Serhat TOSUN
Sarı Üye
- 24 Ocak 2009
- 717
- 0
- 1.286
Cevap: F.Bahçe ‘resmi’ sitesi
Tarihi bi fark atarız umarım
Tarihi bi fark atarız umarım
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
27.Haftayı bekleyin az kaldı.
Ekşi sözlükte gördüm vuruldum bu yazıya bir taraftar üzüntüsünü ancak bu kadar güzel izah edebilir.Hislerini ancak onun gibi futbol taraftarları anlayabilir.
Bazen futbolcularınız saha içinde hırslı değillerdir yenilirler maç biter hayatları devam eder ama taraftar için herşey daha da berbatlaşarak devam ediyor ve aşağıda bir arkadaşımızın dile getirdiği şeyler aklından geçiyordur.Bu yazı tam da taraftarın bam teline dokunacak bir yazıdır.Burada önemli olan tuttuğumuz takımlar değil hepimizin taraftar olduğu ve benzer duyguları paylaştığımız gerçeğidir.Buyrun Gençlerbirliği maçı sonrası fenerlbahçeli bir taraftarın klavyesinden çıkanlar
yaklaşık bir buçuk saat top oynadılar.
milyonlarca insanın sırtına geçirip o sahada on bin, yirmi bin artık kaç sayıdaysa o kadar taraftarın tezahüratı altında terletebilmek için ömründen seneler verebileceği forma sırtlarındaydı. tam anlamıyla eşeğin .... gibi oynayıp, gençlerin beceriksizliği sayesinde tek golle yırtıp, rezil olup sahayı terk ettiler.
saat 21.00 gibi soyunma odasındaydılar.
tahminim basın toplantısının ardından 21.15-21.20 arasında soyunma odasına gelen aragones'ten fırçayı yemişlerdir. altında oyuncu isimlerinin yazdığı ufak lacivert yuvarlak mıknatısların beyaz tahta üzerinde ileri geri oynatılmasına ilgisizce şöyle bir bakıp duşa girmişlerdir.
kuşkum yok ki, duşta sıcak su da akıyordur, misler gibi yıkanıp, eşofmanlarını giyip 22.15 gibi kulaklarda ipod'lar takım otobüsüne yerleşmişlerdir.
00.00 istanbul uçağına binerken gözler üstlerindedir. çekingen bir güruh, kadınlı çocuklu gelip resim çektirmiştir, anı ölümsüzleştiren kameraya anlamsız bir sırıtışla bakıp, fanilere bir kıyak yapmışlardır. uçakta yöneticilere çaktırmadan ufak boy viskiyi götürenler de olmuştur. ne de olsa futbolcu çocuk gibidir, senede 1.5-2 milyon dolar kazanan adamların ortak özellikleri "hayır" cevabına duydukları tahammülsüzlüktür.
02.00'da uçaktan inip havaalanında yine fanilere kıyak geçtikten sonra takım otobüsüyle tesislere gidecekler.
orada kuvvetle ihtimal benzeri koca türkiye'de 30-40 tane olan o arabaları bekliyor olacak. atlayıp kedi gibi mırıldanan motor sesiyle zevklenip hız limitinin üstünde eve dönecekler.
evde onları 95-60-90 ölçülerinde bir poster kızı bekliyor olacak. başka insanların yüzüne bakmaya kıyamayacağı bu kız onlar için iki durak arasındaki bir üçüncüdür. manzaralı lüks evin büyükçe penceresinin önünde 02.30 gibi bir sigara tellendirecekler. ömür billah doğalgaz faturası, bebek bezi derdi olmayacak bu adamlar bir senede yedi cedlerini doyuracak paraları kazandıklarından hiçbir şey umurlarında olmayacak.
yarın bütün günü evlerinde en pahalı plazmalarda ps oynayarak dvd izleyerek geçirecekler.
ve sen fenerbahçe'li, bir haftadır takım yedi tane attığı için için umutla dolu işten eve yerden bir metre havada gider, kayseri'den bir puan alsak, sonra inönü'de ya da sami yen'de kazansak gibi matematiksel hesaplara kafa patlatırken, bu hafta abilerin canı oynamak istemediği için gazete bile almayacaksın. bayinin önünden geçerken eskaza gözüne takılan manşetlerde boynu bükük orta saha oyuncusunun fotoğrafının yanındaki rezalet kelimesini okuyup başını çevireceksin. rakip takımı tutan arkadaşlarına rastlamamak umuduyla ofisine tırıs tırıs gideceksin.
sonra abiler sözleşmenin bitimine altı ay kala profesyonelce menejerini kulüp başkanının karşısına oturtacak, kapılar trilyonlardan açılacak. bir milyon avroları beğenmeyecek rest çekecekler. mehmet'in aldığı 2 milyonu emsal gösterip onun kadar isteyecekler.
sen 350 liralık doğalgaz faturasına bakıp içlenecek, müdürünün kapısına tık tık edip üç kuruş fazla istemeye utanacaksın. çünkü anında kapının gösterileceğini bileceksin. senin işini yapacak milyon tane adamın sokakta beklediğini bileceksin.
işte gelinen noktanın özeti budur.
sezon sonunda dördüncü, beşinci sırada bitirip elleri iki yana açıp, naapalım olmadı diyecekler. 200.000 euro ya üçüncü dünya liginden buldukları patagonya'lı forvetlerle ağzımıza ........ diyecekler. deloitte money league'e girdik ama o kadar parayı çarçur ettik diyecekler.
biz de bu ineklik baki kaldığı sürece o sarılı lacivertli plastik koltuklarda, ya da tv karşısında gol atsınlar diye uğur yapmaya çalışıp bunları besleyeceğiz.
lütfen bana bu hikayedeki enayiyi bulunuz.
ipucu: 70 kağıt verip formayı parayla alan.