- 4 Temmuz 2010
- 23.840
- 204
- 1.263
Cevap: Football Manager Hikayeleriniz ve Daha Fazlası...
Millwall ile Premier lig'deki 2. senemize büyük paralar harcayarak başladık. Ancak takımda yaratılan ani gençleşme ters tepti. Defansif sorunlar ve tam 35 milyon euro maliyetli genç yıldız Hugo'nun sessiz kalması sonucu. Uzun süreli beraberlik ve mağlubiyetler serisi yakalandı. UEFA kupasında ise bir mağlubiyet bir beraberlik ile başlayınca takımı değiştirme yoluna gittim. 4-2-3-1 den vazgeçip ön liberolu sisteme dönerek rakibi daha geride karşılayıp kontra atak futbolu oynatmaya çalıştım. Ayrıca parasından dolayı ısrarla oynattığım Hugo'yu yedeğe çekip genç Moussa Sylla'yı oynattım.
Takım oyuna yavaş adapte oldu ve ligin ilk devresini 17. sırada düşme hattının hemen üstünde bitirdik. Ancak 2. olarak UEFA'da son 32'e uzanıp Maribor gibi dişimize göre bir rakiple eşleştik.
Devre arası takviye için başkan elini cebine atınca yeni defansif dizilişime daha uygun bir orta saha oyuncusu aldım. Üzerine oynamak istediğini söyleyen Hugo'ya 2. bir şans vermeye karar verdim. İkinci yarı her şey iyi gitti. Büyük umutlar ve paralar bağlanan Hugo da ritmini bularak Maribor'a 2 maçta 4 gol atarken, Chelsea, City gibi devleri gene Hugo'nun golleri ile geçerek ligin zirvesine de etki ettik.
UEFA son 16'da PSG çıktı. Evimizde şahane oynaıp 1-1 berabere kaldık. Deplasmanda da iyi oyuna rağmen 1-0 yenilmekten kurtulamadık.
Ligin sondan 2. maçında ezeli rakibimiz West Ham'ı 2 senedir ilk defa yenmeyi başararak taraftarı da sevince boğduk.
Finalde geçen seneden 3 puan fazla toplayarak (54-57) ligi 10. sırada tamamladık. Ancak maalesef gelecek sene Avrupa'da yokuz. Bununla beraber hayli gençleşen kadronun yeni sisteme uyum sağlaması ve kendilerini ciddi biçimde geliştirmeleri sonucu gelecek sene sana üst sıralar için iddialıyım.
Millwall ile Premier lig'deki 2. senemize büyük paralar harcayarak başladık. Ancak takımda yaratılan ani gençleşme ters tepti. Defansif sorunlar ve tam 35 milyon euro maliyetli genç yıldız Hugo'nun sessiz kalması sonucu. Uzun süreli beraberlik ve mağlubiyetler serisi yakalandı. UEFA kupasında ise bir mağlubiyet bir beraberlik ile başlayınca takımı değiştirme yoluna gittim. 4-2-3-1 den vazgeçip ön liberolu sisteme dönerek rakibi daha geride karşılayıp kontra atak futbolu oynatmaya çalıştım. Ayrıca parasından dolayı ısrarla oynattığım Hugo'yu yedeğe çekip genç Moussa Sylla'yı oynattım.
Takım oyuna yavaş adapte oldu ve ligin ilk devresini 17. sırada düşme hattının hemen üstünde bitirdik. Ancak 2. olarak UEFA'da son 32'e uzanıp Maribor gibi dişimize göre bir rakiple eşleştik.
Devre arası takviye için başkan elini cebine atınca yeni defansif dizilişime daha uygun bir orta saha oyuncusu aldım. Üzerine oynamak istediğini söyleyen Hugo'ya 2. bir şans vermeye karar verdim. İkinci yarı her şey iyi gitti. Büyük umutlar ve paralar bağlanan Hugo da ritmini bularak Maribor'a 2 maçta 4 gol atarken, Chelsea, City gibi devleri gene Hugo'nun golleri ile geçerek ligin zirvesine de etki ettik.
UEFA son 16'da PSG çıktı. Evimizde şahane oynaıp 1-1 berabere kaldık. Deplasmanda da iyi oyuna rağmen 1-0 yenilmekten kurtulamadık.
Ligin sondan 2. maçında ezeli rakibimiz West Ham'ı 2 senedir ilk defa yenmeyi başararak taraftarı da sevince boğduk.
Finalde geçen seneden 3 puan fazla toplayarak (54-57) ligi 10. sırada tamamladık. Ancak maalesef gelecek sene Avrupa'da yokuz. Bununla beraber hayli gençleşen kadronun yeni sisteme uyum sağlaması ve kendilerini ciddi biçimde geliştirmeleri sonucu gelecek sene sana üst sıralar için iddialıyım.
