- 22 Kasım 2008
- 11.531
- 7.097
- 2.493
Cevap: Film Önerileriniz
Yeni değil ama son döneme yakın iyi filmlerden tavsiyem eğer izlemediyseniz kesinlikle:
In Bruges:
IMDB: In Bruges (2008)
Avrupai ve eğlenceli bir havası da olan bir suç draması. Burada "drama"yı bir sinema terimi olarak kullanıyorum yoksa "acıklı" olarak anlamayın. Hani "en iyi orjinal senaryo" ödülüne aday olan enteresan bağımsız filmler vardır ya, onlardan birisi. Hatta şimdi kontrol ettim, bunun da o kategoride Oscar adaylığı varmış. Senaryo bence de harika. Ben şahsen böyle küçük detayların sonlarda bir araya geldiği, detayların havada kalmadığı özenli senaryoları severim. Filmin senaryosu bu açıdan tıkır tıkır işliyordu. Tek kusur olarak sayılabilecek şey tempolu film sevenlere başlarda biraz ağır ilerliyor gibi gelebilir ancak orada gördüğünüz her küçük olay ve söz zamanla anlam kazanıyor. Üstelik şehrin dinginliği, karakterlerin o an için içinde bulunduğu durumu yansıtıyor bu ağır tempo. Üstelik filmdeki karakterlerin zıtlığı, içlerinde bulundukları şehir ve hayatlarının tezatlığı mükemmel ironiler oluşturuyor, ki başlardaki bu ağır dingin tempo bu ironiyi yaşamanızı kolaylaştırıyor. Sonraki olaylar ise bu ironiyi doruğa çıkartıp güzel ve ince bir finale doğru ilerliyor. Konusunu pek açık etmeden senaryosu hakkında bu kadar bilgi vereyim size. Ancak tekrar şunu söyleyebilirim ki; çok ince işlenmiş hakikaten orjinal bir senaryo.
Bunların yanında filmi izlerken bir yandan da güzel Bruges şehrine izliyorsunuz. Gerçekten Bruge şehri de filme güzellik katan öğelerden birisiydi, başrollerden birisi de şehir diyebiliriz hatta. Zaten filmin ismine de yansımış. İlk uzun metraj filmini çeken yönetmen de şehri doğal şekilde bizim ayaklarımıza getirmek dışında, hem o dinginliği yansıtarak, hem de konuyu çok tane tane anlatarak izleyicinin ilgisini korumayı başarmış ve iyi bir atmosfer yaratmış. Afişte silahlar gördüğünüz için aksiyon gibi düşünebilirsiniz ama yanılmayın, kesinlikle alakası yok. Oyunculuklar da tatmin edici. Normalde hiç hazzetmediğim Collin Farrell burada başarılı ancak başrolde ona eşlik eden genelde yardımcı rollerde izlediğimiz Brendan Gleeson resmen döktürmüş. Basit ama akılda kalıcı etkileyici bir oyunculuk sergilemiş. Diğer önemli oyuncu Ralph Fiennes de sonlara doğru ona başarı ile eşlik ediyor, filmin bonusu gibi.
Sözlerimi bitirirken şunu söyleyeyim. Ben filmi 3-4 kere falan izledim ama bunu çok abartılı anlamayın, ben beğendiğim nerdeyse her filmi en az 2 kere izlerim, özellikle filmi izlememiş arkadaşlarımla tekrar izlemek büyük zevkimdir. Ancak bu film gerçekten benim için son yıllardaki filmler arasında farklı bir yerdedir. 10 üzerinden 9 ile tavsiyemdir. Gerçi bir ara ismi popüler olmuştu kısa bir süreliğine internet ortamında sanki, izleyeniniz çok olabilir ama yine de aklıma gelince izlemeyenler için buraya taşımak istedim.
Yeni değil ama son döneme yakın iyi filmlerden tavsiyem eğer izlemediyseniz kesinlikle:
In Bruges:
IMDB: In Bruges (2008)
Avrupai ve eğlenceli bir havası da olan bir suç draması. Burada "drama"yı bir sinema terimi olarak kullanıyorum yoksa "acıklı" olarak anlamayın. Hani "en iyi orjinal senaryo" ödülüne aday olan enteresan bağımsız filmler vardır ya, onlardan birisi. Hatta şimdi kontrol ettim, bunun da o kategoride Oscar adaylığı varmış. Senaryo bence de harika. Ben şahsen böyle küçük detayların sonlarda bir araya geldiği, detayların havada kalmadığı özenli senaryoları severim. Filmin senaryosu bu açıdan tıkır tıkır işliyordu. Tek kusur olarak sayılabilecek şey tempolu film sevenlere başlarda biraz ağır ilerliyor gibi gelebilir ancak orada gördüğünüz her küçük olay ve söz zamanla anlam kazanıyor. Üstelik şehrin dinginliği, karakterlerin o an için içinde bulunduğu durumu yansıtıyor bu ağır tempo. Üstelik filmdeki karakterlerin zıtlığı, içlerinde bulundukları şehir ve hayatlarının tezatlığı mükemmel ironiler oluşturuyor, ki başlardaki bu ağır dingin tempo bu ironiyi yaşamanızı kolaylaştırıyor. Sonraki olaylar ise bu ironiyi doruğa çıkartıp güzel ve ince bir finale doğru ilerliyor. Konusunu pek açık etmeden senaryosu hakkında bu kadar bilgi vereyim size. Ancak tekrar şunu söyleyebilirim ki; çok ince işlenmiş hakikaten orjinal bir senaryo.
Bunların yanında filmi izlerken bir yandan da güzel Bruges şehrine izliyorsunuz. Gerçekten Bruge şehri de filme güzellik katan öğelerden birisiydi, başrollerden birisi de şehir diyebiliriz hatta. Zaten filmin ismine de yansımış. İlk uzun metraj filmini çeken yönetmen de şehri doğal şekilde bizim ayaklarımıza getirmek dışında, hem o dinginliği yansıtarak, hem de konuyu çok tane tane anlatarak izleyicinin ilgisini korumayı başarmış ve iyi bir atmosfer yaratmış. Afişte silahlar gördüğünüz için aksiyon gibi düşünebilirsiniz ama yanılmayın, kesinlikle alakası yok. Oyunculuklar da tatmin edici. Normalde hiç hazzetmediğim Collin Farrell burada başarılı ancak başrolde ona eşlik eden genelde yardımcı rollerde izlediğimiz Brendan Gleeson resmen döktürmüş. Basit ama akılda kalıcı etkileyici bir oyunculuk sergilemiş. Diğer önemli oyuncu Ralph Fiennes de sonlara doğru ona başarı ile eşlik ediyor, filmin bonusu gibi.
Sözlerimi bitirirken şunu söyleyeyim. Ben filmi 3-4 kere falan izledim ama bunu çok abartılı anlamayın, ben beğendiğim nerdeyse her filmi en az 2 kere izlerim, özellikle filmi izlememiş arkadaşlarımla tekrar izlemek büyük zevkimdir. Ancak bu film gerçekten benim için son yıllardaki filmler arasında farklı bir yerdedir. 10 üzerinden 9 ile tavsiyemdir. Gerçi bir ara ismi popüler olmuştu kısa bir süreliğine internet ortamında sanki, izleyeniniz çok olabilir ama yine de aklıma gelince izlemeyenler için buraya taşımak istedim.


