Öner Güzel
Kırmızı Üye
- 25 Kasım 2012
- 1.544
- 56
- 738
Ne kadar da kolay bir şeymiş Galatasaray forması giymek. Bizim hayalini kurduğumuz, doğuştan gelen yeteneğimiz olmaması sebebiyle ancak TV'den izleyebildiğimiz, kimimizin kutsal gördüğü, armaya bakarak gülümsediği o şanlı formayı giymek, bu kadar kolaymış. O kadar ki, Umut bile giyiyor.
Galatasaray, sıradan bir futbol kulübü değildir, Doğuşu, geçmişi ve kültürüyle diğerlerinden ayrılır. Taraftar olmakla Galatasaraylı olmak arasında fark vardır. Çok yoğun manevi duygular beslediğimiz Galatasaray'ın forması terleten futbolcuların nasıl futbolcu olduğu bile tartışmaya açık bir konuyken, onların bizim "umudumuz" olması ne kadar da garip, değil mi?
Fatih Terim'in gidişiyle kaos futbolu tamamen modern futbola evrilmeye başlamışken, bunun gerektirdiklerini hala yapmamış olmamız, geçen sezon kaybettiğimiz şampiyonluğun sebeplerinden, kaybedeceğimiz muhtemel yarışların da ana sebebi olma potansiyelindedir.
Telles eleştiriliyor. Henüz 21 yaşında olan Brezilyalı bir hücumcu bekten beklenileceği gibi savunmada sıkıntı yaşıyor. "Transfer yapılsın, Tarık iyidir, İshak iyidir" vs. yıkıcı eleştirileri hak etmiyor, bunun en büyük sebebi de futbol bilmesi. Ne kadar komik değil mi? Koskoca Galatasaray'da oynayan futbolcunun futbolu bilip, bilmediğini tartışmak.
Esas konu Galatasaray'a gelmesi gereken futbolcular değil, gitmesi gereken futbolculardır. Takım içinde gruplaşmaya sebep olan, kalitesi her şekilde yetersiz, karakteri olmayan futbolcuların Galatasaray'da işi yoktur, olmamalıdır. Bir altyapı oyuncusu, A takımda malum abilerinin bile oynayabildiğini görse, çalışır mı?
Daha önce de söylüyorum, şimdi de söyleyeceğim;
Galatasaray forması giymek bu kadar kolay olmamalı.
Not: Konunun bugünkü maçla bir ilgisi yoktur. Geçtiğimiz sezonda yaşadığımız en büyük sıkıntının muhtemelen bu sezon da tekerrür edeceğinin kaygısını içerir.
Galatasaray, sıradan bir futbol kulübü değildir, Doğuşu, geçmişi ve kültürüyle diğerlerinden ayrılır. Taraftar olmakla Galatasaraylı olmak arasında fark vardır. Çok yoğun manevi duygular beslediğimiz Galatasaray'ın forması terleten futbolcuların nasıl futbolcu olduğu bile tartışmaya açık bir konuyken, onların bizim "umudumuz" olması ne kadar da garip, değil mi?
Fatih Terim'in gidişiyle kaos futbolu tamamen modern futbola evrilmeye başlamışken, bunun gerektirdiklerini hala yapmamış olmamız, geçen sezon kaybettiğimiz şampiyonluğun sebeplerinden, kaybedeceğimiz muhtemel yarışların da ana sebebi olma potansiyelindedir.
Telles eleştiriliyor. Henüz 21 yaşında olan Brezilyalı bir hücumcu bekten beklenileceği gibi savunmada sıkıntı yaşıyor. "Transfer yapılsın, Tarık iyidir, İshak iyidir" vs. yıkıcı eleştirileri hak etmiyor, bunun en büyük sebebi de futbol bilmesi. Ne kadar komik değil mi? Koskoca Galatasaray'da oynayan futbolcunun futbolu bilip, bilmediğini tartışmak.
Esas konu Galatasaray'a gelmesi gereken futbolcular değil, gitmesi gereken futbolculardır. Takım içinde gruplaşmaya sebep olan, kalitesi her şekilde yetersiz, karakteri olmayan futbolcuların Galatasaray'da işi yoktur, olmamalıdır. Bir altyapı oyuncusu, A takımda malum abilerinin bile oynayabildiğini görse, çalışır mı?
Daha önce de söylüyorum, şimdi de söyleyeceğim;
Galatasaray forması giymek bu kadar kolay olmamalı.
Not: Konunun bugünkü maçla bir ilgisi yoktur. Geçtiğimiz sezonda yaşadığımız en büyük sıkıntının muhtemelen bu sezon da tekerrür edeceğinin kaygısını içerir.