Fenerbahçe 'nin Açıklamasına Cevap

Emin Yalçın

Cezalı
Katılım
7 Haziran 2013
Mesajlar
2.695
Tepkime puanı
0
Puan
726
Selamlar.

Uzun zamandır forumda mesaj yazmıyor, ara ara girip yorum okuyordum.

Dün fenerbahçe Kulübü resmi sitesinden son yaşanan olaylarla ilgili hezeyan,safsata dolu bir açıklama yayınlandıgını gördüm bugün, ve bu ahlak yoksunlarına karşı Galatasaray yönetiminin yapamadığı cevap verme ihtiyacını hissettim bir taraftar olarak.



Fenerbahçe' nin dün yaptığı açıklama ;



KAMUOYUNA DUYURU | Fenerbahçe Spor Kulübü Resmi Sitesi



Yazılanlara tek tek cevap vereyim ;



-Küfür , sahaya yabancı madde atmak derbilerde sürekli meydana gelen olaylar. Bu olaylarda sadece Galatasaray taraftarı değil , Fenerbahçe taraftarının da payı var. Fenerbahçe taraftarı da küfürü etti , yabancı madde attı. Biri terbiyesizken diğeri pür - i pak değil. Süper Kupa maçında da olduğu gibi , son yıllarda kadıköy'de yaşanan olaylar malum. Polis arabalarının devrilmesi mi dersin , Hakan Balta'nin gözüne atılanlar mı dersin , yoksa hasan sas ve Fatih Terim'in başının yarılması mı vs. vs. ?



- Hiçbir duyarlılık göstermemis diye suçlanıyor kulüp. Ünal Aysal maçtan önce dostluga önem veren , duyarlı ve ılımlı bir açıklama yapmasının ardından Mahmut uslu " Aysal Belçikalı, dostluktan anlamaz " derken neredeydi lan o " duyarlılık " ?



-Bir futbolcu Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı'nın elini sıkacak diye bir kaide mi var ?

En doğal hakkı olan " protesto " hakkını hükümet güdümlü, şikeyi aklamış , meşruiyetini yitirmiş , Beşiktaş'ı batırmış birine kullanması kime, niçin batıyor ? Kaldı ki defalarca ahlaksızlık yapmış, terbiyeden yoksun kendi malum futbolcularını " öz evlat " gibi görüp yıllardır kulüpte barındıran bir kulüp başkanı hangi cüret ile ezeli rakibini ahlak yoksunu (!) futbolcularını görmezden gelmesi ile suçlayabiliyor ?



- Taraftarlarının efsane olarak gördüğü futbolcuyu heykelinin dikilmesinin üzerinden 1 hafta geçtikten sonra " elinde twit , bacak bacak üstüne atıyor " diye bahaneler türetip kovan ve sonrasında da Stoch'un yılın golü seçilen golünü Alex'in korner atışını keserek Fb TV'de yayınlayacak kadar ego ve kibir dolu olan,

kendi teknik direktörü istifa etmeden evvel , " beni kimsenin özel hayatı ilgilendirmez " deyip,aradan 2-3 gün geçtikten sonra mevcut teknik direktörü istifa edince " kız arkadaşına göre antrenman programı hazırlıyor " diyecek kadar kendi içinde paradoks ve paranoya yaşayan , ardından da " bize kumpas kurdular,dinlemeler hukuksuz,tapelerde oynama var " gibi battığı şike bataklığından çıkabilmek için bilimum yalanları söyleyen bir kulübün, teknik direktörünün gönderilisi sebebiyle taraflarından gelecek tepkiyi biraz olsun azaltabilmek adına eski teknik direktörünün soyunma odası dediğimiz futbolun mahrem alanındaki yaptığı konuşmadaki bazı argo ve küfürlü kelimeleri seçip hem ahlaka , hem de kanuna aykırı olarak servis etmesi ya ne oluyor ?bu kadar çok çelişki içinde çelişki yaşayan bir açıklama daha önce hiç görmemiştim.



- belki de kendi skandallarını örtmek için gündem değiştirme konusunda Nobel ödülü alması gereken bir zatın, kendi futbolcusunun saha içinde yaptığı hareketi ve ardından saha dışında verdiği en hafif tabir ile " tiksindirici " demeci geçiştirebilmek adına hezeyanlar ile dolu bir açıklama yayınlayıp , " gündem değiştirme " kılıfını kullanması garip olsa gerek !



- spk mevzusu ile ilgili davaların mahkeme tarafından kabul bile görmeyip işleme alınmamasına ,

Ödediği KDV'yi bile vergi olarak gösterip " 94 mn. TL vergi ödedik " demesine rağmen, en fazla vergi ödeyen ilk 100 şirkette ismi bile olmayan, ardından " Gs ' nin 140 mn TL vergi borcu var, Fenerbahçe'nin ise vergi borcu 0 " yalanını ( alttaki fotoğraflarda kimin ne kadar vergi borcu var göreceksiniz ) basına servis eden birinin yargılandığı yurt içi ve yurt dışı yargı organlarının tamamı tarafından tescilli bir suça, vergi ve spk olayini argüman olarak kullanıp diline dolamasını hangi mantık açıklayıp izah edebilir ?



-Son olarak " biz sizi değiştireceğiz " gibi gereksiz , yakışıksız ve edepsizlik içeren bir ifadeyi kullanmalarını da anlıyorum.

Zira battıkları şike bataklığını Galatasaray'ı cekemediler , kendi içlerinde şikeye meşruiyet kazandıramadılar.Ama boşuna uğraşmayın;zira Galatasaray'ı kendiniz gibi ahlaksız , onursuz,riyakar , yalancı , terbiyesiz bir kulüp haline asla getiremezsiniz.



Not 1 ) ilk resim Fenerin vergi borcu . 31 Mayıs 2013 tarihli raporda toplam 15 mn. Tl.

9 aylık ara raporda yani subat 2014 raporunda yeterince şeffaf davranmadıkları için net borç bilinmiyor fakat 20 mn TL' nin üzerine çıktığı kesin.



Not 2) ikinci resim Gs borcu. Toplam 29 mn TL. Gs fenere nazaran daha şeffaf olduğu için mevcut resim Şubat 2014 raporundan alıntı.





64b2e4f7c6c43e5a1a11cac889716f8e.jpg




ca45ceff6c9a643b6499bd484f09b345.jpg
 
Eline sağlık güzel yazı olmuş Ama boşa yormuşsun kendini.

Hani karşında gururlu normal insani değerlere sahip bir camia olsa hadi bunları görüp utansın.

Ama yok. ;)



Eski bir başkanı Atatürk'e suiakstten idam edilmiş olmasına rağmen " Atatürk'ün kulübü" yakıştırmasını yapabilen bir camiadan bahsediyoruz.



Yetinmeyip 1918'de Atamızın adı henüz "Mustafa Kemal" iken Fenerbahçe Kulübü ziyaretindeki (sözde) orijinal not ve imzasını "Atatürk " şeklinde yayınlanabiliyor. Halbuki Atamıza o ad 1934 'te verildi.



1928 yılında Gazi Kupasında 3-3 ün rövanşında kupayı Galatasaray 4-0 la Feneri yenip alıyor ve Atamızdan olması gerektiği gibi "Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal " imzalı tebrik mektubu gönderiliyor.



Yine bütün bunlara rağmen eski başkanları Salih Kezrak Paşa'yı bir araştırmanızı öneririm.

Birkaç cümle ile: Salih Kezrak paşa İngilizlerin İstanbul İşgal Antlaşmasını onaylamayan bir önceki sadrazamın yerine kukla olarak göreve getirilmiş ve

o belgeyi imzalamış, ardından da Atamızın yaptığı istiklal yolculuğundan geri dönerek teslim olması çağrısını yapmıştır.

Zaten 28 gün sonra bu kukla görevinin sonunda görevden alınmıştır.



Ama bu ihanetin kahramanı belli olmasın diye heryerde Salih Kezrak Paşa, Hulusi Salih Kezrak olarak geçen zat Fenerbahçe Kulübü tarihinde M.Hulusi bey olarak geçmektedir.



Yani kısacası hayatı yalan olan bir kulübe bunları yazmak onlar açısından pek bir anlam ifade etmemektedir.

Koskoca tarihi bile çarpıtmaktan çekinmeyen bir camiaya kalkıp her türlü delili gözüne de soksan bildiğini okurlar.



Tıpkı 3 Temmuzdaki tapelere rağmen saçmaladıkları gibi,

Tıpkı dünyada her makamdan şikecisiniz kararı çıkmasına rağmen zırvalamaları gibi.





Ama tekrarlamak isterim; eline sağlık. Emeğine sağlık...:tiphat:
 
Eline sağlık... Bizim resmi açıklamaları sen mi yazsan ki acaba...
 
Resmi açıklama sandim başlığı gorunce. Masturbatif bir yaziymiş. Kendimiz okur kendimiz onaylariz bunlari anca. İşsizlik olmuş.
 
Benim böyle bir projem vardı. Galatasaray 'ın bu tür bir savunma sistematiğine ihtiyacı var. Medyada olan bilgi kirliliği, yalan yada manipüle haberlere birinin hakettiği yanıtı vermesi lazım.



Kulübümüzun bunların birçoğundan haberi olmuyor yada yanıt yetiştiremiyor bazen de yanıta gerek görmüyor. Bizde ayrım olmayacak, her türlü savunma konusu yeni bir bölüme taşınacak ve ancak konuyu içeren, konu kalitesini koruyan ve artıran mesajlara izin verilecek.
 
Benim böyle bir projem vardı. Galatasaray 'ın bu tür bir savunma sistematiğine ihtiyacı var. Medyada olan bilgi kirliliği, yalan yada manipüle haberlere birinin hakettiği yanıtı vermesi lazım.



Kulübümüzun bunların birçoğundan haberi olmuyor yada yanıt yetiştiremiyor bazen de yanıta gerek görmüyor. Bizde ayrım olmayacak, her türlü savunma konusu yeni bir bölüme taşınacak ve ancak konuyu içeren, konu kalitesini koruyan ve artıran mesajlara izin verilecek.



Kulüp sahipsiz. Böyle düşünen tek ben değilimdir sanırım. Kulüp sahipsiz. Taraftardan başka da sahip çıkmaya gönüllü yok ortada.
 
Kulüp sahipsiz. Böyle düşünen tek ben değilimdir sanırım. Kulüp sahipsiz. Taraftardan başka da sahip çıkmaya gönüllü yok ortada.

Dönem dönem bu olur. Bağıra bağıra çok kötü kadroyla girdik 2010-11 sezonuna. Yönetim uyudu.



Şimdiki yönetim ise hakikaten biraz monşer kaldı. Fb 'yi karşına alıp yanlızlaşmak yada dengede tutmak arasında gitti geldi. Bu da takıma yansıdı. MEdya ve kurulların pisliğin parçası olması işleri zorlaştırdı.



Bu seneye de yanlış bir kadro mühendisliği ile hazırlandık, her cephede yumruk yiyoruz (ekonomik durum, sponsorsuzluk, stad sorunları, transfersizlik, teknik adam seçim süreci vs vs), Allah sonumuzu hayır etsin.



Adnan Öztürk gibi çıkıp çok net ve soğru mesajlar veren bir yöneticiye çok ihtiyaç var.
 
Geri
Üst Alt