Tribündergi'de bizden maça giden birisi yazmış:
Herkese selam. Maçtaki izlenimlerimi elimden geldiğince objektif paylaşacağım nitekim sabah 5 de eve girdim geçmiş sayfalardan bir kaç yazı okudum ne gazete ne başka bir şeye bakmadım sadece FB yönetiminin açıklamasını okudum tebessümle.
Öncelikle FB yönetiminin organizasyon başarısını tebrik ediyorum. 3 uçak dolusu adam, şehir dışındaki şantiyelere gönderilen yüzlerce bilet ve Rus taraftarlara dağıtılan FB bayraklarıyla Eka'lıların da desteğini almak bir organizasyon başarısıdır.
Sabah 7 de 30 tribüncü (tayfadan 10 kişi ve eski kapalı tayfasından abilerle) 150 kişi yola çıktık. Gece boyunca cumartesinden pazar gününe kadar GS yönetimine yoğun baskılar yapıp en az 1 uçak daha kaldırılması için çok direttik, mücadele ettik, onlarca kişi bizden sabah 4 e kadar telefon bekledi maalesef başarılı olamadık. Moralimiz biraz bozuk elimizden geleni yapmaya gitmek için yola çıktık.
Çarşı pazar yollarda sürtüp salona geldiğimizde 1 davul ve 4 pankartı kapı girişine koyduk. İçeri giremiyorduk çünkü Ekaterinburg maçının bitmesini bekliyordu polis. DIşarıda 2 tane polis ve inanılmaz güvenlik zaafiyeti içinde herkes sırasında bekliyordu. Aziz Yıldırım, Mahmut uslu ve korumaları otobüsten inip şeref tribünü için bize 20 metre uzaktan salonun arkasından dolaşıp giderken 1-2 GS li gidip Mahmut Uslu nun elini sıktı hışgeldiniz dedi. Bunu yapanlar orada yaşayanlar değil istanbul'dan gelenlerdi. Tayfadaki çocuklar arasında hararetli bir tartışma olurken 2 tanesi yöneticilerin yürüdüğü yere koşarak
"şikeci i... s.. gidin" şeklinde bağırdılar sonrasında film koptu. Aziz ve tayfası bizim olduğumuz yere koşarak gelip
"anasını s.. kim bana küfretti, delikanlıysa buraya gelsin etsin" babında ağıza alınmayacak küfürlerle bağırmaya başladı. Tayfadaki çocuklardan hepsi o anda orada değildi (3-4 kişilerdi). Bu tehdit üzerine 2-3 FB li taraftar da oraya yönlenince ben de Aziz Bey'in yanına gttim. Gelen çocuklar açıkça "burdayım ben söyledim ne yapacaksın" dedi,
"Delikanlıysan susma devam et" tarzında ateşlendi, Mahmut Uslu "biz özür diledik siz neden devam ediyorsunuz" vs konuşmalar tartışmalar devam etti. Ortada şahsına bir tane küfür olmadı, ben "başkan 60 yaşındasın allah ını seversen bırakın insanlara saldırmayı gidin tribününüze biz de bu arkadaşları alalım bitsin bu saçmalık" dedim. Çocuklardan biri uzaktan geiip "memleketin anasını si..z hala tehdit ediyorsun burada sik.. gidin" falan dedi Rus polisi mal mal bakıyor Aziz
"alın bunları diyor" rezaletten öte bir durumdu. Herkesi sakinleşitirip davulu, pankartları kalabalıkta sokmak için uğraştık ve bir çok kişi içeri girmişti ki dışarıda kalan bayanların ve yanındaki GS li gençlerin orada bulunduğu sırada kalabalık bir FB li grup geldi aradaki mesafe 15-20 metre
"İb.. GS" "Ana.. GS" atarlanmalar oldu ama kimse kimseye müdahele etmedi kaldı ki orada FB tribünü olay yapsa ailelere saldırmış olurdu onlara da tebrik burdan.
İçeri girdik ki asıl ne olduysa içeride oldu, pankartlar asıldı FB tribünü hakkını vermek lazım güzel sayıyla gelmiş ama tribünlerinin %70-80 yaşlı godoman tribünü gibiydi. FB tribününden şantiyelerde bilet alan çocukları polise rüşvet vererek GS tribününe almamız da efsaneydi. Rusça bilen yok ama herkes polise dert anlatmaya çalışıyor çok komik sahneler oldu tabi. Aziz Bey ve tayfası şeref tribününe girdikten sonra Lütfi Arıboğan'a bütün FB tribününden 3 defa toplu küfür edildi. FB yönetiminin açıklamasının yalanlarından biri de buydu. 2.Küfürden sonra 10 kişinin kendisine küfrü sadece 3 saniye sürdü zaten susturduk onları da ama hazretleri olay istiyordu yanındakiler fişekliyordu 3.Lütfi küfründen sonra kendi tribününe müdahale etti saolsun. Ondan sonra komik bir tiyatro izledik hem de acınası izlenecek insanı düşünmeye sevkedecek cinstendi. Şeref tribününden bize tehditler, el kol hareketleri, koridora inin tehditleri
(hatta koridora indiklerinde herkesi tuttuk boşverin inmiyoruz bırakın dedik), üzerimize Rus polisinin salınması 5 dakikada bir hepinizi atarım, oturacaksınız bağırmayacaksınız (yanlış duymadınız oturarak seyredeceksiniz), boğaz kesme işaretleri ardı ardına devam etti. Tek bir GS li yönetici şeref tribününde bunlara müdahele etmedi, iyi ki de etmedi kepaze olup otururduk yerimize.
İnanın biz buçuk ettiysek FB yönetimi 10 etti dün, yapmadıkları pislik, hakaret, küfür, tehdit kalmadı. Bakmayın Aziz'in maçtan sonra GS oyuncularını alkışlamasını, maçtan sonra oluşturacağı strateji için sadece bir roldü oynadığı. Bu adamı elbette sevmiyoruz, nefret ediyoruz ama ilk defa 50-60 kişi ön tarafta sadece tebessüm ederek izledik buna herkes emin olabilir, ne korkumuz vardı ne de yapamayacağımız bir şey. Biz orada koridora insek hepimiz salondan atılacağız ve takıma desteğimi kesilecekti. Maçın devre arasında soyunma odası tehdidi haberi de bizzat 1.ağız yetkililerden geldi tarafımıza, buna rağmqn aramızda sinirlenen 1-2 kişiyi bile oraya bile bakmamaları için aramızda tartışmalar yaşadık. İnanın Aziz Yıldırım ve Mahmut Uslu maç boyu GS tribününü izlemekten maçı izleyememişlerdir.
İki tribün de rezaletti, ne biz FB lileri ne de onlar bizi duyuyordu. Ruslar'da FB lileri destekliyordu, salon dışında da bunu açıkça söylüyorlardı. Bu ortamda bizim psikolojimiz anlamak zor olmasa gerek, sahada inanmış bir takım, her mola çıkışı yumruklar havada
"re re re ra ra ra" girişleri ve maç boyu 1 sn bile susmayan 100 kişi. Ama o ambiyansta sadece takımımızın bizi duyması bize yetiyordu çünkü polisle, azizle, mahmut la, rakip tribünle, rus la, bir de sahada kendinden 2 kat fazla bütçeyle oynayan rakibine yenilme ihtimalinin fazlalığıyla uğraşmak yeteri kadar bizi yoruyordu.
Maç sonuna doğru FB takımının inanılmaz savunması, bizim takımın son ana kadar 7 kişiyle mücadelesi bunlar muhteşemdi gerçekten. FB ile olan rekabete gerçekten yazık ediyoruz bunu FB GS diye ayırmıyorum, bunu yabancı ellerde mücadele ederken daha iyi anladım. İki takıma da çok tebrikler, FB'li kızlar madalya almaya çıkarken kısa bir yuhalama oldu ama sonunda alkışladık çünkü alkışlamalıydık, hatta tayfadaki çocuklar "şikeci i.." girecekti o arada ama hep beraber karar kılıp alkışlama kararı aldık. Normal şartlarda ben böyle düşünür müydüm zannetmiyorum ama o gün 3-4 saat içinde olanlar bu kadar pisliğin içinde bir de o kızlara küfretmeyi bana yaptıramazdı.
Maç sonrası aziz bey in son tehdidi uçak havalanma işaretini yapıp havaalanında bilmem ne yapacağızla sona erdi. Zaten güvenliğin sağlanması için aynı saatteki uçağımız 2 saat daha ertelendi ve belki de binlerce kişinin karşılama olayı yatmış oldu ama olsun her şeyiyle hele dönüşüyle inanılmaz bir maçtı. Takımın inancı, hırsı, arkadaşlığı gerçekten inanılmaz ve bu kızlara bugüne kadar kızanlar kuma gömsün kafalarını yazık günah gerçekten.
Bu bir başaı hikayesidir sadece bu anlattıklarım bile bu maçı kazandıktan sonra neden hırslandığımızı neden bu kadar sevindiğimizi anlatmaya yeter artar bile.
Bu rekabet çok çirkin yerlere gitmeden, birileri zarar görmeden bu profildeki yöneticilerin bir an önce defolup gitmelerini diliyorum yoksa çok masum can yanacak, GS FB derbileri oynanmayacak duruma gelecek.
Not: Sabah 4 de oraya gelen 200 kişiye helal olsun.
Herkese selam. Maçtaki izlenimlerimi... / Tribun Dergi