Galatasaray'ın Gerçek Suçluları

Gökhan Kral

10 Numara!
Katılım
23 Ağustos 2012
Mesajlar
10.598
Tepkime puanı
19
Puan
923
185d1ef6-f981-41d5-b67a-5911cf716cfe.jpg
185d1ef6-f981-41d5-b67a-5911cf716cfe.jpg
185d1ef6-f981-41d5-b67a-5911cf716cfe.jpg

:asd22:







1416864230096.jpg
Tribünlerdeki bir takım gafiller Kaptan Selçuk'u ıslıklar, antrenör Prandelli'nin istifasını isterken, ben lafı uzatmadan, dolandırmadan, Galatasaray'ın bugünkü acınacak halinin gerçek suçlularını anlatacağım sizlere..

1.
Kongre.. Ne yazık ki, bir türlü değiştirilemeyen tüzüğün sağladığı anti demokratik maddeler yüzünden Galatasaraylılar'ın değil, Galatasaray Lisesi Mezunlarının kontrolündeki Kongre'ye çoğu zaman, liseliler de değil, "Liseciler" yani, dazlaklar, yani kafatasçılar egemen olurlar.
Bu kafatasçılar, Galatasaray'a en iyi hizmet edecekleri değil, ille de "Mezunlar"ı seçerler.
Oysa devir değişmiş, eski çamlar bardak olmuş, lisenin liseliği bile kalmamıştır.
Galatasaray ruhunu asıl yaratan "Yatılı" kısım kaldırılmış, okul, sıradan bir Anadolu Lisesi'ne dönüşmüştür. Bugün herhangi bir sınıfa girin. El kaldırma usulü takımlarını sorun.. Fenerliler ve Beşiktaşlılar'ın hatta Galatasaraylılardan fazla olduklarını görürsünüz.. Ama bugünkü
çağ dışı tüzük yüzünden, o liseden mezun olan bir Fenerli mesela, otomatik Galatasaray Kongre üyesi olurken, babası, dedesi Galatasaray'da büyük işler, hatta başkanlık yapmış aileden, nerdeyse doğuştan Galatasaraylı bir genç adam, mesela Robert Kolej'de, mesela İsviçre, Amerika'da okuduğu için üye olabilmek için, deveye hendek atlatmak, senede sekiz, on tane olan başkan ve yönetim kontenjanında kendisine yer bulmak zorundadır.
Ben nur içinde yatsın, Prof. Dr. Ali Uras'ın kontenjanından üye olabilmiştim.
Bir kaç yıl sonra, Galatasaray Kongresi'nin, kulübün menfaatleri, aklın ve mantığın yoluna göre değil, "Liseci"lerin kafasıyla hareket ettiğine şahit olunca "Böyle bir kongrenin üyesi olmak bana bir şey kazandırmaz" diye yazdığım dilekçe ile basmış istifayı ayrılmıştım. Kongre, o günden bu yana, her defasında ne kadar haklı olduğumu gösteren seçimler yaptı.
Ünal Aysal, kulübü, maddi manevi içinden çıkılmaz bir uçurumun kenarına getirmişti. Kurtuluş ancak, çok deneyimli ve başarısı geçmişte kanıtlanmış bir Başkanla gelebilirdi.
Böyle bir aday da çıktı.. Galatasaray'ın gelmiş geçmiş en başarılı başkanlarından biri, hatta birincisi
Alp Yalman, dünya keyfi bir emekliliği bir kenara itti. Gemi gibi teknesindeki tasasız yaşamını bıraktı, Galatasaray'a koştu. Ama dazlaklar, onu değil, eline sıkıştırılan hazır liste ile, sürenin kapanmasına saatler kala aday olan "Liseli"yi seçtiler. Akıllarına "Yahu madem adaydın, son ana kadar nerdeydin" demek gelmedi.
O elindeki listeyi kimin önceden hazırlayıp son dakikada eline tutuşturduğunu da merak etmediler. Cemiyetten veya vakıftan "Ağabeyler" düzenlemişlerdi nasılsa..
Uçurum kenarındaki Galatasaray'ı kurtarmak için, yaşayan en deneyimli, en başarılı, en yapıcı ve gerçek bir "Kurucu" eski Başkan Alp Yalman kaybetti. Kulüpte bir tek gün yöneticilik deneyimi olmayan Duygun Yarsuvat kazandı.
Alp Yalman, kulübün hem mali, hem sportif sorunlarını çözmek üzere göreve tüm dönem için talip olmuşken, "Ben emanetçiyim.
Sekiz ay sonra görevi bırakacağım" diyen Duygun Yarsuvat'a oy veren dazlaklar, "Kulübü bugünkü zor durumdan bir emanetçinin kurtarmasına imkan var mı?. 'Ben sekiz ay sonra gidiyorum' diyen ne kadar sorumluluk alabilir, ona kulüp içinde ve dışındakiler ne kadar güvenir, ne kadar saygı gösterir" demediler. "Liseli ya.. Bize yeter" dediler.
Bugünkü koşullarda ellerini taşın altına koymaya korkup "Hele biraz bekleyelim" diyen korkaklar için de, "Ben sekiz ay sonra gideceğim" diyen ve onlara yolu açan, cazipti.. Onlar da kendi emelleri için, dazlakları destekledi..
Duygun Yarsuvat kazandı.
Galatasaray kaybetti!.
(Bu bir yazı dizisi olacak.
Galatasaray'ın öteki suçlularını, önem sırasıyla yazmaya devam edeceğim..)

 
Son düzenleme:
Maalesef hak verdim , Duygun Yarsuvat'ı desteklediğim ve bu oyuna geldiğimden dolayı utanıyorum şahsen.
 
Duygun Dede'nin başkan olduğu güne nalet olsun.
 
helvaci - aysal mevzusunda HELVACI dedigim gibi yalman demis olmanin yuksek huzuruyla konudan uzaklasiyorum
 
Arkadaşlar kulüp belirli bir zümrenin elinde olduğu sürece zaten onların sadece birer kuklası ve para kapısıyız. Taraftar onlar için sağılacak inekten başka bir şey değil.

Eminim Ali Sami Yen bu günleri görse bu konuda kahrolur ve takımın kendi taraftar, halk kitlesinden ne kadar uzak olduğunu gördükçe utanç duyardı. Bu konuda radikal kararlar alınmalı ve artık Galatasaray içindeki bu düzen değiştirilmeli.
 
İyicebunadı bu herif bundan önceki yazısında Alp Yalman'ın kaybetmesine doğal olan diyordu.
 
Galatasaray'ı ele geçirmeye çalışıyorlar, Alp Yalman başkan olursa taraftarlığımı askıya alacağım diye burada zırlayanlar şimdi o çok sevip putlaştırdıkları Aysal'ın bizi sürüklediği vaziyeti bir zahmet açıklasınlar. Ayrıca çözüm önerilerini bekliyoruz, sonuçta istedikleri başkan adayı seçildi.
 
valla burda alp yalmanı savundum ama daha sonrasında cıkıp azız bey dostum fenerle dost ılıskımızı kuvvetlendırcez kemerı sıkacaz dedıkten sonra kazanamaması normaldi.
 
valla burda alp yalmanı savundum ama daha sonrasında cıkıp azız bey dostum fenerle dost ılıskımızı kuvvetlendırcez kemerı sıkacaz dedıkten sonra kazanamaması normaldi.
Alp Yalmanin nasil bir baskan oldugunu, gecmiste neler yaptigini bilen kesim zaten oyunu verdi ama Alp Yalman tarafindan kulübe üye yapilan Gs camiasi icinde kendine yer edinen ve taninan Albayrak ,Yalmanı satmamis olsa idi secilmisti su anda.
 
Bence Yalman, Duygun fark etmeyecekti. Simdi ne oluyorsa aynisi olurdu. Simdi Yalman olaydi demek, sahada kotu futbol gorunce oynamayan oyuncular olsaydi belki farkli olurdu umidine sarilmak gibi.
 
Tanju'yu en formda oldugu donemde Fener'e satan Yalman sadece Sneijder degil Melo'yu da yollardi hareketleri bize yakismiyor diye. Biraktigi enkaz da buydu Faruk Suren'e 1995-1996 Sezonu TFF

96 yilinda dahi cagdisi olan birine ve Polat'in yonetim kurulu uyelerine 2014'te uc yilligina takimi emanet etmek ne kadar mantikli bilemiyorum.
 
Tanju'yu en formda oldugu donemde Fener'e satan Yalman sadece Sneijder degil Melo'yu da yollardi hareketleri bize yakismiyor diye. Biraktigi enkaz da buydu Faruk Suren'e 1995-1996 Sezonu TFF

96 yilinda dahi cagdisi olan birine ve Polat'in yonetim kurulu uyelerine 2014'te uc yilligina takimi emanet etmek ne kadar mantikli bilemiyorum.

Alp yalmanın ağzından Tanjunun transfer süreci;

"tanju ile 31 mayıs'da ofisimde buluştuk.ne istediğini sordum.3 milyar 250 milyon lira talep etti.bende kendisine 250 milyon daha fazla yani 3.5 milyar vereceğimizi söyledim ve masamda duran mukaveleyi imzalamasını istedim.tanju'da bana ödemelerin nasıl yapılacağını sordu.bende ilk yıl için 1 milyar,2.yıl için 2.5 milyar verebileceğimizi eğer imzalamamakta ısrar ederse durumu yönetim kuruluna taşıyacağımızı ve ona göre bir karar alınacağını söyledim.buna rağmen düşünmek istedi ve gitti.20 dakika sonra beni yeniden aradı ve ödemelerin döviz üzerinden yapılmasını istedi.tamam dedim.ama gitmiş fenerbahçe ile görüşmüş bu arada..daha sonrada bekledik gelmedi.ben tanju'dan para kazanmayı hedefleseydim onu marsilya'ya verirdim.medyaya bana 2 milyar teklif ettiler demiş.türkiye'de 2 milyar hiç bir zaman hakaret haline gelmedi.."


Mali açıdan sıfır borç ile kulübü teslim ettiğinide unutmamak lazım Süren yönetimine,çağ dışı derken ne demek istedin açarmısın? Benim bildiğim Derwallın Gsye geliş sürecinde önemli katkıları olmuştur Alp Yalmanın,Uefa döneminin kemik kadrosu onun döneminde kulübe kazandırıldı.Prandellinin hedefimiz lig açıklamasına cevabı ise ; Prandelli’nin sadece şampiyonluk için getirildiğini” sanmıyorum diyen Yalman, “Prandelli’nin bu açıklamaları talihsiz oldu. Galatasaray yarıştığı her yerde zirveyi hedefler” dedi.
Göreve gelseydi herhalde devam etmezdi kendisiyle.Şu anda en büyük problemimizde bu zaten.
 
Alp yalmanın ağzından Tanjunun transfer süreci;

"tanju ile 31 mayıs'da ofisimde buluştuk.ne istediğini sordum.3 milyar 250 milyon lira talep etti.bende kendisine 250 milyon daha fazla yani 3.5 milyar vereceğimizi söyledim ve masamda duran mukaveleyi imzalamasını istedim.tanju'da bana ödemelerin nasıl yapılacağını sordu.bende ilk yıl için 1 milyar,2.yıl için 2.5 milyar verebileceğimizi eğer imzalamamakta ısrar ederse durumu yönetim kuruluna taşıyacağımızı ve ona göre bir karar alınacağını söyledim.buna rağmen düşünmek istedi ve gitti.20 dakika sonra beni yeniden aradı ve ödemelerin döviz üzerinden yapılmasını istedi.tamam dedim.ama gitmiş fenerbahçe ile görüşmüş bu arada..daha sonrada bekledik gelmedi.ben tanju'dan para kazanmayı hedefleseydim onu marsilya'ya verirdim.medyaya bana 2 milyar teklif ettiler demiş.türkiye'de 2 milyar hiç bir zaman hakaret haline gelmedi.."


Mali açıdan sıfır borç ile kulübü teslim ettiğinide unutmamak lazım Süren yönetimine,çağ dışı derken ne demek istedin açarmısın? Benim bildiğim Derwallın Gsye geliş sürecinde önemli katkıları olmuştur Alp Yalmanın,Uefa döneminin kemik kadrosu onun döneminde kulübe kazandırıldı.Prandellinin hedefimiz lig açıklamasına cevabı ise ; Prandelli’nin sadece şampiyonluk için getirildiğini” sanmıyorum diyen Yalman, “Prandelli’nin bu açıklamaları talihsiz oldu. Galatasaray yarıştığı her yerde zirveyi hedefler” dedi.
Göreve gelseydi herhalde devam etmezdi kendisiyle.Şu anda en büyük problemimizde bu zaten.

Farzedelim dogru soyluyor Marsilya'ya satsaydi o zaman. En iyi oyuncusunu en buyuk rakibine vermek zorunda miydi? Yarsuvat yonetimi kotu cunku Sneijder'i satacaklar deyip en iyi oyuncusunu kar etmeyi bile dusunmeden rakibine kaptiran baskan secilseydi demek cok mantikli gercekten.

O donem basarili olmasini saglayan adam Ergun Gursoydu. Hagi'nin gelmesinde de onemli yonetici o zaten. Turkiye sirketlesme, stad projesi gibi seyleri de Faruk Suren'den duydu ilk. Alp Yalman Derwall'i, Feldkamp'i getirdigi gibi Saftig, Holmann gibi capsiz herifleri de takimin basina getirdi. O zaman yaptigi dogru seyler hatirlaniyor ama hatalari ve takimi ne halde biraktigi gormezden geliniyor ya da unutulmus nedense.
 
alinin soyledikleri undoubtedly dogrudur fekat su ortamda yalman baskan duygun beyden cok daha dogru bir tercih olurdu, duygun beyin tek artisi ali durusttu o da hicbir official bisey soylemedi varmi yokmu belli degil, koca kulubu altur yonetiyor. en azindan yalmanin kulup yonetme tecrubesi var vede bu islerde duygun beye oranla daha gozu acik
 
Farzedelim dogru soyluyor Marsilya'ya satsaydi o zaman. En iyi oyuncusunu en buyuk rakibine vermek zorunda miydi? Yarsuvat yonetimi kotu cunku Sneijder'i satacaklar deyip en iyi oyuncusunu kar etmeyi bile dusunmeden rakibine kaptiran baskan secilseydi demek cok mantikli gercekten.

O donem basarili olmasini saglayan adam Ergun Gursoydu. Hagi'nin gelmesinde de onemli yonetici o zaten. Turkiye sirketlesme, stad projesi gibi seyleri de Faruk Suren'den duydu ilk. Alp Yalman Derwall'i, Feldkamp'i getirdigi gibi Saftig, Holmann gibi capsiz herifleri de takimin basina getirdi. O zaman yaptigi dogru seyler hatirlaniyor ama hatalari ve takimi ne halde biraktigi gormezden geliniyor ya da unutulmus nedense.

O dönem ki en iyi oyuncusunu niye satsın ki Marsilyaya,Tanju gizlice fenerle görüşmüş isme takılmamak lazım böyle bir durumda satılması doğal,Tanjuya kalsa kendisi en büyük Gslıdır ama parayı tercih etmiş, Ergun Gursoyun ise bır efsane olduğu su göturmez bı gercek ancak doğru yonetıcılerle çalısabılmek doğru yonetıcı kadrolarını bı araya getırmekte bı o kadar onemlı olay. Alp Yalman bunu basarmıs ancak daha sonra kendı yarattığı canavar olan Adnan Polata yenılmıstır, dediğin gıbı sacma sapan hocalarla o dönemde de calısmıştır Galatasaray ama açıkcası Saftig su an çıkıp gelse Prandelli yerine hayır dermiyiz şüpheli bence,Faruk Sürene gelirsem stad maketine 9 milyon dolar harcadığını unutmayalım,Uefa kupasını pazarlamasını yapamayan gelire dönüşteremeyende kendisi,sonuç olarak bugun Yarsuvat emanetcısı yerıne Alp Yalman lıder olarak gelse oyle yada boyle Prandellı ıle yollar ayrılacaktı kan tazelenecek belki 1 yılımız heba olmamış olacaktı,en büyük sorunumuz şu anda bu formayı adaletli dağıtamayan bir hocaya sahibiz,seçim döneminde hataları oldu Aziz dostumdur açıklaması hele ki bu dönemde edilecek laf değil ama Aysalın apar topar seçim kararı alması listesini hazırlamasını zorlaştırdı,En güvendiği adam olan Albayraktan kazık yedi en başta, bugunku yonetımin ise şimdiden birçok falsosu oldu, Prandellıyı kukla gıbı yonetmek ve sözlesmesindekı avrupa basarı bonuslarını odememek ıcın takımda tutma cabaları gibi,ayrıca Demirören ile gereksiz bir samimiyet içindiler sınıfta kaldılar bana göre.
 
O dönem ki en iyi oyuncusunu niye satsın ki Marsilyaya,Tanju gizlice fenerle görüşmüş isme takılmamak lazım böyle bir durumda satılması doğal,Tanjuya kalsa kendisi en büyük Gslıdır ama parayı tercih etmiş, Ergun Gursoyun ise bır efsane olduğu su göturmez bı gercek ancak doğru yonetıcılerle çalısabılmek doğru yonetıcı kadrolarını bı araya getırmekte bı o kadar onemlı olay. Alp Yalman bunu basarmıs ancak daha sonra kendı yarattığı canavar olan Adnan Polata yenılmıstır, dediğin gıbı sacma sapan hocalarla o dönemde de calısmıştır Galatasaray ama açıkcası Saftig su an çıkıp gelse Prandelli yerine hayır dermiyiz şüpheli bence,Faruk Sürene gelirsem stad maketine 9 milyon dolar harcadığını unutmayalım,Uefa kupasını pazarlamasını yapamayan gelire dönüşteremeyende kendisi,sonuç olarak bugun Yarsuvat emanetcısı yerıne Alp Yalman lıder olarak gelse oyle yada boyle Prandellı ıle yollar ayrılacaktı kan tazelenecek belki 1 yılımız heba olmamış olacaktı,en büyük sorunumuz şu anda bu formayı adaletli dağıtamayan bir hocaya sahibiz,seçim döneminde hataları oldu Aziz dostumdur açıklaması hele ki bu dönemde edilecek laf değil ama Aysalın apar topar seçim kararı alması listesini hazırlamasını zorlaştırdı,En güvendiği adam olan Albayraktan kazık yedi en başta, bugunku yonetımin ise şimdiden birçok falsosu oldu, Prandellıyı kukla gıbı yonetmek ve sözlesmesindekı avrupa basarı bonuslarını odememek ıcın takımda tutma cabaları gibi,ayrıca Demirören ile gereksiz bir samimiyet içindiler sınıfta kaldılar bana göre.

Fenere satacagina Marsilya'ya satsaydi diyorum. Kulup istemedikten sonra da hicbir yere gidemezdi Tanju o donem. Simdiki gibi menajerler futbolcu haklari falan yoktu o yillarda.

Teknik direktor degisikliginin basari garantisi olmadigini artik kavramis olmamiz lazim. Terim'den daha kotu olmaz diye bugunlere geldik. Bir yili kurtaralim derken uc yili da heba edebiliriz. Sene sonu Lucescu gelecek belki. Uc yilligina Muslera'nin elleri kucuk diyen Denizli ile anlassak daha mi iyi yani sene sonu Lucescu'nun gelmesinden.

Ayrica Aysal'in en buyuk hatasi yonetimi dagitmasi denmiyor muydu? O dagittigi yonetimdeki futbolla alakali yoneticiler tekrar secildiler iste.

20 yil once kulube kayit ettirdi diye Albayrak Yalman'in lafindan cikmayan kolesi mi olacak yani. En guvendigi adam falan da degildir Albayrak. Yalman demokasiyi bizden daha iyi ozumsemistir yirmi yil once ben kaydettirdim onu diye bir beklentisi yoktur.
 
Türkiye´de baskanlara sportif anlamda cok fazla bir önem yükleniyor. Baskan´in degismesi ile, sportif anlamda bir saha kalkma bekleyenlerin yanilgi icinde olduklarini belirtmek isterim. Sen yönetim olarak pahali bir hoca getirip, takimina büyük bir yatirim yapabilirsin. Yinede hüsran yasayabilirsin. Skibbe ve Rijkaard dönemleri buna cok güzel bir örnek. Hatta Fatih Terim´in ikinci dönemi. Teknik direktörlük performansi cok önemli bu konuda, malzemeden takim yaratamiyorsa teknik direktör ozaman isin yaman. Ne Mancini nede Prandelli bunu yapabildiler. Bunun vasitasi ile yüklü bir yatirim cöpe gitmek üzere. Yani su an hersey Prandelli´nin performansina bagli, ya bir cözüm bulur, yada cöküs devam eder. Prandelli´nin gitmesi de, gelecek teknik adamin daha iyi performans gösterecegi anlamina gelmez. Iyi nbir teknik adam bulmadan, ligi taniyan, Prandelli´yi göndermenin hic bir faydasi olmayacaktir. Rijkaard döneminde oldugu gibi, daha bile kötüye gidebiliriz.

Ve teknik adamin isini de kimse kolay sanmasin, moral olarak cökmüstür takim. Nerdeyse her oyuncu özgüven konusunda 50% altinda duruyor, Prandelli´nin isi cok zor. Prandelli giderse, ondan sonra gelenin isi de kolay olmayacak. Herkesin Türkiye´de teknik direktörlük isinin kolay hatta önemsiz oldugunu sanmasi ile, buraya kadar geldik. Bu halatin basini da Ünal Aysal ve onu o konu ile ilgili ikna edenler cekiyor.
 
Aziz'in kim bilir ne kadar adami vardir kongre'nin icinde
 
Geri
Üst Alt