Denizli olayıyla ilgili geçen söylediğimi tekrar söyleyeyim. Denizlispor o yıllarda, son haftalarda rakip takımların maçlarıyla aynı anda oynanan kümede kalma veya küme yükselme açısından belirleyici maçlarda, maçın geç bitmesini sağlayıp son dakikalarda diğer maçların sonucuna göre strateji belirleyebilmek için bu konfeti olayını hep yapardı. FB maçında değil ama bunun yapıldığı 2 TANE BAŞKA MAÇTA BEN DE BULUNDUM. Tribünlere birileri gelip konfeti (daha doğrusu sanırım boş yazar kasa fişi rulosu) dağıtırdı. Maç başlarken atılacak derlerdi. Hemen hemen herkes de atardı. Denizli-FB maçını tv'den canlı izlerken de HİÇ ŞAŞIRMADIM.
YANİ BU OLAY FB'YE ÖZEL YAPILMIŞ BİR KOMPLO FALAN DEĞİLDİ. Denizli'nin sıradan çakallığı idi.
Benim bulunduğum ve konfeti olayı yaşanan DİĞER İKİ MAÇ DA GAYET TAMAMLANMIŞTI. Onlar da tatil edilmemişti. Elbette elimde kesin ölçecek, kıyas yapacak veri yok ve FB maçında "maçın büyüklüğü dolayısıyla" daha çok konfeti atılmış olması kuvvetle muhtemeldir ama benim gittiklerimde de gayet benzer sahneler yaşanmış ve maçlar dakikalarca sarkmıştı.
Bunu Denizlispor'un kendine avantaj sağlamak için yaptığı çirkin ama sıradan bir geciktirme stratejisi değil de FB'ye bir komploymuş gibi yıllardır anlatmaları FB'lilerin klasik ezik sanrılarından bir tanesi.
Üstelik eğer GS kendi maçında erkenden skoru yakalayamasaydı, örneğin GS maçı berabere bitseydi. FB de Denizlisporla aynı avantajı kullanmış olacaktı. Skor berabereyken galibiyet için risk almak zorunda kalmayacak, belki de yenik duruma düştükleri golü yemeyecekti. Denizlispor'a da beraberlik yettiği için al gülüm ver gülüm oynama şansları olacaktı. Nitekim yıllar sonra Bursa'dan yalan 2-2 haberini aldıkları zaman son birkaç dakika Trabzon'a gol atmaya çalışmak yerine top çevirmişlerdi. GS maçı berabere bitseydi, en az 16dk risk almak yerine baskı altında bile kalmadan top çevirme şansları olacaktı. O zaman hiçbiri çıkıp "biz bu konfeti olayından haksız avantaj sağladık" demeyecekti tabi...