Eskiye Özlem

Nedim Sertel

Büyük Kaptan
Katılım
18 Haziran 2009
Mesajlar
24.703
Tepkime puanı
16.315
Puan
2.978
Selam arkadaşlar,

90'lar ve 2000'ler, aslında bir tür basitlikten doğan karmaşık bir duygusal yoğunluktu. Her şey çok daha yavaş, ama o hızda bir anlam vardı. O dönemde sokakta birkaç saat geçirdiğinde, sadece telefonla aranmak değil, o anda paylaştığınız bir bakış ya da gülüş bile önemliydi. Teknolojinin ve bağlantıların henüz en yüksek noktasına ulaşmadığı o zamanlarda, daha az ama daha derin şeyler vardı. Hangi telefonun en son model olduğu değil, hangi şarkının ruh halinize hitap ettiği, hangi arkadaşınızla bir geceyi birlikte geçirdiğiniz hatırlanıyordu. Şimdi, tıpkı bir okuma listesi gibi, her şey hızla geçiyor.

Bunlar küçücük şeyler gibi gözükebilir belki ama aslında tam da bu küçük anların bize ne kadar büyük bir anlam kattığını, onların kalıcılığını özlüyorum. Hızlıca birini arayıp, 10 dakika sonra diğerine geçebilmek kadar kolay olmadığında, her bir iletişim, bir tür değerli zaman dilimi gibi hissettiriyordu. O zamanlar, en basit şeyler bile birer hikayeye dönüşüyordu. Günübirlik yaşamıyorduk, her an bir tür hikaye haline geliyordu. O zamanları şimdi hatırlarken, bu anların sıklıkla "gündelik" gibi düşünüldüğünü ama aslında ne kadar değerli olduğunu fark ediyorum.

Bugün, her şeyin daha fazla "tüketildiği", her şeyin daha kısa, daha az yoğun olduğu bir dünyada yaşıyoruz. İletişimler daha çok bir alışveriş gibi, hızlıca geçip gidiyor. Peki, bu durum insanları eksik mi bırakıyor? Gerçekten o zamanlar daha mutlu muyduk? Yoksa yalnızca o zamanlarda her şeyin daha "gerçek" hissettirdiği bir dönemdi?

Siz o zamanları özlüyor musunuz? O günlerden aklınızda kalan en belirgin anlar neler? Bugünün hızından uzaklaşıp, o günlerdeki gibi bir şeyleri daha derinlemesine deneyimlemek mümkün mü, yoksa geçmiş sadece bir hatıra olarak kalmalı mı?
 
Valla herşeyin bir değeri vardı , arkadaşını evden arıyordun annesi evde yok gelince aratayım seni diyordu , birdaha akşam 9da telefon geliyordu , yarın çıkacan mi dışarı öğlen gibi okulun oralarda ol gibi şeyler ne acayipti yav , odanın ortasına büyük yuvarlak sofrayı kurup sabah kadar batak okey oynamalar , sigara dumanından kimse kimseyi göremiyor, harbiden fena olaylar
:asd:
 
Üniversite yılları ki 91 - 95 yıllarını kapsar..

Dün gibi hatırladığım şeyler..

* 3 ev dolusu eleman ve yancılarla beraber takribi 20 tane erkek şahsiyet bir ev için de tüplü televizyonda GS avrupa maçlarını seyretmek..

* O dönemde düzenlenen çay partileri vardı. Bir çay da, o vakitlerde hoşlandığım İzmirli güzel beni dansa kaldırmıştı.. Ben ve masadaki diğer elemanlar şok olmuştuk.. Sonra yürümedi..
 
Şu kadroya gelmezse ayıp eder
geçmişi çocukluğu ve gençlik yıllarımı özlüyorum bu saydığın isimlerle aynı mahallede 10 yaşında olmak için neler vermezdim.

hayatımda herşeyi başardım 3 tane nur topu gibi çocuk ve eşim var birde köpeğimiz salla pati ama bunlara sünger çekip 10 yaşındaki halime dönsem hayır demezdim doğrusu. (çok yüklü kredi borcumdan da kurtulmuş olurdum)
 
Geri
Üst Alt