Erkek Basketbol Nostalji Başlığı

Mert Aslan

Ulubatlı Souness
Katılım
31 Mart 2012
Mesajlar
31.168
Tepkime puanı
6.379
Puan
1.633
Eskiden kalma unutamadığımız anları , unutamadığımız maçları , unutamadığımız oyuncuları paylaşıyoruz.

İlki benden gelsin :gulumse:

10 Nisan 2008 Beşiktaş Cola Turka - Galatasaray Cafe Crown Eurocup maçı. Avrupa maçlarımızı o zaman Kanal 24 veriyordu. 10 sene aradan sonra Avrupa Kupalarına katılmıştık o sezon. Baya da iyi kadromuz vardı. Charles Gaines , Dee Brown , Robert Hite , Hüseyin Beşok falan :) 16'lı turda yanlış hatırlamıyoram Asvel'i baya zorlana zorlana elemiştik. Çeyrek finalde rakip Shumpert'li , Dalmau'lu Beşiktaş Cola Turka idi. Maçın büyük bölümünü geride kapatmıştık hatta hiç öne geçmediğimizi biliyirorum. Taa ki maçın bitimine 7 saniye kala Cüneyt Erden'in üçlüğüne kadar :) O üçlükten sonra öyle bir sevinmiştim ki evi turluyordum. Gerçekten çok özel bir geceydi. Ayrıca ilk defa bir basketbol maçını baştan sonuna kadar izlemiştim daha önce sadece özetlerini izliyordum. Yarı finalde Ricky Rubio'lu , Rudy Fernandez'li Joventut Badalona'ya yenilmiştik. O sene hakikaten Joventut Badalona'nın kadrosu Euroleague seviyesindeydi. Euroleague'de olsalar rahat F8 yaparlardı o kadroyla. Sonra o moral bozuntusuyla 3.lük maçını da kaybetmiştik. Her neyse. Basketbola sevgim o maçtan sonra başlamıştır :) Galatasaray'ın adının olduğu yerde umut vardır sözünün maçı bulmuş haliydi Bjk maçı.

Cüneyt Erden'in bizi yarı finale götüren üçlüğü : https://www.youtube.com/watch?v=us0EVqjoc5w
 
Unutulmaz bir üçlüktü :) Yalnız bence yanlısın var mac boyu onde olan taraf bizdik Beşiktaş son anlarda gelip öne geçti :)
 
2-3 sene onceki cska maci cok iyiydi hic unutamam.

-Tapatalk-
 
- 2005/2006 sezonu iç sahadaki Efes maçı
- 2007/2008 sezonu iç sahadaki Efes,Fener ve liderliği aldığımız Telekom macı
- 2009/2010 sezonu iç sahadaki Efes macı ve son saniyede kaybettiğimiz Banvit macı bugüne kadar aklımdan hic cikmadı.

Avrupa'da ise

CSKA,Oly,Barcelona-> 2012
Girona(Marc Gasol,San Emeterio ve Victor Sada'lı), Asvel ve Gran Canaria-> 2008

maçlarımızı hiç unutmadım.
 
Malik Dixon'un çok acayip oynayıp aldığı Efes maçı var ki o seneler Efes'i yenmek bizim için mucize gibiydi.

09-10 sezonunu unutamam, ceza aldıktan sonra içerideki tüm maçlara gitmiştim. Bir Beşiktaş maçı vardı kaybetsek küme düşeceğiz belki, devreye bir 10-15 sayı geride girip Darius'un sayesinde kazanmıştık. Cem Akdağ Hocama tekrar saygılar:tiphat: hakkı ödenmez.
 
Usta Murat Kosova'nın da söylediği gibi ömür gibi bir maç. Erkek basketbol tarihimizin belki de en önemli 2-3 maçından biri. Maç öncesi sosyal medyadaki , sözlüklerdeki yorumları okursanız en koyu Galatasaray'lılar bile CSKA'dan en kötü 20 sayı fark yeriz hesabı yapıyordu. Ama unuttukları tek bir şey vardı. O da Oktay Mahmuti ve öğrencileriydi.

Maça gitmedim keşke gidebilseydim ama maça gitmiş kadar oldum hikayesi de şudur ;

Eski okul arkadaşlarımla uzun bir aradan sonra görüşmek için toplanmaya karar vermiştik. Neyse işte o gün geldi çattı. Benle beraber 6 kişiyiz işte. Sohbet , yemek , gezme falan derken gün bitiyordu. İçlerinden fenerli bir arkadaşım hatta tek fenerli arkadaşım bugün CSKA maçı var. Gelin bize maçı izleyelim dedi. Tam olur falan diyorduk işte CSKA size şöyle fark atar böyle fark atar. Ben de tabii takımımı ezdirmemek için ne fark yemesi maçı bile alırız dedim artık nasıl gaza geldiysem :) İlk başlarda tabii inanmıyordum ama maç zamanı geldi giderek inanmaya başladım. Neyse ilk periyot bitti. 6 kişiden 5'i Galatasaraylı sadece 1 tanesi fenerli o da ev sahibi arkadaşım. Ama öyle böyle koyu fbli değil. 10 küsür forması vardı en son gittiğimde. Odasından televizyonun olduğu odaya gelince gelin iddiaya girelim. GS CSKA'yı yensin GS forması giyeceğim , ama GS yenilirse FB forması giyeceksiniz dedi. İlk başlarda dalga geçiyor falan zannediyorduk. Önce CSKA fark atar dedikten sonra CSKA yener diyince bu biraz tırstı heralde diye fırsat bu fırsat , Tamam lan GS formasını bizzat ben giydireceğim hatta dedim. Diğer arkadaşlarım da katıldı onlar da ilk başta farkla yeniliriz tayfasındandı. Biz sayı attığımızda tepki vermiyordu da CSKA sayı atınca hafif hafif gülüyordu :) İlk yarı bitti. FB'li arkadaşım bak bu son teklif istemiyorsanız vazgeçebilirsiniz dedi. Tabii bizde Old Boys çocuğuyuz bizde R olmaz. Aynen geçerli dedik. Neyse işte biraz daha sohbet ettik eskilerden falan. Maçın ikinci yarısı başladı.

4. çeyreğin sonuna kadar karşılıklı basketlerle gitti. Yenilsek sadece FB formasını giyeceğim için üzülecektim. Çünkü sahada gerçekten müthiş bir mücadele , müthiş bir tribün vardı. Zaten yensek pek de anlam ifade etmeyecekti. Çünkü CSKA liderliği neredeyse garantilemişti. Bizim 2. olmamız için Efes'i içeride Olympiakos'u da deplasmanda yenmemiz gerekiyordu. Tabii CSKA'yı yenen Efes'i Oly'i de yener diye düşünmedim değil maç sonunda. 4. çeyreğin sonları geldi. Hakem bizi baya baya doğruyor. FB'li arkadaşım bile ucunda forma olan bir iddiaya rağmen televizyonun içine girecekti hakemin kararlarını görünce. Teodosiç'in 3 serbest atışına gidince bazı arkadaşlarım maçı kapatalım totem yapalım dediler. Yok ben kaçıracaklarına inanıyordum. Yenilirsek seni burdan çıkartmayız diye takıldılar :) Ben hala kaçıracaklarına inanıyordum. Neyse işte Teodosiç geldi serbest atış çizgisine. 3 tane atış yapacaktı. 3'ünü de atsa hakettiğimiz maç uzayacaktı belki de oradan kaybedecektik. Teodosiç o sezon zor serbest atış kaçırıyordu. Belki de FT atmada ilk 10'un içindeydi. 3 serbest atıştan 2'sini kaçırınca biz bir seviniyoruz. Dışarı turlayamadık evi turluyoruz :) Bak Shipp birini kaçıracak sonra Sloukas'ın attığı üçlük gibi maçı uzatacağız dedi. Tabii bizde hala şok-sevinç karışıklığı var. Shipp 2'de 2 attı. Aradan aradan kaçmaya çalışıyordu :) Sonra GS'li arkadaşım halihazırda üstünde olan formasını çıkardı. Giydirdik arkadaşa neyse de. Formanın rengi mor formaydı ve yüzündeki renkle birebir örtüşmüştü :D Fotoğrafını da çektik. Hatıralarda kalsın diye :)

Bu da böyle bir anımdır. Biraz uzun oldu ama daha kısalttığım hali ile bu.

Korkudan ve heyecandan altına yapacağımız maçın son 2 dakikası alttaki videoda. O sene o maça kadar yenilmeyen CSKA , belki de hiç yenilmeyecekti. Taa ki finalde Olympiakos'un yine kıran kırana geçen maçta son saniyede attığı basketle.

Galatasaray MP 68 - 64 CSKA | Maçın Son 2 Dakikası & Maç Sonu Görüntüler 09.02.2012 - YouTube

Maçtaki koreografi ;

B4sfljqIUAAdF96.jpg


Maç saatlerinde Twitter Top Trend Listesi ;

9-%C5%9Fubat-2012-galatasaray-mp-cska-moskova-ma%C3%A7%C4%B1_224818.png
 
Duygun Yarsuvat her subeyi halledecegiz derken basketbol subesini batirmaya calisiyor galiba biraz basketbolla da ilgilense ya.
 
9. sınıftaydık
o zaman basketten pek bişi anlamam izler geçerdim
arkadaş dedi gel gidelim felan ben dedim yok
arkadaş gitti ben gitmedim
pişman oldum
:(
 
Usta Murat Kosova'nın da söylediği gibi ömür gibi bir maç. Erkek basketbol tarihimizin belki de en önemli 2-3 maçından biri. Maç öncesi sosyal medyadaki , sözlüklerdeki yorumları okursanız en koyu Galatasaray'lılar bile CSKA'dan en kötü 20 sayı fark yeriz hesabı yapıyordu. Ama unuttukları tek bir şey vardı. O da Oktay Mahmuti ve öğrencileriydi.

Maça gitmedim keşke gidebilseydim ama maça gitmiş kadar oldum hikayesi de şudur ;

Eski okul arkadaşlarımla uzun bir aradan sonra görüşmek için toplanmaya karar vermiştik. Neyse işte o gün geldi çattı. Benle beraber 6 kişiyiz işte. Sohbet , yemek , gezme falan derken gün bitiyordu. İçlerinden fenerli bir arkadaşım hatta tek fenerli arkadaşım bugün CSKA maçı var. Gelin bize maçı izleyelim dedi. Tam olur falan diyorduk işte CSKA size şöyle fark atar böyle fark atar. Ben de tabii takımımı ezdirmemek için ne fark yemesi maçı bile alırız dedim artık nasıl gaza geldiysem :) İlk başlarda tabii inanmıyordum ama maç zamanı geldi giderek inanmaya başladım. Neyse ilk periyot bitti. 6 kişiden 5'i Galatasaraylı sadece 1 tanesi fenerli o da ev sahibi arkadaşım. Ama öyle böyle koyu fbli değil. 10 küsür forması vardı en son gittiğimde. Odasından televizyonun olduğu odaya gelince gelin iddiaya girelim. GS CSKA'yı yensin GS forması giyeceğim , ama GS yenilirse FB forması giyeceksiniz dedi. İlk başlarda dalga geçiyor falan zannediyorduk. Önce CSKA fark atar dedikten sonra CSKA yener diyince bu biraz tırstı heralde diye fırsat bu fırsat , Tamam lan GS formasını bizzat ben giydireceğim hatta dedim. Diğer arkadaşlarım da katıldı onlar da ilk başta farkla yeniliriz tayfasındandı. Biz sayı attığımızda tepki vermiyordu da CSKA sayı atınca hafif hafif gülüyordu :) İlk yarı bitti. FB'li arkadaşım bak bu son teklif istemiyorsanız vazgeçebilirsiniz dedi. Tabii bizde Old Boys çocuğuyuz bizde R olmaz. Aynen geçerli dedik. Neyse işte biraz daha sohbet ettik eskilerden falan. Maçın ikinci yarısı başladı.

4. çeyreğin sonuna kadar karşılıklı basketlerle gitti. Yenilsek sadece FB formasını giyeceğim için üzülecektim. Çünkü sahada gerçekten müthiş bir mücadele , müthiş bir tribün vardı. Zaten yensek pek de anlam ifade etmeyecekti. Çünkü CSKA liderliği neredeyse garantilemişti. Bizim 2. olmamız için Efes'i içeride Olympiakos'u da deplasmanda yenmemiz gerekiyordu. Tabii CSKA'yı yenen Efes'i Oly'i de yener diye düşünmedim değil maç sonunda. 4. çeyreğin sonları geldi. Hakem bizi baya baya doğruyor. FB'li arkadaşım bile ucunda forma olan bir iddiaya rağmen televizyonun içine girecekti hakemin kararlarını görünce. Teodosiç'in 3 serbest atışına gidince bazı arkadaşlarım maçı kapatalım totem yapalım dediler. Yok ben kaçıracaklarına inanıyordum. Yenilirsek seni burdan çıkartmayız diye takıldılar :) Ben hala kaçıracaklarına inanıyordum. Neyse işte Teodosiç geldi serbest atış çizgisine. 3 tane atış yapacaktı. 3'ünü de atsa hakettiğimiz maç uzayacaktı belki de oradan kaybedecektik. Teodosiç o sezon zor serbest atış kaçırıyordu. Belki de FT atmada ilk 10'un içindeydi. 3 serbest atıştan 2'sini kaçırınca biz bir seviniyoruz. Dışarı turlayamadık evi turluyoruz :) Bak Shipp birini kaçıracak sonra Sloukas'ın attığı üçlük gibi maçı uzatacağız dedi. Tabii bizde hala şok-sevinç karışıklığı var. Shipp 2'de 2 attı. Aradan aradan kaçmaya çalışıyordu :) Sonra GS'li arkadaşım halihazırda üstünde olan formasını çıkardı. Giydirdik arkadaşa neyse de. Formanın rengi mor formaydı ve yüzündeki renkle birebir örtüşmüştü :D Fotoğrafını da çektik. Hatıralarda kalsın diye :)

Bu da böyle bir anımdır. Biraz uzun oldu ama daha kısalttığım hali ile bu.

Korkudan ve heyecandan altına yapacağımız maçın son 2 dakikası alttaki videoda. O sene o maça kadar yenilmeyen CSKA , belki de hiç yenilmeyecekti. Taa ki finalde Olympiakos'un yine kıran kırana geçen maçta son saniyede attığı basketle.

Galatasaray MP 68 - 64 CSKA | Maçın Son 2 Dakikası & Maç Sonu Görüntüler 09.02.2012 - YouTube

Maçtaki koreografi ;

B4sfljqIUAAdF96.jpg


Maç saatlerinde Twitter Top Trend Listesi ;

9-%C5%9Fubat-2012-galatasaray-mp-cska-moskova-ma%C3%A7%C4%B1_224818.png

Arşivimde bulunan en güzel maçlardan biri.
 
Geri
Üst Alt