Hep kullandığım bir cümle vardır; ''En kötü futbol aklı bile hiç olmamasından iyidir''...
Normalde, hele de böyle yönetim belirsizliğinin söz konusu olan bir dönemde bir de TD boşluğu oluşmasını hiç istemem. Ancak Hoca, 4. sezondur bir oyun şablonu oturtamamasıyla, kadro planlaması ve oyunculardan verim alma konusundaki defolarıyla ve özellikle son iki sezondur etrafına yaydığı negatif enerjiyle hiç ümit vaad etmiyor...
Bir yandan da şöyle bir tespitimi paylaşayım; Hocamız çok yüksek payeler verilip bütün camianın mutlak desteğini aldığı dönemlerden daha çok da tartışılır durumda olduğunda başarılı olmuştur; sanırım öyle durumlarda olaya daha iyi konsantre olabiliyor, mecburen...
Benim için en ideali, Okan Buruk ve Ömer Erdoğan gibi biriyle gerçekçi, pragmatik bir yapılanmaya gitmek olurdu. Hemen şampiyon yapacaklarından emin olamam, şart da değil; ancak çok büyük paralar harcatmadan çok daha iyi futbol oynatacaklarına kaniyim...
Velhasıl; ''Ne pahasına olursa olsun, devam etmeli'', yahut da ''Etmemeli'' düşüncesinde değilim. Giderse neler olacağı, kalırsa Hocanın ne yapacağı önem arz ediyor. Ha, kalıp da kulübün sonraki yıllarda hamle şansını azaltacak çok maliyetli ve uzun vadeli transferler yapmasına peşinen muhalefet şerhimi koyuyorum. Canaydın döneminde dilimiz yandığı üzere...