Maçları yakından takip edenlerin medyada konuşulanlara pek kulak asmadığı gibi bir gerçek var. İzleyen görüyor kimin ne oynadığını.
Daha az takımı takip edenlerin ne düşündüğünün ne söylediğinin bir önemi yok.
Bu takımda taraftar istedi de alındı veya gönderildi denecek isimler binde bir olur. Aslında sadece Galatasaray için değil hemen her kulüpte taraftarın tesiri bir noktaya kadardır. Yönetim, antrenör istemedikçe bir oyuncu her maç ıslıklansa yine takımda kalabilir, taraftarın etkisi en fazla hüküm veren yetkili merciyi bir miktar etkilemektir ama son söz ekseriyetle başkanın, sonra da antrenörün olur.
3 isim zikredilmiş, 2'si kendiliğinden giden biri de lakayt herifin teki. Hani takımı sabote ediyor denen heriflerden biri. Keyfi isteyince oynar istemedikçe takıma zarar verir. Ben bir izleyici olarak Eboue'nin kadro dışı kalmazdan evvel gönderilmesinden yanaydım. Ama onu nasıl istemiyorsam Sabri'nin şutlanmasını daha çok istemişimdir.
Drogba'nın ve Melo'nun eleştirilmesi haksızlık mı? İnsaf edin yahu, el kadar çocuklar orta sahamızın ırzına geçti, Melo tek hamleli topçuya döndü, hakemlerin gösterdiği haksız sarı karttan kat ve kat fazla Melo'ya veremedikleri kırmızı var. fenerde oynuyor olsaydı bir kaç maçta bir en çok küfür edilen oyuncu olurdu. Benim gibi istemeyenler ısrarla dediler ki orta saha sıfırdan kurulmalı. Melo, Hamit, Selçuk üçlüsünden en az ikisini postalamak lazım, kalacak olan isim de yedek olmalı. Yanlış mı bu?
Melo bir hafta evvelinden eşyalarını topluyor, gönderiyor, yönetim yerini doldurmadığı gibi imza da son güne bırakılıyor, eleştiri noktası bu olmalı. Melo varken biz orta saha istiyorduk, takımı ne Selçuk ne Melo taşıyabilecek konumda değillerdi.
Drogba desen yine kendi isteğiyle gitmiş biri. Chelsea maçında maça zerre odaklanmamıştı. Dinlendirerek oynatmak yerine her maç kullanmaya kalkmamız yüzünden verim alamadık, aşırı top kayıpları yaptı, Aysal'ın da katkıları ile kendini takımın üstünde gördü, iki tane firkikçi varken her topa o salça oldu. Ondan arta kalanları Selçuk aldı, Sneijder dışlanmış gibi kaldı...
Bir şeylerin altını çizeyim derken yanlış argümanlar getirmeyin. Her oyuncu eleştirilir eleştirilmelidir. Medya niye yerlilerden yana tutum sergiliyor sorusunun bir çok cevabı var. fenerli fanatikler, kurnaz ve objektifcikler bir yana diğerleri neden yerlilerden yana derseniz yabancı dediğin bugün var yarın yok. Yerli oyuncu yarın hoca olur, yorumcu olur, hem futbol camiasında iyi ilişkileri varsa bir oyuncunun laf etmek istenmez neticede "kırk kişiyiz birbirimizi tanırız" olgusu, iş kaygısı var. Sebepler daha fazla çeşitlendirilebilir.
Konudaki diğer mesajlara bakmadım ama konuyu açanın kaygılarını anlayabiliyorum. Öncelikle şunu söylemem lazım, forumdaki kahir çoğunluk yerlileri antipatik nazarla bakanlardan oluşuyor, bu sebeple medyada konuşulanların pek tesiri yok, yerli oyuncu öven sövülüyor gibi bir durum var. Az sayıda, romantik yerli hayranı var ki bir kısmı troll olmaya çalışan gereksizlerden oluşuyor.
Galatasaray taraftarının cahilliğini Aysal konusunda görmek mümkün. Azıcık mali tabloları okuyan, 2014'teki cezadan önce ceza riskimizin son derece büyük olduğunu görürdü, kur farkı geçmiş borçlardan ötürü belimizi çok büktü, UEFA da anlayış gösterdi ve top 2016'ya atıldı. Aysal o gün politika değiştirmek yerine saçma işlerine, savurganlığa devam etti ve Galatasaray'ın bugünlere gelmesinde Polat başta olmak üzere geçmişin birikimlerinden sonra en büyük sorumlu olarak yer etti. Galatasaray'ı en kritik dönemde Aysal gibi nakit çıkıyor, maddi külfeti yükleniyor gibi sebeplerden ötürü Dursun gibi işbilmeze emanet eden ihtiyarların payı da büyük.
Algı olayından bahsedilmişken sosyal medyanın tesiri ile hala efsane başgan denilen ve hala gözü kara savunulan Aysal fanboyları saf ve cahil tanımına daha çok uyuyor.
Bugünlere dönersek para yok oyuncu satalım fikri tartışmalıdır. Benim nazarımda bu takımda ederini bulup satılmayacak oyuncu çok. Rakipler inanılmaz mallaşmadıkça gelecek yıl şampiyonluğu elde edecek bir kadro yapısı yok, haliyle Avrupa'da başarı da(ceza çıkarsa tuz-biber olur). Hamza ile kaldırılan kupanın ardından çok radikal kararlar alınmalıydı. Bundan sonra doğru hamleleri yapmak için bir sezondan fazlasını göze almak lazım.
Oyuncu satışı denince önce en çok para edenlere bakılır. Sneijder'i taşıyacak orta sahan yoksa kanat ve forvetin de olmazsa Sneijder sana çok fazla bir şey kazandırmaz. Çine satıp iyi para kazanırsan anlarım ama gidip de bunca zamandır yapılan yanlışları yapmaya devam edersen bunu kabul etmem. Galatasaray taraftarı Melo'nun gitmesini isteyebilir istemeli, ama gönderileceği belliyken yerine adam alınmayışı bizim çıkış noktamız olmalı. Konuya ancak bu noktada katılabilirim.
Dursun beceriksizin teki, ondan doğru hamleleri beklemiyorum. Ama bu sene gitti, gelecek yıl da umut vermiyorken Sneijder kalmış mı gitmiş mi çok önemli değil. Başarı varsa Galatasaray tribünleri dolar, Galatasaray taraftarı olunur yoksa anca kavga muhabbetleri, 3-5bin seyirci ile oynanan maçlar izlenir.
Gereksizlerin gönderilmesi, içi geçmişlerin gönderilemiyorsa maaşlarının indirilmesi gibi hamleler yapılırsa oyuncu satışı gibi bir ihtiyaç da peyda olmaz. Kaldı ki satacak oyuncu da kalmadı gibi bir durum var. Takımın çoğunluğu +28 oyunculardan kurulu. Yabancı takımların bizden oyuncu alması için sebep yok. Anadolu takımları da ucuza yabancı alabiliyor, 5'te biri maaşla aynı katkıyı hatta daha fazla katkı aldığı yerli yerine bizimkileri alacak da değil.
Şu kıytırık ligde galibiyet primlerini hesaba katınca bile Sneijder, Poldi gibi isimleri göndermek istemezsin. Bunlar sana maç kazandırıyor, kazandırabilir.
Tarık gibi 0 katkı adamın maaşı 3 galibiyet primi, Semih gibi safi zararın da aynı şekilde. Pandev ile birlikte getirildiğinde sudan ucuza haberi yaptırılan Dzemaili'nin maaşının %70'ini de hesaba katınca üçünün toplamı Sneijder'in maaşı kadar ediyor.
Poldi'nin bonservisi Tarık'tan daha az, Hamit'ten de ucuza alındı. Yıllığı Hamit'e yakın seviyede. Biri takımın en golcüsü konumunda ki niye sakat lan, sakat oyuncular alınıyor diye divanda eleştirildi

öteki salon çocuğu oldu çıktı. Hangilerini göndermek daha mantıklı?
Alt yapı iyidir kötüdür, oyuncular yetersizdir değildir bilemem ama gençlerin önü açılsın. Sneijder'in maaşını tamamlayan o üç isim yerine Galatasaray standartlarında karın tokluğuna birilerinin oynamasının bir sakıncası yoktur herhalde. Üçünü de aradığımız yok Sneijder'ı ise ararız. Alabiliyorsan iyisini gönder Poldi'yi ama rızıkçıyı evvela göndermek daha mantıklı olmaz mı...
Taraftarın ekseriyeti Aysal zamanında gözünü açmamış, Dursun istifa dese ne olur ki artık giren girdi. Kulübü sömürüp yetmezmiş gibi iyi günde en fazla sahiplenenler çözüm üretsin.
Dursun'u oraya getirenler ve ona "verilen hak geri alınmaz" dedirtenler kızağa çekilmeli. FFP ile ilgili ilk açıklama yaptığında yemin ediyorum ben utandım. Herif niye önce Galatasaray UEFA'nın radarına girdi bilmiyor, rakamları çarpıtıyor, sonraki açıklamasında gazetecinin biri fena sıkıştırdı. Giydiği ceket gibi Galatasaray Dursun'a da bir kaç beden büyük. 3 kuruş kazandırayım derken neleri kaybettirdiğinin farkında bile değil.