- 18 Temmuz 2009
- 81.749
- 238.713
- 5.093
Onlar ön alan baskısıyla değil, topu alıp hızlı hücumlarla zorladılar bizi, dün Parma maçında olduğu gibi. Hiç biri önde top kapıp gol atmadı.Molde de kophenag da Prag da ön alanda doğru baskı kurarak orta sahadan topu çıkarmamızı engelleyerek darmadağın etti bizi. Ligde de defanstan çıkmakta zorlandığımız her maçta ecel terleri döktük.
Geride bekleyen takımlar maç içerisinde doğal olarak kontra buluyor. Avrupa da başarılı olan takım diyorsun da City topu kısa süre içerisinde kazanarak başarılı oluyor. İspanya nın kaybettiği topu kazanma süresine bakalım. Avusturya iyi denildi bu yaz. Oyun sisteminde baskılı oyun ve kısa sürede kaybedilen topun kazanılması esas alınıyordu Leverkusen topu ne kadar sürede tekrar kazanıyor bir inceleyelim.
Ön alan baskısı dediğinde topu stoperlerdeyken, kendi alanımızda kaptırmamız demektir, böyle yediğimiz tek gol içerdeki Kopenhag maçındaydı onda da Muslera saçma sapan vurmasa bir şey olacağı yoktu.
Ön alan baskısıyla top kazanıp attığımız tek gol yok Avrupa’da geçen sene. Diğer yandan Old Trafford’da yediğimiz iki gol de kontra, daha fazlasını da yerdik.
Kolay top kaptırıyoruz sürekli geçiş yiyoruz, rakip yavaş çıkarken de önde basıyoruz ama başarı oranı yok.
Ligde bize ön alan presi uygulayabilen tek içerdeki maçta fener oldu, başka yok. Zaten kalitesizlikten fark yaratıyoruz ligde.
City’nin İspanya’nın yaptığı şey önde pres değil, bu konuda bahsedilen ikinci şey, topun olduğu bölgelerde alan daraltmak. Biz böyle bir şey yapmıyoruz.