık, yaban ve de garip...

Bir sonbahar yaprağının yalnızlığını yaşardık.

Bilirim herkesler yalnız bırakır ama sen bırakmazsın...

Oysa şu an öyle yalnızım ki ne bir insan ne bir canlı hayatımda

kimseyi istemiyorum bu yalnızlığımda bile...

Oysa sana öyle açım ki ne bir sevgi ne de bir ilgi istemiyorum...

Bir tek sen, bir tek senin sevgin,

bir senin ilgin benim yalnızlığımı yok edebilir...

Ve bana bugün, bu saatte, bu anda sana böylesine açken gel,gel!

Sağır, kör, karanlıklar içinde bir başkasıyla değil,

yalnızlığımla, kimsesizliğimle, sensizliğimle bekliyorum seni.



(Alıntı :
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt